Kırgızistan, yeraltı zenginlikleri ve doğal güzellikleriyle Orta Asya`da cazibe merkezi olmaya çalışırken, işsizlik bakımından ise büyük sorunlarla cebelleşmeye devam etmektedir. Altı milyon nüfusun yaklaşık bir milyonu Rusya`da iki yüz bini ise Kazakistan`da çalışmaktadır.


Diğer ülkelerde olduğu gibi, vahşi kapitalizmin sömürü çarkları tüm hızıyla bu ülkede de ağırlığını hissettirmeye devam etmektedir. Kırgızistan Cogorku Kenes`i (Meclis) ise, sürekli olarak Tiyensan Dağları’ndaki Kumtor altın madenleri ve Talas bölgesindeki Jerui maden yataklarının işletmesiyle ilgi sorunları tartışmaya devam etmektedir.
Askar Akayev döneminde, Kanadalı Centerra Gold şirketine adeta peşkeş çekilen bu madenlerdeki mevcut rezerv 700 ton olup, bunun 280 tonu şimdiye kadar çıkarılmış bulunmaktadır. Kırgız Devleti, çıkarılan altının sadece %16’sına malik olabilmektedir.
Geri kalan yüzde seksen dörtlük kısım ise Kanada menşeli Centerra Gold`un uhdesine geçmektedir.

Kırgız Hükümeti ile bu Siyonist firma arasında hisse ortaklığının adaletsizliğine yönelik hukuki süreç devam etmektedir. Dünya altın rezervine sahip önemli ülkeler arasında yer alan ABD, 8.133.5 ton ile ilk sırada yer alırken, Almanya’nın 3.384.2 tonluk rezerv ile ikinci sırada, Hollanda ise, 612,5 tonla onuncu sırada yer almaktadır.

Bu rakamlara bakıldığında Kazakistan’ın rezervleri önemsiz kalıyor imajını verse de Kırgızistan gibi bir ülke için can damarı niteliğinde olsa gerek. Centerre Gold`un gayri adil paylaşımı olmasa, Kırgızistan’ın ekonomik bakımından nefes alması söz konusu olabilir.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen, Kanada’nın Ontario Yüksek Mahkemesi, Kırgız A.S.nin Centerre Gold’daki hisselerinin %60’lık bölümüne ipotek koyduğu görülmektedir. Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğum eski Dışişleri Bakanı, 2005 ve 2010 devrimlerinin baş mimarlarından ve Kırgızistan eski Cumhurbaşkanı Roza Otunbayeva’nın ifadesi dikkat çekici idi.

Bayan Otunbayeva, bunu siyasi rakibi eski Cumhurbaşkanı Askar Akayev’e usta bir manevrayla bağlarken, Kırgız hukukçuların uluslararası tecrübesizliğinden dem vururken, dava açılan ülkelerin hukukçularına güvenerek hukuki dava kazanılamayacağı vurgusunu da özellikle yapması anlam verici oldu.
Kanadalı Centerre Gold örneğinde görüldüğü gibi, uluslararası tahkime gidildiğinde gerçek anlamda hukuki bir sonucun alınması mümkün görülmemektedir.

Prof. Dr. Necmettin Erbakan, bu cumhuriyetler bağımsızlıklarını kazandıklarında ilgili yöneticilerine özellikle şu vurguyu yapmadan geçemiyordu; “Yılarca komünizm sömürgeciliği altında inim inim inlerken, şimdi ise bağımsızlık sonrası bir tehlikeden kaçıp, başka bir tehlikeye kapılmayın.” Prof. Dr. Necmettin Erbakan, bunu öne sürerken kapitalizme vurgu yapmaya çalışmaktaydı.

Gerçekten de Komtur Altin konusunda yaşanan fecaat, Prof. Dr. Necmettin Erbakanhaklılığını bir kez daha ortaya koymaktadır.

 
banner4
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.