Öne Çıkanlar ak parti kar uludağ avrupa yabancı turist
banner6
banner13

İngiltere Gündemi

-İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı, teyit edilen Omicron vaka sayısının 24 saat içinde 86 artarak 246'ya yükseldiğini doğruladı.

-Britanyalı Kıbrıslı Türkler, ırkçılık yapan belediye başkanını protesto edecek

-İngiltere Kovid-19'un tedavisinde yeni bir ilaca onay verdi

-İngiltere ve Galler'de geçen yıl 688 evsiz hayatını kaybetti

-İngiliz medyasında Müslümanlarla ilgili haberler İslamofobik ifadelerle dolu

-İngiltere'de uyuşturucu kullananların pasaportlarına el konulacak

-İngiltere'de en popüler erkek bebek ismi Muhammed

-Muhammed ismi, İngiltere'de en popüler erkek bebek ismi olmayı sürdürdü.

-İngiltere'de Müslümanlar medyaya 'sorumlu habercilik' yapması çağrısında bulundu

-İngiltere'deki en büyük Müslüman sivil toplum platformu Britanya Müslüman Konseyi İngiliz medyasının Müslümanlar ve İslam'la ilgili haberlerinde "İslamofobik ifadeler" kullanmasını eleştirerek medyanın "sorumlu habercilik" yapması çağrısında bulundu.

-İngiltere Luton'da Kitap Kulübü Kuruldu


 İngiltere 'de Omicron vaka sayısı 24 saat içinde 86 artarak 246'ya yükseldi

İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı, teyit edilen Omicron vaka sayısının 24 saat içinde 86 artarak 246'ya yükseldiğini doğruladı.

Vaka sayısı bir günde yüzde 50 arttı! Korkutan açıklama: Artık çok geç.

Dünya genelinde hızla yayılan Omicron varyantı gizemini koruyor. 

Bilim insanları virüsün olası etkilerini, ilaç ve aşılara direncini ve bulaşma gücünü araştırırken Güney Afrika'daki vakaların neredeyse tamamının Omicron olduğu açıklandı.İngiltere'den gelen son haberlerse tedirginlik yarattı.

Koronavirüs salgınında 4. dalga ile pençeleşen Avrupa şimdilerde de Omicron varyantı için alarma geçmiş durumda.

YÜZDE 50 ARTIŞ 

İngiltere'de Omicron varyant vaka sayıları bir günde yüzde 50'den fazla arttı.

Ajanstan yapılan açıklamada teyit edilen vakaların dışında tespit edilemeyen yüzlerce vakanın sokaklarda dolaşıyor olduğuna dikkat çekildi.

DELTA'DAN ÇOK DAHA HIZLI YAYILIYOR 
Türün bulaşıcılığı ve aşılara karşı ne kadar dirençli olabileceği konusunda hala belirsizlik olsa da, bilim insanları Omicron'un şu anda baskın olan Delta'dan çok daha hızlı yayıldığına dair artan kanıtlar olduğunu belirttiler.

KORKUTAN AÇIKLAMA: ARTIK ÇOK GEÇ
 
İngiltere'de hükümet bilim danışmanı Profesör Mark Woolhouse, İngiltere'nin Omicron varyantının yayılmasını durdurmak için "çok geç" kaldığını açıkladı ve şunları söyledi;
"İthal edilen ilk vakalar çok önemli, bunları tespit etmek ve bulundukları yerde izole etmek gerekir. Ancak biz bu şansı kaçırdık, Omicron dalgasının seyrinde önemli bir fark yaratmak için artık çok geç.
Varyant şu anda zaten hızla yayılmaya başladı. Birleşik Krallık'taki mutlak vaka sayısının yüzlerce olduğundan şüpheleniyorum"

TÜM DÜNYADA DELTA'NIN YERİNİ ALABİLİR 
Woolhouse, Omicron varyantının "yüksek derecede bulaşıcı" olduğuna dikkat çekerek "İlk işaretlere göre varyant Güney Afrika'daki gibi İngiltere'de de oldukça hızlı yayılıyor. Bu eğilimler devam ederse, Omicron tüm dünyada deltanın yerini tamamen alabilir." ifadelerini kullandı.

