Öne Çıkanlar Zazalar Atilla Üstün Kukla Şafak Tunç İngiltere

İngiltere'deki Türk sivil toplum temsilcilerinden Suriye çağrısı

'deki Türk sivil toplum örgütlerinin temsilcileri Suriye kaynaklı sığınmacı kriziyle ilgili Londra'da basın açıklaması yaptı.

Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği önünde toplanan, British-Turkish Association çatı örgütü bünyesindeki sivil toplum örgütlerinin temsilcileri adına basın açıklamasını Leicester Türk Toplum Başkanı İbrahim Gökçe okudu.

Türkiye'nin dünyada en çok sığınmacıya ev sahipliği yapan ülke olduğu belirtilen açıklamada, "Diktatör Esed'in İdlib'deki masum sivillere saldırısı yüzünden şimdi çok sayıda sığınmacı zaten sığınmacı yükü altındaki Türkiye'ye yönelmiş bulunuyor." ifadelerine yer verildi.

Türkiye'nin sığınmacılara yönelik siyasetinin değişmediği belirtilen açıklamada, ülkenin kapısının baskıdan kaçan herkese açık kalacağı vurgulandı.

Uçuşa yasak bölge

Türk sivil toplum örgütleri açıklamalarında İngiltere ve Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin hükümetlerinden de taleplerde bulundu.

AB'den, Türkiye ile yaptığı sığınmacı anlaşmasında kendi üzerine düşenleri yerine getirmesi istenilen açıklamada, ilgili hükümetlerin sığınmacıların Avrupa'ya girişini engellememesi çağrısı yapıldı.

Açıklamada, uluslararası toplumdan da İdlib'de uçuşa yasak bir bölge oluşturulması için harekete geçmesi istendi.

Aralarında AK Parti Londra Temsilcisi Abdurrahim Boynukalın ile Uluslararası Demokratlar Birliği İngiltere Şubesi Başkanı Erdal Yetimovan'ın da bulunduğu Türk sivil toplum örgütü temsilcileri daha sonra elçilikte Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Ümit Yalçın tarafından da kabul edildi.
 


İngiltere'de Türk sivil toplum örgütlerinin temsilcileri Suriye kaynaklı sığınmacı kriziyle ilgili Londra'da basın açıklaması yaptı.

Türk-İngiliz Derneği Tarafından Suriye Krizi üzerine Yapılan Açıklama:  Bir taban birlik  dayanışma grubu olan Türk İngiliz Derneği, Suriye'de İdlib adıyla bilinen bölgeden Beşar Esad zulmünden kaçan sığınmacıları konu ederek anmıştır. Ayrıca  geçen hafta içinde yaklaşık 40 Türk askerinin, Suriye kasabı tarafından katledilmesiyle sonuçlanan olaydaki tavrı ve duruşuyla da Türkiye'yi selamlıyoruz. Türkiye dünyada en çok sığınmacı kabul eden ülkedir. 

İblid, Suriye'de diktatör Esad rejiminden kaçan pek çok masum insan Türkiye'yi çare olarak görerek oraya doğru ilerlemektedir zira Türkiye'ye daha önce kaçarak yerleşmiş pek çok Suriyeli mülteci hali hazırda ülke toprakları içindedir. Türkiyenin mültecilere ve göç olayına olan bakışı değişmemiştir,  zulümden kaçan bu masum insanlara yardım etmeye devam edecektir. Türkiye bu bağlamda mültecilere karşılıksız sağlık ve sosyal hizmetler, yanısıra iş imkanları sunarak, sığınmacılara birer misafir  hassasiyetiyle davranmaktadır. 

Ancak Türkiyeye doğru gerçekleşen  yeni gelen göç dalgasıyla, ülkede aşırı yoğunlaşan mülteci nüfusu nedeniyle yurt içi kaygılar baş göstermiştir. Bu nedenle başka seçenek olmadığı için Türkiye sınırlarını açmak zorunda kalmıştır. Hiç bir şekilde halen ulje topraklarında yaşayan mültecilere bir zorlama veya ülkeden ayrılmaları için baskı yapma söz konusu değildir.

