Onbir ayın sultanının son gün ve son saatlerini yaşıyoruz. Rahmet ayının manevi havasında yaptığımız muhasebelerle pişmanlıklarımızı sunarız Rabbimize. İnsan olmanın bilincine vardığımız iyilik yapma hazzını da en çok bu ayda yaşarız.

Kaynağını yaratıcımızdan aldığımız merhamet duygusunu etrafımıza dağıtırken yine merhametin menbaına muhatap olmaktır gayemiz. Bütün bunlara ulaşmanın en iyi fırsatını sunan Ramazan’a vedanın hüznünün yoğun olduğu günlerdeyiz. Bu ulvi atmosferin bitişi bizi hüzünlendirirken affa nail olanlardan olma ümidiyle de bayramı karşılaşırız.

Bu ümitle sevdiklerimizle beraber olmak çifte bayram yaşatır bizlere. Bayram sabahları kılınan namazın ardından topluca yapılan bayramlaşma birlik ve beraberliğimizi perçinlerken, evdeki küçük beylerin ilk namaz deneyimleri çocukluk hatıralarında yerini alır.

Evde namazdan gelenleri bekleyip bayramalaşmakta ayrı bir mutluluktur. Bu yıl sevdiklerimizle bayramlaşmanın heyecanının tatlı telaşının yerini evde bayram yapmanın durgunluğu aldı. Her yıl teravih namazlarında dolup taşan camilerin bayramda da boş kalacak olması üzüntümüzü katladı. Şu an aslında çok tanıdık olduğumuz ama ilk yaşayacağımız bir durumun şaşkınlığı içinde bayramı idrak edeceğiz.

Geçmiş yıllara baktığımızda; her şeye kolay sahip olunmadığı, tüketimin daha az olduğu dönemlerde çocukluk geçirenler, bayram gecelerinde başucunda ayakkabı ya da kıyafetleriyle uyuduklarını anlatırlar bayram hatıralarında.Ben de o yılların çocuğu olsamda bu tür izler yok zihnimde o günlere dair. Memur çocuğu olmam hasebiyle bayramlar daha farklı geçerdi bizim için.

Genellikle bayramlar akrabalardan uzak geçirilir ,sürekli yer değiştirmenin etkisiyle edinilmiş birkaç eş-dost ziyareti sonunda bayram bitmiş olurdu. Sevdiklerimizin özlemiyle bayramlarda eksik geçer, bayramlık alınmış olsa dahi bunun heyecanını yaşayamazdık. Gurbette geçirilen bayram buruktur, baba beklenen bayram buruktur, evlat beklenen daha da buruktur. Çocuk aklıyla dünyanın bir köyden ibaret olmasının hayalini kurardım. O gün hayal ettiğim dünyamın küçücük ve sevdiklerimden ibaret olmasıydı. Hayalim içerik olarak gerçekleşmesede dünya artık bir köy …

Mesafeleri katetmek için meşakkatli yolculuklar yapmak , haber almak için mektup beklemek zorunluluğu kalmadı. Hayatın daha kolay yaşanılırlığı bizi sevdiklerimize bağladı mı, kopardı mı tartışılır bir durum. İletişim şeklimizin değişmesiyle ,haberleşme oranımız artsa da paylaşımlarımız değersizleşti, kavramlar anlamsızlaştı.

En azından toplumun belli bir kısmında bayram denince zihninde son yıllarda tatil tasavvuru oluşur oldu. Daha çok çekirdek aile bünyesinde veya bireysel geçirilen , bayramların anlam ve öneminden uzak günler halini aldı.Son yıllarda “nerde o eski bayramlar “sözü ile de bayramların eski ruhunu kaybettiğini dile getirir olduk.

Bu sözle çocukluk günlerinde geçirdiğimiz ya da kendimize göre daha eski yıllara ait bayramların bizim için daha anlamlı geçtiğini vurgularız.

Her geçen yıl, değerlerimizdeki anlamı yozlaştırsa da geçmişe özlem hayatımızda genel bir algıdır. Ve bu algı her insan için aynı anlamı ifade etmez. Kimine göre eski kimine göre yeni daha güzeldir. Günlere anlam yükleyen o günleri yaşama şeklidir. Gelgelim dünya her anlamda her geçen gün değişmektedir. Bu değişimden değerlerimiz de nasibini almıştır ve alacaktır.

Şekil değişsede muhteva aynıdır. İnsanlar maalesefki yitirdiğinde anlar nimetin kıymetini, bu yokluk önümüzdeki yıllarda bayramların ,birlikteliklerin önemini bizlere anlamada vesile olacaktır.Bu bayramı evde geçirmek sevgimizi dile getirmemizde engel değildir.

Bayramların mutluluğuna gölge düşüren üstümüzde yük olan dargılıkların giderilmesine de engel değildir evde bayram yapmak . bu yıl milli bayramlarımızı evlerimizden çoşkuyla kutladığımız gibi bu bayramımızı da kutlar sevgi ve birlikteliğimizi gösteriz.Salgın sürecini yitirdiğimizi düşündüğümüz değerlerimizi yeniden kazanma konusunda fırsata çevirme dileğiyle…

İyi bayramlar , sevgi saygılarımla .Sağlıcakla kalın…
banner4
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.