Güney Afrikalı bir sağlık araştırmacısı, Omicron'un yüksek oranda bulaşıcı olduğunu, ancak tipik olarak "daha hafif" hastalıkla sonuçlandığını öne sürmüştü.

KESİN SONUÇLAR İÇİN ÇOK ERKEN 
Omicron'un neden olduğu Kovid-19 hastalığının daha hafif olabileceğini gösteren bazı kanıtlar ortaya çıkmış olsa da, uzmanlar kesin sonuçlar çıkarmak için henüz çok erken olduğu konusunda uyardı.

İSKOÇYA :POPÜLER OLMAYAN KARARLAR ALMAYA HAZIRLANIYORUZ 
İskoçya başbakanı Nicola Sturgeon, “Popüler olmayan kararlar” almaya hazır olduğu konusunda uyardı ve harekete geçmek için beklemenin “çok geç” olabileceğini belirtti.

İNGİLTERE'DE PEŞ PEŞE ÖNLEMLER 
Varyant ilk olarak 27 Kasım'da İngiltere'de onaylandı . Hafta sonu, İngiltere'ye giriş yapanlar için seyahat kısıtlamalarının sıkılaştırılacağı ve kalkış öncesi testlerin zorunlu hale geleceği açıklandı.

---------------------------------------------

Britanyalı Kıbrıslı Türkler, ırkçılık yapan belediye başkanını protesto edecek


Britanyalı Kıbrıslı Türkler, Londra’da Türklerin yoğun yaşadığı bölgelerden Waltham Forest Belediyesi Başkanı Grace Williams’ı ayrımcılık ve Kıbrıs Türk toplumuna karşı ırkçı hareketten dolayı protesto etmeye hazırlanıyor.


Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi’nin (Konsey) önderliğinde gerçekleştirilecek eylem 9 Aralık Perşembe günü Waltham Forest Belediye binası önünde saat 18.30-20.30 arasında gerçekleştirilecek. Protesto eylemi devam ederken belediye binasında ise bu yılın son toplantısı yapılacak.

Protestonun, Belediye Başkanı Williams’ın 15 Kasım’da Waltham Forest Belediye binası önünde ‘izin alınarak’ düzenlenmiş olan bir törenden sonra belediye yetkililerinin KKTC bayraklarını kaldırarak Kıbrıs Türk toplumuna karşı ayrımcılık yapmasına ve Belediye’nin internet sitesinde hâlâ yer alan kışkırtıcı ve saldırgan bir bildirinin yayımlanmasına istinaden gerçekleştirileceği belirtildi.

DİLEKÇE İMZALANDI


İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi Başkanı Ayşe Osman konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Kıbrıslı Türkler vardır ve Kuzey Kıbrıs bizim etnik vatanımızdır. Diğer topluluklar gibi biz de kimliğimiz ve bayrağımızla gurur duyuyoruz. Bize hiç kimsenin ayrımcılık yapma hakkı yoktur. Yaklaşık 3 bin kişi Belediye liderinin davranışını kınayan bir dilekçe imzaladı ve yüzlerce kişi daha şikâyette bulundu, ancak ne Grace Williams ne de Waltham Forest Belediyesi davranışlarından dolayı özür dilemeye yanaştı. Belediye lideri, KKTC bayrağının Waltham Forest’tan kalıcı olarak men edileceğini açıklarken, bayrağın çekilmesiyle sözde işlenen ‘suç’tan dolayı Rumlardan da iki kere özür diledi. Kıbrıs Türk toplumuna karşı yapılan ayrımcılık ve ırkçı hakaretler içeren bu davranış, protesto çağrılarına yol açtı” dedi.
----------------------------------------------------------

İngiltere Kovid-19'un tedavisinde yeni bir ilaca onay verdi

İngiltere'de, yeni tip koronavirüs nedeniyle hastaneye yatış ve ölüm ihtimalini yüzde 79 azalttığı tespit edilen monoklonal antikor ilacı Xevudy'nin (sotrovimab) kullanımına onay verildi.

İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumundan (MHRA) yapılan açıklamada, Xevudy'nin, hafif ila orta şiddette Kovid-19 enfeksiyonu olan ve ciddi hastalık geliştirme riski yüksek kişilerde hastaneye yatış ve ölüm riskini azaltmada güvenli ve etkili olduğunun belirlendiği kaydedildi.

Açıklamada, Xevudy'nin, Kovid-19 tedavisi için geliştirilen "Ronapreve" adlı monoklonal antikordan sonra onaylanan ikinci monoklonal antikor tedavisi olduğuna işaret edildi.

GSK ile Vir Biotechnology tarafından geliştirilen bu ilacın, enfeksiyonun erken evrelerinde alındığında daha etkili olduğu belirtilen açıklamada, bu nedenle MHRA'nın, ilacı mümkün olan en kısa sürede ve semptom başlangıcından sonraki beş gün içinde kullanılmasını önerdiği bildirildi.

Açıklamada, "Bir klinik çalışmada, semptomatik Kovid-19 enfeksiyonu olan yüksek risk taşıyan erişkinlerde tek doz monoklonal antikorun hastaneye yatış ve ölüm riskini yüzde 79 azalttığı belirlendi." ifadesi kullanıldı.

Ayrıca ilacın 12 yaş ve üzeri, 40 kilogramdan fazla olan kişiler için onaylandığının altı çizildi.

"Omicron varyantına karşı ne kadar etkili olduğunu yakından izleyeceğiz"
Sağlık Bakanı Sajid Javid de Twitter'dan yaptığı açıklamada, MHRA'nın, Kovid-19'a karşı yeni bir tedaviyi onaylandığını belirterek "Xevudy'nin Omicron varyantına karşı ne kadar etkili olduğunu yakından izleyeceğiz ve NHS ile dağıtım planları üzerinde çalışacağız." ifadesini kullandı.

-------------------------------------------------------

İngiltere ve Galler'de geçen yıl 688 evsiz hayatını kaybetti

İngiltere ve Galler'de 2020'de 13'ü yeni tip koronavirüsten (Kovid-19) toplam 688 evsizin yaşamını yitirdiği bildirildi.

Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) verilerine göre, yıllık kayıtlı evsiz ölüm sayısı geçen yıl 2014'ten bu yana ilk kez düştü.

2020'deki evsiz ölümlerinin yüzde 38,5'i (265 ölüm) uyuşturucudan kaynaklanırken, intihar kaynaklı ölümler bir önceki yıla göre 38 azalarak 74'e düştü. 19 kişinin 25 yaşın altında olduğu tespit edilirken, hayatını kaybedenlerin yaklaşık yüzde 90'ını erkekler oluşturdu.

Başkent Londra, en fazla ölümün kaydedildiği bölgeler arasında yer adlı.

Verilen sayıların, ölüm anında veya öncesinde, sokakta kalan veya geçici sığınma evlerinde bulunan kişileri içerdiği aktarıldı.

"Dünyanın en zengin toplumlarından birinde böyle bir şey yaşanmamalı"
Evsizlere yardım eden sivil toplum kuruluşu Homeless Link'in CEO'su Rick Henderson, bir yılda 688 ölümün "kesinlikle kabul edilemez" olduğunu ve gelecekte insanların çok erken ölmesini önlemek için bunların araştırılması gerektiğini belirtti.

"Dünyanın en zengin toplumlarından birinde böyle bir şey yaşanmamalı." diyen Henderson, ancak ölüm sayısının 5 yılda ilk kez düşmesinin ve Kovid-19 kaynaklı sadece 13 ölümün görülmesinin önemli olduğuna dikkat çekti.

Henderson, her evsize geçen sene sunulan geçici sığınma evlerinin bu kış da açık olması gerektiğini kaydetti.

"İç karartıcı"
Evsizlere kalacak yer sağlayan yardım kuruluşu Shelter CEO'su Polly Neate ise bir salgın sırasında en az 688 kişinin son günlerini evsiz geçirdiğini düşünmenin "iç karartıcı" olduğunu söyledi.

