Denizli ikinci hatta üçüncü üniversiteyi kaldırabilecek bir potansiyele sahip
 Prof.dr.Hüseyin Bağ " Pamukkale Üniversitesi’nde ikinci kampüs alanına acil ihtiyaç duyulmaktadır."


Röportaj: Cihan Ünal Düzenleyen: Serra Erdoğan



-Sizi tanımayanlar için kendinizi tanıtır mısınız?

1967 yılında Denizli/Acıpayam'da doğdum. İlkokulu Acıpayam’ın Çakır Köyünde okudum. 1985 yılında Acıpayam İmam Hatip Lisesini, 1990 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Kimya Öğretmenliği Bölümü bitirdim. Gazi Üniversitesi'nde 1995 yılında yüksek lisans, 1998 yılında doktora eğitimimi tamamladım.

1990-1994 yıllarında Ankara Muradiye Lisesi'nde kimya öğretmeni olarak, 1994-2000 yıllarında Kırıkkale Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olarak görev yaptım. 2000 yılından bu yana Pamukkale Üniversitesi'nde görev yapmaktayım.




-15 Temmuz sonrası Fetö terör örgütüyle mücadele kapsamında sizden önce görev yapan Hüseyin Bağcı görevden alınmış ve Cumhurbaşkanımızın taktiri ile bu önemli mevkiye vekaleten siz atandınız

-Atandığınızda neler hissettiniz?

Ben, 2008 yılından beri Pamukkale Üniversitesi’ndeki FETÖ’cülerle mücadele eden biriyim. Bu mücadele uluorta meydan savaşı şeklinde olduğu için özellikle fakültemdekiler buna şahittir.

2011 yılındaki seçimlerinde FETÖ’cüler Hüseyin Bağcı’yı destekledikleri için ben o an üniversite dışından olduğu için hiç şans verilmeyen bir adayı destekledim.

2015 rektörlük seçimlerinde aday oldum ve 3.sırada seçimi tamamladım. Pamukkale Üniversitesi’nde FETÖ yapılanmasının ciddi boyutta olduğunu hep zikrettim.

03 Ağustos gecesi görevin bana verildiğini bildirildiğinde çok mutlu oldum.

Benim için, Ülkemin başına musallat olmuş, 15 Temmuz gecesini yaşatmış bir terör örgütü ile yapılacak olan mücadeleye katkı sağlayabilmek son derece gurur verici bir durum.

Görevin sadece FETÖ ile mücadele yönü yok, bu kurumun akademik, sosyal ve kültürel açıdan daha iyi düzeye gelmesi için projelerin de uygulanması gerekiyor.

Rektörlük seçim sürecinde ekibimle geliştirdiğimiz bir çok proje vardı.

Görevi alınca o projeleri gerçekleştirmek için de bana verilmiş bir fırsat olduğunu düşündüm ve çok mutlu oldum.

-Fetö ile mücadele konusunda etkin mücadele sergileyen üniversitelerimiz arasında PAÜ’yü ipi göğüsleyen  üniversiteler arasında görmemizin sırrı nedir?
Bu başarılı mücadeleyi neye borçluyuz?


Pamukkale Üniversitesi’nde 2000 yılında göreve başladım. Fakültemde fakülte kurulu, fakülte yönetim kurulu başta olmak üzere her kurulda görev aldım.
Anabilim Dalında tek doçent, sonra tek profesör olmam nedeniyle yasa gereği 15 yıl Anabilim Dalı başkanlığı yaptım. Ayrıca Bölüm Başkanlığı ve Yüksekokul Müdürlüğü, Senato üyeliği, görevlerini yürüttüm.

Hiçbir zaman kendi köşesinde oturup kendi işini yapan etrafında olup bitenlere duyarsız biri olmadım.

Bu görevleri yürütürken kurumu yakından tanıma fırsatım oldu. Rektörlük seçimlerine katılmış olmak, kurumu tanımama büyük katkı sağladı. Kurumda yaşanan haksızlıklara şahit oldum.

