banner13

BRİTANYA TÜRK KADINLARI DERNEĞİ’NDEN YAŞAYAN TARİH MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ’A ÖDÜL

Açıklama yok.

Pandemi nedeniyle çevrimiçi olarak gerçekleşen etkinlikte, Derneğin 20'nci Kuruluş Yıldönümü onuruna 108 yaşındaki yaşayan tarih Muazzez İlmiye Çığ'a "Örnek Türk Kadını" ödülü takdim edildi.

Bir 4 kişi görseli olabilir

Büyük ilgi gören etkinlikte ünlü piyanist Gülsin Onay izleyicilere Chopin, Saygun ve Mozart'tan oluşan repertuarıyla mini bir konser verdi. 

Londra’da faaliyet gösteren etkin sivil toplum kuruluşlarından Britanya Türk Kadınları Derneği (BTKD), Dünya Kadınlar Gününü Türkiye’nin Londra Başkonsolosluğu himayesinde gerçekleştirdiği bir etkinlikle kutladı.

Büyük ilgi gören etkinliğe başta İngiltere ve Türkiye olmak üzere dünyanın çeşitli ülkesinden ve Türkiye’nin çeşitli illerinden izleyici katıldı. 

Moderatörlüğünü BTKD Başkanı Servet Hassan'ın yaptığı ve açış konuşması Türkiye'nin Londra Başkonsolosu Bekir Utku Atahan tarafından gerçekleştirilen etkinlikte, 108 yıllık yaşamına Sümerolog- Arkeolog- Tarihçi- Yazar gibi çeşitli sıfatlar sığdıran bilim kadını Muazzez İlmiye Çığ ile gerçekleşen söyleşinin ardından Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı ve UNICEF İyi Niyet Elçisi Gülsin Onay izleyicilere Chopin, Saygun ve Mozart'tan oluşan repertuarıyla mini bir konser verdi. 

Dünya Kadınlar Gününü kutlayan mesajların verildiği etkinlikte, Derneğin 20'nci Kuruluş Yıldönümü onuruna ünlü Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ'a üzerinde “Bilim, insanlık tarihi ve Türk kültürüne değerli katkılarınız ve özverili çabalarınız için sonsuz teşekkürler” yazan "Örnek Türk Kadını" ödülü takdim edildi. 

“Bir toplum kadınlarının güçlü olduğu oranda güçlüdür”


Londra Başkonsolosu Utku Atahan Dünya Kadınlar Günü etkinliği açış konuşmasında Türk kadınının kadın hakları konusunda verdiği mücadelenin önemine değinerek sağlanan başarıyı tebrik etti. 


Başkonsolos Atahan konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bir toplum ancak kadınlarının güçlü olduğu oranda güçlüdür. Bugün en başarılı ülkelerin kadınların toplumda en sağlam konuma sahip ülkeler olmaları tesadüf değil. Tarihe baktığımızda da yine en güçlü medeniyetlerin kadına en fazla değer verenler olduklarını görüyoruz. 
Türk kadınının çok kısa bir süre içerisinde bugün geldiği nokta eşine az rastlanabilecek bir başarıyı temsil ediyor. Bunda en büyük pay kuşkusuz Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’e ve kadınlarımıza ait. Atatürk’ün vizyonu, kadınlara verdiği değer ve önem, onlar tanıdığı haklar ve kadını her zaman öne çıkaran yaklaşımı toplumda kadınlarımızın önünü açtı. Atatürk “Dünyada her şey kadının eseridir.” sözüyle de kadının önemini en yalın ve güzel şekilde ifade etmiştir. 


Daha güzel bir dünyada yaşayabilmek için kadınların bulunduğu yerin ileriye taşınmasının bir seçenek değil, bir zorunluluk olduğunu düşünüyorum. Bu bakımdan bugün dünyanın karşılaştığı iklim değişikliği, açlık, yoksulluk gibi pek çok sorunun kadınların katkıları olmadan çözülmesinin mümkün olmadığına inanıyorum”.


“Sürdürülebilir bir yarın için, bugün cinsiyet eşitliği”


Britanya Türk Kadınları Başkanı Servet Hassan, Dünya Kadınlar Günü mesajında her yıl bu günde kadınların kazanımları ve başarıları kutlanırken aynı zamanda katedilmesi gereken mesafenin ve aşılması gereken engellerin muhasebesinin de yapıldığını söylerek kadınların özgür, adil ve insanca bir yaşam için mücadele ettiklerini vurguladı. 

Konuşmasında, Birleşmis Milletlerin Dünya Kadınlar Günü için belirlediği bu yılın teması olan “Sürdürülebilir bir yarın için, bugün cinsiyet eşitliği” hakkında konuşan BTKD Başkanı Servet Hassan mesajında, “Kadınların bu çağda hala ‘eşit ise -eşit ücret’ için mücadele vermek zorunda bırakılması kabul edilemez. Meclislerde, kurum ve kuruluşlarda hakkettikleri mevki ve makama gelebilmek için kadınların iki misli daha fazla çalışmak zorunda bırakılması büyük haksızlık. Yarınlarımızın mutlu olmasını, gelecek nesillerin huzur ve refah içinde yaşamasını istiyorsak sosyal, siyasi, hukuki ve ekonomik alanda kadın -erkek eşitliğini bugünden sağlamak zorundayız. Bunun için kadın-erkek hep birlikte mücadele etmeliyiz” dedi. 