Hükümetin insanları sokaklardan kurtarmaya yönelik adımlarının can kayıplarını azalttığına işaret eden Neate, "Virüs hala ortalıkta dolaşırken ve zorlu bir kışa girerken kimseyi soğukta dışarıda bırakamayız. Acil barınmaya ihtiyacı olan, belediyelerce geri çevrilen ve hiçbir hakları olmadığı söylenen kişiler, hizmetlerimize şimdiden başvuruyor." dedi.
----------------------------------------------------

İngiliz medyasında Müslümanlarla ilgili haberler İslamofobik ifadelerle dolu

İngiltere Müslüman Konseyi'nin (MCB) raporunda, İngiliz medyasının, Müslümanlar ve İslam'la ilgili haberlerinde "yanlış bilgi, genellemeler ve İslamofobik ifadeler" kullandığı belirtildi.

MCB'ye bağlı Medya İzleme Merkezi'nin hazırladığı raporda, Ekim 2018-Eylül 2019 arasında 48 binden fazla makale ve 5 bin 500 TV haberi bandı analiz edildi.

"İngiliz Medyasının Müslümanlar ve İslam'la İlgili Yayını (2018-2020)" başlıklı raporda, Müslümanlarla veya İslam'la ilgili makalelerin neredeyse yüzde 60'ının ve televizyon haberlerinin de yüzde 47'sinin olumsuz olduğu belirtildi.

Raporda, 5 makaleden en az 1'inde terörizm veya aşırılığa odaklanıldığı; din, terörizm, aşırılık başlıkları altında Müslümanlara ve İslam'a karşı büyük bir önyargı sergilendiği ifade edildi.

Müslümanların yanlış tanıtıldığı, karalandığı ve iftiraya uğradığı kaydedilen raporda, bu nedenlerle tazminat ödenen ve kamuoyundan özür dileyen 10 vakaya özellikle yer verildi.

Müslümanları hedef alan gazetelerin adları
The Spectator, Daily Mail Australia, Mail on Sunday, Christian Today ve Jewish Chronicle gazetelerinin, özellikle Müslümanları veya İslam'ı düşmanca ele aldığı tespit edildi.

Müslüman inanç veya davranışlarına karşı önyargılı yaklaşan, bunları genelleştiren veya bunların yanlış tanıtıldığı makalelerin büyük bir bölümünün, sağ ve dini yayınlar tarafından yapıldığı not edildi.

Örnek olarak, Times gazetesinin "Hristiyan çocukların bakımı için Müslüman ailelere verildiğine" dair haberinde Müslümanlara ve Müslümanların kurduğu kurumlara iftira atıldığına yer verildi.

Jewish Chronicle, Telegraph ve Mail on Sunday gazetelerin de, yayınları nedeniyle tazminat ödemek zorunda kaldığı vurgulandı.

Raporun televizyon haberlerine ilişkin bölümünde de, ulusal kanalların bölgesel olanlara oranla Müslümanlara karşı daha önyargılı olduğu belirlendi. Ayrıca, sağ görüşlü uzmanların Müslümanlara karşı yalan bilgi yaymak dahil genellemeler yaptığı birçok durumda karşıt görüşlere yer verilmediği kaydedildi.

"Adil bir şekilde yapılmasını bekliyoruz"
Medya İzleme Merkezi Direktörü Rizwana Hamid, konuya ilişkin açıklamasında, raporda herhangi bir yayın kuruluşu ve gazetecinin suçlanmasının amaçlanmadığını belirterek, ancak endüstrinin Müslümanlar ve İslam söz konusu olduğunda işlerin doğru gitmediğini kabul etmesinin zamanının geldiğini belirtti.

Raporun yazarı Faysal Hanif ise, "Müslümanlar ve İslam, gerektiğinde eleştiri veya sorgulanmadan muaf tutulmamalı. Ancak bunun, klişelere ve genellemelere başvurulmadan adil bir şekilde ve gereken özenle yapılmasını bekliyoruz." dedi.
--------------------------
İngiltere'de en popüler erkek bebek ismi Muhammed
Muhammed ismi, İngiltere'de en popüler erkek bebek ismi olmayı sürdürdü.
BabyCentre tarafından paylaşılan verilere göre, Muhammed ismi, Muhammad, Mohammed veya Mohammad gibi farklı yazılışlarıyla 5. yılında da listenin en başında yer aldı.