Türkiye'den ayrılmayı isteyenler tamamen kendi iradeleriyke karar vermişlerdir. Avrupa ülkeleri Türkiyenin mülteci konusundaki  ısrarlı yardım çağrılarına, sığınmacı yoğunluğunun artmasıyla oluşan sorunlara kayıtsız ve ilgisiz kalmayı seçmiştir.

Türkiye sürekli.olarak göç ve artan mülteci krizi konusunda uyarılarda bulunsa da, tüm bu çağrı ve uyarılar yanıtsız bırakılmıştır..Şu an yaklaşık bir milyonun üzerinde yerinden yurdundan edilmiş, Esadın kanlu saldırılarından kaçan mültecimiz bulunmaktadır. Uluslarası arenada çözüm bulunamayışı, konuya kayıtsız kalınışı da Esad rejimini cesaretlendirmiştir. Bu duruma daha fazla göz yummayacak ve sorunun daha da kötüleşmesine izin vermeyeceğiz. Zulümden kaçan mültecilerin ve göç olayının nedenTürkiyenin omuzlarına yüklenmesini bekliyoruz? Bu uluslarası, her ülkeyi ilgilendiren bir sorundur ve ortak bir çözümü gerektirmektedir.

Türkiyeyi 4 milyon mülteci ile ve göç sorunuyla baş başa bırakan komşu ülkelerin anlaşılamaz eleştirileri son derece yanlış ve objektiflikten uzaktır.Bugün acımasızca sınırlarındaki sığınmacı mültecilere saldıran Yunanistan, 2. Dünta Savaşı yıllarında Sovyet ve Nazi zulmünden kaçan Avrupalı nüfusun çoğunluğunu oluşturuyordu ve bu sığınmacılara, Suriye, Filistin ve Mısır kapılarını açmış, onları güvenle kendi vatanlarına kabul etmişlerdi.Şimdi aynı duruma düşen Suriyeli sığınmacılara Avrupa ülkeleri tarafından uygulanan acımasız, ilgisiz politika utanç vericidir. 

Bu tarihsel gerçeğin bu kadar çabuk unutulması ne acıdır! Mesajımız İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerine yöneltilmektedir. 

Buna göre;
1.Avrupa Birliğinin, mülteci krizi konusunda üzerine düşen rol ve görevleri yapmıyor olduğunu öğrenmek Türk İngiliz Dermeği tarafından üzüntüyle karşılanmaktadır. Oysa bu, tüm ülkelerin imzaladıkları bir anlaşmadır ki Tükiyeye doğru yönlenmiş , çok yoğun mülteci sayısını ve bu konu için ayrılmış fonları da içermektedir. 

2. İngiltere ve Avrupa Birliği gerek politik gerekse insanı nedenlerle Avrupa sınırını geçmek isteyen sığınmacıların önünü kesmemek için gerekli adımları atmalıdır. 

3. Yurtsuz ve yersiz kalan bu insanlarla alakalı olarak oluşması muhtemel her türlü trajedinin önlenmesi amaçlı uluslararası kurum ve kuruluşlar sorumluluk bilinciyle hareket etmelidirler.

 4. Medeni dünyanın birlik beraberlik içinde çalışarak Suriye kasabının neden olduğu ve kendi halkını hedeflediği bu acı ve zulümü durdurması, engellemesi geeekmektedir. Türkiye Cumhuriyeti İletişim Bölüm Başkanı sayın Fahrettin Altun, Türkiyenin, Ruanda, Bosna Hersek gibi ülkelerde yaşanan ve şimdilerde de Suriye İdlib de gözlenen soykırıma sessiz kalamayacağını belirtmiştir. 

5.Türk İngiliz Derneği tüm uluslararası kurum ve kuruluşları sivil halkı korumak ve İdlib bölgesinde acil olarak güvenli bölge oluşturmak amacıyla birlik, beraberli ve dayanışmaya davet etmektedir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.