Öne Çıkanlar Mahmut Özdemir Luton Türk-İngiliz Fashion Tv Ritz carlton

Ünlü  Pop sanatçısı Serdar Ortaç ile özel röportaj


Türk Pop Müziğinin öncülerinden, bir döneme damgasını vuran Serdar Ortaç Turkish Press News'ten Dilek Çimen'e konuştu.



90’lı yılların önemli pop şarkıcılarından ve Pop müzik sektöründe uzun yıllardır yerini koruyan Serdar Ortaç ile geçmişten bugüne, evlilik fobisinden mutlu bir evliliğe, projelerinden güncel olaylara dair dopdolu ve samimi bir söyleşi gerçekleştirdik.

Buyrun keyifle okuyun..


DÇ: Türk Pop müziğinin öncülerinden olan bir sanatçı olarak, o yıllardaki Karabiberim albümünüzden bu yana, müzik sektöründe neler değişti? O zamanlar, 90'larda Pop müzik patlaması olmuştu, ondan sonra öyle bir patlama görmedik. Sebebi nedir sizce?

SO: Zaman geçtikçe biz insanlar, birçok şeyi çok hızlı tüketmeye başladık. Bunların arasında müzik piyasası da var. Evet gerçekten o zamanlar çıkan şarkılar, çok güzeldi ve daha tek, tükama gerçekten kaliteli işler çıkıyordu. Şimdilerde o kadar fazla iş çıkıyor ki, takip etmek bile zorlaştı. Bir de ben, kendi adıma müzik sektörünün de fazlaca dijitale döndüğü için de, eski ruhunu kaybetmeye başladığını düşünüyorum.  
 
DÇ: Oldukça açık ve nötr görüşlüsünüz, olaylara 'cool' bir yaklaşımınız var. Sinirlerinizi mi aldırdınız diye sorsam ? Kolay sinirlenen bir yapınız yok ama yine de sormak istiyorum, Serdar Ortaç en çok neye sinirlenir?

SO:
 Evet haklısınız, bu sakinlik ve olaylar karşısında daha nötr ve tarafsız kalabilmek, zamanla gerçekleşen bir şey.  Gördükçe, yaşadıkça, bazı şeyleri törpüleyebiliyorsunuz. Hatta, siz bunun için çaba göstermeseniz de, yaşadıklarınız karşısında bu kendiliğinden gerçekleşiyor.  İnsan gençken çok daha çabuk sinirliyor ve sabırsız oluyor. Gerçi şuanda da, sabırsızım, çünkü bu benim karakterimde olan bir özellik ama önceden herşeye karşı sabırsızdım, şuan ise sadece işimde sabırsızım.
 
Serdar Ortaç en çok neye sinirlenir, sanırım iyi niyeti suistimale. Bir de dikkatsiz ve özensiz çalışanlara.
 
DÇ: Bir de şöyle sorsam, normal şartlarda bir kişinin sinirden küplere bineceği bir olayda veya durumda, sizin tepkisiz ve sakin kaldığınız bir anınız var mı?

SO:
  Evet bir tane değil, çok var, o yüzden de, şu anda net aklıma gelen ve anlatabileceğim bir anım yok açıkçası. Normal şartlarda, benim için yazılan çizilen bazı şeyler, herhangi biri için yazılmış olsa, daha sert çıkışlar yada fevri tepkiler verebilirdi. Ama az evvel de bahsettiğim gibi, yaşadıkça ve belli bir olgunluğa eriştikçe,  herkesin, iyisinin, doğrusunun, çirkinin ve güzelinin farklı olduğunu da kabulleniyorsunuz. Dikkat edilmesi gereken tek şey, kişinin bir başkasını eleştirirken, karşısındakiyle aynı fikir ve düşüncede olmasa da, bu eleştiriyi saygı çerçevesinde yapmasıdır.
 
DÇ:  Evlilik planlanmalı mı, akışına mı bırakılmalı? Bir çok kişi evlilikten korkuyor, sizce bu korkuyu tetikleyen baş unsur nedir?