Yürüttüğüm görevlerde kazandığım bilgi ve deneyim FETÖ ile mücadelede yürütürken büyük fayda sağladı.

-Siz Geldikten sonra PAÜ’de neler değişti? Ne gibi yatırımlar,projeler hayata geçirdiniz?

Göreve geldiğimde tüm dekanlar ve müdürler istifa etmiş durumdaydı.

İlk 3 ay FETÖ ile mücadelede etkin olabilmek için YÖK’ün bilgisi dahilinde tüm dekanlıkları üzerimde tuttum. 3 ayın sonunda dekan atamalarını YÖK’e önerdim ve atamalar yapıldı.
Tüm dekanlıkları üzerimde tuttuğum dönemde öğrencilere daha iyi hizmet götürebilmek için sosyal medyayı etkin bir şekilde kullandım, hala da etkin kullanıyorum. Bu uygulamam ulaşılabilirliği sağladı.

Öğrenciler başta olmak üzere ihtiyaç duyan herkesin kolayca ulaşıp problemlerini, taleplerini iletebildiği bir yöneticiyim. İnternet üzerinden de online randevu alarak makama gelip görüşme de yapabiliyorlar.

Öğrenci ve hastane kantinlerinde büyük oranlarda indirimler yaptık.

Meslek Yüksekokullarımızın bulunduğu ilçelere tüm daire başkanlarının da katılımı ile üst yönetim olarak ziyaretler yaptık. Meslek Yüksekokullarımızın eksikliklerini, öğrencilerin yaşadıkları sorunları yerinde gördük.
Bu okullarımızın eksikliklerinin giderilmesi için çalışmalar yaptık.

Öğrencilerimizin Denizli kültürünü tanımaları amacıyla ilçe tanıtım günleri düzenledik. Hafta içi 3 gün ilçelerimiz kendilerini kampüs içinde tanıttılar, hafta sonu da öğrencilerimizi ilçeye götürerek tanıtımı yapılan yerleri, ürünleri yerinde görmelerini sağladık.

Pamukkale Üniversitesi’nin en büyük eksiği bir kütüphanesinin olmaması. Rektörlük binasının Giriş katında bir kısım yer kütüphane olarak kullanılıyor. Bu yer üniversite için çok dar. Göreve geldiğimizde kütüphane genişletme çalışması başlattık. Kullanım alanını iki katına çıkardık. Bu çalışma devam ediyor, yakın zamanda üç katına çıkarılacak.

Kütüphanemizdeki kitap sayısı 60 bin idi. 8 ayda bu sayı 83 bine ulaştı. 2017 yılında 100 bin kitap alımı yapacağız. Her yıl da kitap alımı devam edecek. Hedefim kitap sayısını bir milyona ulaştırmak.

Kütüphanenin genişletilmesiyle kullanımını 7/24 yaptık. Yani haftanın her günü 24 saat açık duruma getirdik. Akşam saat 20, 03 ve 06’da ücretsiz çorba veriyoruz.
Ayrıca saat 02 ve 04’de şehir içine servis koyduk. Böylece gece yorulup evine gitmek isteyen veya gece gelip çalışmak isteyen öğrencilere ulaşım imkanı sağladık.

Öğrenci işleri çağrı merkezi kurduk. Çağrı merkezi yoluyla öğrenciler sorunlarını kolaylıkla iletebilmekte ve çözüm bulabilmektedir.

Akademisyenlerimizin araştırmalarına katkı sağlamak için PAU Akademik Destek Projesi uygulamasına başladık. Akademisyenlerin bilimsel çalışmalarından topladıkları akademik teşvik puanını 100 ile çarparak Akademik Destek miktarını belirledik.
Örneğin bir akademisyenin 72,5 akademik teşvik puanı varsa bu akademisyene 7250 TL akademik destek veriyoruz. Akademisyenlerimiz bu desteği bilimsel çalışmaları için kullanabiliyor. İhtiyaç duyduğu malzemeyi alabiliyor, yurtiçi veya yurtdışı kongrelere katılabiliyor.

