banner6

Çocukların gelişim süreci içerisinde ‘mahremiyet’ eğitimi oldukça önemli bir yere sahiptir. Özellikle son yıllarda dijital teknolojide yaşanan baş döndürücü gelişmeler sonucunda, internet kullanımında ortaya çıkan hızlı yaygınlaşma ile birlikte kullanıcı kaynaklı medyanın (User Generated Contents) oluşturduğu denetimsiz içeriklerin artması beraberinde çocuklara yönelik şiddet ve cinsel istismar olaylarının her geçen gün yaygınlaşmasına neden olabilmektedir.


Toplumumuzu derinden etkileyen bu vahim durum karşısında çocukların nasıl korunabileceği ve bilinçlendirilebileceği sorusu akıllara gelmektedir. Bu bağlamda, bilinmesi ve uygulanması gereken en önemli hususlardan birisi de hiç şüphesiz mahremiyet eğitiminin 0-6 yaş döneminde ailede verilmesi gereğidir. Mahremiyet eğitimi, cinsel eğitimden daha kapsamlı bir kavram olup, cinsel bilgilerin yanında daha çok kendisinin ve diğer insanların özelini oluşturan özel alanın farkına varması, sosyal hayatın içinde kendi özel alanını koruması, diğer insanların özeline saygı duyması, kendisi ile çevresi arasında sağlıklı sınırlar ortaya koymasıdır. Bu aynı zamanda, çocuğun kendisini zihinsel ve bedensel olarak koruması açısından da oldukça önemli bir husustur.


Çocuklara mahremiyet eğitimi verilirken; “ayıp, günah, yasak” gibi ifadeler yerine “mahrem sözcüğünün kullanılması çocuğun duygusal gelişimi açısından oldukça önemlidir. Mahremiyet eğitiminin ebeveynler tarafından çocuklara korku ve endişeye yol açmadan, “bedenim bana aittir!” bilincinin günlük yaşamın içinde doğal olarak verilmesi uygundur. Çocuğun özel olan bölgeleri ve bu bölgelerin gizlenmesi gerektiği konusu iki yaşından itibaren yavaş yavaş anlatılmaya başlanılmalı ve çocuk dört yaşına gelmeye başladıktan sonra vücudunun kendisine ait olduğu bilinci kazandırılmalıdır.


Ebeveynlerin sevmek, öpmek gibi sebeplerle çocuğa isteği dışında, zorlayıcı yaklaşımlardan kaçınmaları gerekmektedir. Örneğin, ebeveynlerin çocuklarını öperken; “Seni öpebilir miyim?” şeklinde izin istemeleri bu bilincin oluşmasında oldukça etkili yöntemdir. Bu davranış çocuğun; “İzin verirsem dokunabilirsin!” bilincinin gelişmesine ve kendi beden imgesinin oluşmasına katkı sağlayacağı gibi, kendisine korunma refleksi ve hayır diyebilme becerisi kazandıracaktır.


Ebeveynler, dört yaşından itibaren çocukların genital bölgelerine temaslarını azaltmalıdırlar. Dokunulması gerektiği durumlarda nedeni açıklanmalı ve çocuklar cinsel organlarına dokunarak sevilmemelidir. Ebeveynler ya da akrabalar çocuklara sevgi gösterileri esnasında, çocuklara hissettirecek kadar büyük ve orantısız güç kullanmaktan kaçınmalı ve çocuklara bu gibi hoşlanmadığı durumlarda bağırma, kaçma ve itiraz etme davranışı öğretilmelidir. Çocuğun kendi mahremini/özel alanını koruyabilmesi adına öncelikle bu alanı çocuğa zarif bir şekilde tanımlamak gerekir ve bu alanların başkalarından gizlenmesiyle birlikte ihtiyaç durumunda yalnızca ebeveynlerin olduğu sürece doktorun dışında kimsenin görmemesi ve dokunmaması gerektiği çocuğa öğretilmelidir. Çocuk temel davranış refleksi kazanması açısından dört yaşından itibaren ebeveynleri ile birlikte tamamen çıplak olarak banyo ve tuvalette bulunmamalıdır. Bazı ebeveynler, çeşitli nedenlerle çocuklarına banyoda eşlik etmekte, ya da tuvaletin kapısını aralık bırakmaktadırlar.

Her ne sebeple olursa olsun dört yaşına gelen bir çocuk, tuvaletin “özel” bir mekân olduğunu öğrenmeli, tuvalet ihtiyacı gideren birisinin başkaları tarafından görülmesinin uygun olmadığı bilinci kazandırılmalıdır. Aynı dönemde çocukların elbiseleri başkalarının yanında değiştirilmemelidir. Çocuklar mümkünse elbiselerini kendileri ve başka bir ortamda değiştirmelidir. Kendi başına değiştiremeyen çocuklara ise anneleri başka bir ortamda yardımcı olabilir. Bu dönemde “izin verirsem kabul edilirsin” ilkesi hayata geçirilmelidir. Ebeveynler, çocuğun odasına girerken izin istemeli, çocuğun çıplak vücudu ile karşılaşıldığında özür dilenip kapı kapatılmalıdır. Mahremiyet eğitimi verilirken dikkat edilmesi gereken diğer bir husus ise, ebeveynlerin çocuklarına sıcak ve güler yüzlü davranmaları gerekliliğidir.


Sonuç olarak, günümüz çağında artan istismar durumlarının önüne geçmenin ve çocuğun kendisi ve diğer insanlar arasında sağlıklı sınırlar koyabilmesinin en etkili yolu ve ilk adımı ebeveynler tarafından çocuklara verilebilecek mahremiyet eğitimi olduğu unutulmamalıdır.

banner4
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.