Öne Çıkanlar Hasan Ünsal MÜZAKERE SÜRECİ

Karabağ Zaferinin Destanı Türkiye-Azerbaycan-Pakistan arasında Gönül Köprüsü Kurdu
Haber: İsmail Karakaş - LONDRA

Karabağ Zaferi üç dilde kitap oluyor

Zafername isimli eser dört bölümden oluşuyor

Karabağ Zaferinin Destanı Türkiye-Azerbaycan-Pakistan Edebiyat ve Gönül Köprüsü Kurduğu ve "Zafername" isimli eser üç dilde kitap oluyor

Destanın 1. Bölümü Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e; 2. Bölümü Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a; 3. Bölümü Pakistan Başbakanı İmran Han’a; 4. Bölümü ise “Mukaddes Galip Üçlü” adıyla üç Devlet Başkanına ithaf edilmiş.

Destan, Türkiye'de yayına girecek. Daha sonra bu destan Türkçe, Azerbaycan Türkçesi, Urduca ve İngilizce olarak bir kitap halinde yayınlanacak.
Çalışmanın editörlüğünü İstanbul Üniversitesinden Doç.Dr. Emek Üşenmez yürütüyor. Destan Türk Edebiyatı Vakfı Müdürü Çevirmen, Yazar, Şair İmdat Avşar tarafından Türkiye Türkçesine uyarlanmış.

Türk Edebiyatı Vakfı ve Bilge Türk Eğitim Kültür Vakfı çalışmanın basım ve nesriyat işlerini en kısa sürede 3 dilde tamamlayacak.

Bu savaş esnasındaki Üç Kardeş ülkede yüksek kardeşlik ruhu her alanda büyük coşkuya neden olmuş, Azerbaycan sokakları Türk ve Pakistan bayraklarıyla donatılmıştı.  

Azerbaycanlı şairler ise bu savaşı, kardeşliğimizi, “İki devlet bir millet” şiarını, şiirleriyle, destanlarıyla terennüm ettiler.

Moskova’da yaşayan Azerbaycanlı Prof. Dr. Abuzar Bağırov’un, 4 Bölümden oluşan ve hem savaşı hem de geçmiş yılları anlatan destanı çok yakında kitaplaşacak.


I. BÖLÜM
 
ÂLİ BAŞ KOMUTANIM

 
Kırk dört günlük Vatan Muharebesinde çelikten daha sert bir irade, vatanperverlikle yoğrulmuş gayret, menfur düşmanla mertçe savaşma numunesi, akıl almaz kahramanlık örneği, dünyayı şaşkına çeviren olağanüstü liderlik ve siyasî dirayet sergileyen; ata yurtlarımızı ve kadim topraklarımızı düşman çizmeleri altından kurtaran, halkımızın tahkir edilmiş gayretini cennetmekân şehitlerimizin mukaddes kanlarıyla yıkayarak arındıran, milletimizin aşağılanmış haysiyetini halas eden, Azerbaycan’ımızın yeni şanlı tarihini başlatan; bu emsalsiz zaferlerle birlikte kendisinin ve babasının- ÜSTADININ- mübarek adlarını ebediyen tarihin tunç sinesine, silinmez sayfalarına altın  harflerle hâk eden; demir yumruklu, Ulu Önderimizin yadigârı, halkımızın güvenç yeri, kurtuluş ümidi, sevgili LİDERİ, ÂLİ  BAŞ KOMUTANIMIZ İLHAM HAYDAR OĞLU ALİYEV’İN; tek yumruk olarak onun etrafında birleşen MÜDRİK MİLLETİMİZİN ve  Vatan yolunda varlığını esirgemeyen MUZAFFER ORDUMUZUN şanına binlerce alkışlarla ve onlar önünde baş eğerek Moskova’dan, halk ruhunda kaleme alınmış kırk dört bentlik bir terennüm nağmesi...

Otuz yıl yasa battık,
Gam alıp keder sattık,  
Geceler sersem yattık...
Sayende kâma çattık
Âli Baş Komutanım!
 
Nikol tam ağ eyledi,
Hep hezeyan söyledi,
Hoh geldi, berk küyledi,
Gör yağıya neyledi
Âli Baş Komutanım!
 
Askerine “Vur!” dedi,
Halka “Uyan! Dur!” dedi,
Düşmanı “Öldür!” dedi...
Sözünü çok gür dedi
Âli Baş Komutanım!
 
Emretti mert askere,
Al kan oldu dağ, dere,
Leşle doldu bend bere,
Mermi yağdı her yere
Âli Baş Komutanım!
 
Yumruğu demir olan,
Katile vermez aman,
Mâni olmaz sis, duman,
Yüce dağda kar, boran...
Âli Baş Komutanım!
 
Alçaklar öz hoşuna,
Çekip gitmez, boşuna,
Bindirsinler “toşuna”,
Haray çekin koşuna
Âli Baş Komutanım!

Ordumuz harbe hazır,
Düşmana kabir kazar,
Kafir yolundan azar...
Ebedî tarih yazar
Âli Baş Komutanım!
 
Zafer Senle ikizdir,
Düşmanlara kan emzir,
Adın halka azizdir,
Soyun saftır, temizdir
Âli Baş Komutanım!
 
Ulu Önder balası,
Yurdun gayret kal’ası,
Yağıdan öç alası,
Tarihe şan salası
Âli Baş Komutanım!
 
Halkımın gözü sende,
Korkut’un sözü sende,
Emelin düzü sende,
Zaferin özü sende
Âli Baş Komutanım!
 
Silahını zağlı tut,
Tanklarını yağlı tut,
Serhaddini bağlı tut,
Ülkemizi tağlı tut
Âli Baş Komutanım!
 
İttek kovdun yağını,
Dağladın tırnağını
Çıkarttın cızdağını,
Bozdun yığınağını
Âli Baş Komutanım!
 
Alçaktır Nikol tula,
Satılmış “yeşil” pula,
Çevirdin onu kula,
Koy gitsin çala-çala
Âli Baş Komutanım!
 
“Halay” çeken hayvana,
Bambılı Paşinyan’a,
Ders verdin ağayane,
Havlasın yana-yana
Âli Baş Komutanım!
 
Gör, Haylar ne yaptılar?
Çıkış yolu taptılar,
Unitazı kaptılar,
İrevan’a çaptılar
Âli Baş Komutanım!
  
Paşinyan’ın küt başı,
Özüne çaktı taşı,
Haindi yar-yoldaşı,
Zehire döndü aşı
Âli Baş Komutanım!
 
Asker korkmaz bir şeyden,
Her biri bir tunç beden,
Zabit dönmez emirden...
Yumruğun var demirden
Âli Baş Komutanım!
 
Muhalefet, iktidar,
Halk yolunda hizmetkâr,
Artık bir tek şiar var:
“Millet olsun bahtiyar!”
Âli Baş Komutanım!
 
Şehitlere bin rahmet,
Yerleri olsun cennet,
Gazilere muhabbet,
Şefkat, dikkat, sahavet...
Âli Baş Komutanım!
 
Tanrı bize yâr olsun,
Şuşa’mızda bar olsun,
Harıbülbül  var olsun,
Düşmanlara ar olsun
Âli Baş Komutanım!
 
Milletin ruhu sazdır,
Muğamat hoş avazdır,
Karşıdan gelen yazdır...
Karabağ bize azdır
Âli Baş Komutanım!
 
Alkışlar, yiğit asker,
Kutlu olsun bu zafer!
Kurban olum, bir teher,
Göyçe’yi al bu sefer!
Âli Baş Komutanım!
 
İrevan’sız ne Vatan?!
Tene vurur her öten.
Uyumaz yurdu yiten,
Şad olur hakka yeten
Âli Baş Komutanım!
 
Zengezur’um zar ağlar,
Sinesi yara bağlar,
İmdat umar bu dağlar,
Arzulayıp hoş çağlar
Âli Baş Komutanım!
 
Güney ile işim yok,
Demirkapı göze ok,
Bu ilmekte düğüm çok,
Yol arayak gönlü tok
Âli Baş Komutanım!
 
Borçalı’da müşkül var,
Yâr olsun perverdigar,
Kırılsın merdimazar,
Tez sağalsın bu azar
Âli Baş Komutanım!
 
Ayılar yatan “dayı”,
Rahatça kapar payı.
Deyyusun çoktur sayı,
Amandır sıkma yayı!
Âli Baş Komutanım!
 
Çar Nikolay gorbagor,
Hay’dan bize kurdu tor,
Kudurdu, kuduz nankör,
Bas köküne yanar kor!
Âli Baş Komutanım!
 
Halk düşmüştü zillete,
Çare buldun illete,
Haylar döndü lâl ite,
Gurur verdin millete
Âli Baş Komutanım!
 
Baş açar her sahadan,
Kelamı bedaheten,
Güç gelir İLAHİDEN,
Ders almıştır DÂHİDEN
Âli Baş Komutanım!
 
