Affet Bizi Garip Musa

Kimine göre bir gazete haberi okunur gider unutulur ama onu tanıyanların içi yanıyor.

Gariban Musa için Birşeyler yapamamanın üzüntüsü var içimizde.

2010 yılında Londra’da Türklerin en yoğun olduğu Stoknewington bölgesinde tanışmıştım kendisi ile Adanalı bir garip Musa! Ayakkabı boyacısıydı tatlı dilli hoş sohbetli her insan gibi neşeli, espriliydi.

Gariban Musa’nın senden, benden bir farkı yoktu.
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta

Otuz yıldır memleketine gidemediğini söylediğinde gözlerinin içerisindeki acıyı, hasreti görmemek mümkün değildi.

Ayakkabınızı boyamadan asla para kabul etmezdi ona fazla para vermek isteyenler de olurdu ama 5 sterlinden fazlasını kabul etmezdi.

Ayakkabınızı boyarken yaptığı esprilerle yüzlerde tebessüm uyandıran kendi halinde bir garibandı.

Stokenewington tarafına gittiğimde gözlerim onu arardı itiraf edeyim son yıllarda aklımdan çıkmıştı, evet yoğun Londra koşturmacasından Garip Musa’yı unutmuştum!

Garip Musa’nın Otuz yıllık İngiltere macerası Londra’da bir otobüs durağında yalnız ve sessizce son buldu.

Biz gazeteciler çok hikayelere şahit oluyoruz hangi hikayenin gerçek hangi hikayenin kurgu olduğunu anlamamız fazla zaman almıyor kısa sürede olayların arka planlarını çözebiliyoruz görünenlerin arka planlarını, tabiri caizse daha hızlı analiz yaparak perdenin arkasını görebiliyoruz.

Garip Musan’nın hazin, buruk hikayesinde Kardeşinin vefatının rolü büyüktü, içine kapanık biriydi, ona sorulan sorulara cevap veren biri değildi.

Bende daha çok soru sorup onu bunaltmak istememiştim ama onu tanımak onunla kısa da olsa diyalog kurmak bile onun ne kadar yüce bir gönlünün olduğunu anlamaya yetmişti.

Bizler kimi zaman Afrika’daki bir garibanın haberini aldığımızda ürperiyor insan olarak ne yapabiliriz diye harekete geçiyoruz kimi zaman uzak diyarlarda bir gariban öyküsünü dinlesek hemen birşeyler yapalım diyoruz.

Geçtiğimiz yıl yine Londra dışında kimsesiz vefat eden bir Türk vatandaşımızı üçbeş kişi ellerimizle toprağa verdik.

Ama yanıbaşımızda yaşayan sağlığında tanıdığımız senin benim gibi bir insan çalışkan bir değerimiz olan insan düştüğünde göremeyebiliyoruz.

Bazen, görenler görmeyenlere ulaşamıyor.
görenler yetersiz kalıyor, görenler çaresiz kalıyor.

Uzaklarda aramamak lazım ihtiyaç sahipleri muhtaçlar bazen burnumuzun dibinde oluyor.

Bazen dert de dermanda yan yana oluyor.
Yurtdışında yaşayan gurbetçi denilen azınlık birbirinden haberdar olmalı, Londra’da derneklerimiz var Allah’a şükür oralara gidenler zaten birbirinin neşesi veya kederinden haberleri oluyor, her çeşit siviltoplum kurumlarımız var ancak çeşitli sebeplerden dolayı her insan buralara gidemeyebiliyor.

Bu derneklere ve siviltoplum kurumlarına düşen en büyük görev buralara ulaşamayan gidemeyen insanlara ulaşmak olmalı.

Yaşarken kıymet bilmek lazım sahip çıkmak lazım dirisine sahip çıkmayan ölüsüne sahip çıksa ne olur.

Bir başkasından beklememek lazım “akrabası ilgilensin” “hemşerisi ilgilensin” diye beklenirse yazık olur yiten canlara.

Yurtdışında Memleketçilik olmaz!görüşü,düşüncesi ne olursa olsun bir birimize sahip çıkmalıyız.

Hani biz Anadolu halkıydık?
Hani biz misafirperverdik?
Hani komşusu aç iken tok uyuyamazdık?
Hani emekçiydik?
Hani yoldaştık?
Hani Haveldik?
Hani Din kardeşiydik?

Başka Musalar ihmal edilmesin sonradan vicdan azabı çekip keşkeleri yaşamamak için birbirimizden haberimiz olsun dertleşmek gerekir.

Kimse bir başkasını suçlamasın. Bu vebal hepimizindir.

Affet bizi Gariban Musa!

İsmail Karakaş
05-08-2019 Londra

 

Türk Vatandaşı Londra'nın göbeğinde sokakta öldü

Ayakkabı boyacısı gariban Musa Londra'nın göbeğinde ölüme terk edildi.

Türkler sahip çıkmadı. İngilizler sahip çıkmadı. Sonuçta açlık ve susuzluktan ölü bulundu.


Kaynak: (AVA) Avrupa Ajans - Londra

Adanalı Türk Vatandaşı boyacı Musa Sevimli isimli yaşlı adam Dalston-Stoke Newington’da yaşadığı otobüs durağında ölü bulundu.

