28 Şubat 'Postmodern darbe'sinin üzerinden 25 yıl geçti.

Süreç geri dönülmez bir hal almıştı. Darbe sözcüğü artık kapalı kapılar ardında değil, açık açık telaffuz ediliyordu. 28 Şubat 1997'de Çankaya köşkü, Milli Güvenlik Kurulu toplantısına ev sahipliği yaptı.

Sivil ve askeri kanat masada karşı karşıyaydı. Kuruldan 18 maddelik sert bir bildiri çıktı, son söz Erbakan'daydı. Necmettin Erbakan, dayatmaları elinin tersiyle itti, bildiriyi imzalamadı. "Hükümet TBMM'de kurulur, MGK'da kurulmaz" ifadelerini kullandı.
 Ama günün sonunda kazanan darbeciler, kaybeden demokrasi oldu.

28 Şubat süreci, Necmettin Erbakan'ın başbakan, Tansu Çiller'in  başbakan yardımcısı olduğu 28 Şubat 1997'de yapılan Millî Güvenlik Kurulu toplantısı sonucu açıklanan kararlarla "irtica"ya karşı başlayan ordu ve bürokrasi merkezli süreç.Erbakan'ın istifasına ve REFAHYOL Hükûmetinin dağılmasına yol açmıştır.
Görev Tansu Çiller yerine ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’ın oldu.

Ve Kudüs gecesi... 
RP'li Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız'ın 31 Ocak 1997'de düzenlediği "Kudüs Gecesi"ne İran'ın Ankara Büyükelçisi Muhammed Rıza Bagheri'nin de katılarak bir konuşma yapması ve sergilenen gösteriler "rejim tartışmaları"nı daha da güçlendirdi.darbeciler açısından fırsat olarak görüldü. O geceden 76 saat sonra Sincan sokaklarında tanklar görüldü. Aslında duyulan tank değil darbenin ayak sesleriydi.


Kudüs Gecesi'nden 4 gün sonra İçişleri Bakanlığına bir yazı gönderen dönemin Cumhurbaşkanı Demirel, "Belediyelerdeki kökten dinci kadrolaşmanın derhal incelenmesi"ni istedi. Bunun üzerine İçişleri Bakanı Meral Akşener, valiliklere gönderdiği yazıda "Cumhurbaşkanı'na bilgi verilmek üzere" konunun araştırılması talimatını verdi.

Başbakan Erbakan, 21 Şubat 1997'de Cumhurbaşkanı Demirel ile yaptığı görüşme sonrasında "Türkiye'nin rejim meselesi yok." açıklaması yaptı.

Aynı gün, Washington'da Türk-ABD Konseyi kapanış balosunda konuşan dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir, yıllarca zihinlerden silinmeyecek "Sincan'da demokrasiye balans ayarı yaptık." dedi.

FETÖ de sürece en net desteğini bu noktada verdi. Terörist elebaşı Gülen "başörtüsü füruattır" yani teferruattır diyerek darbecilerin ekmeğine yağ sürdü.
28 Şubat'ta okullara girmek isteyen başörtülü öğrenciler adeta terörist muamelesi gördü binlercesi gözaltına alındı okul bahçesine dahi sokulmadı. İstanbul üniversitesi eşine rastlanmayan bir skandala imza attı. Rektör Kemal Alemdaroğlu ve yardımcısı Nur Serter öğrencileri ikna odalarına soktu ve zorla okula başörtüsüz girmeyeceklerine dair taahhütname imzalattı.
Bildiride 'laiklik' vurgusu "Toplantı sonrasında yayımlanan 4 maddelik MGK bildirisinde özetle "Cumhuriyet ve rejim aleyhtarı yıkıcı ve bölücü grupların, laik ve anti-laik ayrımı ile demokratik ve sosyal hukuk devletini güçsüzleştirmeye yeltendiklerinin müşahede edildiği" belirtilerek, "Anayasa ve Cumhuriyet yasalarının uygulanmasından asla taviz verilmeyeceği" vurgulandı.

Sözde demokrasi ve laiklik adına alınan kararlar. Demokrasiyle örtüşmemiştir. Türkiye Cumhuriyetini asıl yıkıcı ve tahrip edici güçler, sözde MGK kararlarını alan, timsah gözyaşı döken darbecilerdir.
Laiklik elden gidiyor diyerek yaygara çıkaranlar. Laikliği ve sosyal hukuk devletini tekellerine alarak bir takım yaptırımlara baş vurmuslardır. Devlet içinde çetelesmeye giderek, (Susurluk olayı buna delildir.) kendilerini vatan sevici ilan ederken, tek gayesi vatanına milletine hizmet olan dava insanlarının,  yargısız infazla kalemlerini kırmışlar, demokrasinin ışığını söndürmüşlerdir ve 54. Hükümetin istifasıyla 28 Şubat karanlık gün olarak tarihe yaftalanmıştır. 

Allah bu millete bir daha 28 Şubat ve darbeler yaşatmasın. Bu kara günlerin oyuncuları, isimleri değişse bile "Bizim davamız bin yıllık bir dava " diyen zihniyetleri değişmeyecektir. Karanlık ve bölücü olan, devletin içinde siğil olmuş kendilerini etten sanan kansızlara karşı her daim uyanık olmamız gerekiyor. Allah devletimizi, milletimizi ve  ordumuzu hain karabasanlardan korusun vesselâm. 

banner4
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner9