Nato zirvesi ve zirvede yanlızlaşan bir ABD

Soğuk savaşın bir fotoğrafı olsa gerek bu zirve. Dış siyasette git gide yanlızlaşan bir ABD.

Peki bunun arkasında ki güç ve Türkiye'nin çıkarları neler?

Bu işin arkasında elbette küresel anlamda, yeni ipek yolu (Londra-Istanbul-Dohar-Pekin) projesini dayatmaya calışan, sermaye ve başkanlık seçimlerinde bu oluşuma; yoluna Hillary Clienton yerine Trump ile devam etmeye karar veren derin ABD var. Sermayenin aktörleri olan; yeniden süper güce oynayan Ingiltere, sıcak denizlere inme hayalini gerçeklestirip tarihe geçmek isteyen Putin'li Rusya, enerji sıkıntısını çözmeye çalışan Çin, Avrupa içinde popüliritesini arttırmaya çalışan Fransa ve pastadaki payını büyültmeye çalışan Almanya ulusalcılarını da eklersek, işin vahamiyetini daha da iyi anlayabiliriz belkide.

Zirve sonrası verilen dörtlü poz (Fransa, Ingiltere, Turkiye ve Almanya) ve Trump'ın erken ayrılması aslında bize NATO zirvesine ait bazı ip uçları vermekte.

Aslında bu fotografta hiç kimse birbirinden haz etmiyor, gel gör ki sermaye (Israil) oyunu öyle bir kuruyor ki; asi ABD'ye ancak birlikte karşı durabilirsiniz diyor. Zoraki bir flört bu. Ama en nihayetinde herkes kendi ülkesi namına da yeni düzenden birşeyler koparmanın ve elini güçlendirmenin peşinde.

Elbette biz kendi penceremizden bakalım olaya; Ortadoğu büyük bir pazar ve herkez için hayati önemli. Ama en çok da bizim için. Hem enerji koridoru olması, hem sınırlarımızın güvenliği, mülteci sorunları ve daha bir çok konu başlığı eklenebilir.

ABD zaten süper güç olarak kalabilmek için, Ortadoğuda kendi çıkarlarına hizmet eden her yapı ve oluşumun içinde olacak.

Ingiltere, yüzyıllardır Ortadoğuda her politikanın içinde zaten, hem dini hem siyasi her şekilde buradaki güç dengelerini değiştimenin ve kendi ülke çıkarları gereği kullanmanın peşinde.

Peki bu kadar, bölgeyle alakasız aktör, çıkarları gereği, olmamaları gereken yerdeyken, bizim aldığımız önlemler ve attığımız adımlar neden sorgulanıyor?

Elbette sınır güvenliğimizi sağlamalı ve buralardaki olası hain oluşumlara göz yummamalıyız. Bunu iyi bilen ve bu kadar çıkarcının bölgede kurduğu oyunları iyi analiz edebilen Türkiye, tam da bu haklı sebeptendir ki Suriye'nin kuzeyine girmiştir.

Suriyeli mülteciler ile ilgili sözünü tutmayıp, bölgedeki iç savaşı körükleyen bu tek dişi kalmış canavarların sözüne, koskoca bir Ülkenin geleceği bel bağlanamazdı.

Tam da bu sebeptendir ki; Libya ile ikili anlaşmayla Akdenize Türk hançeri sokulmuş ve çıkarlarımız korunmuştur, Milli zenginliklerimizi ve çıkarlarmızı başkalarının eline bırakacak değildik elbette. Atılan her adım, aslında Ümmet için de umut olmuştur, Elhamdülillah.

Avrupa'nın, ABD’nin, Ingilete'nin ve dahi Rusyanin giriştikleri bu güç savaşında, dış siyasette gayet isabetli ve istikrarlı politikalarla; bu yeni dünya oluşumunda, hem ülemizin çıkarları gereği bölgede elimizi güçlendiriyoruz hem de büyük bir Aktör konumuna geliyoruz.

Unutmamalı ki, ülkeler arasında ilişkiler çıkarlar gereği kurulur ve yönetilir. Rüzgarın yönünü iyi tahmin eden dış politikalarla, inanıyorum ki, ileride de Ülkemize daha bir çok kazanımlar sağlanacaktır.

Su bulanıksa ve durulmuyorsa, daha da derine inmek lazım gerek.
banner4
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.