Var olsun Alp Erdoğan,
Yüz yaşasın Han İmran,
Birleşin, kurun Turan;
Yurtlar olsun şaduman
Âli Baş Komutanım!
 
Harpten şüphe edenler,
Alay edip gülenler,
Her an fırsat güdenler...
Giysinler ak kefenler
Âli Baş Komutanım!
 
Yılan tek sürünenler,
Karun, laka gödenler,
Sana karşı gelenler...
Ölüp yere girsinler
Âli Baş Komutanım!
 
Şahrızlanan bahçe, bağ,
Dirilttiğin Karabağ,
Haykırıyor, “dağsın, dağ!”
Sarp kayasın, sağ ol, sağ!
Âli Baş Komutanım!
 
Düşmanları teyleyen,
Haklı sitem eyleyen,
“Candır Vatan! Can!” diyen,
Alp erlere güvenen
Âli Baş Komutanım!
 
Hankendi, Laçın yolu,
Askerle olsun dolu,
Muhkem tut sağı, solu,
Hay’ın kırılsın kolu
Âli Baş Komutanım!
 
Haylar ağır şeledir,
Hain, Hay’a laladır,
Allah’tan bir beladır,
Dört yanımız teledir
Âli Baş Komutanım!
 
Ta gençlikten tanışık,
Ciddi, müdrik, hoşkılık,
Meziyeti yahşılık,
Halka paylar muştuluk
Âli Baş Komutanım!
 
Siyaseti yüzde yüz...
Poliglottur düpedüz,
Söyleşide yüz be yüz,
Cevap verir söz be söz
Âli Baş Komutanım!
 
Zekâna dünya hayran,
Övünür Azerbaycan,
Ağ atlı Galip oğlan;
Boyuna alem kurban!
Âli Baş Komutanım!
 
Torpağı tam alırsan,
“Haydarabad” salarsan,
Daim başta kalırsın...
Halka çare kılarsın
Âli Baş Komutanım!  
 
Ağaç kök üste biter,
Ders alsın oğlun Haydar,
An gelir, vade yeter,
Ülkeye olur rehber
Âli Baş Komutanım!
 
Yar olsun Yaratan’ım!
Medet, şah-ı merdanım!
Sağlam dur, gözüm, canım!
Ey Türk oğlu, İlham’ım!
Âli Baş Komutanım!

Şanına yazdı destan,
Coştu Abuzar Turan,
Ey aslan oğlu aslan!
KARABAĞ- AZERBAYCAN!
ÂLİ BAŞ KOMUTANIM!

II. BÖLÜM
 
SAYIN CUMHURBAŞKANIM
 
Kırk dört gün devam eden Vatan muharebesinde Azerbaycan’ımızın kazandığı emsalsiz Zafer, hiç şüphesiz şanlı Ordumuzun, onun her bir subay ve askerinin kahramanlığı sayesinde gerçekleşti. Şehitlerimizin mekânı cennet olsun, gazilerimiz bir an önce şifa bulsun,  Ulu Tanrım!
Şükürler olsun ki bu ölüm-kalım savaşında Muzaffer Ordumuza siyasî ve askerî bakımdan mükemmel idareci, olağanüstü iradeye sahip, demir yumruklu, cesur sergerdemiz: Âli Baş Kumandanımız, milletin inandığı ve güvendiği liderimiz, muhterem İLHAM HAYDAR OĞLU ALİYEV komuta ediyordu.

Bütün bunlarla birlikte, inkâr edilemez bir gerçeklik de vardı ki hiçbir zaman unutamayız, manevî açıdan unutmaya hakkımız da yoktur! Bu muharebe felsefî, psikolojik ve fiilî anlamda “Bir millet, iki devlet” dünya görüşünü bütün yönleriyle Turan ellerindeki tüm Türk toplumlarının zihnine perçinledi, şuuruna yerleştirdi; bu toplumların günlük hayatında manevî değişim yarattı.

Vatan muharebemizin ilk anlarından itibaren her türlü kardeş desteğini bizden esirgemeyen azametli TÜRK halkı da kardeş ülkenin Devlet Başkanı; ağır imtihanlardan alnının akıyla çıkmış, dünyada belli bir ağırlığı olan siyasetçilerden, mert insan, korkmaz sergerde, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı, çok değerli, Sayın RECEP TAYYİP ERDOĞAN da bizim tarihî ZAFERİMİZİN kazanılmasında emsalsiz rol oynadılar. Eminim ki bu meseleyle ilgili daha pek çok eser yazılacak, ilmî araştırmalar yürütülecek, tahliller yapılacaktır.

Bense milletimizin kaderiyle alakalı Karabağ düğümünün çözülmesinde halkıyla birlikte Can Azerbaycan’ımıza ve Âli Baş Komutanımıza arka çıktıkları için bütün TÜRK milletine, o cümleden SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A sonsuz minnettarlığımı, saygılarımı, sevgilerimi hoş meramla; duygularımın en ateşli çağında kaleme aldığım poetik dille, kırk yıldan fazla bir süredir yaşayıp eserler verdiğim Moskova’dan armağan olarak takdim etmekle teşne gönlümün dinginlik bulacağını ümit ediyorum. Yüce Tanrım TURAN elleriyle birlikte bütün insanlığı korusun, doğru yola yönlendirsin!

Âmin!

 

Arkasızlık zillettir,
Karanlıktır, zulmettir,
Demezsem kabahattir…
Azap çeken millettir
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Tam otuz yıl teklendik,
Ana yurttan teylendik,
Yastan yasa belendik,              
İsyan edip söylendik
Sayın Cumhurbaşkanım! 
 
“Kara Yanvar” zamanı,
Göremedik hayanı,
Derdimizi ananı,
Halimize yananı…
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Haylar hücum çektiler,
Yuvamızı yıktılar,
Halka çok zul ektiler,  
Bize kefen diktiler
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Hocalı’da soykırım...
Ses çıkmadı haykırım,
Gücüm yoktu Hay kırım,
Çarptı bizi yıldırım
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Karabağ gitti elden,
Millet kırıldı belden,
Gayret de küstü elden,
Göçkün, ev yaptı kilden
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Bir milyon yurt-yuvasız,
Evler kaldı sobasız,
Sürgünlerse obasız…
Memurlar da kafasız
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Hiç kimse el atmadı,
Çürük koz uzatmadı.
Gece-gündüz yatmadı,
Halkım yitip batmadı
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Haydar Bey geldi rehber,
O güne bin şükürler!
Kanunlar koydu Önder,
Millet oldu seferber
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
 
Bak düşünüp neyledi,
Düşmanları eğledi,
Şimdi “Ateşkes” dedi,
Yurdu halas eyledi
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Azerbaycan güçlendi,
Türk halkına güvendi,
Gardaş gördü sevindi,
Beli doğruldu şimdi
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Nahoş dermanı arar,
Tabipler yara sarar,
Dara düşenler ağlar,
Gardaştan medet umar
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
“Bir millet, iki devlet!”
Ulu Önder, bin rahmet!
Ebedî, derin hikmet!
Bize, Size, vasiyet
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Türkiye’m birdenbire,
Yarattı hoş manzara,
Döndü tunçtan sipere...
Çelik zırhtı bizlere
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Destek çıktın bir başa,
İlham gibi gardaşa!
Gözler gark oldu yaşa,
Var ol, yüksel, bin yaşa!
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
“Temiz toprak” Pakistan,
Başveziri İmran Han,
Desteğine, can kurban!
Kanı bizle aynı kan
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Hay sayıca çok azdır,
Ama, dünyaya pazdır,  
Beyinleri nasazdır,
İlaçları gapazdır,
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Tarihi “beyaz yalan”,
Hasleti akrep, yılan,
Yaltak, hile, şer salan...
Sırtlarına vur palan!
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Güya ecdadı Tigran(!),
Kurmuş Büyük Hayistan,
Tarihe edip bühtan:
Diyorlar ki: “Yok, Turan!”
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Mitlere kul olmuş halk,
Yaşıyor ruhu salhak,
Diasporu gurumsak,
Kışkırtıyor hak-nahak                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                            Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Liderleri züy tutan,
Şuşa’da çifte atan,
Ayarı sıfır insan:
Rezil Nikol Paşinyan
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Haylara sahip duran,
Hak işe hile kuran,
Sulhe çok ziyan vuran,
Mösyö Makron, kudurgan
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Amerika şeş atar,
Herkese malın satar,
Hakkı haksıza çatar,
Araya nifak katar
Sayın Cumhurbaşkanım!