İkinci ve üçüncü sırada bulunan Noah ve Oliver geçen yılki yerlerini korurken, Omar 79, Abdul da 90. sırada ilk 100 erkek bebek ismi listesine girdi.

Kız bebek listesinde ise Olivia geçen yıl ikinci sıraya düştükten sonra bu yıl yine zirveye çıkarken, Sophia ikinciliğe geriledi. Ayrıca Fatima ve Nur da ilk 100 kız bebek ismi listesine girdi.

Öte yandan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle bir belirsizlik döneminin ardından bazı ebeveynlerin Aurora gibi şafak veya yeni başlangıçlar anlamına gelen isimleri tercih ettiği görüldü.
-----------------------------------

İngiltere'de Müslümanlar medyaya 'sorumlu habercilik' yapması çağrısında bulundu

İngiltere'deki en büyük Müslüman sivil toplum platformu Britanya Müslüman Konseyi İngiliz medyasının Müslümanlar ve İslam'la ilgili haberlerinde "İslamofobik ifadeler" kullanmasını eleştirerek medyanın "sorumlu habercilik" yapması çağrısında bulundu.

İngiltere'deki en büyük Müslüman sivil toplum platformu Britanya Müslüman Konseyi'nin (MCB) ilk kadın başkanı Zara Muhammed ile MCB Basın Sözcüsü ve Medya İzleme Merkezi kurucusu Miqdaad Versi, Konsey'in hazırladığı "İngiliz Medyasının Müslümanlar ve İslam'la İlgili Yayını (2018-2020)" başlıklı rapora ilişkin  değerlendirmelerde bulundu.

Versi, İngiltere'de farklı medya kuruluşlarının Müslümanlar ve İslam'la ilgili haberlerinin incelendiği rapor hakkında, "MCB Medya İzleme Merkezi, Müslümanlar ve İslam'a ilişkin 48 bin makale ve 5 binden fazla TV haberi bandının analiz edildiği, çığır açan bir rapor yayımladı ve bu ülkede özellikle medyada İslamofobi'nin boyutunu gösteren bir dizi kanıt buldu." dedi.

Miqdaad Versi, raporun, İslamofobi'nin kapsamını, Müslümanlara atılan iftiralara ilişkin davaları, BBC'den farklı gazete ve tabloidlere kadar çeşitli haber kanallarında Müslümanlar hakkında olumsuz klişelere nasıl yer verildiğini incelediğini bildirdi.

Söz konusu raporla, İngiltere'de medyanın İslam'ı ve Müslümanları nasıl yansıttığını anlatmak istediklerini dile getiren Versi, MCB Medya İzleme Merkezinin amacının, sorumlu habercilik yapmaya çalışmak olduğunu söyledi.

Versi, "(Bu çalışmayla) Gerçekten durumun çok kötü olduğunu gördük. Örneğin, bireylerin, çetelerin iş bitiricisi olduğu, aşırılık yanlısı olarak adlandırıldığı ve hayır kurumlarının terörle bağlantılı olarak nitelendirildiğini gördük. Elimizdeki tüm makalelerin yüzde 60'ı Müslümanlarla ilgili olumsuzdu ve bu yüzde, kullandığımız metodoloji nedeniyle eksik bir tahmin." dedi.

Müslümanlarla ilgili olumsuz haber yayımlamada, sağ eğilimli gazetelerin, sol eğilimli gazetelerden çok daha kötü olduğuna işaret eden Versi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Örneğin, özellikle The Spectator dergisi, söz konusu Müslümanlar olduğunda oldukça korkunçtu, çok düşmanca olduğunu gördük. Düşmanca olan listenin başındaydı. Müslümanlara karşı oldukça ön yargılıydı ve yazılarında Müslümanları en fazla yanlış anlatan dergilerden biriydi. Artık kimse kanıtın olmadığını söyleyemez. Kanıt var. Bu rapor bunu gösteriyor. Hem niteliksel olarak örneklerle hem de niceliksel olarak İslamofobi'nin ölçeğini gösteriyor ve vaka bazında ortaya koyarak üzerinde durduğumuz noktayı işaret ediyor."

"Daha rapor yayımlanmadan bazı haber kuruluşları saldırıya geçti"
Miqdaad Versi, henüz rapor yayımlanmadan kendilerine yönelik birtakım saldırıların olduğuna işaret ederek "Daha rapor çıkmadan haber kuruluşlarından bazıları bize saldırmaya çalıştı ve daha sonra kişisel olarak bana saldırdılar. Bize önceden saldırabilirlerse bu yaptığımız şeyi baltalayabilecekleri yönünde bir düşünceye sahipler." diye konuştu.

Konseyin medyayla çok yapıcı şekilde çalıştığını söyleyen Versi, "Biz sadece kenardan bağırmak isteyen biri değiliz. İşleri daha iyi hale getirmek için yapıcı şekilde dahil olmak istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Bu nedenle Mail on Sunday, Daily Mail, The Sun'ın Yazı İşleri Müdürü ve The Express'in editörü ile görüştüklerini belirten Versi, "Örneğin, The Mirror'ın editörü Allison Phillips, İslamofobi ile ilgili meseleler söz konusu olduğunda, raporun kendisinin çalışma şeklini nasıl değiştireceğinden bahsetti." dedi.

"Sorumlu habercilik yapın"
Versi, medya kuruluşlarının Müslümanlar ve İslam'la ilgili haberler yayımlarken birtakım hususlara hassasiyet göstermesi gerektiğinin altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"(Medya kuruluşlarına) Tabii ki önerilerimiz oldukça uzun. Elimizde uzun bir öneri listesi var. En önemli olanları, Müslümanların gazetede temsil edilmesinin çok değerli olduğunu fark etmeye çalışmak çünkü Müslümanlarla ilgili herhangi bir alanda Müslümanların olması, işlerin daha iyi yapılmasını sağlamaya yardımcı olacaktır. İstenilen şey, sorumlu habercilik yapmak, İslam ve Müslümanlar söz konusu olduğunda doğru olduğu düşünülmeyen bir durumda iki kez kontrol etmek. Terörizm hakkında haber yaptığınızda, birisinin Müslüman olduğunu otomatik olarak addetmediğinizden emin olun. Müslümanlık, eylemin itici gücü olmadığında, bu eylemi yapan kişilerin Müslümanlığını ön plana çıkarmaya devam etmeyin."

Versi, medyanın kullandığı terminoloji ve dilin de önemine işaret ederek "Haberleştirdiğiniz şeyin etkisinden ve sonuçlarından siz sorumluysanız, belki daha iyi yansıtmaya ve bu sorunları nasıl daha iyi haberleştireceğinizi düşünmeye başlayacaksınız. İnsanları sansürlemekten bahsetmiyoruz. Konuşma özgürlüklerini engellemeyeceğiz. Her zaman dediğimiz şey, sorumlu olun. Tek istediğimiz bu." dedi.

"Medya, MCB'nin kadın başkanı seçilmemi kabullenemedi"
MCB'nin ilk kadın başkanı Zara Muhammed de İngiliz basının Müslümanlara ve İslam'a yönelik olumsuz ve ön yargılı tutumunu kendi yaşadığı tecrübeyle anlattı.

Muhammed, bu yılın başlarında İngiliz yayın kuruluşu BBC'ye verdiği tartışmalı röportajı şu sözlerle anlattı:

"Kendi kişisel deneyimimden bahsedecek olursak, MCB'nin başkanı seçildiğimde BBC Radio 4'te Woman's Hour'da çok ünlü olan bir röportajım oldu. Benim açımdan, röportajın temel dayanağı, gerçekten sıcak ve kapsayıcı olması ve başarımı kutlaması gerektiğiydi. Bunun yerine, beni klişeleştirdi. Ben gerçekten kimdim? Bir kukla mıydım? Lider olmama erkekler tarafından gerçekten izin verilecek miydi?"

Kendisine oy verenlerin çoğunluğunun erkek olduğuna işaret eden Muhammed, "Başkan olarak seçilmem sürecinde basın şöyle dedi: Bilirsiniz, erkekler onun önderlik etmesine izin vermeyecek. Benimle ilgili söylenen, 'O sadece hoş bir ses ve yüz fakat Müslüman kadınlar önderlik edemez." ifadelerini kullandı.

