Öne Çıkanlar Tayyip erdoğan Trump Hackney Belediye Başkan Yardımcısı Sheila Peacock Iftar Konser

İnsanların hayallerinin üzerinden tanklar geçti

İSTANBUL - İSMAİL ÖZDEMİR - HATİCE ÖZDEMİR TOSUN

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Ravza Kavakcı Kan28 Şubat'ın yasakçı bir zihniyet olduğunu dile getirerek, "İnsanların hayallerinin, ruhlarının üzerinden tanklar geçti. Seçilmiş bir hükümet istifaya zorlandı. Milletin iradesi hiçe sayıldı. Tabii o dönemin Türkiye'sinde maalesef askeri vesayetin ve elitist anlayışın hakim olduğu dönemde birçok vatandaşın hayatı alt üst edildi. Haksız yere hapse girenler, ekonomik olarak hayatları alt üst olanlar oldu." dedi.

"Postmodern darbe" olarak adlandırılan 28 Şubat'ın etkisinin sürdüğü dönemlerde milletvekili seçilerek TBMM'ye giren Merve Kavakcı, başörtüsü taktığı için tepkilere maruz kaldı, yemin edemedi ve sonrasında da verilen bir kararla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarıldı.

Kavakcı, uzun yıllar sonra Türk vatandaşlığına geri döndü ve kardeşi Ravza Kavakcı Kan da AK Parti'den milletvekili seçilerek, TBMM çatısı altında hizmet etmeye başladı.

Ravza Kavakcı Kan, 28 Şubat'ın 21. yılında o yıllara dair hissettiklerini ve yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

"Darbe" olarak nitelendirdiği 28 Şubat'ın, insanları fazlasıyla etkilediğini anlatan Kan, şöyle konuştu:

"İnsanların hayallerinin, ruhlarının üzerinden tanklar geçti. Seçilmiş bir hükümet istifaya zorlandı. Milletin iradesi hiçe sayıldı. Tabii o dönemin Türkiye'sinde maalesef askeri vesayetin ve elitist anlayışın hakim olduğu dönemde birçok vatandaşın hayatı alt üst edildi. Haksız yere hapse girenler, ekonomik olarak hayatları alt üst olanlar oldu. 28 Şubat'ın, sosyal, siyasi boyutu kadar ekonomik boyutu da vardı. Bir sabah kalktığımızda, Aczmendiler denilen farklı kıyafetteki insanların işgal ettiği algısı oluşturuldu. Bu algı üzerinden manşetler atıldı ve bir kısım medya da 28 Şubat'ın önemli gücüydü. Sincan'da tanklar yürütüldü, farklı karakterler oluşturulup tiyatrolar oynandı, şimdi onlar nerede bilmiyoruz. Tiyatrolar oynandı, kurgulandı ve birdenbire halkın içinde bir korku oluşturulmaya çalışıldı ve maalesef neticesinde de o dönem demokratik bir Türkiye tam manasıyla oluşmadığı için seçilmiş bir hükümet istifa etmek zorunda kaldı."

"28 Şubat artık tarihin karanlık sayfalarında"

28 Şubat'ın bir yasaklar süreci de olduğuna dikkati çeken Kan, "28 Şubat'ın farklı bir boyutu da yasak süreciydi. Başörtüsü yasağı ki, bu en çok hemcinslerimi, kadınları ilgilendiren bir ayrımcılık, bu da hat safhaya çıktı. Gencecik kızlar sokaklarda sürüklendi, elleri kelepçelendi, okumak için polisle, askerle mücadele ettiler. Güvenlik kuvvetleri, milletle karşı karşıya getirildi. Çok büyük sıkıntılar, acılar yaşandı. 'Bin yıl sürüyor.' dendi. 28 Şubat artık tarihin karanlık sayfalarında ancak yaranın kanamıyor olması demek, yaranın yok olduğu anlamına gelmez, derin izleri var ve hala etkileri, gönüldeki sızıları da devam ediyor." ifadelerini kullandı.