Cehennem olsun Haylar,
Daha büyük hedef var.
Dünya olmuş canavar,
Yemeye koyun arar
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Türkiye’m dada çattı,
Çok güzel adım attı,
Zamanında el tuttu,
Düşmanın köpü yattı
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Kumandanla bin yaşa!
Hulusi Akar Paşa,
Haray saldı dağ taşa,
Yağılar çekti haşa!
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Çavuşoğlu berk durdu,
Siyaseti düz kurdu,
Şer işe darbe vurdu,
Bu millete gururdu
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Devlet Bey kudretlidir,
Nutkunda şiddetlidir,
Düşmana hiddetlidir,
Hay’ı yaman tentidir,
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Atatürk hediyesi:
Büyük Millet Meclisi,
Sana verdi erk sesi,
Sevindirdin herkesi
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Var olsun her bir nazır,
Cümle emre muntazır,
Vekiller de tam hazır,
Gardaşlık marşı yazır,
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Dolup taştı sabrımız,
Hızla çarptı nabzımız,
Zafer oldu gabzımız,
Böyle yazdı Rabbimiz!
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Muzaffer, şanlı Ordu,
Yağıya kan yutturdu,
Alp erler sağlam durdu,
Demir yumruk berk vurdu
Sayın Cumhurbaşkanım!
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                              Güçlü, azametlisin,
Dünyaca şöhretlisin,
İmanda kuvvetlisin,
Turan’da kıymetlisin
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Atatürk’ten gelen ders,
Türkçülükten eder bahs!
Turan arza salar ses,
Tuttuğun yol mukaddes
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Bayatı diyen Başkan,
Sarsıldı bütün İran!
Güney bir cevher mekân,
Burda bölünür Turan...
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Yüreğimiz yaradır,
Bahtımız kapkaradır,
Bu yurt pare paredir
Bilsek, vatan neredir?
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Hayrı yok uzun gapın,
Rusya ile dil tapın,
Birlikte dağlar çapın,
Gerekeni bir yapın
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Deşt-i Kıpçak, çölümüz,
Türk-Slavyan, elimiz,
Hem kökümüz, dilimiz,
Hem de benzer yolumuz
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Benzerdir adetimiz,
Ahde sadakatimiz,
Yurda muhabbetimiz,
Düşmana nefretimiz
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Putin’le siz arkadaş...
Diz dize kurun bağdaş,
Deyin ki: “Canım gardaş,
Türk’tür size tek yoldaş.”
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Yazıya pozu yoktur...
Berk durun, düşman çoktur.
Dostluk mızraktır, oktur,
Namerdi yere soktun
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Siyasetin zergeri,
Belagatin mimarı,
Harp işinin Serdarı,
Türkçülük bayraktarı
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Yüce boylu kahraman,
Gardaşlıkta mihriban,
Samimi, güzel insan,
Recep Tayyip Erdoğan!
Sayın Cumhurbaşkanım!
 
Şehit olmadık heder,
Galip çıktık bu sefer,
Sana feda Abuzar,
Ey Sergerdem, Muzaffer
Sayın Cumhurbaşkanım!

III. BÖLÜM

AZİZ VEZİR-İ AZAM!

Toplam kırk dört gün arzında şanlı Ordumuzun emsalsiz kahramanlığı sayesinde halkımıza zafer sevinci bahşeden Vatan Muharebesi; sadece milletimizin-devletimizin, iktidar ve muhalefetimizin en sağlam, en gerekli meziyetlerini aşikâr etmekle kalmadı; aynı zamanda Dünya halkları ve dünya devletleri arasından, bize yürekten destek veren, arka çıkan gerçek dostlarımızı; “hala hatırın kalmasın” babından ağzını zoraki açıp bir şeyler mırıldanan taraftarlarımızı; demir yiyip alev püsküren kati düşmanlarımızı ortaya çıkaran mihenk taşı rolünü oynadı.

Vatan Muharebemiz, kardeş Türkiye’mizle Azerbaycan’ımızın sözde değil özde kardeş olduğumuzu, bir bedende iki yürek taşıdığımızı; kardeş Pakistan’la sağlam temeller üzerine kurulmuş sarsılmaz dostluk bağlarımızın ebedî varlığını bir kez daha bütün yönleriyle ortaya koydu. Gururla, övünerek ve kararlılıkla şunu söyleyebiliriz ki bu zaferimiz, sivil dünya halkları önünde, sözün geniş manasında bütün Turan mekânında yaşayan Türk toplumlarının maneviyatını ve moralini yükseltti.

Bu ölüm-kalım savaşında birbirlerini tamamlayan iki kutsal üçlü ittifak zuhur etti: 1) Devletlerin Üçlü İttifakı: Azerbaycan- Türkiye-Pakistan; 2) Sergerdelerin Üçlü İttifakı: İlham Haydar Oğlu Aliyev- Recep Tayyip Erdoğan-İmran Han Ahmet Niyazi!

“Zafer nağme”mizin III. Bölümü, “Aziz Vezir-i Azam!” adıyla; kararlı, dirayetli, yüksek entelektüel seviyeli, engin bilgi ve birikime sahip siyasetçi; halkını seven başarılı lider, dostluğun, kardeşliğin hakkını veren kıymetli insan, cesur sergerde; Pakistan’ın Başbakanı İmran Han Ahmet Niyazi İkramulla Oğlunun (05.10.1952) şanına ithaf edildi. Söz Pakistan ve Pakistanlı kardeşlerimizden açılınca, tarihteki ibretlik bir hadiseyi hatırladım.

Malı, mülkü, varı, devleti başından aşan milyoner; kazandığının çok önemli bir bölümünü milletinin inkişafı uğruna harcayan; Türk ve Müslüman kardeşlerinin yanı sıra bütün mazlumların dertlerine de kayıtsız kalmayan büyük hayırsever, maarifperver, cömert insan; “Halkın Babası” Hacı Zeynalabdin Tağıyev, (1823-1924) XX. asrın başlarında Pakistan halkını mahveden korkunç veba salgınına karşı, Avrupa’dan kendi parasıyla 300 bin doz aşı alıp Pakistan’a göndererek kardeş Pakistan halkını kitlesel kırgınlardan halas etmiştir. Pakistan halkı bu temennasız kardeş yardımını unutmamış; 1947 yılında İngiltere’nin boyunduruğundan kurtulup bağımsızlığını kazanır kazanmaz, Hacı Zeynalabdin Tağıyev’in karşılıksız yardımını bütün teferruatıyla ders kitaplarına dahil etmiş ve genç neslin bu asil davranışı hiçbir zaman unutmamasını sağlamıştır. Bu sebepten dolayı Pakistan halkı ve devleti, her zaman Azerbaycan’ı kendine dost ve kardeş bilmiştir.

Şu yerde derler: Allah size gani gani rahmet eylesin, mekânınız cennet olsun, ey güzel insanlar, Hatem elli, tükenmez sahavet sahibi, Süleyman derrakeli akil kişiler, eren kişiler, dünyanın ezelini ve ahirini gören kişiler…



Hayırhah, cömert insan,
Kazanır elde ad, san,
İyilik çıkmaz yaddan,
Hatırlanır her zaman
Aziz Vezir-i Azam!
 
Geçen asrın başında,
Pakistan gözyaşında,
Hayat yargan kaşında,
İnsan can savaşında
Aziz Vezir-i Azam!
 
Veba adlı bir azar,
Halka olmuştu duçar,
Biçiyordu zehr-i mar,
Kalmıştı millet naçar
Aziz Vezir-i Azam!
 
“Halkın Babası” Hacı,
Buldu derde ilacı,
Ödedi bütün harcı,
Kurtuldu kardeş, bacı
Aziz Vezir-i Azam!
 
Zeynalabdin Tağıyev,
Ebedî kurdu bir ev,
Üstünde de barelyef:
“Müslümsen, kavmini sev!”
Aziz Vezir-i Azam!
 
İşgalciye her şey yad,
Ülke olmuştu berbat,
Gafil gürledi gurşad,
Vatanın oldu azat,
Aziz Vezir-i Azam!
 
 
Mertlik gelmez hesaba,
Hacı, geçti kitaba,
Bin “aferin” cevaba,
Girdiniz çok sevaba
Aziz Vezir-i Azam!
 
Unutulmaz hoş amel,
Dostlukta sağlam temel,
Kardeşiz ahir, ezel
Sizli, bizli ne güzel!
Aziz Vezir-i Azam!
 
Birdir derd-i serimiz,
Aynı siper, yerimiz,
Harpte askerlerimiz,
Savaşta erlerimiz
Aziz Vezir-i Azam!
 
Oldunuz darda hayan,
Dost bilip bizi sayan.
Mertçe dur, muhkem dayan,
Her halimizi duyan
Aziz Vezir-i Azam!
 
Sen mucize yarattın,
Dünyaya mesaj attın,
Yağıya dil uzattın,
Aşına zehir kattın
Aziz Vezir-i Azam!
 
Açık dedin sözünü,
Tuttun işin düzünü,
Gösterdin sert yüzünü,
Oydun düşman gözünü,
Aziz Vezir-i Azam!
 
