Yeni normal yaşama girmeye hazırlandığımız bugünlerde, Dış güncel ve sosyo stratejik konularla ilgili 2020 yılı içindeki ilginç bir o kadar da kafa karıştıran konular her geçen gün esrarını korumaya devam ediyor.

2019 Aralık ayından bu yana kaleme aldığımız geçmiş örneklerdeki,korona virüs salgını ve ardındaki toplu ölümler, Avustralya da ki yangınlar katledilen develer ve ardından gelen dolu felaketi, Afrika Arap yarımadası ve birkaç sınır ülkesindeki çekirge ve arı istilası,Suudi İran ve İngiltere üçlemindeki Yemen Ambargosu açlık sefalet ve çoklu ölümler.

Yunanistan sınırındaki dövülüp soyularak Ülkemize geri gönderilen göçmen krizi,Ukrayna uçağının düşürülmesi,ocak ayındaki Elazığ ve Malatya depremi, şubat ayında Van’daki çığ felaketi,İdlib’deki hain saldırı sonucu Rahmetle andığımız şehidlerimiz.

Mayıs 2020 itibari ile normalleşme sürecine girdiğimiz bu günlerdeki ülkemizin sağlık ve pandemi konusundaki üstün başarısı yurt dışındaki yardımları ve diyanet işleri başkanımızın Dinimizin gereği olan açıklamalarını takdire şayan bulmakla birlikte, 1 Ağustos 2014 te yürürlüğe giren ve 9 Aralık 2019 da imzalanan İstanbul sözleşmesinin iptali veya tekrar gözden geçirilmesini beklerken, Ülkemizde Kendisini Fetömetre uygulamasını ortaya koyan Ege adalarındaki işgali gündeme getiren ve Mavi Vatan haritasıyla Libya ile aramızdaki deniz yetki alanını çıkartması ve Akdeniz'de üstün başarılarıyla tanıdığımız Tümamiral Cihat Yaycı’nın görevden alınmasının tam olarak anlam vermemekle birlikte daha hayırlı bir sonuç getirmesini temenni ederiz.

Öte yandan Amerika ve Çin yaptırım polemiği,İngiltere'deki çevreci eylemler, Belçika'daki sağlıkçıların Başbakan Sophie Wilmès’e sırtını dönerek yaptıkları boykot karşılaması, Avrupa'da neredeyse korona virüsten en çok kayıp veren İspanya ve İtalyanın normalleşme süreci, virüsü uzunca bir zaman ciddiye almayan Rusya Brezilya ve Kamboçya’daki vaka sayılarının artması birtakım ülkeleri virüsle mücadeleye mecbur kalırken, Bir yandan da sinsi strateji planlarını yürüten Suriye'deki İran ve Rusya destekli katil Esed rejiminin sınırımızdaki taciz ateşleri.

Çin'deki Uygur Türk'lerine yapılan zulümler, Suudi Arabistan ve İran’ın Yemen üzerindeki vekalet savaşı ve baskılı ambargosu sonucu sinsi soy kırımı diyebileceğimiz toplu çocuk ölümleri, Hindistan'daki Müslümanlara yapılan pozitif ayrımcılık ve zulüm,  Libya'da darbeci Hafter'e dolaylı ve açık destek veren ve her fırsatta Türkiye düşmanlığı sergileyen BEA ve yandaşları, Kuveyt ve Suudi Arabistan'ın ortak hafçı petrol sahasını kapatması, Akdeniz sularındaki Yunanistan'ın ekonomik çöküntü sonucu şark cambazlığı ile ABD ve İsrail'e açık davet sonucu bölgenin soğuk Uluslarların var olma çabası ve derin sulardaki uçak gemisi çöplüğü, yakın zamandaki katil kasım Süleyman'ın öldürülmesi,Amerikalı NBA oyuncusu Kobe Bryant ve Çin’in İsrail büyükelçisi Du Wei’nin sır ölümü vs...  derken önümüzdeki günlerde suların iyice ısınacağının bir göstergesi gibi görünüyor.

Ülke olarak birlik ve beraberliğin bu günlerdeki önemine ehemmiyet vererek,içerdeki siyasi polemikleri bir yana bırakıp daha fazla kenetlenmeye gayret etmemiz gerektiğini düşünüyor ve akibetimiz hayrola diyorum.
banner4
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.