Vazgeçmek hele de çok istediğimiz ve çok sevdiğimiz şeylerden vazgeçmek daima zordur. Çoğumuz bazen vazgeçmenin erdemini bilsek de vazgeçmeden önce mücadele ederiz ki vazgeçtiklerimiz ukdelerimiz olmasın diye.

Ama bu durum herkes için geçerli değil, bazıları ilk denemede olmadığında vazgeçer çok istese dahi.

Peki, insan çok istediği bir şeyden bu kadar çabuk vazgeçer mi?

Böyle bir durumda ya kişinin çok istemediğini düşünürüz ya da kendinde mücadele edecek gücü bulamadığını düşünürüz.

​Aynı durum çocuklar içinde geçerli; bazı çocuklar istekleri ve hedeflerine ulaşmak için hiç pes etmeden var gücüyle uğraşırken, bazı çocuklar ilk denemede olmadı deyip hemen vazgeçerler. Burada esas durum çocukların yüreklendirilmesi, sabretmenin öğretilmesi ve yapabileceğine dair cesaretlendirilmesidir.

Anne veya babası olarak çocuklara duygusal destek verip, cesaretlendirmek çocukların mücadele ruhunu güçlendirecektir.

Yine çocukların her istediğini anında kolayca yerine getirmek onları kolay yoldan elde etmeye alıştıracağından, istediklerine ulaşmak için ekstra çaba göstermeyeceklerdir.

Nitekim günümüz çocukları ve gençlerinin en büyük eksikliği belki de budur. İstemediklerini yapmayıp, istedikleri için de uğraşmaya gerek duymayan bireyler çoğunlukta maalesef.

Ebeveynler olarak çocuklara iyilik yapalım derken sanırım onları gelecekte zorlanacakları bir hayata sürüklüyoruz.

Bir bakalım şöyle etrafımıza; çocuklar artık evin yöneticisi, evde kuralların belirleyicisi ve karar mekanizması.

Çocuk ne isterse nasıl isterse anında oluyor. Çocuk ders çalışsın diye(aslında zaten yapması gereken bir sorumluluğu yapsın diye)anne baba seferber.

Her şey ayağına kadar getiriliyor, yatağını dahi anne topluyor, çocuk evin bütün rutin işlerinden ve işleyişinden uzakta ve sadece ders çalışıyor?

Çalışıyor mu gerçekten acaba veya bu ortam onu hedeflediği başarıya götürmek için yeterli mi?

Hemen cevaplayalım yeterli değil. Çünkü beyin dediğimiz şey çok fonksiyonlu ve eğitilebilir bir mekanizma.

Çocuklarımıza beyinlerini kullanmayı ve çalıştırmayı öğretmeliyiz.

Çocuklara başarılı olma yolunda tabii ki çalışma ortamı sunacağız ama bunu çocuğumuzu tüm sosyal yaşantılar ve becerilerden uzak tutmadan yapacağız.

Çocuklarımıza evde basit sorumluluklar vererek, istedikleri şeyler için biraz mücadele etmesine olanak sunarak; mesela çok istediği bir şeyi almak için gerekli parayı biriktirmesini isteyebiliriz ya da beklemesi gerektiğini söyleyebiliriz.

Ya da yaptığınız sağlıklı bir yemeği yemediğinde başka seçenek olmadığını söyleyerek ona bazen istemeden de olsa kendi iyiliğimiz için bazı şeylerin yapılması gerektiğini anlamasına yardımcı olabiliriz.

Daha önce de yazmıştım, kuralsız ve her istediğinin olduğu ortamda aslında çocuklar mutlu olmuyorlar, sadece doyumsuz ve mücadeleci ruhtan uzak kolaycı oluyorlar. Sonra da karşılarına çıkan ilk zorlukta tökezleyip kalıyorlar.

Onlara zorluklardan yılmadan, usanmadan, çaba göstermeyi, güçlü olmayı, sabretmeyi, beklemeyi kısacası hayat yolunda karşılarına çıkacak zorluklarla mücadele edecek stratejik davranışları öğretmeliyiz ki yolun ortasında kalakalmasınlar, denize düşüp yılana sarılmasınlar. Hayatı güllük gülistanlık sanmasınlar, her zaman kazanılmayacağını, bazen de kaybedilebileceğini ama bunun yolun sonu olmadığını anlasınlar.

Belli ki bundan sonra dünya dijital güçle, bilimle, akılla yönetilecek.

Evlatlarımızı bu zor gelecekte güçlü kılmanın tek yolu; çalışmayı, araştırmayı, hızlı düşünüp doğru kararlar almayı öğretmek, mücadele edip denemekten de vazgeçmeyen azimli bireyler olmaları için destek olmaktan geçiyor.

​​Hayatın her döneminde bir miktar zorluğu ve mücadele etmeyi çok görmeyelim evlatlarımıza. Bugün karşılaştıkları basit zorluklar, gelecekte ceplerindeki en büyük tecrübe hazineleri olacaktır.

Her tökezlediklerinde biz olmasak da ellerinden tutup kaldıracak olan da yine bu tecrübeleri olacaktır.

En güçlü çocuklar, güçlüklelerin arasından desteğinizle çıkanlar olacaktır.​
Ne mutlu çocuğuna her daim güç katan anne babalara…
banner4
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.