Öne Çıkanlar Müslüman sterlin kur dolar Mahmut Özdemir Süleyman Beşli
banner6
banner13

“Zamanın Birinde” okuyucuyla buluştu

Anadolu bir efsane ülkesidir. Nereye giderseniz gidin sizlere orayla ilgili efsaneler anlatılır. Efsaneler yüzlerce yıldır yaşayan dönemin var olan ya da olmayan ama olağanüstü yönleriyle dilden dile gelen hikâyeleridir.

Gazeteci-Yazar İlhan Kılıç, Elazığ’da yüzlerce yıl önceden günümüze dek ulaşan olağanüstü olayları, tarihi kaynaklar ışığında, efsanedeki boşluklardan yararlanarak özgün kalemiyle bizlere yeniden anlatıyor.

Bilinçli birey sorumluluğuyla kaleme alınan ve üzerinde yaşadığımız toprakların binlerce yıllık öyküsünü gençlere tanıtmak amacıyla hazırlanan bu kitap efsanelerin öyküye dönüştürülmesi anlamında Elazığ bölgesi için bir ilki oluşturuyor.Elazığ tarihçesi ve Harput’un Türklerin eline geçmesi konularına da yer verilmiştir.

Murat nehrinin en derin yerine neden “Ali Gelmez” denildiğini anlatan hikâyeyle başlayan kitapta, Arap Baba’nın başının kesilişinden Cin Düğünü’ne, Çayda Çıra’dan Deli Mustafa ve Beyzade Hoca’ya, Papazın Kızı’ndan Gelin Kayası’na, Harput(Süt) Kalesi’nden Hızır Aleyhisselam ve Fakir Adam’a, Peri Kızı’ndan Gül Bahçesinde Dört Yüz Yıl’a, Genç Osman’dan Şakir ile Zakir’e kadar tarihe kazınmış on üç hikaye yer alıyor.

Büyük bir ustalıkla Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sitesinde yer alan kısacık bir efsane özetini büyük bir çalışma ile hikâyeleştirildiği görülüyor.Kitap içerisinde en çok dikkat çeken hikâyeler;


Çayda Çıra Efsanesi:
Maddi durumu iyi olmayan bir ailenin İstanbul’da zengin bir tanıdıklarının düğününe katılmaları gerekmektedir. Düğünde folklor ekibi Çayda Çıra oynamak için sahneye çıkarlar. Düğündeki zengin aileler bu oyunu küçümser, beğenmezler. Yaşlı teyze de gençlerin yanındadır ve hakaretlerine dayanamayarak onlara “Siz çayda çıra efsanesini bilir misiniz?” diye sorar. Bunun üzerine gençler bilmediklerini söylerler ve yaşlı kadın hikâyeyi anlatmaya başlar. Hepsi hikâyenin sonunda nasıl bir hata yaptıklarını anlarlar ve oyun tekrar sahnelenir. İşte bu kez çayda çıra sadece bir folklorik gösteri değil bir ders niteliği kazanmıştır.

Gül Bahçesinde Dört Yüz Yıl
Beyzanur okulunun yurtdışı programı dâhilinde grup olarak Amerika’ya giderler. Beyzanur zaman ve mekân ilişkisi üzerinde düşüncelere dalmıştır ki bu arada kaldığı odanın kitaplığında Elazığ efsanelerinin yer aldığı bir kitaba rastlar. Bu kitapta kendisinin küçük bir çocukken babaannesi tarafından söylenen bir sözün yazıldığını görür. Babaannesi ona “Kızım rahip gibi uyuyup kaldın mı?” diye söylenirdi. İşte şimdi o rahibin hikâyesini okuma fırsatı bulmuştu.
Rivayete göre bir rahip bahçede uyuya kalmış ve gözünü açtığında aradan 400 yıl geçtiğinden habersiz kilise gelmiştir.

banner11
Anahtar Kelimeler:
Ilhan Kılıç
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.