Öne Çıkanlar turkish press gazetesi Cumhurbaşkanı Erdoğan Ali Tahir

İngiltere'de Çanakkale Şehitleri Anıldı

Törene Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçisi Ümit Yalçın, Londra Başkonsolosu Çınar Ergin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Londra Temsilcilisi büyükelçi Oya Tuncalı, Gosport Belediye Başkanı Diane Furlong, Londra Askeri Ataşesi Albay Candan Aşçı, Portsmouth Anadolu Eğitim ve Kültür Derneği (Anatolian Education & Culture Centre) Başkanı Şahin Cebeci, Londra Yunus Emre Enstitüsü başkanı Mehmet Karakuş, Luton Türk Kültür merkezi başkanı Atilla Üstün, UID İngiltere başkanı Erdal Yetimova, İngiltere Kahraman Maraşlılar derneği başkanı Ali Kılınç, Londra manset gazetesi yazi işleri müdürü İsmail Karakaş ve diğer sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
 

Şehitler için saygı duruşu ve İstiklal marşı okunması ile başlayan anma töreninde konuşma yapan Büyükelçi Yalçın, “Bugün burada 1850-1851 yılları arasında şehit düşen 26 denizcimizin kabirlerinin bulunduğu, Türk Deniz Şehitliği’nde Türk tarihinin en büyük ve en şerefli zaferleri arasında yer alan Çanakkale Deniz Savaşları'nın 104.yıl dönümünü ve Şehitler Günü'nü anmak için bir araya geldik. Çanakkale ulusumuzun birlik ve beraberlik ruhuyla geliştiği, tarihi altın harflerle var olmuş bir destandır.

Hepimiz için birleştirici ve ortak değer olan Çanakkale ruhu bir toplumun dayanışma ile kazanabileceklerini, üstesinden gelebilecek zorlukları hepimize göstermektedir.

Ulusumuz Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı sonrasında Kore’den Kıbrıs’a, terörle mücadelen barış hareketlerine kadar birçok sahada yurtta ve dünyada mücadeleler edip, şehitler vermiştir.

Ülkemizin çıkarlarının yurt dışında korunması adına görevlerini onurla icra ederken hain Asala ve 17 Kasım terör örgütlerinin saldırılarında diplomatlarımız da şehit olmuştur.

Vatanı için canını veren meslektaşlarıma da bu vesileyle huzurlarınızda anmak istiyorum. Başta Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşları olmak üzere burada yatan şehitlerimizi vatan, millet, bayrak, özgürlük ve cumhuriyet gibi vazgeçemeyeceğimiz değerleri korumak uğruna hayatlarını feda eden, manevi varlıklarıyla bize her zaman güç veren, bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Ruhları şad olsun, mekanları cennet olsun” dedi.

Büyükelçi Yalçın, konuşmasının ardından Londra Askeri Ataşesi Albay Candan Aşçı ise günün anlam ve önemini anlatan bir konuşma gerçekleştirdi.

Albay Aşçı, “Bugün 18 Mart Şehitler Günü'nü ve bu tarihe şehitler gününün adını veren Çanakkale Deniz Zaferi’nin yıl dönümünü haklı bir gurur içinde idrak etmekteyiz.

Türk ulusunun kahramanlığını tarih sahnesine bir kez daha yazdıran Çanakkale Zaferi'nin kahramanlarını bir kez daha anıyoruz. Çanakkale savaşları dünyaya Türk’ün yenilmezliğini, Mehmetçiğin azim ve iradesini, centilmenliğini de göstermiştir.

Bununla birlikte bu savaşlar sırasında tarih sahnesinde bir komutan parlamıştır, Mustafa Kemal. Bu anlamlı günde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bizlere cennet vatanımızı armağan eden atalarımızı, vatanı candan bilen bütün şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden gazilerimizi, 18 Mart Şehitler Günü'nde bir kez daha rahmet, şükran ve saygıyla anıyorum” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından şehitler için Londra Diyanet Müşaviri Mahmut Özdemir dua okudu.

İngiltere'de Çanakkale Şehitleri anma etkinliklerinin ardından Büyükelçi Yalçın ve Başkonsolos Çınar Ergin Portsmouth Anadolu Eğitim ve Kültür Derneği (Anatolian Education & Culture Centre) ziyart ettiler.
Başkan Şahin Cebeci'den bilgiler aldılar.

İngiltere'de Çanakkale Şehitleri anma etkinliklerinde açıklama yapan Portsmouth Anadolu Eğitim ve Kültür Derneği (Anatolian Education & Culture Centre) Başkanı Şahin Cebeci:

"Bizler Portsmouth'da yerleşik olarak yaşayan Türk vatandaşları olarak şehitliğimize sahip çıkıyoruz arkadaşlarımız buraya gelerek mezarların temizliklerini yapıyor, bayrağımızı düzenli olarak değiştiriyoruz. İngiltere'de yaşayan tüm Türk vatandaşları istedikleri zaman buraya gelerek şehitliğimizi ziyaret edebilir."

