Öne Çıkanlar Aleyna Tilki turkish press gazetesi atatürk Londralı Müslümanlar festivalde buluştu juventus
banner13

İsmail Karakaş, ON TV’de Mehmet Çetinkaya’nın konuğu oldu
İngiltere'de son 24 saatte Covid-19'a bağlı 242 kişinin hayatını kaybetmesiyle toplam can kaybı 124 bin 25'e yükseldi
Bir İsmail Karakas dahil 2 kişi ve şunu diyen bir yazı 'TÜRKİYE GÜNDEMİ on n İSMAİL KARAKAŞ (LONDRA) GAZETECİ On medya MEHMET ÇETİNKAYA GAZETECİ İNGİLTERE GÜNDEMİNDEKİ GELİŞMELER 19:35 19:35' görseli olabilir

İngiltere'de Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, son 24 saatte 242 kişinin hayatını kaybettiği, toplam can kaybının 124 bin 25'e yükseldiği belirtildi. Ülkede son 24 saat içinde 6 bin 573 vakanın tespit edilmesiyle toplam vaka sayısı 4 milyon 201 bin 358'e yükseldi. Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan aşı verilerine göre, 20,9 milyon kişinin Covid-19'a karşı aşılandığı, 963 bin 862 kişinin ise aşının her iki dozunu aldığı belirtildi. 16 kişide yeni bir mutasyon tespit edildi İngiltere'de bilim adamları, yeni bir Covid-19 mutasyonunun tespit edildiğini aktardı. İngiltere Halk Sağlığı, Birleşik Krallık genelinde 16 kişide rastlanılan yeni türü araştırdıklarını belirtti. Uzmanlar, yeni türün Güney Afrika ve Brezilya mutasyonları ile ortak bir yapıda olduğunu belirtti.



ASTRAZENECA AŞISI YAŞLILAR ÜZERİNDE YÜZDE 80 ETKİLİ
 
Bristol’deki  iki farklı hastanede yapılan bir araştırmaya göre, hem Pfizer-BioNTech hem de Oxford-AstraZeneca aşılarının 80 yaşın üzerindeki hastalarda yüzde 80 etkili olduğu tespit edildi. Oxford Üniversitesi ve AstraZeneca aşısının yaşlılar üzerinde etkili olmadığı şüphesine karşı, yapılan araştırmada her iki aşının yaşlılarda enfeksiyon gelişmesini engellediği ifade edildi.


 
Prens Harry'nin eşi Meghan Markle İngiliz Kraliyeti'ni yalan haber üretmekle suçladı

Meghan Markle, bu haberlere karşı kendilerinden sessiz kalmalarının beklenmemesi gerektiğini ifade etti.
İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth'in torunu Sussex Dükü Prens Harry'nin eşi Düşes Meghan Markle, Saray'ı kendileri hakkında yalan haber üretmekle suçladı.
 
Prens Harry ve eşi Meghan Markle, AmerikadabCBS televizyonunda yayımlanan şova konuk oldu.Tamamı pazar günü yayımlanacak söyleşiden 30 saniyelik bir bölüm, kanalın Twitter hesabından paylaşıldı.
 
Klipte sunucunun Markle "Gerçeklerinizi anlattığınızı duyan Saray hakkında ne hissediyorsunuz?" sorusu üzerine, "Firma'nın (Saray) bizimle ilgili yalan haberlerin sürdürülmesinde aktif bir rolü varsa bunca zamandan sonra bizden hala nasıl sessiz olmamızı bekleyebilirler anlamıyorum." cevabını verdi.
 
Düşes, söyleşinin bir şeyleri kaybetme riski barındırıp barındırmadığına ilişkin olarak da "Zaten çok şey kaybedildi." ifadesini kullandı.
 
Kanal tarafından daha önce yayımlanan başka bir klipte de Prens Harry, eşinin, annesi Galler Prensesi Diana ile benzer bir muameleye maruz kaldığını belirtmişti.


 
Kraliyet'ten ayrılmışlardı

Prens Harry ile eşi, geçen sene Kraliyet'ten ayrılma kararı almış ancak Kraliçe ile yapılan görüşmenin ardından bir yıllık yeniden değerlendirme süreci üzerinde anlaşılmıştı.
 
Bununla beraber süre dolmadan önce Prens Harry, geçen ay yaptığı açıklamada, görevlerine geri dönmeyeceklerini ve finansal açıdan bağımsız olacaklarını bildirmişti.İkinci çocuklarını bekleyen çiftin, bundan sonra ABD'de yaşayacağı belirtilmişti.
 
 

İngiltere Maliye Bakanı Sunak'a bütçe eleştirisi: 'Gelir dağılımında adaletsizlik ve yoksulluk artacak'

İngiltere'de iki önde gelen bağımsız düşünce kuruluşu, Maliye Bakanı Rishi Sunak'ı dün açıkladığı 2021 bütçesi nedeniyle eleştirdi. Joseph Rowntree Vakfı ve Resolution Foundation'a göre, bütçe ülkede gelir dağılımındaki adaletsizlikleri artıracak ve daha çok insanı yoksulluğa sürükleyecek.
 