Dünya Kadınlar Gününü kutlayan Servet Hassan, kadınlara karşı şiddettin olmadığı, eşit fırsatlara sahip, emeklerinin karşılığının alındığı ve haklarının verildiği, barış ve huzur içinde bir hayat diledi.

“Cumhuriyet kurulana kadar Anadolu’daki halk Türk olduğunu bilmiyordu” 


Etkinlik kapsamında gerçekleşen söyleşide moderatör Servet Hassan’ın sorularını cevaplayan Muazzez İlmiye Çığ mezun olduğu okul olan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi’nin kuruluş talimatını Atatürk’ün verdiğini söyleyerek bu fakültenin kuruluş amacının mutlaka çok iyi bilinmesi gerektiğini vurguladı. 

Sümeroloji konusunda dünya çapında üne sahip olan ve halk arasında “Sümer Kraliçesi” olarak tanınan Muazzez İlmiye Çığ, “Cumhuriyet kurulana kadar Anadolu’daki halk Türk olduğunu bilmiyordu. Kendilerini ya ‘Osmanlı’ veya ‘Ümmet’ olarak tanımlıyordu. Atatürk “Halkımızın kendi varlığını, dilini ve tarihini bilmesi gerekir. Sadece Anadolu’daki değil Orta Asya’daki halka da Türk olduklarını öğretmek gerekir” diyerek Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin kurulmasını ve Fakülteye Hititoloji, Sümeroloji gibi bölümlerin açılması talimatını verdi. Atatürk okuduğu kitaplardan Türklerin Anadolu’da tarihinin Osmanlıdan çok daha eskilere dayandığını ve Sümerlerle, Hititlerle bağlantısı olduğunu biliyor, araştırılmasını istiyordu. Nitekim yaptığımız araştırmalar Sümerlerin kökeninin Türk olduğunu gösteriyor” dedi. 

“Türk devriminin en yüksek çağındayız”


Çocukluğu ve gençliği Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yıllarında geçen, Kurtuluş Savaşı’na ve Cumhuriyet’in ilanına tanıklık eden Muazzez İlmiye Çığ ailece yaşadıkları zorlukları ve yoklukları anlatırken izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. 

Cumhuriyetin ilanından sonra Türk kadınlarının hayatında muazzam değişiklikler olduğunu, bu değişimin toplum tarafından zorla değil, gönüllü olarak benimsendiğini vurgulayan Muazzez İlmiye Çığ anılarını anlatırken “Cumhuriyetin ilanından sonra Türk kadınının hayatında muazzam değişiklikler oldu. Kadınlar çarşafı attı, okuma-yazma seferberliğine katıldı, anneler kızlarını okullara yazdırmaya koştu ve onların okumaları için büyük gayret sarfetti. Savaştan çıktığımız için erkek nüfus azalmış, bütün yük kadınlara kalmıştı.  Nitekim bizler okuduk, çalıştık ve para kazandık, ailelerimize baktık” dedi. 

Konuşmasında Avrupa’nın 400 yılda gerçekleştirdiği rönesansı Türklerin 80 yılda gerçekleştirdiğini vurgulayan Muazzez İlmiye Çığ, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kadınlara getirdiği en büyük yenilik ‘kadın-erkek eşitliği’ oldu. Bu büyük bir devrimdi. Şimdi biz bu devrimin en yüksek çağını yasamaktayız. Bugün, bilimde, sanatta, sporda, her alanda büyük başarılar gösteren kadınlarımız var, bunu biz başardık” dedi. 

Çevrimiçi etkinliğe Mersin’den bağlanan Muazzez İlmiye Çığ programda izleyicilere  yaşam felsefesini, “Çalışmak, çok çalışmak! Başarınca gururlanmamak ve şımarmamak! Sevecen olmak! Sevecen olursanız yardıma ihtiyacınız olduğunda herkes koşar. Sevecen olmayan insan için ise herkes “Ne hali varsa görsün!” der. Çocuklar mutlaka evde sevgi görmeli ve sevgiyle büyümeli. İnsanlara, hayvanlara, doğaya sevgi çok önemli” şeklinde özetledi.

Ünlü piyanist Gülsin Onay’dan Mini Konser


108 yıllık yaşamına Sümerolog- Arkeolog- Tarihçi- Yazar gibi çeşitli sıfatlar sığdıran bilim kadını Muazzez İlmiye Çığ ile gerçekleşen söyleşinin ardından Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı ve UNICEF İyi Niyet Elçisi Gülsin Onay izleyicilere Chopin, Saygun ve Mozart'tan oluşan repertuarıyla mini bir konser verdi. 

