Öne Çıkanlar Türk-İngiliz işadamı Nuri Bulgurcu Festival THY Atilla Üstün

Turkish Press röportaj: Doğukan Çelik
Serra Erdoğan: Merhaba, ilk olarak kendiniz hakkında bizi biraz bilgilendirir misiniz?
Doğukan Çelik:
İstanbul Bakırköy’de dünyaya geldim. 1999’da o büyük depremde tam üç aylıktım ve ailemle beraber o acı günü saniyesi saniyesine yaşadım. Ardahanlıyım ve doğma büyüme İstanbul’da bir mahallede yaşıyorum. Mahalle hayatının bana çok şey kattığını söyleyebilirim. Hiçbir zaman öyle lüks yerlerde yaşamak gibi bir takıntım olmadı, çünkü mahallede esnaflarla, komşularla iç içe ve çocuk gürültüsü duyarak yaşamak beni oldukça mutlu ediyor. 
İlkokulu mahallemdeki 100.yıl İ.Ö.Okulunda, Ortaokulu 700.Yıl Osmangazi O.Okulunda bitirdim. Tüm okul yıllarımda çok haylaz bir öğrenciydim. Şu an lisedeyim ve halen bile öyleyim.
Öğretmenlerimin korkulu rüyasıyım ben…
Çok soru soran, okuldan kaçan vb…
Bir zaman böyle okul hayatım arkadaş ortamıyla güle oynaya geçti ancak herkes de olduğu gibi benim de büyük bir hayalim vardı…
Olimpiyat şampiyonu boksör olmak…
Boksa yazıldım ve kendimi bu sporda eğittim ancak bir şeyler oldu ve ben bu sporu kötü niyete kullandım ve kavgalara karıştım.
Hayatımda ilk kez okulda büyük kavgaların başında geldim ve siz de bilirsiniz ki böyle şeyler yaparsanız okuldan atılırsınız.
Sonra işlerde çalışmaya başladım.
Marangozda, matbaada, tekstilde de
Bu çalışma hayatı bana göre değildi ve ben tekrar okula başlamaya karar verdim.
Liseyi tekrardan okumaya başladım ve sınıfımda birinci oldum.
Şu an ise çok daha gerçekçi ve çok daha büyük hayallerin peşindeyim…
 
Sizce yazarlık nedir ? 
Bence yazarlık bir meslek değil, bir idealdir ve bunun okulu olmaz. Bu bir insanın içinde ya vardır ya da hiç yoktur. Varsa ve o kişi buna inanıyorsa bu sevgi alevlenir ve bütün dünyayı sarar. Yazarlık para için yapılmaz çünkü yazmak bir yazarın boynunun borcudur.

Hayatınızda en fazla iz bırakan olay veya durum nedir? 
Şu zamana kadar beni en etkileyen durumu ben kitap olarak derledim. Boksör Çocuk, işte o benim. Bu kitabı okuyun ya da okumayın herkes kendini bir yerlerde görmek ister.Bunun için çabalar, hayaller kurar ve bazı büyük hayallerini yıkar, gerekirse canından çok sevdiği ailesine karşı çıkar çünkü bu hayaller bir dünyayı tamamen değiştirebilecek güçtedir.

Benim bu kitabı yazmadan önceki hayalim tarihin en büyük olimpiyat şampiyonu olmaktı. Buna bazılarınız gülebilir ancak ben her daim en büyüğünü düşünürüm ancak bu hayal olmadı…
Olsun ! Bir kapıyı kapatan Allah bana daha çok kapı açtı…
Şimdi ise kendime soruyorum… Yeni hedefe ulaşabilecek miyiz ?  
Yine kendim cevaplıyorum … Ulaşmak zorundayız ? Öyle ya da böyle…



Kitaplarınızı nasıl yazmaya karar verdiniz ? Kitaplarınızın içeriğinden biraz bahseder misiniz ? 
Ben hayatımın her anını  filmlere, romanlara benzetirim. Çünkü bazı filmler de büyük hayaller ve hedeflerden bahseder.Yani bir başkasını oynamam çünkü bu hayatın başrolü benim, bu hayatın yazarı benim, yönetmeni benim,kurgulayan benim ve tabii sonuçları da beni ilgilendirir.  Yani sizin anlayacağınız ben kendimi yazarım. Çünkü ben doğuştan yazarım…

Kitabın içeriğinden bahsetmem gerekirse, büyük hayallerin peşinden koşan bir liseli gencin okuldaki dersleriyle, ailesiyle, mahalledeki çevresiyle ve hatta kendi kafasında kurguladıklarıyla verdiği o amansız mücadeleyi anlatıyor. Onun için iki seçenek var; ya hayallerinin peşinden koş büyük bir olimpiyat şampiyonu ol ya da vazgeç sonsuza kadar bu vicdan azabının tadına bak…
Seçim onun ya da seçim sizin…

Hayal gücünüz çok geniş ve renkli olmalı. Bununla ilgili neler söyleyebilirsiniz? 
Hayatı her an film olan bir çocuğun elbette hayal gücü fazlasıyla geniştir. Hatta bazen bunun can sıkıcı sonuçları da olabiliyor. Her an hayal kurmak ve yaratıcı fikirlerle yaşamak sizi bazen ciddi olmanız gereken bir durumda farklı davranmaya itiyor. Size bazen psikolojisi bozuk diyebilirler…

Boş verin desinler… Bu dünyayı anlamlandıranlar ; büyük devlet adamları, askerler, düşünürler, yazarlar, oyuncular, mimarlar, öğretmenler hatta işçi sınıfı…

Bir çoğu büyük hayallerinin peşinden koşup başardıkları için onlar büyük ve biz onların karşısında saygıyla durmak zorundayız. İsterse diktatör olsunlar sonuçta onlar başarmışlardır…



Yazarken olmazsa olmazlarınız var mı? ( örn. çay-kahve içmek gibi )  
Var elbette ! Eğer gerçekten bir projeye karar vermişseniz onu okuyan insanların neler düşüneceği de elbette çok önemli. Onu yazarken içinde kaybolmalısınız ve rahat bir ortam olması elbette önemli.
Bir eser öncelikle eğlendirmeli, sonra okuyucuya hayattan fikirler sunmalı, ona yeni bir bakış açısı kazandırmalı…
Onu hayal kurmaya sevk etmeli ve elbette ona cesaret vermeli.
 
Bir yazar için zaman ne demektir? 
Zaman benim tabirimce yaşanmışlıkların artmasıdır. Ne kadar çok yaşanmış olay o kadar birikim demektir. Ne kadar çok birikim o kadar çok değişen hayatlara vesile olur.
Önce bir şeyler yazabilmek için ya gelecek hakkında bir fikir ya da yaşanmışlık olması gerekir.
 
Günlük hayat kaleminizi nasıl etkiliyor? 
Günlük hayatta yaşadığım olaylar, halkın içinden gördüğüm yeni karakterler ve sorunlar, yeni eserler yazmayı tetikliyor. Çünkü okuyucuların bunlara ihtiyacı var. Sorunlar karşısında eğlenmeye ve daha zararsız düşünmeye ihtiyaç duyar. Onları anlamayan birileri olunca kendilerini yalnızmış gibi hissederler. Düşüncelerine arkadaş ararlar işte günlük hayat bana bunları sunar…
 

 
Ufukta yeni bir kitap var mı ?
Şunu söylemem gerekir ki ben ölünceye kadar yazmaya devam edeceğim çünkü durmak, yok olmaktan farksızdır. Yeni kitabım daha farklı bir hayatı konu alıyor. Farklı hayat ama yine büyük hayallerin peşinde insanları anlatıyor ve yine o hayallerin neleri değiştirebileceğini göreceksiniz.
Yok olan kötü idealleri ve yeniden doğan büyük fikirleri göreceksiniz…
 
Bir yazar olarak okuyucularınıza mesajlarınız nelerdir? 
Doğukan Çelik’i okuyanlar bu eserlerin bir gün bütün dünyada yankı bulacağını bilsinler. Ve bu eserlerin onların ideal dünyasında açılan yeni kapılar olduğunu da bilsinler.Ben bu eserleri Sinema ve Dizi sektörüne aktarmak istiyorum. Eğer benimle beraber yeni bir başlangıç yapmak isteyenler olursa ben her zaman bir proje adamıyım. Buradan Sinema ve Dizi Prodüksiyon Şirketlerine sesleniyorum…
Eğer gerçekten benimle çalışmak isterseniz her zaman katılacağımı bildiririm.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.