Toplum olarak en büyük hastalığımız nedir? Kanser mi? Kalp krizi mi? Grip mi? Obezite mi? Maalesef hayır! Evet bunlar var ama en büyük hastalığımız “Bir Şey Olmaz” hastalığıdır. Zaten yukarıda sayılanların da nedeni bu son hastalığımız değil mi?

  • Mevsimi değil, domates yeme…
  • Bir şey olmaz.
  • Çok sigara içiyorsun, içme…
  • Bir şey olmaz.
  • Dışarısı soğuk, sıkı giyin, üşütürsün…
  • Bir şey olmaz.
  • Çok ekmek yeme…
  • Bir şey olmaz.
  • Kırmızı ışıkta geçme, çarparlar…
  • Bir şey olmaz.
  • Bak şurada üst geçit var – yaya geçidi var oradan geç…
  • Bir şey olmaz.
  • Fişi çek, yangın çıkar…
  • Bir şey olmaz.
  • Denizde çok dalga var, girme boğulursun…
  • Bir şey olmaz.
  • Evde çocukları yalnız bırakma kaza-bela olur…
  • Bir şey olmaz.
  • Evladım merdivenleri teker teker in, düşersin…
  • Bir şey olmaz.
  • Çalışırken baretini giy, emniyet kemerini tak, kaza olur…
  • Bir şey olmaz.
  • Oraya koyma, düşer…
  • Bir şey olmaz.
  • Ateşle oyun oynama, yangın çıkar…
  • Bir şey olmaz.
  • Buradan sola-sağa dönülmez, işaret var…
  • Bir şey olmaz.
  • Kemerlerinizi bağlayın-yoksa kafanız çarpar…
  • Bir şey olmaz.
  • Evde çocukları yalnız bırakma kaza bela olur….
  • Bir şey olmaz……..

Gördünüz mü ne kadar çok bir şey olmaz diyoruz. Bunlar hemen kısa sürede aklıma gelenler. Bir düşünün bakalım her gün kaç kez, kaç konuda bir şey olmaz diyoruz, bir şey olacağını bile bile bu hastalığa yeniliyoruz. Örneğin iş güvenliği konusu. Kanunlarımız var  mı? Var.

Yönetmeliklerimiz var mı? Var. Denetçilerimiz var mı? Var.

Peki o zaman niye  her gün insanlarımız iş kazalarında can veriyor veya sakat kalıyor. Çünkü hastalığımızın adı: Bir şey olmaz!!! Bu hastalığı yok etmenin tek yolu, tek reçetesi de, eğitim, eğitim,eğitim!!! Başka yolu yok. İstediğiniz kadar kanun çıkartın, herkesin tepesine bir polis-jandarma dikin, eğitim yoksa hepsi anlamsız. Bu hastalık vurdum duymazlık sonucunu doğuruyor.

İki çarpıcı örnek vereyim. Trajikomik örnekler. Yıllar önce önemli bir Tv programcısı-belgesel yapımcısı, dünya da hızla yayılan AIDS hastalığına dikkat çekmek için program ekibinden bir kadın görevliyi yol kenarında bekleyen ve fuhuşla iştigal eden biri rolüne sokmuştu. Kamerayla da gizli çekim yapılıyordu. Kadın, duran arabadaki kişilere “aidsliyim ona göre” diyor ve karşılığında “bize bir şey olmaz, aids-maids vız gelir, biz fındık, hamsi yiyoruz” cevabı alıyordu…

Cehaletin zirve yaptığı durumdu bu. Diğer örnek daha geçen hafta yaşandı, bütün ülke izledi. Rize’de minare yıkımı var, hem de şehrin ortasında. Etrafında trafik akıyor, insanlar gelip geçiyor ve işin ilginci minarenin tepesine çıkmış iki kişi ne emniyet kemeri, ne emniyet ipi, ne baret hiçbir şey yok. Çok rahat ve en ufak bir aksaklıkta neler olabileceğinin farkına varmadan veya umursamadan işlerini yapıyorlardı. Gidip deseniz ki yaptığınız iş tehlikeli, hayatınızı tehlikeye atıyorsunuz ,alacağınız cevap belli!! Bir Şey Olmaz. Halbuki ana kural Olmaz, Olmaz.

banner4
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.