HAYATA BAZEN ‘’ES’’ VERMEK GEREK

Evimiz, ailemizle birlikte zamanımızın büyük bir kısmını geçirdiğimiz yaşam alanlarımız.

Pandemiyle birlikte evde geçirilen süre her zamankinden fazla ve daha yoğun haliyle. Neredeyse tüm aile bireyleri sürekli evde. Sürecin getirdiği zorunluluktan sebep, hem işyerimize, hem sınıflara dönüşen evlerimize adeta dış dünyanın tüm hızını ve hengâmesini taşıdık, taşıyoruz.

​Bu evin içinde uzun süre kalma halleri, sürekli aktivite/hareketli geçirilen hayatlar için çok zor onu biliyoruz. Çünkü o kadar alışmışlar ki bazı insanlar hayatın her anında bir şeyler yapmaya; boş kaldıklarında adeta hayat bitmiş gibi telaşa kapılmaları, depresyona girmeleri...

Hal böyle olunca evde çocuklarını da aynı tempoda yaşamaya alıştırmış olduklarından pandeminin en çok zorlananları olmaları işten bile değil. Peki, hayatımızda bazen es’ler vermek bazen kendimizi dinlemek, hiçbir şey yapmadan sadece dinlenmek de gerekmez mi?

​Özellikle pandeminin başlamasıyla birlikte sosyal medyada, her yerde, evde çocuklarla yapılacak etkinliklerin olduğu dokümanlar, videolar, canlı yayınlar, o kadar çok ki insanın aklı karışıyor, hangisini yapacağını şaşırıyor.

Bu tarz kaynakların olması tabii ki çok güzel, ne yapacağını bilemeyen ebeveynler için çok destekleyici, yapan ve yayınlayanların eline emeğine sağlık. Ama tüm bunlar olurken göz ardı edilen bir husus yok mu? İnsanlar eve kapandı evet, ancak çalışma hayatı, eğitim hayatı gibi bir takım sorumluluklar evden sürdürülmeye devam ediyor.

Çocuklarımız hangi eğitim kademesinde olursa olsun eğitim öğretimleri bir şekilde uzaktan devam ediyor. Yani çocuklarımız sabahtan akşama kadar eğitimden, öğretmenden tamamen kopmuş değiller.

Dışarıdan bakınca evde olmak bol bol boş geçirilen zamanmış gibi algılansa da bazıları için, gerçek durum hiç de öyle değil. Zaten evdeki yükün normal zamanın çok üstüne çıktığını düşünürsek, bir de çocuklarla ekstra etkinlik, aktivite ağlarının içinde boğulmak işten bile değil.

Hele de çocuğuyla, ailesiyle yaptığı her şeyi sosyal medyada paylaşan ebeveynleri izleyip dinleyince acaba çocuğum eksik mi kalıyor? Ben yeterince ilgilenemiyor muyum çocuğumla? Ben iyi bir ebeveyn değil miyim? Soruları da insanın beynini kemirir durur. En sonunda dayanamayıp başlar her gün ve sürekli çocuğuyla etkinlikler yapmaya. E benim neyim eksik bir de sosyal medyada paylaşayım da benimde ne kadar ilgili bir ebeveyn olduğumu herkes görsün…

Böyle düşünen ve davrananlara geçmiş ola!

Çünkü sosyal medyanın ÖRDEK SENDROMU etki alanına girmiş bulunmaktasınız.

ÖRDEK SENDROMU: Sosyal medya günümüzde son derece yaygın ve popülerliği gittikçe artan bir iletişim ortamıdır. Sosyal medyada bireyler kendilerini nasıl göstermek, sunmak istiyorsa o yönde paylaşımda bulunmaktadırlar. Stanford Üniversitesi’nde kişilerin hayatlarına dışarıdan bakıldığında hiç çaba göstermeden başarılı ve mutlu olduklarının görülmesine “ördek sendromu” tanımı yapıldı.

İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Yıl:19 Sayı:39 Güz:2020/3 s.925-951 DOI: https://doi.org/10.46928/iticusbe.762651 925 Araştırma Makalesi SOSYAL MEDYADA ÖRDEK SENDROMU: INSTAGRAM ÜZERİNDEN BİR DEĞERLENDİRME Özge GÜRSOY ATAR,Şebnem GÜRSOY ULUSOY
 
Bizler ebeveynler olarak eğitimleri ve gelişimleri konusunda çocuklarımız için elimizden ne geliyorsa yapacağız elbette. Çocuklarımızla etkin ve kaliteli zaman tabi ki geçireceğiz.

Ama bunu birilerine göstermek ya da vicdanımızı rahatlatmak için değil, gerçekten severek, isteyerek ve tüm samimiyetimizle gülerek eğlenerek yapacağız. Ancak o zaman çocuklarımızla sağlıklı iletişim kurarız.

Ayrıca çocuklarla etkinlik yada aktivite yapmak konusu denince akla ilk gelen şey; sosyal medyada yaygın olarak görülen ve çoğu birbirine benzer çalışmalar.

Ben çocuklarla birlikte zaman geçirme olayına biraz farklı açıdan bakanlardanım.

En doğal ev halinde ama gerçekten çok etkin zaman geçirmenin en iyi yolu bence çocuklarla hayatın tam içinden bir şeyler paylaşmaktır.

Bir anne olarak ev içinde ne yapılacaksa çocuklarla hep birlikte oyunlaştırarak yapabilirsiniz. Evi adeta  bir beceri atölyesine dönüştürebilirsiniz. Nasıl mı? Bunun yanıtını dilim döndüğünce ve detaylıca haftaya anlatacağım inşallah.

Ayrıca vurgulamak istediğim bir diğer hususta; bazen bizim de, çocuklarımızın da sadece dinlenmeye, kendini dinlemeye, hayal kurmak için sakin ve boş biraz zaman aralığına ihtiyacımız olduğunu lütfen göz ardı etmeyelim. Hep birlikte, güzel ve sakin bir müzik eşliğinde hem müziği, hem de iç seslerimizi dinleyelim.

Ve çocuklarımıza insanın bazen de boş kalması gerektiği konusunda doğru rol model olalım.

İçinde huzur ve neşe dolu, bol bol hayaller kurduğunuz, kendinizi ve evinizi dinlenme moduna aldığınız güzel zamanlarınız olması dileğiyle…
banner4
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.