Öne Çıkanlar Kumrular UETD bca times altın kalem Yetneksizsiniz

Büyükelçi Abdurrahman Bilgiç Turkish Press'in Sorularını Cevapladı

Büyükelçi Abdurrahman Bilgiç:​ "Türkiye ile Birleşik Krallık dost ve müttefik iki stratejik ortaktır"

Turkish Press News - LONDRA


Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçisi Abdurrahman Bilgiç Turkish Press Gazetesi'nin gündeme dair sorularını yanıtladı.


İşte Büyükelçi Abdurrahman Bilgiç’in sorularımıza verdiği önemli cevaplar:

Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi olarak, Birleşik Krallık’ta görev yaptığınız zaman zarfı süresince, burada yaşayan Türkçe konuşan toplumla ilgili olarak ne gibi gözlemleriniz oldu? Diyasporadaki soydaşların karşılaştığı başlıca ana sorunlar ve çözüm yolları nelerdir?

Birleşik Krallık’taki Türk toplumunun sayısını yüzbinlerle ifade edebilmek ve görev yaptığım süre zarfında Birleşik Krallık Türk toplumunun gücünü arkamda hissetmek,Londra’daki görevim sırasında bana en çok memnuniyet veren hususların arasında yer almaktadır. 

Birleşik Krallık Türk toplumu, Türkiye’den ve Kıbrıs’tan Birleşik Krallık’a gelerek burada yerleşen, anadili Türkçe olan soydaşlarımızla çok kültürlü bir nitelik taşımaktadır.Geçtiğimiz yıl Kıbrıs Türklerinin Birleşik Krallık’a göçünün 100. yıldönümünü idrak ettiğimiz düşünüldüğünde, Türk dilinin ve kültürünün daimi bir unsur olarak Birleşik Krallık’taki köklü varlığına şahit oluyoruz. 

Bugün, içlerindeki Türkiye aşkı baki olan Türk kökenli Birleşik Krallık vatandaşları, toplumun saygın üyeleri olarak bu ülkenin geleceğine katkı sunarken, aynı zamanda Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki ilişkilerin vazgeçilmez birunsuru olmaya devam etmektedirler. İş dünyası, kültür-sanat, spor gibi bir dizi alanda başarılarıyla kendilerinden söz ettiren Birleşik Krallık Türk toplumu temsilcileri bizlerin göğsünü kabartmaktadır.

Dünyanın dört bir yanına yayılmış milyonlarca vatandaşımız ve soydaşımız, esasında Türk dilinin ve kültürünün elçisi konumunda bulunuyorlar. Toplumların kuşaklararası iletişiminin en temel aracı niteliğindeki dilimize sahip çıkmak,neredeyse dünyanın her ülkesinde mevcudiyeti bulunan Türk toplumunun temsilcilerinin  önündeki belki de en önemli sınamayı teşkil etmektedir. Bu bağlamda, başta Birleşik Krallık Türk toplumu olmak üzere dünya çapındaki Türk mevcudiyetinin tüm farklılıklarının ve renklerinin ötesinde,Türk diline sahip çıkılması paydasında birleşmesinin önemli olduğunu değerlendiriyorum.
 

Türkiye-İngiltere ilişkilerinin günümüzde geldiği noktayla ilgili olarak genel bir değerlendirme yapar mısınız? İngiltere'nin Brexit süreci, Türkiye-İngiltere İlişkilerini ne yönde etkileyecektir?

Türkiye ve Birleşik Krallık, tarihe dayalı dostluk ve müttefiklik ilişkilerine sahip iki stratejik ortaktır. 2017 yılı her bakımdan bu ilişkilerin daha da derinleştiği ve ivme kazandığı bir yıl olmuştur. 

Sayın Başbakanımız Kasım ayında yaptığı ziyaretle, Birleşik Krallık Başbakanı Theresa May’in yılın başındaki ziyaretine mukabele etmiş oldu. İkili ilişkilerimizin ulaştığı yüksek düzeyin kapsamlı bir şekilde ele alındığı ziyarette, Sayın İçişleri Bakanımız, Sayın Ekonomi Bakanımız ve Sayın AB Bakanımız da Başbakanımıza eşlik ettiler ve bu vesileyle muhataplarıyla görüşme fırsatı buldular. Sayın Başbakanımız ayrıca, İngiliz siyaset, iş, yatırım ve basın dünyasının önde gelen isimleriyle yuvarlak masa toplantılarında bir araya geldi. 

Yeni yılda da bu ivmeyi sürdürmeyi ve ilişkilerimizi çeşitlendirmeyi hedefliyoruz. Bu bakımdan seneye hızlı bir başlangıç yaptık diyebiliriz. Sayın Başbakan Yardımcımız Mehmet Şimşek Londra’ya iki ayrı ziyaret gerçekleştirdi. Biz de Birleşik Krallık Uluslararası Ticaret ve Ulaştırma Bakanları’nı ülkemizde ağırladık. Önümüzdeki dönemde, geçen yıl 24-26 Mart 2017 tarihlerinde Antalya’da evsahipliğiyaptığımız Türk-İngiliz Tatlıdil Forumu’nun altıncısının Birleşik Krallık’ta düzenlenmesi gündemdedir. Ayrıca, Ortak Ekonomi ve Ticaret Komitesi (JETCO) toplantını da iki ülke iş dünyasından güçlü katılımla Londra’da düzenlemeyi planlıyoruz. 