Yoksulluk konusuna odaklı çalışmalar yapan Joseph Rowntree Vakfı adlı düşünce kuruluşu, yeni bütçede işsizlik yardımına salgın döneminde yapılan haftada 20 sterlinlik ilavenin 6 ay sonra kesilmesinin yoksulluğu artıracağına dikkat çekti.
 
Kuruluş, gelecek sonbaharda, tam da salgın nedeniyle kapanan işyerlerinde çalışanların maaşlarının devletçe karşılanması uygulaması sona erer ve işsizliğin en yüksek düzeyine çıkması beklenirken, işsizlik yardımının kesilmesinin 500 bin kişiyi yoksulluğa sürükleyeceğini, bunların 200 bininin de çocuklar olacağını tahmin ediyor.
 
Joseph Rowntree Vakfı'nın verdiği rakam resmi tahminlere dayanıyor.
 
Bütçe Planlama Dairesinin tahminlerine göre İngiltere'da işsizlerin sayısı yılın sonlarına doğru şu ana kıyasla 500 bin kişi daha fazla olacak. Buna rağmen hükümet yeni bütçede işsizlere desteği, reel olarak 1990'lardan bu yana en düşük düzeye indirdiği için eleştiriyor.
 

 
 Prens Philip kalp ameliyatı oldu

Hastanede tedavi gören İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth'in eşi Edinburgh Dükü Prens Philip'in "başarılı bir kalp ameliyatı" geçirdiği belirtildi.
Buckingham Sarayı'nın yazılı açıklamasında, daha önce var olan kalp hastalığı nedeniyle yapılan ameliyatın, Prens Philip'in 1 Mart'ta nakledildiği St Bartholomew Hastanesinde gerçekleştirildiği kaydedildi.
 
Ameliyatın başarılı olduğu ve Prens Philip'in tedavi ve dinlenme için bir süre daha hastanede kalacağı açıklandı.
 
99 yaşındaki Prens Philip, 16 Şubat'ta Londra'daki Kral 7. Edward Hastanesinde tedavi altına alınmıştı. Kendisini iyi hissetmediği kaydedilen Prens Philip'in, doktorunun tavsiyesi üzerine tedbiren hastanede kalmasının istendiği ve enfeksiyon tedavisi göreceği belirtilmişti.
 
Rahatsızlığının yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) ilgisinin bulunmadığı açıklanan Prens Philip'in birkaç gün hastanede kalacağı duyurulmuştu.
 
Ancak tedavisi uzayan Prens Philip, 1 Mart'ta kalp hastalıkları tedavisiyle bilinen St Bartholomew Hastanesine nakledilmişti.


 
AB'den İngiltere'ye 'Brexit anlaşmasını ihlal' suçlaması

Avrupa Birliği, Kuzey İrlanda'ya giden ürünlere bir süre daha gümrük kontrolü yapmayacağını açıklayan İngiltere'yi, Brexit anlaşmasını ve uluslararası hukuku ihlal etmekle suçladı.
 
AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Maros Sefcovic, İngiliz hükümetinin, Kuzey İrlanda ile özellikle gıda ve tarım ürünleri ticaretinde 1 Ekim tarihine kadar gümrük denetimi yapmayacağını bildirmesinin ardından yazılı açıklama yaptı.
 
Açıklamada, İngiltere'nin tek taraflı eyleminden endişe duyulduğu belirtilerek, bunun AB ve İngiltere arasındaki Brexit Ayrılık Anlaşması ve Kuzey İrlanda Protokolü'nün ihlali anlamı taşıdığı kaydedildi.
 
İngiltere'nin daha önce de Brexit anlaşmasının bazı maddelerini değiştirecek bir tasarı girişiminde bulunduğu anımsatılan açıklamada, İngiltere’nin AB’ye bilgi vermeden, tek taraflı biçimde davranmasının yapıcı olmadığı ve hayal kırıklığına neden olduğu bildirildi.
 
Açıklamada, bu durumun uluslararası hukuka aykırı olduğuna işaret edilerek, AB Komisyonu'nun Brexit anlaşmasında belirlenmiş yasal yollara başvuracağı belirtildi.
 
Taraflar arasında yapılan Brexit anlaşmasına göre, İngiltere AB'den ayrılsa da Kuzey İrlanda AB'yle gümrük birliği içinde kalmayı sürdürecekti.
 
İngiltere, Galler, Kuzey İrlanda ve İskoçya'dan oluşan Birleşik Krallık'ta, Haziran 2016'da yapılan AB referandumunda yüzde 48'e karşı yüzde 52 ile Brexit kararı alınmıştı.
 
AB'den ayrılan İngiltere, Birlik ile başta ticaret olmak üzere ikili ilişkiler konusunda kapsamlı müzakereler yürüttü.
 
Taraflar, 1 Ocak'tan itibaren gümrük vergisi ve kota olmadan ticareti sürdürecek ticaret anlaşması imzalamıştı.
 