Zara Muhammed, medyanın bu tutumunun, özellikle Müslüman kadınların yanlış tanıtımını beslediğine işaret ederek ülkedeki en büyük ve çeşitli gruplardan Müslümanları bir şemsiye altında toplayan Konsey'in genç lideri seçilmesini insanların kaldıramadığını söyledi.

Muhammed, "Medya, bu ulusal çatı örgüte liderlik etmek için genç bir kadını seçen, çoğunluğu erkeklerden oluşan Müslümanları gerçekten kabullenemedi." dedi.

MCB'nin raporunun, medyada Müslümanlardan ağırlıklı olarak olumsuz bahsedilen noktalara işaret ettiğini ve bu duruma neyin sebep olduğunu araştırdığına işaret ederek sözlerini şöyle tamamladı:

"Rapor ayrıca bu olumsuz haberlerin, benim gibi ve gündelik hayattaki kadınların toplu taşımada, istihdamda ve siyasette kamusal yaşama tam olarak katılma yeteneğimize daha fazla engel oluşturduğuna ilişkin gerçek hayata dair sonuçlarına işaret ediyor. Dolayısıyla yapılacak çok iş var fakat basın standartlarının ve medyanın kesinlikle gelişeceğini ve bu standartların Müslüman topluluklar için de aynı şekilde ele alınacağını umuyoruz."

İngiliz medyasında Müslümanlarla ilgili haberler İslamofobik ifadelerle dolu
MCB, 30 Kasım'da yayımladığı raporda, İngiliz medyasının, Müslümanlar ve İslam'la ilgili haberlerinde "yanlış bilgi, genellemeler ve İslamofobik ifadeler" kullandığını ortaya koymuştu.

Konsey, Ekim 2018-Eylül 2019 arasında 48 binden fazla makale ve 5 bin 500 TV haberi bandı analiz etmiş, Müslümanlarla veya İslam'la ilgili makalelerin neredeyse yüzde 60'ının ve televizyon haberlerinin de yüzde 47'sinin olumsuz olduğu belirtilmişti.

Raporda, 5 makaleden en az 1'inde terörizm veya aşırılığa odaklanıldığı; din, terörizm, aşırılık başlıkları altında Müslümanlara ve İslam'a karşı büyük bir ön yargı sergilendiği ifade edilmişti.

Müslümanların yanlış tanıtıldığı, karalandığı ve iftiraya uğradığı kaydedilen raporda, bu nedenlerle tazminat ödenen ve kamuoyundan özür dileyen 10 vakaya özellikle yer verilmişti.


-----------------------------------

İngiltere Luton'da Kitap Kulübü Kuruldu

İngiltere Luton'da ikamet eden Samet Akdemir ve arkadaşları İngiltere Luton Türk toplumu arasında okuma oranını yükseltmek için bir hareket başlattı.

Samet Akdemir ve arkadaşları Başlattıkları bu hareket neticesinde oluşturdukları Luton  Kitap Kulübü ile ilgili konuştu.

Samet Akdemir: ”Aslında Luton Türk Kültür ve Eğitim merkezimizde bir kütüphanemiz var biz de Luton kitap kulübü olarak bu kütüphanemizi zenginleştirmek, ortak ilgi alanları olan insanları bulmak ve herkesin buraya  dahil olduğunu hissetmesini sağlamak istiyoruz. Kütüphanemize Türkiye'den yeni kitaplar ekleyerek Kültürel bakımdan zenginleştirmek istiyoruz.“ Dedi.

Samet Akdemir," ilk adım olarak okumayı seven arkadaşlar veya boş zamanları alışılmışın dışında değerlendirerek kültürel  bir etkinlik ile zaman geçirmeyi isteyen arkadaşlara ulaşmayı hedefliyoruz. Günümüzünde popüler sosyal medya mecralarını kullanarak da insanlara ulaşmayı deneyeceğiz. 

Edebiyata ve kitaplara gönül vermiş insanlara ulaşarak. Edebiyat insanlarını yazarları ve kitapları yakından tanıyacağız." Şeklinde konuştu.

Luton kitap kulübü kütüphanesine Türkiye'den ve İngiltere'den kitap bağışı kabul ediyor.

banner11
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.