 
Gördük, var kömeğimiz,
Arkamız, direğimiz…
Toktadı yüreğimiz,
Isındı küreğimiz
Aziz Vezir-i Azam!
 
“Bir milletiz, üç devlet!”
Tanrım, ne hoş hakikat!
Yarabbi, senden medet!
Atana bin bin rahmet
Aziz Vezir-i Azam!
 
İşte adaletlisin,
Dosta sadakatlisin,
Her an kerametlisin,
Daim cesaretlisin
Aziz Vezir-i Azam!
 
Aşk olsun Pakistan’a,
Dağ çekti Hayistan’a!
Tanımak dursun yana,
“Devlet” demedi ona
Aziz Vezir-i Azam!
 
Alkışlar ad-sanına,
Erdoğan’la yan yana,
Güç verdin mert merdane,
Kardeş Azerbaycan’a
Aziz Vezir-i Azam!
 
Boşboğaz, murdar yağı,
Köpekler yığınağı,
Vatana çekip dağı,
Dağıtmış Karabağ’ı
Aziz Vezir-i Azam!
 
 
 
 
 
Hak yolundan azarlar,
Dağı-düzü kazarlar,
Kadim şehir gezerler,
Yalan, dolan yazarlar
Aziz Vezir-i Azam!
 
Haylar dönmüş sarsağa,
Lağım kazıp sol-sağa,
Taşı gömüp toprağa,
Tarih taşır uzağa
Aziz Vezir-i Azam!
 
Yağı taban yalıyor,
Çakal gibi uluyor,
Garb’a kuyruk buluyor,
Bize meydan suluyor
Aziz Vezir-i Azam!
 
Sağ olsun Putin Kişi,
Akılla tuttu işi,
Nikol’un sındı dişi,
Boş çıktı zeng edişi
Aziz Vezir-i Azam!
 
Sökmedi tel-felleri,
Hile, bet emelleri,
Kısa kaldı elleri,
Hırp kesildi dilleri
Aziz Vezir-i Azam!

 
 
Vuruştuk tam kırk dört gün,
Hayları ettik sürgün,
Kovduk ittek tünbetün,
Karabağ’dan büsbütün
Aziz Vezir-i Azam!
 
Ordumuz zafer çaldı,
Vatanı geri aldı,
Düşmanı derde saldı,
Tüm dünya hayran kaldı
Aziz Vezir-i Azam!
 
Yağıya kan kusturduk,
Şuşa’yı alıp durduk,
Ölümcül darbe vurduk,
Güzel toy düğün kurduk!
Aziz Vezir-i Azam!
 
Tuş oldu alçak bende,
Yaman düştük kemende,
Saldılar bizi fende,
Giremedik Hankend’e
Aziz Vezir-i Azam!
 
Meramı sulh(!) olanlar,
Hay’ın gönlün alanlar,
Hay’a layla çalanlar,
Geldi, derde kalanlar
Aziz Vezir-i Azam!
 
“Aşk olsun” her askere,
Zaman geçmez boş yere,
Çivi çakıp çepere,
Takar kapı, pencere
Aziz Vezir-i Azam!

 
Ermeniler boş-bekar,
Zabitler olmuş nöker!
Yemek yapar, pay çeker,
Değirmene den döker
Aziz Vezir-i Azam!
 
Yemiş balı, kaymağı,
Bulmuş sıcak bucağı,
Görmüş yumşak kucağı,
Dolduracak kundağı
Aziz Vezir-i Azam!
 
Kol boyun sarışırlar,
Kaynayıp karışırlar,
Hasretle tapışırlar,
Kenetek yapışırlar
Aziz Vezir-i Azam!
 
Üçlü bir encam tapar,
Kalmayız asla naçar,
Hoşlukla verin karar,
Yola salın tezpazar
Aziz Vezir-i Azam!
 
Rus gidince ağlasın,
Hay kendini dağlasın,
Bohçasını bağlasın,
Tabanını yağlasın
Aziz Vezir-i Azam!
 
“Kısas”, “statü” güdeni,
Diyor: “Vur, öldür beni,”
Ölen her bir Ermeni,
Kirletiyor ülkemi
Aziz Vezir-i Azam!
 
Er geç dava olacak,
Bir tek çare kalacak,
“Demir Yumruk” kalkacak,
Düşman payın alacak
Aziz Vezir-i Azam!
 
Bütün Haylar gidecek,
Toprağı terk edecek,
Muğam tezden dinecek,
Gökten melek inecek
Aziz Vezir-i Azam!
 
Aman, muhkem duralım!
Darbeyi sert vuralım!
Düşmanı susturalım!
Yeni devran kuralım
Aziz Vezir-i Azam!
 
Üçünüz sefer kılın,
Şuşa’nın halin bilin,
Kederi yüzden silin,
Hankendi’nde dincelin
Aziz Vezir-i Azam!
 
Karabağ’da at binin,
Hoş danışın, hoş dinin,
Gailesiz bir dinin,
Dua etsin müezzin
Aziz Vezir-i Azam!
 
Çıkın Cıdırdüzü’ne,
Düşün, maral izine,
İnin bulak gözüne,
Tam Turşsu’nun özüne
Aziz Vezir-i Azam!
 

Hocalı’ya baş çekin,
Üç tane çınar dikin,
Baş eğip, durun metin,
Düşünün derin derin...
Aziz Vezir-i Azam!
 
Üç ülkenin bayrağı,
Süslemiş her oymağı,
Şenliktir, toy sayağı.
Çatlasın alçak yağı
Aziz Vezir-i Azam!
 
Ermeni’ye dağ basan,
Üç Kişi’ye can kurban,
Abuzar size hayran:
İlham, Tayyip, İmran Han!
Aziz Vezir-i Azam!

 
IV. BÖLÜM
MUKADDES GALİP ÜÇLÜ!

 
Vatan muharebesindeki emsalsiz tarihî zaferimizi kazanan, hiç şüphesiz öncelikle cesur erlerimiz, subaylarımız, şehit ve gazilerimiz olmuştur. Lakin bu kanlı ölüm-kalım savaşının liderliğini bütün sorumluluklarıyla birlikte üstlenen demir yumruklu cengaver sergerdemiz İlham Haydar oğlu Aliyev’in kahramanlığını; ona siyasî, askerî, psikolojik  ve diğer müstevide destek olan kardeş ve dost ülke Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın samimiyetini, kararlılığını; Pakistan’ın Başbakanı dosta sadakatli, kadir bilen İmran Han Ahmet Niyazi’nin metanetini, dirayetini ve bu üç Devlet Başkanının, üç Âli Baş Komutanın, bizim için mübarek üç mukaddes şahsiyetin şanlı zaferimizdeki emsalsiz rollerini de hususi şekilde vurgulamak, değerlendirmek, takdir ve terennüm etmek her birimizin manevî borcudur.

Ne yazık ki, muharebenin bittiği(!) günden bu yana riyakâr ve menfur düşmanın davranışları, açıklamaları, kapı kapı el açıp dilenmeleri, dünyanın bazı kendini bilmez devlet başkanlarının sersem demeçleri bu hamurun daha çok su götüreceğinden; savaşın, sıcak çatışma alanlarından sonra siyasî mücadele meydanında devam ettiğinden; hatta bu mücadelede askerî seçeneklere yeniden başvurulabileceğinden haber veriyor. Görünen o ki; biraz merhametli davranmışız, Demir yumruğun ölümcül darbesini tahtabaş kafalara sonuna kadar indirmemişiz, bu zehirli yılanın kuyruğunu kesip yaralı halde bırakmışız...  

“Zafer nağmesi” poemasının “Mukaddes Galip Üçlü!” adlı IV. ve son bölümünde kahramanlıklarını yürekten gelen, en semimi duygularla terennüm ettiğim üç Âli şahsa; aynı zamanda bir dizi heyecanlı anlara da dikkat göstermelerini acizane rica ederek, duygu ve düşüncelerimi dile getirdim...

Ulu Yaratan bütün alemi, insanlığı yüce dergahında hıfzetsin; o cümleden bize dost, kardeş olan Türkiye ve Pakistan halklarını ve başı belalı milletimizi korusun!

