Öne Çıkanlar DOĞAN BEKİN SURVİVOR Bayram Sakartepe Yıldız Tilbe Deniz Akkaya

Saadet Partisi’nden  Tarihi  Hünkar Çayırı Satışına Tepki

Saadet Partisi  Hünkar üzerinden soru yağmuruna tuttu.


Tarihi Hünkâr Çayırı’nın Erzincan Kültür ve Eğitim Vakfı’na satılmasının ardından tepkiler devam ederken bir tepki de Saadet Partisi Gebze İlçe Teşkilatı’ndan geldi. 

Saadet Partisi Gebze İlçe Teşkilatı, Fatih Sultan Mehmet Han’ın emanetine sahip çıkmak için çaba sarf ediyor. SP’li siyasetçiler bu konuda ipin ucunu bırakmıyor.

‘Hünkar Çayırı’nın satışı ile alakalı tartışmalar sıcağını koruyor. Gerek iktidarın temsilcilerinden gerekse ilgili vakıftan henüz resmi bir açıklama yapılmadığı Fatih Otağı için muhalefet ve diğer siyasi partiler ardı ardına açıklamalar gönderiyor. Saadet Partisi Hünkar Çayırı’nın satışına karşı yaptığı hamlelere bir yenisi daha ekledi ve partinin Genel İdare Kurulu Üyesi (GİK) araştırmacı tarihçi yazar Ekrem Şama’yla birlikte Fatih’in Otağı’na gitti. Düzenlenen programa SP Gebze İlçe Başkanı Necati Korkmaz’ın yanı sıra SP Çayırova İlçe Başkanı Yusuf Aksu, Darıca İlçe Başkanı Selim Çetinkaya ve Dilovası İlçe Başkanı Mustafa Türel’de katıldı. İşte Saadet Partisi’nden yapılan yeni Hünkar Çayırı basın açıklaması;

ÖNCE KÖŞKER’İN KARŞI ÇIKMASI GEREK

Kıymetli Gebzeliler, bugün burada ceddimiz Fatih Sultan Mehmet’in otağının türlü oyunlarla birilerine peşkeş çekilmesini protesto etmek ve yetkilileri yapmış oldukları bu yanlıştan dolayı ikaz etmek için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Üzerinde bulunduğumuz bu alan sadece bir toprak parçası değil, kendilerini Fatih’in torunu olarak kabul edenler için tarihi ve manevi kıymete haiz bir alandır. Ve başta Gebzeliler olmak üzere tüm halkımıza aittir. Böyle bir alanın halktan alınıp başka ellere peşkeş çekilmesine herkesten önce karşı çıkması gereken kişi Gebze Belediye Başkanı olmalıdır. Ancak ne gariptir ki, Gebze Belediye başkanı değil bu alanın peşkeş çekilmesine karşı çıkmak, yaptığı açıklamalarla peşkeşi meşrulaştırır bir tutum takınmaktadır. Bizler Sayın Köşker’den Gebze’ye ve Gebzelilere yapılan bu haksızlığa karşı çıkmasını zaten beklemiyorduk. Belediye başkanının tek derdi yapılan haksızlıklara ses çıkarmayarak partisi içindeki konumunu devam ettirmektir.


BU SORULARIMIZA CEVAP BEKLİYORUZ

Şimdi huzurlarınızda bu arazinin satışı ile ilgili yetkililere bazı sorularımız olacak; tamamı 198 dönüm olan ve yeşil alan statüsünde bulunan bu arazinin 134 dönümü ne zaman kimlerin imzası ile yeşil alan olmaktan çıkartılıp, sanayi alanı statüsüne sokuldu? Yine kimler tarafından devlet malzeme ofisine ne zaman ne karşılığında devredildi. Devlet Malzeme Ofisi’nden hangi şartlarda Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne geçti? Bu alanın yanında bulunan 100 dönümlük arazi Karadeniz Holding’e ne zaman hangi şartlarda satıldı? Daha önce bu arazinin Erzincanlılar Vakfı’na 29 yıllığına devri gündeme geldi mi, bu vakıf bu araziyi 29 yıllığına devralmaktan neden vazgeçti? 29 yıllığına arazinin devri gündeme gelip Erzincanlılar Vakfı vazgeçtikten sonra hangi çalışmalarından hangi faaliyetlerinden dolayı kamuya yararlı vakıf statüsüne sokuldu? Şimdi bu vakfa burası neden 30 yıllığına devredilmektedir, 29 yıl ile 30 yıl arasında ne fark vardır? Bu soruları kamuoyun dikkatine sunuyor ve cevaplarını yetkililerden bekliyoruz.

SAADET PARTİS SATIŞA KESİNLİKLE KARŞI

Şunu belirtelim ki biz Saadet Partililer olarak, tarihi ehemmiyete haiz bu alanın hangi bedelle olursa olsun devrine karşıyız. Ancak, bu devri yapanlar, ortaya koymuş oldukları rakamlarla bu devir işlemini tamamen bir peşkeşe dönüştürmüşlerdir. Bizler Gebze’mize yeni eğitim kurumları kazandırılmasına karşı değiliz. Gebze’mize hizmete dönük yatırım yapacak herkese teşekkür eder ve her türlü desteği sağlarız. Gebze’mizde de eğitim alanı olarak kullanılacak çok miktarda arazi bulunmaktadır. Bu arazilere arzu edilen eğitim kurumları elbette yapılabilir. Ancak meselenin okul değil kamuya ait bir alanın birilerine peşkeş çekilmesi olduğunu görüyoruz. Saadet Partisi olarak bu konun takipçisi olacağız ve buranın birilerine devredilmesine asla müsaade etmeyeceğiz.

Neden 30 yıl?

Hünkar Çayırı’nın tahsisinde 30 yıl sürecinin de ayrı bir oyun olduğu ortaya çıktı. 30 yıl sonra bu yerin zilliyet hakkının kullanan kurumlara ait olacağı, bu yüzden 30 yıl üzerinden tahsis yapıldığı ileri sürüldü.

Gebze Kamuoyunun ve STK’ların büyük tepki gösterdiği Hünkar Çayırı’nın tahsisinde de oyun içinde oyun olduğu ortaya çıktı. Normalde bu arazinin 29 yıllığına kiralanması düşünülürken, 30 yılığına bilinçli olarak tahsis edildiği, yasal olarak 30 yıl sonra kullananlara verileceği ifade edildi. Olayı gazetemize değerlendiren Gebze Ticaret Odası Başkanı Nail Çiler de 30 yıl olayının bilinçli yapıldığına dikkat çekerek, kamuoyunun tepkisinin dikkate alınacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tahsis olayından haberdar olmadığını düşündüğünü söyleyen Çiler, “Külliyede dosyayı gerekli yerlere ulaştırdık, yanlıştan dönüleceğini umuyorum” dedi. Gebze Teknik Üniversitesinin o bölgeyi daha önce istediğini de söyleyen Çiler, tüm STK’ların imza kampanyası başlatmasını istedi.

Öte yandan, Hünkar Çayırı ile ilgili AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz’ın sosyal medyada yaptığı açıklama büyük yankı uyandırdı. Yılmaz yaptığı açıklamada; Fatih Sultan Mehmet Han’ın emaneti olan bu güzide mekanın her ne maksatla olursa olsun hatırasının korunması dışında kullanımına teşebbüs edilmesi toplum vicdanını yaralamıştır. Başbakanımızın ve Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla bu yanlıştan dönüleceğine inancım tamdır. “ demişti. 
banner11
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.