Ravza Kavakcı Kan, ablası Merve Kavakcı'nın, 28 Şubat sürecinin devam ettiği günlerde başörtüsü nedeniyle TBMM'de yemin ettirilmemesini de şu sözlerle değerlendirdi:

"Merve Kavakcı'nın büyükelçi olarak atanması çok büyük bir mutluluk, çok büyük bir gurur. Türkiye'nin ne kadar değişmiş olduğuna dair büyük bir gösterge bizim açımızdan, hamdediyoruz. 2 Mayıs 1999 Merve Kavakcı'nın, ablamın, benim de oyumla seçilen bir milletvekilinin şahsında hepimize had bildirilmesini hepimiz, 28 Şubat'ın devamı olan adı konmamış, milli iradeye darbe olarak değerlendiriyoruz. 2 Mayıs 1999'dan, hepimize had bildirildiği günden 16 sene 21 gün sonra bizim için öyle bir ayrım hiçbir zaman olmadı ama maalesef o dönemin zihniyeti tarafından ortaya konan ayrım, başı örtülü, başı örtüsüz ayrımı ortadan kalkmış oldu. Türkiye Cumhuriyeti, kadına seçme seçilme hakkını 5 Aralık 1934'te verdi, maalesef bir kısmımız bu hakka ve şerefe ancak Merve Kavakcı'ya had bildirildikten 16 sene 21 gün sonra 23 Haziran 2015'te TBMM'ye girip, yemin etmek suretiyle nail olduk.

Türkiye çok değişti, 28 Şubat zihniyetinin tezahürü olan başörtülü kadına karşı ayrımcılığın da ortadan kalktığına inanamıyorum dersem yeridir. Her alanda kadınların ve gençlerin önünü açan Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Çünkü bu yasak, bu yasakçı zihniyet benim anneannemin, annemin hayatını alt üst etti, benim neslimi söylememe gerek yok, kızımın da hayatını etkilemişti. Bundan sonra başını örtmeyi tercih eden kız evlatlarımız da tarih kitaplarından bunları okuduklarında 'ne saçma sapanmış' diyecekler. Başörtülü şekilde ilk yemin eden milletvekillerinden biri olmak benim için ayrı bir şeref, genel başkan yardımcısı olmak AK Parti'de benim için ayrı bir şeref. O sürecin akabinde de Sayın Merve Kavakcı ile ilgili olarak, kanunun bir maddesi cımbızla çekilmiş, ona uygulanmış, vatandaşlıktan çıkarılmış ancak Sayın Başbakan başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararı ile bu kararın iptal edilmesi, akabinde de Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızın tensipleriyle büyükelçi vazifesi verilmesi bizim için büyük bir şeref, Türkiye olarak da seçmen olarak da ailemiz adına da büyük bir şeref."

Hapiste olan 28 Şubat mağdurları

AK Parti İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığı'nı da yürüten Ravza Kavakcı Kan, 28 Şubat sürecinde hapse giren vatandaşların aileleriyle yakında görüştüklerini aktararak, şunları kaydetti:

"28 Şubat'ta hapse atılan ailelerle bir araya geliyoruz, onlarla yakın irtibattayız. Arzu ediyoruz ki, adaletsizlik olmasın. Darbeci zihniyetin yaptığı birçok yanlış şu anda ortadan kalkmış durumda. Biz de bu ailelerimizle yakından ilgileniyoruz. İnşallah adalet tecelli edecek. 28 Şubat duruşmaları için de aynı şeyi söylemek istiyorum. Ümit ediyoruz ki o dönem bütün failler, bütün katkı sağlayanlar hukuk üzerinde cezasını çekecek ve masum olanlar da inşallah yaşamış oldukları acıların telafisi olmaz belki ama huzur içinde yaşayacaklar."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.