Londra'da ‘Medusa’nın Harem Ziyareti’
Röportaj: Sinem Güvenç Fotoğraf: Shanice Şanlı

Taner’in, Yerebatan Sarayı’nı Londra’ya taşıdığı defilede, aralarında ünlü oyuncu Wilma Elles ve İngiliz top model Chloe Jasmine’ in de olduğu 12 manken, 12 parçalık bir kapsül koleksiyonunu tanıttı.

Moda ve sanat danışmanı Zeynep Ober’in katkılarıyla gerçekleşen defilede, Wilma Elles, podyuma ‘Medusa’ tahtında 4 erkek model tarafından getirildi.

Türkiye’nin Londra Başkonsolosu Çınar Ergin ve eşi Deniz Ergin, Global Business Management iş adamları oluşumunun kurucu başkanlığını yürüten Nuri Bulgurcu’nun da katıldığı geceye çok sayıda ünlü isimler de bulundu. Avusturya Büyükelçiliği yetkililerinin de hazır bulunduğu geceye, Türk- İngiliz iş insanlarının ve uluslararası medya kuruluşlarının da ilgisi yoğun oldu.

Tasarımcı Emre Tamer ve moda ve sanat danışmanı Zeynep Ober ile gerçekleştirdiğimiz röportaj:

Sinem Güvenç: Tasarımcı olmaya nasıl karar verdiniz?

Emre Tamer: Karar vermedim, tasarımcı doğdum. 2-3 yaşımdan beri çizim yapıyorum fakat güzel sanatların her dalına ilgim vardı. Viyana ve Venedik’te güzel sanatlar akademilerinde
okudum. Bu süreç içerisinde çok ünlü bir Belçikalı tasarımcı Viyana’da profesörlük almıştı. Profesörlüğe gelmesinden çok etkilenmiştim ve moda bölümüne başvurdum, kabul edildim. Sonrasında asıl istediğimin moda tasarımcısı olmak olduğunu anladım.

Sinem Güvenç: Koleksiyonlarınızın oluşum sürecini anlatır mısınız, tasarımlarınızın ortaya çıkışında nereden ilham alıyorsunuz?

Emre Tamer: İlham, farklı yerlerden gelebiliyor. Bu son koleksiyon Yerebatan Sarnici’ndaki Medusa başından etkilenerek yapıldı, koreografi de buna göre yapıldı. Dört erkek manken modelimiz Wilma Elles’i podyuma taşıdı. Bu seferki konsept Yerebatan Sarnici ve haremdi. Kendi kök kültürümüzü yani Türkiye’nin kültürünü bu şekilde tanıtmak istedik. Her defilenin konsepti farklı olabiliyor. O anki kullanmak istediğiniz teknik kumaşlara bağlı. Ama özel olarak bütün defilelerimde farklı dijital baskı tasarımları yapıyorum; bunun dışında plise ve teknolojinin son ürünü olan lazer tekniğini tasarımlarımda çok kullanıyorum.

Sinem Güvenç: Beğendiğiniz tasarımcılar kimler?

Emre Tamer: Çok fazla var ama bayan alanında bizim ekollerimizden Hüseyin Çağlayan diyebilirim. Erkek modası anlamında da Raf Simons.

Sinem Güvenç: Zeynep Hanım, bu etkinliklerin hazırlık süreçlerinden kısaca bahseder misiniz?

Zeynep Ober: Hazırlık süreci aylar sürüyor. Mesela bu etkinlik için 6 ay hazırlandık. Organizatör ve moda danışmanı olarak ben ve tasarımcı Emre Tamer en önemli roldeydik ama gerek dikimde gerek danışmanlık, müzik, koreografi olsun tabi ki büyük bir ekiple çalıştık.

Sinem Güvenç: Tasarımcı olmak isteyen yetişkinlere mesajınız ne olurdu?

Zeynep Ober: Genç veya yetişkin fark etmez yeter ki isteyin. İçinizden gelmesi lazım. Tasarım bir sanat ve ben sanatla moda tasarımını bir tutarım. Bu bir sanattır, bir yaratıcılıktır. İçinizde o yaratıcılık varsa hiç durmayın geliştirin yasınız kaç olursa olsun.

Sinem Güvenç: Gelecek projelerinizden söz eder misiniz?

Zeynep Ober: Çok büyük projelerle geliyoruz. Her seferinde bir değişiklik yapmak istiyoruz. Şimdiye kadar çok güzel şeyler gerçekleştirdik, bundan sonra da devam edeceğiz.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.