 
Almanya Başbakanı Merkel, AstraZeneca aşısının 65 yaş ve üstü kişilere de yapılacağını açıkladı

 Almanya Başbakanı Angela Merkel, AstraZeneca'nın Covid-19 aşısının 65 yaş ve üstü kişilere de yapılacağını söyledi.
 
Ülkede daha önce Aşı Komisyonu, AstraZeneca aşısının 65 yaş ve üstü kişilere yapılmaması tavsiyesinde bulunmuştu.
 
Komisyon buna gerekçe olarak, aşının daha ileri yaştaki kişilerdeki etkinliği konusunda yeterli veri bulunmamasını göstermişti.
 
Bu durum aşının etkinliği ile ilgili kamuoyunda şüphe yaratmış ve pek çok Alman aşıyı olmayı reddetmişti.
 
Ancak Merkel, Çarşamba günü yaptığı açıklamada güncel çalışmaların aşının tüm yaşlar için uygun olduğuna dair yeterli veriyi sunduğunu söyledi.
 
Yapılan pek çok çalışma AstraZeneca aşısının yaşlılar üzerinde yüksek oranda etkili olduğunu gösteriyor.
 
Belçika ve Fransa da aşının yaşlılarda kullanımını hafta başında onaylamıştı.
 
Almanya nüfusunun yüzde 5'i aşının ilk dozunu oldu.
 
Merkel ayrıca iki doz aşı arasındaki süreyi tıpkı İngiltere'nin yaptığı gibi mümkün olduğunca uzatarak, daha çok insana ilk doz aşıyı sunmayı hedeflediklerini söyledi.


 
AstraZeneca aşısı üzerindeki şüpheler neler?

 
Avrupa Birliği, Ocak ayında Oxford-AstraZeneca aşısını tüm yaşlar için kullanımını onayladı.
 
Ancak, Fransa, Belçika ve İtalya gibi ülkelerdeki komisyonlar aşının 65 yaş ve üzerindeki kişiler için kullanılmaması gerektiğini tavsiye etti. Bu tavsiyenin ardından, onay kamuoyunda şüpheye neden oldu.
 
Ocak ayında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, aşının ileri yaş grupları için "neredeyse etkisiz" olduğunu söyledi.
 
Bu öneri, İngiltere hükümeti ve İngiliz tıbbi komisyonları tarafından şiddetle reddedildi.
 
AstraZeneca ile AB arasında ayrıca tedarik konusunda da gerginlik yaşandı.
 
Tüm bunların ardından Oxford-AstraZeneca aşısı birçok Avrupa ülkesinde kullanılmadı. Bu da AB'nin aşı programında yavaşlamaya sebep oldu.
 
Bununla beraber Oxford-AstraZeneca aşısını tüm yaş grupları için onaylayan İngiltere, nüfusunun neredeyse üçte birini oluşturan 20 milyondan fazla insana aşının ilk dozunu yaptı.
 
Alman İmmünoloji Derneği Başkanı Carsten Watzl, geçtiğimiz hafta BBC'ye yaptığı açıklamada ülkesini Oxford-AstraZeneca aşısı konusunda fikrini değiştirmeye çağırdı.
 
Watzl, Alman komisyonların kararı tersine çevirmek zorunda kalacağını söyledi ve Merkel'in kamuoyuna güven vermesi için aşıyı canlı yayında olmasını önerdi.
 
Covid: Orta Avrupa ülkeleri AB'nin aşı politikasını neden eleştiriyor?
 
Covid salgınının üstesinden gelmenin tek çaresi olduğu artık kabul edilen koruyucu aşılama bugün artık dünyanın her yöresinde bir devlet politikası olarak birincil öneme sahip.
 
Ancak bilindiği gibi, onay ve ruhsat alan, kabul gören ve dünyanın değişik bölgelerinde uygulanan çok sayıda aşı var.
 
Virüse karşı geliştirilen aşıların Faz 3 sürecinin ardından etkili olduğunu anlaşılmasından sonra Avrupa Birliği (AB) karar organları, merkezi olarak aşı şirketleriyle ilişkiye geçilmesi ve aşı siparişlerinin merkezi olarak gerçekleşmesi konusunda anlaşmaya vardı.
 
Bu karar uyarınca AB İlaç Ajansı (EMA) onayıyla bu aşılardan BioNTech-Pfizer aşısına 21 Aralık'ta, Moderna aşısına 6 Ocak'ta ve AstraZeneca aşısına da 29 Ocak'ta ruhsat verildi. Sanofi-GSK, Novavax ve CureVax aşıları ise Şubat ayında EMA tarafından ruhsat için incelemeye alındı.
 
Aslında AB'nin yeterli miktarda aşı siparişi verdiği konusunda herkes hemfikir. Çünkü bugüne kadar Brüksel tarafından üye ülkelere dağıtılmak üzere verilen aşı siparişlerinin miktarı toplamda 2,6 milyar adedi buluyor. (AstraZeneca:400 milyon adet, Sanofi-GSK 300 milyon adet, Johnson and Johnson: 400 milyon adet, BioNTech-Pfizer: 600 milyon adet, CureVac:405 milyon adet, Moderna: 460 milyon adet)

 

banner11
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.