 
Dünyaya gelen insan,
Gerek kazansın ad-san.
Yaşamak için şadman,
Herkese verin imkân
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Sırt verin vatandaşa,
Darda, dönsün gardaşa,
Silah alıp birbaşa,
Atılsınlar savaşa
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Halka hakkı buyuran,
Mutlu ülkeler kuran,
Haksıza yumruk vuran,
Millete arka duran
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Yumruk olduk bu sefer,
Sevindi her bir asker,
Harpte kazandı zafer,
Buldu ruhumuz teper
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Halkla devlet karıştı,
Bütün millet barıştı,
Birbiriyle yarıştı,
Cephe için çalıştı
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Halk, güç verdi devlete,
Ordu geldi kuvvete,
Sahip oldu kudrete,
Düşman düştü dehşete
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Şehitlerin hatırı,
Kalmalıdır hep diri,
Doğru alsak tedbiri,
Unutulmaz hiçbiri
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Bir damla şehit kanı,
Cennet eder her yanı,
Bütöv Azerbaycan’ı,
Türkiye, Pakistan’ı...
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Gaziye hürmet eden,
Bazen misafir giden,
Hal tutan, hoş söz diyen,
Sofrasında şam yiyen
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Onlara ilgi gerek,
Ev eşik, iş, aş, çörek...
En azı, duyan yürek,
Borçluyuz, çok şey verek
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Sağlam kalan veteran,
Her biri bir kahraman,
Yardım edelim her an,
Hepsine diyelim: “Can!”
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Kudursa Haylar yine,
Çıkacak onlar öne,
Hücum edip düşmana,
Kıracak döne döne
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Gece gündüz yatmayan,
Halka yalan satmayan,
Hakka bühtan atmayan,
Hayra hiç şer katmayan
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Rüşvetçi, talancılar,
Devleti gözden salar,
İktidar rüsva olur,
Halk kötü güne kalır
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Haksız mal mülk toplayan,
Çift ayaklı gergedan,
Bilsin ki, kusacak kan...
Kurarsınız hak divan
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Gaipten gelen sestir:
Mal yığmak boş hevestir!
Dünya malı abestir,
Beş arşın kefen bestir
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Hayat derttir, azardır,
Dünya sanki pazardır,
Herkes bundan bizardır,
Hatem neler başardı...
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Emeğe verin kıymet,
Çekilen helal zahmet,
Herkese sağlar servet,
Vatana da bol nimet
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Koymasın memur minnet,
Halk içindir hükûmet,
Versin millete hizmet,
Kazansın saygı, hürmet…
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Dünya güzel dünyadı(r):
Duysak ilki, ecdadı,
Korusak her evladı,
Bitse yoksul feryadı
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Üç devlet “Birlik” kuran,
Bedhahları susturan,
Bir kalkıp bir oturan,
Darbeyi güçlü vuran
Mukaddes Galip Üçlü!
Dünyada güçtür hâkim,
İtiraz etmez hiç kim.
Yarayı saran hekim,
Sağaltan, Süphan Rahim
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Köhne tarihi silin,
Rusya’yı da dost bilin,
Evladıyız bir elin,
Bir toprağın, bir çölün
Mukaddes Galip Üçlü!
 
İngilizler bu defa,
Kazandılar şerefi,
Tam vurdular hedefi,
Tuttular hak tarafı
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Serbesttir gidiş geliş,
İntizamlı her bir iş:
Ünsiyette diriliş,
İktisadî yükseliş...
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Hedefimiz Turan’dır,
Kitabımız Kur’andır,
“Üçlü”nün dostluk andı,
Beşer oğlu insandır
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Dermandır saf havası,
Taklamakan ovası,
Turan’ın ilk yuvası,
Galibiyet davası
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Mecbur olduk göçmeye,
Yeni sular içmeye,
Ekip, serpip, biçmeye,
Yeni yurtlar dikmeye,
Mukaddes Galip Üçlü!
 
 
Bin yıl boyu göç ettik,
Yurtlar kurup, yol gittik,
Akdeniz’e dek yettik,
Şükr ne battık ne yittik
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Yol açın Nahçıvan’a,
Nur saçın siz cihana,
Örnek olun İran’a
Nefes verin Turan’a
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Düşmanlar ara katar,
Ne dinlenir ne yatar,
Aleme yalan satar,
Turan’a bühtan atar
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Berk tutun Karabağ’ı,
Hazmetmez uduzmağı,
Şitengen it uşağı,
Görsün, üç ulu dağı
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Hak ne güzel vermiş pay!
Komşu olmuş, bize Hay.
Zatı kırık, aslı zay,
Günümüz oldu ah, vay...
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Kaynayıp kazan taşar,
Düşmanın aklı şaşar,
Açık aşkar sataşır,
Kudurup haddin aşar,
Mukaddes Galip Üçlü!
 
 
Katil Robert sülenir,
Yad ellerde küllenir,
Acındırıp dillenir,
Silah-sursat dilenir
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Cellat Serj battı yasa,
Yanını basa basa,
Guyurcukur yarasa,
Gösterir tasa-pasa,
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Teröriste çekin dağ,
Gözlerine insin ağ,
Kalmasın bir hain, sağ,
Arınsın ana torpağ
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Han Aras’ın derdi var,
Derdi söyler keman, tar!
Gece-gündüz hep çağlar,
“Ayrılık” deyip ağlar
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Tebriz battı kedere,
Atamaz deli nara,
Kan mı döksün boş yere?
Medet edin bir kere
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Azerbaycan şadlanır,
Kol açıp kanatlanır,
Karabağ abatlanır,
Yine Cennet adlanır
Mukaddes Galip Üçlü!
 
 
“Güney”in günü kara,
Yurdumuz iki pare!
Hicrandan geldik zara,
Sağalmaz mı bu yara
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Kemlikte yok eliniz,
Boş söz demez diliniz,
Salihtir ameliniz,
Helaldir temeliniz
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Çiçeklensin yurdumuz,
Ulusun Bozkurdumuz,
Kanamasın burnumuz,
Kuvvetlensin ordumuz
Mukaddes Galip Üçlü!
 
Abuzar’ım, destanım
Sona erdi, ey canım!
Var olun, kahramanım:
İlham, Tayyip, İmran’ım
Mukaddes Galip Üçlü!



ABUZAR TURAN
THE ODE OF TRIUMPH
Poem
CHAPTER I
MY COMMANDER-IN-CHIEF

This 44-verse ode has been written in Moscow with unending applause and admiration for OUR LEADER, COMMANDER-IN-CHIEF ILHAM HEYDAR OGLU ALIYEV, the son of the great leader and the embodiment of our hopes, who has written his and his father’s name in our history with golden letters with his unbending iron-like resolve, patriotic determination, courageous warfare against a contemptible enemy, unimaginable heroism, extraordinary military and political talent that astonished the world, liberation of our sacred lands, revitalization of the insulted dignity of our nation at the cost of the blood of our martyrs, writing a new history of our nation.

This poem is also a tribute to our WISE PEOPLE who rallied around their leader like an iron fist and to our VICTORIOUS ARMY that made this victory possible:


We mourned for thirty years,
Buying grief and selling sorrow,
We had nightmares,
It is thanks to you that we reached our goal,
My Commander-in-Chief!
 
Nikol had crossed the line,
Talking nonsense to us,
He tried to threaten us, sow panic,
See what you did to the enemy,
My Commander-in-Chief!
 
He said “Fire!” to the soldier,
He said “Wake up! Rise!” to the nation,
He said “Kill the enemy!”
His voice was very confident,
My Commander-in-Chief!
 
He ordered the brave soldiers,
Red blood covered the mountains and valleys,
The dam was full of bodies,
Shells were landing everywhere,​
My Commander-in-Chief!
 
Your fist is made of iron,
You don’t spare the killer,
You can’t be stopped by fog
Or snow in the mountains,
My Commander-in-Chief!
 
The lowly enemy
Would not leave of its own accord.
It would have loved to stay,
So bring the army forward,
My Commander-in-Chief!
 
Our army is ready for war,
Digging a grave for the enemy.
Lost is the path of the infidels,
Eternal history is written by
My Commander-in-Chief!
 
Success is your twin brother,
Let the enemy know the taste of blood.
Your name is dear to your people,
Your genes are pure and clean,
My Commander-in-Chief!
 
The son of the Great Leader,
The Motherland’s fortress of dignity.
Take revenge on the enemy
And leave a mark in history
My Commander-in-Chief!
 
People’s eyes are on you,
Gorgud’s words are with you,
The truth is with you,
Victory itself is with you,
My Commander-in-Chief!
 
Keep yours weapons polished,
Keep your tanks oiled,
Keep your borders closed,
Keep your country ready,
My Commander-in-Chief!
 
You chased the enemy like a dog,
You cut off its claws,
You pulled out its tail,
You crushed its mob,
My Commander-in-Chief!
 
Nikol is like a puppet now.
He sold himself for “green” bucks.
You turned him into a slave.
Let him go away now,
My Commander-in-Chief!
 
This donkey danced “Yalli”,
The clown of Pashinyan,
You taught him a lesson,
Let him lick his wound now,
My Commander-in-Chief!
 
The Armenians bent over backwards
And found a way out.
They grabbed their toilets
And ran to Yerevan,
My Commander-in-Chief!
 
Half-witted Pashinyan
Threw a stone at himself,
Betrayed by his own spouse,
He turned his meal into poison,
My Commander-in-Chief!
 
Your soldiers have no fear,
Each of them is made of bronze.
Your officers follow your orders.
Your have an iron fist,
My Commander-in-Chief!
 
Both the opposition and government,
Are united in serving the nation.
There is only one slogan:
“Our people should be happy!”
My Commander-in-Chief!
 
A thousand thanks to the martyrs,
Let them rest in paradise.
Respect for those wounded,
Compassion, attention, generosity,
My Commander-in-Chief!
 
May God bless us all,
May flowers blossom in Shusha,
May the Kharibulbul flower bloom,
May the enemy be cursed,
My Commander-in-Chief!
 
The nation’s spirits are high,
Mugham is music to our ears.
Spring is just round the corner,
The whole of Karabakh is not enough for us,
My Commander-in-Chief!
 
Kudos to our brave soldiers,
Congratulations on this victory!
I implore you,
Do take Goycha for us,
My Commander-in-Chief!
 
Can there be a Motherland without Iravan?
Everyone is talking about this.
Someone whose lands are lost can’t fall asleep
And those achieving their goals celebrate,
My Commander-in-Chief!
 
Zangezur is sobbing,
Its gardens are wounded,
Mountains are asking for help
And waiting for good times,
My Commander-in-Chief!
 
I have nothing to do with the South,
The Iron Door is quite strong,
This tangle can be easily untangled,
So let’s resolve it and be happy,
My Commander-in-Chief!
 
There are difficulties in Borchali,
May God send his mercy there!
May ill-wishers vanish,
And may this wound heal,
My Commander-in-Chief!
 
The sleeping “uncle” will wake up,
And comfortably snatch his share.
There were many ill-wishers around,
So don’t stretch the string too hard,
My Commander-in-Chief!
 
The damned Tsar Nicolas,
And wove a net for us from the Armenians.
The ungrateful got impudent.
And had to be punished severely,
My Commander-in-Chief!
 
Our people were humiliated,
You found a cure for the disease.
The Armenians turned into a dumb dog,
You returned dignity to the nation,
My Commander-in-Chief!
 
You are well-versed in every field.
You speak impromptu.
Your power comes from God,
You learned the lessons from the Great One,
My Commander-in-Chief!
 
Glory to brave Erdogan!
Long live Khan Imran!
Turan is as united as ever,
May the lands of Turks celebrate,
My Commander-in-Chief!
 
Those who doubted the war,
Those who laughed at the idea,
Those who seized every opportunity
Should now wear white shrouds,
My Commander-in-Chief!
 
Those as slippery as a snake,
Those as full as a tick,
Those who went against you
Let them die and be gone,
My Commander-in-Chief!
 
The prosperous garden,
The Karabakh you revived
Is shouting that you are a mountain!
You are a rock, thank you!
My Commander-in-Chief!
 
One who defeats the enemy,
One who does the right thing,
One who says “Dear Motherland!”
And relies on his sons,
My Commander-in-Chief!
 
The Khankandi and Lachin road
Shall be full of soldiers,
Reinforce it left and right
To break the enemy’s arm,
My Commander-in-Chief!
 
The Armenians are a heavy burden,
Traitors begged him.
They are a true scourge,
There are traps all around us,
My Commander-in-Chief!
 
We have known you since your young years,
Serious, wise and kind.
Doing good is your habit,
As is sharing good news with the people,
My Commander-in-Chief!
 
Your policies are always true.
You are a clear polyglot,
Giving face-to-face interviews.
Your answers are always spot-on,
My Commander-in-Chief!
 
The world admires your wit.
All of Azerbaijan is proud of you.
The victorious man on a white horse,
The world is at your feet,
My Commander-in-Chief!
 
You will take all the lands in full.
Build Heydarabad.
You will always be the leader
And cure the people,
My Commander-in-Chief!  
 
Oak grows on its roots.
Your son Heydar will learn the lesson.
Time will come for his own vow
To lead the country,
My Commander-in-Chief!
 
May the Creator be with you!
May he help you, my courageous hero!
Stand firm, you are my eyes and my soul!
The son of the Turkic world, my Ilham!
My Commander-in-Chief!
 
A saga has been written in your honor,
By jubilant Abuzar Turan,
You are a lion, the son of a lion!
KARABAKH IS AZERBAIJAN!
MY COMMANDER-IN-CHIEF!

Chapter II
 
SAYIN CÜMHUR BAŞQANIM
 
It is beyond doubt that the unprecedented victory of our beloved Azerbaijan in the 44-day patriotic war became possible thanks to the heroism of our glorious Army and every single one of its officers and soldiers.

May God rest our martyrs in peace and grant healing to our wounded veterans.
Thankfully, in this life-and-death battle our victorious Army was led by the politically and militarily perfect, the iron-fisted and brave commander of extraordinary strength – our Commander-in-Chief, the nation's trusted leader Ilham Heydar Oglu Aliyev.

Along with this, there is an undeniable fact that we can never forget, that we have no moral right to forget! In a philosophical, psychological and practical sense, this war embedded the “One Nation in Two States” concept into the minds of the entire Turan community, became a part of people’s mindset and created a spiritual transformation in their daily lives.

The great Turkish people, who have been with us from the very first moments of the patriotic war, as well as their head of state, one of the world's most influential politicians, a courageous man and fearless commander, President of Turkey Mr. Recep Tayyip Erdogan, have played an invaluable part in this historic victory. I am sure that many valuable works will be written about this, research and analysis will be conducted.

For my part, I express my endless gratitude, respect and wishes of utmost love to the whole Turkish nation, as well as the esteemed President, for standing by our nation, for being together with our people, for supporting our Azerbaijan and its Commander-in-Chief in resolving the fateful Karabakh issue.

I do hope that this poetic book I am writing in Moscow, a city I have been living and working in for more than 40 years, will appease my thirsty soul at least a little. May Almighty God protect and guide all human beings, including the people of Turan!

 
Having no support is a misery,
Darkness is a torture.
It would be wrong not to admit that
It is the nation that ends up suffering,
The esteemed President!
 
We found ourselves alone.
We were wounded in our own homeland.  
We mourned incessantly.
We quietly boiled from within,
The esteemed President!
 
During the “Black January”
We did not see a response,
Anyone who would share in our grief
Or feel for us,
The esteemed President!
 
The Armenians attacked us,
Razed the world around them to the ground,
Unleashed a lot of suffering
And put us in a bag,
The esteemed President!
 
The Khojaly genocide,
Our voices fell on deaf ears.
We weren’t strong enough to be heard.
Lightning struck us,
The esteemed President!
 
We lost Karabakh,
The nation was distraught.
Our dignity was shattered.
The IDPs made houses of clay,
The esteemed President!
 
One million homeless people,
Homes were left without hearths,
Refugees deprived of ancestral lands,
And officials devoid of brains,
The esteemed President!
 
 
There was no-one to extend a helping hand.
No-one offered even a pea.
The people did not sleep day and night,
But my people survived,
The esteemed President!
 
The esteemed President!
Heydar Bey came forward to lead us.
Thank God for that day!
The leader created law and order
And the nation was mobilized,
The esteemed President!
 
The esteemed President!
He thought it over and
Stopped the enemy in its tracks.
“A ceasefire”, he said.
Saving the country,
The esteemed President!
 
Azerbaijan grew stronger,
Relied on the Turkish people.
We rejoiced at seeing the brother,
And things started improving,
The esteemed President!
 
An ill person looks for a medicine,
A doctor treats the wound,
Someone in the dark sobs,
But when the brother comes, they will celebrate,
The esteemed President!
 
“One nation in two states!”
Rest in peace, Great Leader!
Eternal and deep wisdom!
A testament to you and us,
The esteemed President!
 
My Turkey quickly
Created a pleasant landscape,
Turned into a shield,
And became armor for us,
The esteemed President!
 
You rose to become a defender
For you brother Ilham!
Our eyes were filled with tears of joy.
Live on to a hundred years!
The esteemed President!
 
The “clean land” of Pakistan
And Prime Minister Imran Khan,
Thank you so much for your support!
Your blood is the same as ours,
The esteemed President!
 
The Armenians are few,
And yet they challenge the world.
Their brain is dead.
Punch is their remedy,
The esteemed President!
 
Their history is full of lies.
They are like scorpions and snakes:
Flattery, deceit, slander,
Hit them with all your might!
The esteemed President!
 
The ancestor Tigran
Allegedly built a Great Armenia.
They falsified history,
Claiming that there was no Turan,
The esteemed President!
 
A nation enslaved by myths
Lives with a deficient ideology.
Its dishonorable diaspora
Muddies the water for no reason,
The esteemed President!
 
Their leader celebrated
And even danced in Shusha.
A sleazy man
Humiliated Nikol Pashinyan,
The esteemed President!
 
The patron of Armenians
Denying the truth
And causing great harm to peace
The impudent Monsieur Macron,
The esteemed President!
 
America calls the shots,
Sells its goods to everyone,
Defends the wrong,
And sets nations against each other,
The esteemed President!
 