SO:
  Bence planlanmamalı, akışa bırakmalıyız ilişkileri. Ben zorunlulukların herşeyin doğasını, saflığını ve güzelliğini bozduğunu düşünüyorum.
Hala,  evlenmek zorundayım, kaç yaşına geldim hala evlenemedim, çocuk yapamadım diye düşünen o kadar çok insan var. Bir evlilikteki en önemli şey, ortak dilde konuşabildiğiniz ve kişiliğinize saygı gösteren doğru insanı bulmaktır. Yani, evlenmiş olmak için yada sadece çocuk yapmak için evlenmemeli insan. Çocuk gerçek bir sevgi ortamında büyümeli çünkü. Bana göre çoğu insanın,  evlikten korkmasının baş sebebi,  gelen, kısıtlamalar, sorumluluklar ve zorunluluklardır. Çiftler karşılıklı olarak, evliliği, zorunlulukları ve sorumlulukları getiren bir kurum gibi değil de, keyifli ve sevginin paylaşıldığı bir huzur alanı haline dönüştürmemeliler.
 
DÇ: Mutlu bir evliliğin sırrı nedir?

SO:
  Sırrı, iki tarafından da, farklı birer birey olduğunu, şimdiye kadar süregelmiş alışkanlıklarının ve huylarının olduğunu kabul edip, farklıları da, karşılıklı saygı ile minimalize etmeye çalışıp, ortak bir yolda ilerleyebilmektir. Yani iki tarafın da, birbirlerinin özel yaşam alanlarına saygı göstermesi gerekiyor bence.
Ve onu sevdiğiniz belli etmek tabi, bazen bir bakışla, bazen küçücük ama özel bir hediye ile bazen ise sadece ona sarılarak.
 
DÇ: Bu yaz single çıkaranlar arasında en çok kimi dinlemekten keyif alıyorsunuz?

SO:
   Sanatçının icra ettiği şarkı, onun elbisesi gibidir. O yüzden, kendisine en çok yakışan elbiseyi bulup, onu en iyi şekilde taşımalıdır. Zaten bunu yapabilen sanatçıların çok büyük bir çoğunluğu da, diğerlerinin arasından sıyrılıp, hızla yükseliyor. Ben, söylediği şarkının ruhunu karşıya en doğru şekilde geçirebilen, her sanatçıyı keyifle dinliyorum.   
 
DÇ: Size göre, bir şarkının hit olması neye bağlı?

SO:
  Öncelikle parçayı seslendirenin, parçanın ruhunu ve enerjisini en iyi şekilde karşı tarafa geçirebilmesine ve geniş kitlelere en doğru şekilde sunulmasına bağlıdır.
 
DÇ:  Yurtdışı konserleriniz var mı?

SO:
  Evet var tabi, Batum, Kıbrıs, Moscova, Azerbeycan, görüşmeleri devam eden yerler de var.
 
DÇ: Son zamanlarda, can sıkıcı haberleri çokça alıyoruz. Özellikle hayvanlara yapılan işkencelere , tecavüzlere karşı nasıl bir yasa çıkmalı?

SO:
 Bu tarz suçların cezaları, çok daha ağır olmalı ki, caydırıcı olsun. Eğer bir insan, bu bahsettiğiniz şeyleri, bir hayvana yapabiliyorsa, bir insana yapma potansiyeli de her zaman vardır. Bunu kesinlikle unutmamak gerekli diye düşünüyorum. Hadi ceza verdik, o kişi cezasını çekip çıktı, bu onu değiştirir mi? Değiştirmeyebilir de. Bu yüzden bu tarz kişilerin, kesinlikle hapisteyken, psikolojik tedavi de görmesi lazım diye düşünüyorum.
  
DÇ: 1 Temmuz Pazar günü Finike Orange Fest' te siniz. Biraz  bilgi verebilir misiniz? Yaz / Summer projeleriniz neler?

SO:
  Bu yıl 3'üncüsü düzenlenecek olan 'Finike Portakal Fest'  toplam 5 gün sürecek, 27 Haziran'da başlayıp, 1 Temmuz'da sona erecek bu uluslararası festivale dahil olacağım için, keyifli ve mutluyum. Yaz projelerimize gelince, şimdilik sürpriz kalsın.
 
DÇ:  Bu yaz' a hangi şarkı damgasını vurur?

SO:
  Ortaç müzik adında bir yapım şirketi kurdum ve bu sene kendi şirketimden,  ilk proje olarak, Belma Şahin’in seslendirdiği  “ Adı Üstünde” adlı single çıkarttım.  JBen kendi adıma, “ Adı Üstünde” diyorum. O kadar güveniyorum yani. Bir de Dj Uğur Kirik ile Yaz günü adlı şarkımı remix olarak tekrar hazırladık, o da çok keyifli oldu.

İnstagram: 
​Serdar ORTAÇ:@serdarsortac
Dilek ÇİMEN:@dilekcimenlondra
 

Loading...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.