Osmanlı Donanması'na ait Mir'at-ı Zafer ve Sirağ-ı Bahr-i Birik isimli iki Türk gemisi 1850 yılının Ekim ayında İstanbul'dan demir alır. Gemideki öğrenciler, İngiltere'nin Portsmouth şehrinde denizcilik eğitimi aldıktan sonra geri döneceklerdir. Mürettebat, uzun bir
yolculuğun ardından dünyaca ünlü denizcilik okullarının bulunduğu Portsmouth limanına varır.

Osmanlı Padişahlarımızdan 1.Abdülmecid'in talimatıyla gönderilen öğrenciler, İngiltere gazetelerinin ilgi odağı olur.

Kıyafetleri, karaya çıkar çıkmaz harcadıkları hatırı sayılır paralar, gemiyi ziyaret etmek isteyenlere karşı gösterdikleri nezaket ve cuma gününü ibadete ayırmaları dönemin gazetelerinde geniş yer bulur.

Ama ne yazık ki onları talihsiz bir hastalık beklemektedir. 1849 yılının yaz ayında görülen kolera salgını, Türk denizcilerinin kaderini şekillendirecek, onları geri dönülmez bir yolculuğa çıkaracaktır.

Bölgede kanalizasyon sistemi olmadığı için hastalık hızla yayılır.

Portsmouth ve Gosport'da etkisini şiddetlendiren salgın sonucunda bine yakın kişi ölür.

Hayatını kaybedenler arasında 22 Türk öğrencimizde vardır.

Memleketlerinden binlerce kilometre uzakta can veren şehit öğrencilerimiz, Portsmouth'un karşı kıyısındaki Gosport'a defnedilirler. 
İngiliz yetkililer, Kraliyet Deniz Kuvvetleri'ne ait bir hastanenin bahçesini Türk şehitlerine ayırır.

Daha sonra şehitlik buradan taşınarak Alver Gölü kıyısındaki Caylhall Naval mezarlığına nakledilir. 1985 yılında Türk yetkililer tarafından restore edilen mezarlık, bugünkü halini alır.
Göl kenarındaki Portsmouth Türk Deniz Şehitliği, her yıl belirli dönemlerde resmî yetkililer tarafından ziyaret ediliyor.

Bölgede yaşayan Türk vatandaşları da şehitleri yalnız bırakmıyor.

Büyükelçi Yalçın konuşma metninin tamamı

Sayın Başkan,
Türk toplumunun kıymetli üyeleri, Saygıdeğer basın mensupları,
Hanımefendiler, Beyefendiler ve Sevgili çocuklar, Bugün burada, 1850-1851 yılları arasında şehit düşen 26 denizcimizin kabirlerinin bulunduğu Türk Deniz Şehitliği’nde Türk tarihinin en büyük ve en şerefli zaferleri arasında yeralan Çanakkale Deniz Savaşlarının 104. yıldönümünü ve Şehitler Günü’nü anmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz.

Çanakkale, ulusumuzun birlik ve beraberlik ruhuyla giriştiği, tarihe altın harflerle kazınan bir varoluş destanıdır. Çanakkale’de yaşanan her an, bu kahramanca destanda vatanı için can veren her nefer,vatanımızın ve milletimizin mukadderatını çizmiştir.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “bugünümüzü kurtaran, maziye kahramanlığını ve büyüklüğünü iade eden, bu toprakları bize sonsuz vatan yapan bir mücadele” sözleriyle özetlediği Çanakkale Zaferleri, Türk Milleti’nin esaret altında yaşamaktansa, ölmeyi yeğlediğini tarihe ve tüm dünyaya kabul ettirişidir.
Yüzyılın son Centilmenler Savaşı olarak geçen bu savaşta, askerimiz bütün dünyaya büyük bir insanlık dersi vermiş; bir yandan yıkıma karşı ülkesini kanıyla müdafaa ederken, diğer yandan sahip olduğu merhametin boyutunu, düşmanlığın dostluğa dönüşünün örneklerini herkese gösterebilmiştir.

Hanımefendiler, Beyefendiler ve Sevgili çocuklar,İçinde bulunduğumuz yıl, tarih boyu bağımsızlığın şerefiyle yaşayan milletimizin, Kurtuluş Savaşı’nı başlatışının ve Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal’in Samsun'a çıkışının 100. yıldönümü de içermektedir.

Kurtuluş Savaşımız için gerekli azim, kararlılık ve birliktelik esasen Çanakkale ruhuyla mümkün olmuştur.