The Armenians go to hell,
There is a deeper point,
But the world is different already,
Even sheep are ready to tear,
The esteemed President!  
 
Turkey was there to help,
Took a great step,
Intervened at the right time,
The enemy's ardor faded away,
The esteemed President!
 
Always stand by your commander!
Hulusi Akar Pasha,
You made mountains move,
And the enemy retreated,
The esteemed President!
 
Cavusoglu stands firm,
Builds his course straight,
Stops the evil,
Makes the nation feel proud,
The esteemed President!
 
Dovlat Bey is strong,
His speeches are powerful,
His anger with the enemy is boundless.
Armenians ran away fast,
The esteemed President!
 
A product of Ataturk –  
The Grand National Assembly
Gave you unanimous support,
Much to everyone’s delight,
The esteemed President!
 
Kudos to every minister
Waiting for your order.
Deputies are ready
To sing the anthem of brotherhood,
The esteemed President!
 
Our patience overflowed.
Our hearts beat fast.
Victory was the result.
Such was the wish of God!
The esteemed President!
 
The victorious and glorious Army
Made the enemy choke in its own blood.
Our men stood firm.
The iron fist struck hard,
The esteemed President!
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                           
You are strong and formidable.
You are world famous.
Your faith is strong.
You are valued in Turan,
The esteemed President!
 
Lessons learned from Ataturk
Talk about Turkism!
Turan makes its voice heard.
Your journey is sacred,
The esteemed President!
 
The President reciting epics
Caused an outcry in Iran.
The South is a gem,
Turan gets broken there...
The esteemed President!
 
Our hearts are wounded.
Our destiny is full of ordeals.
Azerbaijan is divided,
I wonder where the homeland is,
The esteemed President!
 
What’s the point in endless talk?
Find common ground with Russia,
Move mountains together,
Do useful work,
The esteemed President!
 
Kipchak is our steppe.
Turkish-Slavic is our hand.
Our roots, our language
Used to be common,
The esteemed President!
 
Our customs are similar.
We are committed to our word.
We love the homeland
And hate the enemy,
The esteemed President!
 
You are friends with Putin.
You should go hand in hand.
Tell him, dear brother,
Turks are your only friend,
The esteemed President!
 
What is written can’t be erased…
Stand firm, there are many enemies.
Friendship is a spear, an arrow,
Made the cowards kneel,
The esteemed President!
 
Jeweler of politics,
Master of speech,
Skilled military commander,
Flag bearer of Turkism,
The esteemed President!
 
A tall hero,
Kind in brotherhood,
Sincere and great man,
Recep Tayyip Erdogan,
The esteemed President!
 
Our martyrs were not in vain.
We won this time,
Abuzar is your soldier,
Victorious commander,
The esteemed President!
 
 
Chapter III
 
GREAT SOVEREIGN!
 
The 44-day Patriotic War, which gave our people the joy of victory thanks to the unparalleled heroism of our glorious Army, helped us not only identify the healthiest and necessary components of the government-opposition landscape in the country, but also became litmus paper in revealing our friends who openly and sincerely stood by us all along, our partners who murmured something for the sake of formality and our arch foes who spewed hatred. It showed again that native Turkey and native Azerbaijan are brotherly countries and we are two hearts in one body.

It also revealed the unshakable bonds of friendship with brotherly Pakistan. We can proudly say that this victory elevated the dignity of the Turkish community of the entire Turan region in the true sense of the word.

This life-and-death battle was marked by the appearance of two holy Trinities complementing each other: 1) a trinity of states – Azerbaijan-Turkey-Pakistan; 2) a trinity of commanders – Ilham Heydar oglu Aliyev-Recep Tayyip Erdogan-Imran Khan Ahmad Niyazi!

Chapter III of “The Ode of Victory”, entitled “GREAT SOVEREIGN!”, is dedicated to a resolute, strong-willed, highly intelligent and broadly erudite politician, a competent head of state who loves his people, a valuable man who values friendship, brotherhood and goodness, a brave military commander, Prime Minister of Pakistan Imran Ahmed Khan Niazi (05.10.1952). An instructive incident comes to my mind at this point.

Haji Zeynalabdin Tagiyev (1823–1924), a millionaire, philanthropist, enlightener, a generous man, a “father of the nation” who spent a significant part of his earnings on the development of the nation, who was not indifferent to the suffering, livelihoods and daily lives of his Muslim brothers and the human race in general, saved the fraternal people of Pakistan from a terrible death by buying 300,000 ampoules of vaccine from Europe to stop the terrible plague pandemic in the early 20th century.

The grateful people of Pakistan remembered this kindness and, as soon as the country gained independence from Great Britain in 1947, included details of this unforgettable act by Haji Zeynalabdin Tagiyev in textbooks and provided a guarantee that the younger generation would never forget such generosity. For this reason, the people and the state of Pakistan have always considered Azerbaijan a true friend and brother. At this point, it is worth saying: May God have mercy on you, may your abode be Paradise, good people, generous, kind and wise men, MEN who saw the beginning and the end of the world!

 
 
Kind and generous man,
You earned yourself a great fame.
Good deeds are never forgotten,
Will always be remembered,
Great Sovereign!
 
At the beginning of last century
Pakistan was in tears.
Life was at the edge of a precipice
It was a battle for survival,
Great Sovereign!
 
A terrible plague
Struck the nation.
This poison spread fast.
The nation was suffering,
Great Sovereign!
 
“Father of the Nation” Haji
Found a cure for the scourge,
Assumed all expenses,
And bought the vaccine,
Great Sovereign!
 
Zeynalabdin Tagiyev
Built a house
With a bas-relief on it:
“You are a Muslim, love your people!”
Great Sovereign!
 
Everything is alien to the occupier.
It destroyed all the lands.
But suddenly there was a roar,
The homeland was liberated,
Great Sovereign!
 
Your courage is immeasurable.
Haji’s name is in the books.
Well done for your response,
You will be rewarded,
Great Sovereign!
 
Good deeds are unforgettable.
They are a foundation for friendship,
Our brotherhood is eternal
And will benefit us both,
Great Sovereign!
 
Our grief is common.
We work together.
Our soldiers are at war.
Our men are fighting together,
Great Sovereign!
 
You stretched out your helping hand,
Regarded us as a friend,
Stood firm as a man,
Saw our cause as your own,
Great Sovereign!
 
You worked wonders,
Sent a message to the world,
Condemned the enemy,
Added poison to its meal,
Great Sovereign!
 
You spoke your mind openly,
Defended who was right,
Showed your angry face,
Taught the enemy a lesson,
Great Sovereign! 
 
We saw your valuable help.
You are our support, our pillar.
Our hearts calmed down.
Our souls got warm,
Great Sovereign!
 
“One nation in three states!”
God, what a great truth!
My Lord, we are so pleased with you!
A thousand thanks to the father,
Great Sovereign!
 
You are fair in everything you do.
You are loyal to a friend,
You are always noble,
You are always brave,
Great Sovereign!
 
Kudos to Pakistan
For giving Armenia a rebuff,
For never officially
Calling it a state,
Great Sovereign!
 
Applause to your name and fame
For standing shoulder to shoulder with Erdogan,
For showing strength like a man
For you brother Azerbaijan,
Great Sovereign!
 
Dishonorable and sordid enemy,
A pack of dogs
Razed everything to the ground,
And destroyed Karabakh,
Great Sovereign!
 
They lead people astray,
Dig up mountains and valleys,
Walk in our ancient city,
And spread lies,
Great Sovereign!
 
The Armenians have got stupid,
Planted mines left and right,
Buried stones in the ground,
Trying to distort history,
Great Sovereign!
 
The enemy licks other’s heels,
Howls like a jackal,
Wags its tail to the west,
Challenges us,
Great Sovereign!
 
Thank you Putin,
Did things wisely,
Broke Nikol’s tooth,
His calls came out empty,
Great Sovereign!
 
Cheap tricks did not work,
Cunning and evil deeds,
Their hands were stained,
Tongues were cut off,
Great Sovereign!
 
We fought for 44 days,
Threw out the Armenians,
Chased them like dogs
From all of Karabakh,
Great Sovereign!
 
Our army won,
Took back the land,
Afflicted the enemy,
Amazed the world,
Great Sovereign!
 
We made the enemy choke in its own blood,
We took back Shusha,
Dealt a deadly blow,
Had a great celebration,
Great Sovereign!
 
We came across a dishonorable slave
And fell into an interesting trap.
We were tricked,
We could not enter Khankendi,
Great Sovereign!
 
“Peacekeepers” arrived,
Those who sing lullaby to Armenians,
Those who take care of them,
Those who look after them,
Great Sovereign!
 
Kudos to every soldier
For wasting no time,
Nailing the fence,
Installing doors and windows,
Great Sovereign!
 