-PAÜ için ''bir hayalim var'' diyebilir misiniz? PAÜ’yü sizinle birlikte gelecekte ne gibi projeler bekliyor?


Biraz önce de belirttim, Pamukkale Üniversitesi’nin en büyük eksiği bir kütüphanesinin olmaması. En büyük hayali üniversiteme yaraşır güzel, kullanışlı bir kütüphane yapmak ve içini kaynaklarla donatmak.

Ayrıca, Karahayıt Termal Fizik Tedavi Hastanesi’ni kurmak. Karahayıt bölgesinde yapacakları Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi ile ülkenin ve Denizli’nin artık modern bir ‘termal kür ve sağlık merkezi’ olmasını sağlayacağız.

Hastane hayata geçtiğinde bölge, dünya standartlarında bir cazibe merkezine dönüşecek, üniversite ve Denizli termal tedavi ve terapi alanında adından sıkça söz ettirecektir.

-Geçtiğimiz günlerde PAÜ öğrencilerine 10 bin kişinin aynı anda yararlanabileceği kütüphane müjdesi verdiniz.

Bu müjde hakkında ayrıntıları bizimle paylaşır mısınız?

Pamukkale Üniversitesi’nin, Denizli’nin ve hatta bölgenin büyük güzel bir kütüphaneye ihtiyacı var.

Kütüphaneyi genişletip öğrencilerimiz için nezih bir ortam oluşturduğumuzda öğrencilerin bu mekanı yoğun bir şekilde kullandıklarına şahit olduk. Üniversitemizdeki öğrenci sayısı ile orantılı bir yapının oluşturulması gerekiyor.

Planladığımız yapı 20 bin m2’lik kullanım alanı olan bir yapı şeklinde olup içinde bireysel ve grup çalışmaların yapılabileceği oda ve salonlar olacak. Ayrıca toplantı ve konferans salonları yanında kültürel ve sosyal aktivitelerin yapılabildiği birimler de olacak.
Ekibimiz kütüphane projesi üzerine yoğunlaştı.
Proje tamamlandığında kamuoyu ile detaylar paylaşılacak.

-Denizli’ye 2.bir üniversite mi yoksa 2.bir kampüs mü gerekli ?

Denizli ikinci hatta üçüncü üniversiteyi kaldırabilecek bir potansiyele sahip. Kınıklı Kampüs alanımız yapılaşma açısından yeterli yer olmaması nedeniyle sınırlılıkları olan bir yer.

Binası olmayan fakültelerimiz var.

Turizm, İletişim, İlahiyat, Hukuk ve Diş Hekimliği Fakültelerinin binaları yok. Bu fakültelerin binalarının Kınıklı Kampüsüne yapılması da mümkün değil. O nedenle ikinci kampüs alanına acil ihtiyaç duyulmaktadır.

-Son olarak Misal Haber okuyucularına ve öğrencilerinize vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Gençlerimizin iyi yetişmelerini istiyoruz. Güçlü bir Türkiye için genç nesillerin iyi yetişmesi gerekiyor. Devletimiz gençlere bu imkanları sunuyor. Gençlerimizin kendilerine sunulan bu imkanları iyi kullanmalarını öneriyorum.

Üniversite yılları boş geçirilmemesi gereken, iyi yetişmek için çok çalışılması gereken yıllardır. Gençlerimiz hedeflerini yüksek tutmalı ve çok çalışmalıdır. Bizler, Devletimizin verdiği imkanları gençlerimizin kullanımına sunmak için var gücümüzle, gece gündüz demeden çalışıyoruz.
Gençlerimiz sorunlarına duyarlı olan bir yönetim olduğunu bilsin, sorunlarını, isteklerini, tavsiyelerini bize iletmekten çekinmesinler.

Bizler onlar için varız, onlara en iyi şekilde hizmet vermeye hazırız.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.