Bugüne dek 400’ün üzerinde öğrenciye piyano egitimi vererek onların kariyerlerinde ilerlemelerini sağlayan dünyaca ünlü usta yorumcu sergilediği olağanüstü performansla izleyicilere büyülü anlar yaşattı. Programa Ankara’dan katılan sanatçı konserinin sonunda Dünya Kadınlar Gününü kutlayarak savaşların ve kadınlara karşı şiddetin olmadığı, huzurlu ve sağlıklı, sevgi ve başarı dolu günler diledi. 

Muazzez İlmiye Çığ’a ‘Örnek Türk Kadını’ Ödülü


Programın sonunda, Derneğin 20'nci Kuruluş Yıldönümü onuruna  Sümer ve Hitit kültürlerinin en önemli araştırmacılarından olan Muazzez İlmiye Çığ'a üzerinde “Bilim, insanlık tarihi ve Türk kültürüne değerli katkılarınız ve özverili çabalarınız için sonsuz teşekkürler” yazan "Örnek Türk Kadını" plaketi takdim edildi. 

Mersin, Erdemli’de kızları, kedileri, çiçekleri ile birlikte yaşayan 108 yaşındaki ünlü Sümerolog ileri yaşına rağmen üretmeye ve toplumu aydınlatmaya devam ediyor. 

MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ KİMDİR? 


Muazzez İlmiye Çığ Sümerolog, bilim insanı ve tarihçidir. Osmanlı  İmparatorluğu’nun son döneminde, 20 Haziran 1914 yılında Bursa’da dünyaya gelmiştir. Ailesi köken olarak Kırımlı göçmenlerden olup babası Kırım'dan Amasya, Merzifon'a, annesi ise Kırım'dan Bursa'ya göçmüştür. 15 Mayıs 1919 tarihinde meydana gelen İzmir'in işgali ardından daha güvenli bir yer olan Çorum'a yerleştiler.


İlkokula Çorum'da başladı. Daha sonra ailece Bursa'ya taşındılar. Bursa'da özel bir okul olan Bizim Mektep'te Fransızca ve keman dersleri aldı. 1926'da sınavla adı daha sonra Bursa Kız Öğretmen Okulu olarak değiştirilen Bursa Kız Muallim Mektebine girdi. 1931 yılında mezun oldu ve babasının da öğretmenlik yapmakta olduğu Eskişehir'e tayin oldu. Eskişehir'de öğretmenlik mesleğini 4.5 yıl yaptı.


15 Şubat 1936 tarihinde Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Hititoloji bölümüne kaydoldu. Nazi Almanyası'ndan Türkiye'ye iltica etmiş olan ve Ankara Üniversitesinde dersler veren Prof. Dr. Hans Gustav Guterbock'dan Hitit Dili ve Kültürü derslerini, Prof. Dr. Benno Landsberger'den Sümer ve Akad Dilleri ve Mezopotamya Kültürü derslerini aldı. 1940 yılında Ankara Üniversitesinden mezun olduktan sonra İstanbul Eski Şark Eserleri Müzesi Çiviyazılı Belgeler Arşivine uzman olarak atandı. Aynı okuldan mezun olan ve Topkapı Sarayı Müdürü olarak uzun yıllar görev yapan Kemal Çığ ile evlendi. Bu evlilikten iki kızı oldu. 


Müzede çalıştığı 31 yıl boyunca meslektaşı Hatice Kızılyay ve Dr. F. R. Kraus ile birlikte müzenin deposunda bulunan Sümer, Akad ve Hitit dillerinde yazılmış on binlerce tableti temizleyip, sınıflandırıp numaralandırdı, 74 bin tabletten oluşan çivi yazılı belgeler arşivini oluşturdu, 3 bin tabletin kopyasını yapıp katalog halinde yayımladı.


1957'de Münih'teki Oryantalistler Kongresi'ne katıldı. 1960'ta Heidelberg Üniversitesinde 6 aylık bir çalışma yaptı. 1965'te Roma'da sergilenen Hitit sergisini bu şehirden alarak Londra'ya götürdü. 1972'de emekliye ayrıldı. Emeklilikten sonra bir süre yurtdışında yaşayan Muazzez İlmiye Çığ 1988'de Philadelphia'daki Asuroloji kongresine katıldı. 
Prof. Kramer'in History Begins at Sumer adlı kitabını Türkçeye çevirdi ve kitap 1990'da “Tarih Sümerle Başlar” adıyla Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlandı. Kitabın çok ilgi görmesi üzerine 1993'te çocuklara yönelik Zaman Tüneliyle Sümerlere Yolculuk da dahil Sümer ve Hitit kültürlerini tanıtan kitaplar yazdı.. Bunun yanısıra Vatandaşlık Tepkilerim, Atatürk Düşünüyor, Türkiye için Neler Yapmalı gibi çeşitli konularda kitapları bulunmaktadır. 


Muazzez İlmiye Çığ'ın özel arşivi Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı'ndadır.
 

banner11
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner9