Burası öyle bir coğrafya ki günü birlik değil saat başı ülkelerin siyasi konjoktörünün ve beraberinde gelişen olayların değiştiğine şahitlik ediyoruz. 
Dün Kerkük'e ha girdik ha gireceğiz derken ve daha öncesinde de hedefimiz direk Afrin'ken, bugün Idlib operasyonunu konuşuyoruz. Sağ gösterirken sol vurmak bu olsa gerek 

Idlib'e Öso'nun girmesi bir nevi ordunun hilal taktiğine benzedi. Yani direk Afrin'e girip Ypg'nin güneye Idlib dolaylarına kaçmasına mahal vermektense, bu operasyonla Ypg Afrin'de köşeye sıkıştı, sadece Ypg değil, sahibi de. 

Ondandır ki Türkiye-Abd tarihinde hiç olmamış bir ilk yaşandı; 'vize kısıtlaması'. Bunlar geçici manevralar.  Belki de Abd bu operasyondan daha öncesinden haberdardı ki Barzani kartını çıkardı ve koridorun sol tarafını kaybederken sağını elinde tutmaya çalıştı ve IKBY'nin Türkiye ile olan ilişkilerini Barzani'nin hiç bir zaman reddedemeyeceği bir teklifle bozdu. 

Bu referandumla bölge halkının milliyetçilik duygularına hitap ederek kenetlemeyi hedefleyen ve peşmergenin tartışmalı bölgelerdeki fiili kontrolünü toprak mülkiyetine dönüştürmeyi planlayan Barzani, üst akılın amaçları uğruna elinde kullanacağı kurbanlardan sadece birisidir, eğer bu taktik başarısızlığa uğrarsa bunu da ya canıyla öder ya tahtıyla.

Abd istediği kadar silah yığınağı yapsın ve Daeş'i çekip yerine Ypg'yi yerleştirsin, bunlar Afrin'i kurtarmaya yetmez, ancak Cerablus hattındaki güvenli bölgeye bir takım saldırılar dışında. 

Demekki bu işler Teksas kovboyluğu ve kirli emellere hizmet eden kan kokan barbarlıkla ile değil akıl, taktik, sabır, metanet, inanç ve samimiyetle olan şeyler. 

Türkiye askerlerinin Idlib'teki güvenliği sağlaması koşuluyla geri çekilmeyi kabul eden Tahrir-üş Şam dahil tüm gruplar ve bölge ülkeleri ülkemizi sevsin veya sevmesin şunu biliyor ki Türkiye tüm anlaşmalara ve ikili ilişkilere sadık, güvenilir bir ülkedir.

Abd ise, Trump gelirse başa kimse bunun yarı aklıyla başedemez, ikili ilişkilerdeki siyasi nezakette ortadan kalkar, biz de o arada bildiğimizi okuruz diye düşünmüş olabilir ki tarihte hiç olmadığı kadar pervassızca bir dış siyaset izlemiştir. Korkarım ki bu başkanlık Abd'nin yenilgisini getirmiştir.
Eğer Abd Afrin'i kaybederse ki dileğimiz odur, 6 yıldır emek verdiği savaşı da kısmen kaybetmiş ve Barzani'de buradan payına düşeni almış sayılır. 

Ümidimiz Afrin'i en az kayıpla almak ve bu esnadaki tüm ajan ve provakatörlerin bölgedeki oyunlarından en az zararla sıyrılmak olacaktır.
banner4
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.