Bugün, Şehitler Günü vesilesiyle, milli sınırları içerisinde bağımsız yaşamak uğruna, tarihin en şanlı mücadelesini bizlere miras bırakan, bir ulusun kuruluş kıvılcımını yakan ve bu uğurda hiç düşünmeden canlarını ortaya koyan tüm bu şehitlerimizi rahmet ve minnetle yadediyorum.

Saygıdeğer katılımcılar, Çanakkale Savaşları’nda kazanılan kesin zaferde, daha önceki dönemlerde eğitime ve teknik gelişime verilen önemin rolü büyüktür. Bugün burada, huzurlarında bulunduğumuz aziz şehitlerimiz, bunun en belirgin örneğidir. 1850 yılında Sultan Abdülmecit tarafından seyir ve topçuluk eğitimi almak için Portsmouth’a gönderilen ve yurtlarından binlerce kilometre uzakta, Gosport’ta toprağa verilen şehitlerimiz Çanakkale’de şanlı bir destan yazan neslin öncüleri olmuştur.

Türkiye Ordusu, köklü ve saygın tarihinden aldığı bilinçle, güçlü ve çağdaş bir kuvvet yapısına erişmiş; bölgesinin ve dünyanın en modern, en caydırıcı ordularından birisi halini almış; kendi gemisini, tankını ve uçağını milli imkân ve kabiliyetleriyle üretebilen sayılı ülkeler arasında yerini almıştır. Ordumuz, Çanakkale’de, Gosport’ta ve Birleşik Krallık’ın diğer şehirlerinde ebedi istirahatlerini sürdüren şehitlerimizden aldığı bayrağı, kendisine yaraşır şekilde ileriye taşımıştır.

Hanımefendiler, Beyefendiler ve Sevgili çocuklar, Anma günlerimiz; milli birlik ve beraberliğimizi pekiştiren, toplumsal dayanışmamızı güçlendiren ve genç kuşaklarımıza ulusal bilinç duygusu aşılayan özel günlerdir.

Hepimiz için birleştirici ve ortak bir değer olan Çanakkale ruhu, bir toplumun dayanışmayla kazanabileceklerini, üstesinden gelebileceği zorlukları hepimize göstermektedir.

Ulusumuz Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı sonrasında, Kore’den, Kıbrıs’a, terörle mücadeleden barış harekâtlarına kadar birçok sahada, yurtta ve dünyada barış uğruna mücadele etmiş; şehitler vermiştir.
Ülkemizin çıkarlarının yurtdışında korunması adına görevlerini onurla icra ederken, hain ASALA ve 17 Kasım terör örgütlerinin saldırılarında diplomatlarımız şehit edilmiştir. Vatanı için canının veren meslektaşlarımı da bu vesileyle huzurlarınızda anmak isterim.

Terörün farklı biçimleriyle yıllardır mücadele eden Türkiye, bugün de sınırlarımızı korumak için aynı azim ve kararlılıkla mücadele etmektedir. Bu vesileyle, gerek yurtiçinde gerek Irak ve Suriye’de terörle mücadelede canlarını kaybeden askerler, polis, jandarma ve özel kuvvetlerimizi de minnet ve rahmetle anıyorum.

Tarih boyunca vatan için destanlar yazmış olan bu aziz Millet, egemenliğini ve iradesini gaspetmeye çalışan, Meclisini ve sivil halkını hedef almaya yeltenecek kadar gözü dönüş canilere karşı “15 Temmuz” akşamı genci yaşlısı, kadını erkeğiyle, canı pahasına mücadele etmiştir.

Hainlerin bu alçak girişiminde, 251 vatandaşımız şehadete erişmiştir.
Ülkemizi hedef alan tüm çabaların, birlik ve beraberlikle boşa çıkarılacağını bizlere tekrar gösteren şehitlerimizi bugün şükranla anmayı borç biliyorum.

Türk toplumunun kıymetli üyeleri, Bugün bizlere düşen, aziz şehitlerimizin uğrunda canlarını feda ettikleri idealleri yaşatmaktır.
Çanakkale Zaferi’ni kazandıran inanç, azim, fedakârlık ve ümit duygularını evlatlarımıza ve gelecek nesillerimize aşılayabilmek, şehitlerimizin hatırasına gösterebileceğimiz en büyük saygı olacaktır.

Bu vesileyle, başta Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşları olmak üzere, burada yatan şehitlerimizi ve devlet, vatan, bayrak, millet, özgürlük ve Cumhuriyet gibi vazgeçemeyeceğimiz değerleri korumak uğruna hayatlarını feda eden, manevi varlıklarıyla bize her zaman güç veren tüm
şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor; aziz hatıralarının önünde saygıyla eğiliyorum.

Ruhları şad olsun, mekânları cennet olsun!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.