Ayakkabı boyacılığı yaparak ekmeğini çıkarıyordu. Son yıllarda elleri tutmadığı için boyacılığıda bıraktı. Parasız kaldı. Hackney Belediyesi yardım edecek diye beklentisi vardı. Oysa bir kedi köpek için itfaiye getiren Hackney Belediyesi 1 yıldır otobüs durağında yatan kalkan Adanalı Musa’yı bile bile ölüme terk etti.

Adanalı Türk Vatandaşı Musa Sevimli isimli yaşlı adam Dalston-Stoke Newington’da yaşadığı otobüs durağında ölü bulundu. Ayakkabı Boyacısı Musa olarak bilinirdi Dalston’da. 3 Cami 1 Cemevi sayısız kilise ve Türk İngiliz yardım kuruluşları arasında öldü Dalston’da, hepimizin göze önünde, 3 Cami 1 Cemevi sayısız kilise ve Türk İngiliz yardım kuruluşları arasında ölü bulundu. Sayısız Türk Derneği var bölgede. Devlet görevlilerininde sık sık uğradığı bölge.

Türkler sahip çıkmadı. İngilizler sahip çıkmadı. Sonuçta açlık ve susuzluktan ölü bulundu.

Kaderine terk edildi Otobüs durağı karşısındaki esnaf şu açıklamayı yaptı: “Hiçbir sekilde yardım istemedi, bizim dükkanın karşısındaydı. Her zaman gelip ilgileniyorlardı ama kendisi hep yok diyordu. Bilerek ölümü tercih etti bence”

“Ölürsem burada öleyim” Bölgedeki Türkler şöyle konuştu: “Ölmeden 4 gün önce Polis ve sağlık görevlileri gelip kendisini hastaneye götürmek istemişler ama kendisi inat etmiş gitmemiş, ben ölürsem burada öleyim demiş . Adanalı Mehmet Sevimli’nin kardeşiydi. Mehmet 15 sene önce vefat etmişti. Londra’nın sayılı teksitil zenginlerindendi. Ben kapalı yerde yaşayamam demiş gelen görevlilere.

Allah rahmet etsin.” Halk tepkili Duyarlı Türk halkı sosyal medya üzerinden konuyu gündeme getiren Avrupa Gazetesini arayarak tepkisini şöyle dile getirdi: “Belediye/yetkililerin verdiği ucuz bahaneye bakın ‘uzatılan yardım elini istemedi’ ve bu gerekçeyle ölüme terk edilen bir insan.. Bu adamcağızın sağlıklı karar verebilmek için şuuru/zihinsel sağlığı yerinde miydi acaba? Mahkeme kararıyla bir hastaneye yatırıp, tedavi edilebilirdi ..Yasalara göre bu mümkün görünüyor.. Yaşadığımız vahşi, bencil kapitalist sistemin ve artık insan hayatının ne kadar önemsiz olduğunun acı bir örneği...Işık’lar içinde uyu Boyacı Musa..

insanlığıda hakkını helal etme!!” Hackney sakinleri İngilizlerde tepkili Stoke Newington otobüs durağında evsiz adamın ölümü. Musa Sevimli, Stoke Newington otobüs durağına sığındı. Hackney sakinleri, sosyal medyada Mustafa olarak adlandırılan evsiz bir adamın aylardır yaşadığı Stoke Newington otobüs durağında ölü bulunduktan sonra bugün kederlerini ve öfkelerini ifade ediyorlar. Hackney Belediye Başkanı inceleme başlattı Hackney Belediye Başkanı Philip Glanville (Lab & Co-op), tüm kurumlar tarafından kendisini destekleyecek çalışmaların yapıldığına dair güvence sağlamak için Musa Sevimli’nin ölümüne ilişkin bir inceleme yaptığını açıkladı. “Hepimiz utanç içinde olmalıyız” Prenses May Yolu'nun yakınındaki otobüs durağı yakınında yatan Musa’yı gören bir İngiliz tepkisini şöyle verdi: “Herkes hissediyordu görüyordu.

Yoldaki bir yaratık gibi, bir yaşlı olarak öldü. Hepimiz başımızı öne eğmeliyiz, utanç olmalıyız, ben dahil. Kendi kendime düşünüyorum, 'Her 10 dakikada keşke bir polisi arasaydım. Birkaç hafta önce Twitter'a yazdım. Musa artık kalkmayı harekt etmeyi bırakmıştı herkes bunu görebiliyorlardu.

En az dört veya beş hafta boyunca kendi pisliğinde otobüs durağında yatıyordu ve zayıfladı. Musa, son sıcak hava dalgası sırasında “aynı pozisyonda” yatarken ve halkın bir üyesi tarafından su verildikten sonra sosyal yardım işçileri tarafından ilgilenildiğini gördüm. Ancak ertesi gün otobüs durağına ölmüştü. Musa'nın sağlığı son birkaç ay içinde kötüleştiği anlaşılıyordu.

2019'da insanlar otobüs duraklarında ölmemeliler. Princess May Road otobüs durağının dışındaki yaşlı adama RIP. Stoke Newington fakir bir semt değil. Altı gün önce bir SOS verdim, çünkü bu adam hareket etmiyordu. Son birkaç hafta boyunca bu adama yerel sağlık servisleri geldiğinde, yere yatmıştı. Hayatıma bugüne ne kadar dokunduğunu bilmiyordum.”


 

banner4
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.