NİÇİN?  NEREDE? NASIL?  HARCIYORUZ?
 
​AKARSULAR  MİSALİ GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN YOL...

Çayda akan su gibi, çölde esen yel gibi
İşte bir günü daha kayboldu ömrümün.
Ben ben oldukça iki günün gamını bir çekmem,
Biri geçip giden gün, biri gelecek gün.
​​​Ö.Hayyam
 
Zaman herkes için çok değerli ve geriye döndüremediğimiz tekrarı olmayan en kıymeti hazinemiz. Zaman, cinsiyet, din, dil, ırk, zenginlik fakirlik gözetilmeden herkese eşit olarak sunulan tek şeydir. Herkes için aynı;1 gün 24 saat, 1 saat 60 dakika, 1 dakika 60 saniye... Eşit olan zamanı herkes kendine göre kullanır. Kimisi sadece vakit geçirirken kimisi zamanı en iyi şekilde ve planlı olarak değerlendirir. Her nasıl kullanırsak ve nasıl geçirirsek geçirelim ZAMAN=HAYAT’TIR.

İnsanoğlunun varoluşundan ölümüne kadar geçen süreyi hep bir kum saatine benzetmişimdir. Ana rahmine düştüğümüzde çalışmaya başlayan ve aşağı boşalarak yavaş yavaş tükenme yolunda bir döngü. Ne zaman biteceğini bilmediğimiz ya da hiç bitmeyecekmiş gibi sürekli hayatımıza yeni planlar, hedefler koyarak geçen ömrümüz. Zaman çok kıymetli ve aslında herkes için ömür dediğimiz şey kaç yaşında olursak olalım çok az ve yetmiyor. Çünkü bizler insanoğlu olarak geleceği kurgularken, düne dair pişmanlıkları dererken anı yaşamayı hiç beceremeyen varlıklarız. Sanki zamanın hâkimiyiz de ne kadarına erişeceğimize biz karar veriyormuşcasına boşu boşuna heba ediyoruz ömrümüzü.

Olaya ebeveyn penceresinden baktığımızda durum daha da vahim; çünkü bizler ne kadar değerliysek kendi içimizde, zamanımızda o kadar değerlidir. Zamanın değerini biliyorsak eğer ve zamanı verimli kullanıyorsak, evlatlarımız da bizim yolumuzdan gidecektir ve zamanı iyi yöneten bireyler olacaklardır. Tam tersi bir durumda kendi zamanımızı heba etmekle kalmayıp gelecek zamanları da heba etmesi için çocuklarımızın eline zaman bıçkısı veriyoruz demektir. İşte bu evlatlarımız ve gelecek zamanlar adına olmasından korkulan en kötü senaryo...

Özellikle de hemen hemen herkesin vaktinin büyük bir bölümünü evde geçirdiği bu günlerde neredeyse her gün birbirinin aynısı. Gece gündüze, günler birbirine karışmış durumda. Böyle olunca da zamanı verimli kullanmak neredeyse imkânsız. Günün büyük bir bölümü öğrenciler için ekran başında, bayanlar için genellikle mutfakta geçmekte. evin diğer bireylerine de televizyon karşısında her gün ve her saatte farklı bir programla günü tamamlamak düşüyor sanırım ya da sosyal medyada sınırsızca gezintiler.

Ebeveynler olarak bu karışıklığın rehavetine kapılıp da zamanın nasıl geçtiğini anlamayanlar zincirinde halka olmayalım aman dikkat! Çocuklarımıza zamanı doğru yönetmek konusunda iyi birer rehber olabilmek için bu çok önemli. Günlük zaman çizelgeleri hazırlayabiliriz ve çocuklarımızın da bu çizelge doğrultusunda davranmaları ve sorumluluklarını yerine getirmeleri noktasında motive etmekle başlayabiliriz işe, çünkü bu iç disiplin kazandırmanın ilk adımıdır. Akşam erken uyumaları ve sabah erken uyanmaları konusunda bir davranış oluşturmak ta yine çok önemli...

Tüm bunlar zamanı verimli kullanmalarını öğretebilmek bakımından atacağınız olumlu adımlar olacaktır. Erken yatmak, erken kalkmak ve zamanı planlayarak verimli kullanmayı öğretmek çocuklarımıza ve geleceğe yapacağımız en büyük yatırımların başında gelmektedir. Kendini ve duygularını kontrol edebilen, iç disiplini olan ve sorumluluk sahibi insan dünyayı yönetebilecek güce sahiptir.
 
Saatlerce ödevinin başında zamanı israf eden ya da zamanı önemsemeden uzun süre telefon, televizyon, bilgisayar başında oyalanan çocukları incelersek eminim ki çocuklarıyla birlikte geçirmesi gereken zamanı benzer şekillerde boşu boşuna harcayan ebeveynler çıkacaktır karşımıza. Hepimiz biliyoruz artık, çocuklar anne babalarından ne görürse onu yapıyor.

En kıymetlilerimiz ve geleceğimizin emanetçilerine zamanımızı iyi planlayarak doğru örnek olalım. Çocuklarımıza gününü nasıl planlaması gerektiğini öğretelim,  zamanın önemini ve geçen her bir saniyenin anlamını iyi anlatalım. Zaman telafisi olmayan tek şeydir. Zaman ne geri dönüşü ne de geri dönüşümü mümkün olmayan ve durdurulamaz tek şeydir. Zaman elimizde bulunan en nadide ömür hazinemiz hatta ömrümüzün ta kendisidir.

Ne mutlu yanında sevdikleriyle bu hazinenin sefasını sürebilenlere.

Zaman elçilerini bugünden hazırlayıp yarınlara umut dolu tohumları ekebilenler olabilmek en büyük zenginliktir. Ömrümüzü adadığımız zamandan daha kıymetli cevherlerimizi zaman hazinelerine hükmedebilecek yeterliklerle donatabilmek ümidiyle...
banner4
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.