Türkiye ve Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’yle sahip olduğu bağların başta ekonomik ilişkiler olmak üzere yıllar içerisinde iki ülke arasındaki işbirliğine katkı sağladığı bir gerçektir. Netice itibariyle, Türkiye’nin Gümrük Birliği’ne taraf olduğu dönemde 4 milyar Dolar seviyesinde olan ikili ticaret hacmi, yıllar içerisinde 16 milyar Dolar’a ulaşmış durumdadır. Birleşik Krallık, Türk ihraç ürünleri için Avrupa’daki en büyük ikinci pazar konumuna ulaşmıştır. Keza, ülkemizde faaliyet gösteren 3.000 civarındaki İngiliz firmasının son 15 yılda ülkemizde gerçekleştirdiği toplam yatırım 10 milyar Dolar seviyesini geçmiştir. 

Önümüzdeki dönemde, Birleşik Krallık’ın içinden geçmekte olduğu “Brexit” sürecinin iki ülke ilişkilerinde hiçbir alanda gerilemeye sebep olmaması temel hedefimizdir. Ayrıca, iki ülkenin çeşitli alanlarda sahip oldukları mukayeseli üstünlükleri kullanarak “Brexit” sonrası dönemde ortaya çıkabilecek fırsatlardan birlikte yararlanabileceğini düşünüyoruz. Başta Milli Muharip Uçak (TF-X) projesi olmak üzere savunma sanayi alanında son dönemde tesis ettiğimiz kapsamlı ortaklıkların bu yeni dönemin habercisi olduğuna inanıyoruz. 

Türkiye ve Birleşik Krallık, Brexit sonrası dönemde serbest ticaretin ve yatırımların sekteye uğramaması için çalışmalara vakit kaybetmeden başlamıştır. Bu amaçla iki ülkeden uzmanları belirli aralıklarla bir araya getiren bir “çalışma grubu” kurulmuştur. İlk toplantısını Kasım 2017’de Londra’da yapan bu çalışma grubu, 22 Şubat 2018 tarihinde Ankara’da yeniden bir araya gelmiştir. 

Bilindiği üzere, Ankara Anlaşması 1963 yılında Türkiye ile Avrupa Birliği arasında yapılmış bir anlaşmadır. İngiltere'nin Brexit'le Avrupa Birliği'nden ayrılmasıyla beraber, bu anlaşmanın da tarafı olmaktan çıkacaktır.

Ankara Anlaşması’yla İngiltere'ye yerleşen soydaşlar ile Birleşik Krallıkta iş kurmak isteyen Türk vatandaşlarının olumsuz etkilenmemesi için, Türkiye'nin ne gibi girişimleri oldu?


Vatandaşlarımızın Brexit sürecinden etkilenmemesi önceliklerimizden biridir. Bu bağlamda, Birleşik Krallık’la, gerek Bakan düzeyinde gerek teknik uzman düzeyinde olsun,gerçekleştirdiğimiz tüm temaslarda bu konuyu gündeme getiriyoruz.

Türkiye ile AB arasında, temeli Ankara Anlaşması’yla atılan ve 1963 yılından bu yana devam eden bir “ortaklık ilişkisi” bulunmaktadır. AB Adalet Divanı, başta Ankara Anlaşması ve Katma Protokol olmak üzere Ortaklık Konseyi kararlarından oluşan ortaklık hukukunun AB hukukunun bir parçası olduğunu ve hem AB kurumlarını hem de üye devletleri bağladığını açıkça ifade etmiştir. Ortaklık hukuku, sadece AB’yi değil, aynı zamanda üye devletlerin ulusal kurumlarını da bağlamaktadır. 

Birleşik Krallık da, 1973’ten bu yana ortaklık ilişkisinin tarafıdır. Birleşik Krallık’ın AB üyeliğinden çekilmesinin Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki ortaklık hukukundan kaynaklanan ilişkiye de önemli etkileri olacaktır.

Bu ortaklık ilişkisi çerçevesinde Türk vatandaşlarının Birleşik Krallık’ta çalışma ve ikamet etme konusunda birtakım kazanılmış hakları bulunduğu gibi Birleşik Krallık vatandaşlarının da Türkiye’de benzer hakları mevcuttur. Brexit sonrasında karşılıklı olarak bu hakların korunmasının elzem olduğuna inanıyoruz.

Son olarak, Turkish Press gazetesi aracılığıyla Londra’daki vatandaşlarımıza iletmek istediğiniz mesajlar var mı?

Londra’da görev yaptığım süre zarfında yüreklerindeki Türkiye aşkıyla birlikte Birleşik Krallık’ın refahı ve huzuru için içtenlikle çaba sarfeden vatandaşlarımız ve soydaşlarımızın varlığından büyük mutluluk duydum. Bu kişilerin Türkiye-Birleşik Krallık ilişkilerinin daha da gelişmesi bakımından değerli bir kazanım olarak gördüm.

Birleşik Krallık Türk toplumunun, iki ülke ilişkilerindeki bu önemli rolünün bilinciyle Birleşik Krallık siyasi, ekonomik ve sosyal hayatında yeni başarılara imza atmalarını diliyorum. Keza, bu ülkede bir asırdan fazladır yerleşik dil olarak kullanılan Türkçemizin hak ettiği ölçüde sahiplenilmesine yönelik çabaların sürdürüleceğini umuyorum.

 


Loading...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.