Armenians idle their time away.
Officers are servants now,
Doing the cooking and little things,
Adding grain to the mill,
Great Sovereign!
 
They are eating honey and cream,
They have found a warm place
And a soft embrace
Their diapers will be full,
Great Sovereign!
 
They hug with arms and neck,
Mingle with others,
Meet with each other
And cling like ticks,
Great Sovereign!
 
The trinity will find a solution.
We will never be hopeless.
Make a decision before it is too late,
Say farewell to them,
Great Sovereign!
 
Let them cry when the Russians leave.
Let Armenians suffer.
Let their bag be closed.
Let them polish their heels,
Great Sovereign!
 
Those seeking “revenge” or “status”
Say, “Come and shoot me”.
All Armenians
Defile our homeland,
Great Sovereign!
 
Sooner or later there will be a fight.
There will be only one cure.
The iron fist will rise,
And crush the enemy again,
Great Sovereign!
 
The Armenians will be completely gone.
They will leave our lands.
Mugham will be heard again.
Angels will come down from heaven,
Great Sovereign!
 
Let's therefore stand firm!
Let's punch them with our fist!
Let’s silence the enemy!
And start a new period,
Great Sovereign!
 
The three of you should organize a visit,
See how Shusha is doing.
Wipe away sadness,
Have rest in Khankendi,
Great Sovereign!
 
Ride a horse in Karabakh,
Have a pleasant conversation.
You follow one religion.
May muezzin read a prayer,
Great Sovereign!
 
Go up to Jidir Duzu plain,
Watch gazelles,
Dive into a spring,
Right into Turshsuyu itself,
Great Sovereign!
 
Visit Khojaly,
Plant sycamore there,
Bow your head and stand firm,
Think about what happened…
Great Sovereign!
 
Flags of three countries
Decorate each corner,
It was a celebration, like a wedding.
Let the mean enemy be gone,
Great Sovereign!
 
Armenia was silenced,
By three great men,
Abuzar admires you:
Ilham, Tayyib, Imran Khan!
Great Sovereign!
 
 
Chapter IV
THE BLESSED VICTORIOUS TRINITY!
 
It is beyond doubt that the unprecedented and historic victory in the Patriotic War was achieved by our brave soldiers and officers, martyrs and wounded veterans. However, it is the moral duty of all of us to recognize and appreciate the heroism of our iron-fisted knight Ilham Heydar oglu Aliyev, who took full responsibility for the leadership of this life-and-death battle, the sincerity of President Recep Tayyip Erdogan and the brotherly and friendly country of Turkey, which supported Azerbaijan politically, militarily, psychologically and in every possible way, and the unwavering determination, steadfastness and friendship of Prime Minister of Pakistan Imran Ahmed Khan Niazi – the invaluable role of the three heads of state and three Commanders-in-Chief in our glorious victory.

Unfortunately, ever since the war ended, the behavior of the hypocritical and loathsome enemy, its door-to-door pleas, the bizarre statements by some world leaders have led to the fact that this dough will still take a lot of water.

This suggests that although the conflict has moved from a military to a political plain, the military path may be necessary again. Apparently, we have been a little soft-hearted, didn't deal the last Iron Fist blow to the wooden head of the enemy and let the wounded snake escape...

In the last part of “The Ode of Triumph”, called “The Blessed Victorious Trinity!”, I share my thoughts and feelings and humbly ask the three supreme persons whose heroism I praise with the most sincere feelings to pay attention to a few alarming moments.

May the Almighty Creator protect the whole world and mankind, the people of Turkey and Pakistan, our friends and brothers, and our troubled nation!
 

Whoever comes to life
Should earn himself a name,
And lead a good life.
Let’s give everyone a chance,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Rely on your citizens.
Let them become you brother.
Let them take up arms
And go to war,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Ordering the people right,
Building a happy country,
Punishing the unjust,
Standing behind the nation,
The Blessed Victorious Trinity!
 
We were a fist this time.
Every soldier rejoiced.
We won a victory in the war.
Our spirit gained strength,
The Blessed Victorious Trinity!
 
The state mixed with the people.
The nation was completely reconciled.
We competed with each other
In working for the front,
The Blessed Victorious Trinity!
 
The land gave power to the state.
The army stood up
To own this power.
The enemy was terrified,
The Blessed Victorious Trinity!
 
The memory of martyrs
Should live on forever.
If we do things right
No-one will be forgotten,
The Blessed Victorious Trinity!
 
A drop of martyr's blood
Will turn everywhere into paradise.
The whole of Azerbaijan,
Turkey and Pakistan,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Heeding the wounded veterans,
Visiting with them,
Caring and speaking kindly to them,
Eating dinner with them,
The Blessed Victorious Trinity!
 
They need care,
Home, clothes, bread,
At least a caring heart,
We owe them a lot,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Every surviving veteran
Is a hero,
Let’s always be there to help them
And say “Thank you!” to them,
The Blessed Victorious Trinity!
 
If the Armenians go crazy again
They will come forward,
Attack the enemy,
And break it again and again,
The Blessed Victorious Trinity!
 
You did not have a good night’s sleep,
Did not lie to your people,
Did not slander the truth,
Did not mix good with evil,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Bribe-takers and embezzlers,
Belittled the state.
If the government is disgraced
The nation will face a bitter end,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Those plundering national wealth,
Two-legged rhinoceros
Should know that they will choke in their own blood.
Justice will prevail,
The Blessed Victorious Trinity!
 
The voice from above says:
It is an empty passion to gather wealth!
Worldly goods are in vain,
Five arshins of shroud is all we will need,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Life is about suffering,
The world is like a mess,
Everyone is fed up,
What did the wealthy manage to do after all?
The Blessed Victorious Trinity!
 
Let the anthem of purity be played,
Let the forbidden be gone,
Let it quickly go back to the budget,
Let the property be returned to the nation,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Value the labor
Appreciate the hard work.
Wealth will give everyone their share,
Abundant are blessings of the motherland,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Officials shouldn’t make anyone feel indebted.
The government is for the people.
It should serve the nation
And earn respect, esteem,
The Blessed Victorious Trinity!
 
The trinity built a “Unity”,
Silenced the wicked,
Acted together
And struck hard,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Might is right in the world.
No-one objects to the strong.
Doctor treats the wounds
But mercy heals them,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Delete old history,
Russia is a friend now,
We are children of one country,
One land, one field,
The Blessed Victorious Trinity!
 
The British this time
Raised their dignity.
They hit the target spot-on
And stood on the right side,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Travel has become free.
Everything is disciplined:
Revival in communication,
Economic growth,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Our goal is Turan,
Our book is the Koran,
Our oath is friendship of the three
In the name of humanity,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Fresh air is a medicine,
The Tekle-Mekan plain,
Turan's first nest,
A victorious battle...
The Blessed Victorious Trinity!
 
We had to change home,
To drink a different water,
To sow and reap crops,
To build new homes,
The Blessed Victorious Trinity!
 
We migrated for a thousand years,
We built homes, covered roads,
We reached the sea.
Thankfully, we did not sink or disappear,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Open the road to Nakhchivan,
Shed light on the world,
Be an example for Iran,
Give a second breath to Turan,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Enemies try to muddy the water.
They neither rest nor sleep,
Spread lies,
Slander Turan,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Hold on to Karabakh.
Can’t handle the defeat
The lousy dogs.
They don’t see the mountain like you,
The Blessed Victorious Trinity!
 
God has given us a curious lot,
Our neighbor won’t leave us alone,
They have no proper kin!
Woe is me,
The Blessed Victorious Trinity!
 
The pot is boiling.
The enemy is going nuts
It clearly annoys us,
Its frenzy goes too far,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Robert the killer wanders around.
Travels to foreign lands,
Begging for help,
Imploring for weapons,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Executioner Serzh is mourning,
Pressing his side hard,
Wagging his tail, bat,
Shows it to everyone who comes his way,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Stop the terrorist.
Open his eyes.
Not a single traitor shall survive,
Wake up the motherland,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Khan Araz is in pain,
Who can forget this pain?
Days and nights spent crying
From the pain of separation,
The Blessed Victorious Trinity!
 
Azerbaijan rejoices.
It spreads its arms and wings.
Karabakh is recovering
And is called paradise again,
The Blessed Victorious Trinity!
 
The south is dejected,
Our land is divided,
We are tired of separation.
Will this wound never heal?
The Blessed Victorious Trinity!
 
Your hands are not evil,
Your mouth does not talk nonsense,
Your deeds are righteous,
Your foundation is honest,
The Blessed Victorious Trinity!
 
May our country prosper!
May our gray wolf tower over others!
May our nose not bleed!
May our army get stronger!
The Blessed Victorious Trinity!
 
I am Abuzar, my saga
Is over, my dears!
Always be there for us, my heroes:
Ilham, Tayyib, Imran,
The Blessed Victorious Trinity!
Moscow, 18.02.2021
banner11
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.