Öne Çıkanlar Carlos Antonio Abad Ortiz Britanya Zaza Derneği Mesut Gülbahar bediyebaskani Turk kultur

Turkish Press Röportaj: Elif Alpar

S.Serra Erdoğan : Merhaba, ilk olarak kendiniz hakkında bizi biraz bilgilendirir misiniz?

Elif Alpar :   Size kendim hakkında söyleyebileceğim ilk şey, sanırım öncelikle annelik kimliğim olur. Sonra biraz yazar adayı ,işletmeci ve  biraz da seramikçi diyebilirim. ;))) 

Çok önceleri bir yerde bir yazı okumuştum. Sanırım çoğu kişi de biliyor olabilir. Bunu sizinle de paylaşmak isterim. Yazıda şöyle diyordu :  ' Bütün dünya üzerinde tek bir güzel çocuk vardır. Bütün anneler de ona  sahiptir'.  Bir Çin atasözüymüş. Çok doğru ve güzel bir söz. İşte ben de o güzel çocuğun bir değil iki tanesine sahip bir anneyim. :))  Tanımlamam gerekirse kısaca onlar benim hayat enerjilerim diyebilirim. Yani bu ilk mesleğim.

Yazmak dışında ki diğer bir uğraşım ise seramik .Uzun yıllar kendi restaurant ve kafelerimi işletip, iş kadınlığı kimliğimi bıraktıktan sonra tanıştığım ve tutkusuna kapıldığım bir uğraş. Şimdilerde de kendi markamı oluşturmaya çalışıyorum. Daha çok heykel ve bir kaçta tasarım ürün üzerinde yoğunlaştığımı söyleyebilirim . Yazarlık yönümden bahsetmem gerekirse de yazarlık benim için bir yaşam biçimi diyebilirim. İlk kitabım olan 'ADIM CEYCEY" benim için ilk kitap olması dışında çok daha özel bir şeyi de ifade ediyor. Kitapta ki CEYCEY karakteri aslında küçük kızım Ceylin'dir. Yani küçük kızımı satırlarımın arasında dolaştırmak,afacanlığını, tatlılığını, huysuzluğunu, vicdanını, sevimliliğini, komikliklerini  kısacası o küçük yüreğini sayfalara dökmek, kitabın benim için neden daha da özel olduğunu anlatmaya yeter sanırım. İlk başta kızım Ceylin'i yazmakla başlasa da herşey  aklımdaki kelimelerim ve içimdeki bu enerjiyle yazacağım daha çok farklı hikayelerimin de olduğunu söylemek isterim. Boş durmayı pek sevmeyen bir insanım. Çok şanslıyım ki sevdiğim şeyleri yapabiliyorum. Bence bir insan için en büyük özgürlük ve mutluluk bu olsa gerek. 


 

S.Serra Erdoğan : Sizce yazarlık nedir?
Elif Alpar :
 Bu soruyu şöyle açıklayayım. Yazarın yüreğinden çıkan bir kitabı okumak, kaleminden çıkan kelimelerle bize yarattığı dünyanın veya hayatın bir kesitinde kendimizi bulabilme imkanını yakalayabilmek çok özel bir şey.  Kitabın sayfaları arasında gezinirken, zihnimizin içinde yazarın bize sunduğu sahneye konuk olmak, her kitabın farklı hikayesini yaşamak ,değişik bakış açılarını görmek, belki bir karakterde kendimizi bulmak, bazen de yalnız olmadığımızı görmek muazzam bir şey. Yani benim için yazarlık demek, kalemini kullanarak her bir kişiye bireysel olarak farklı deneyimler sunabilmektir.  Her kitapla birçok duygu durumu yaşatabilme gücüdür. Sevgi, kaygı, mutluluk, ders alma ,hayal kurma, yalnızlıktan kurtarma, enerji verme, farklı bakış açıları geliştirme, eğlendirme , güldürme, hüzünlendirme, bilgilendirme gibi daha nice saymakla bitmeyecek sayısız duygu, durum ve ifade gücüdür. Yani yediden yetmişe, insana dokunabilme gücüdür yazarlık. :))



S.Serra Erdoğan : Hayatınızda en fazla iz bırakan olay veya durum nedir?
Elif Alpar :
  Bu soruya çocuklarımın doğumu demek yerinde olacaktır sanırım . Çünkü bana verdikleri bu annelik kimliği sayesinde büyüyünce unuttuğumuz o çocuk dünyasının penceresinden yeniden bakabilme imkanı buldum ve bu sayede de küçük okuyucularımla buluşma fırsatı yakaladım.


 

S.Serra Erdoğan :  Kitaplarınızı nasıl yazmaya karar verdiniz?  Kitaplarınızın içeriğinden biraz bahseder misiniz ?

Elif Alpar :   Çocuklarım küçükken yatmadan önce benden muhakkak onlara hikaye veya masal anlatmamı isterlerdi . İki çocuğum olduğunu söylemiştim. Kızlarımın arasında sekiz yaş fark var. Yani tam büyük kızımı büyüttüm derken küçük kızım dünyaya geldi. Geç gelmediğim veya çok yorgun olmadığım günlerde muhakkak onlara masal veya hikayeler  anlatıp uyuttum. Büyük kızıma genellikle kitaplardan okudum . Ama küçük kızım benim anlattığım hikayeleri dinlemeyi daha çok istiyordu. Öğrenmelerini  veya anlamalarını istediğim şeyleri  hikayeler yoluyla vermek bizim için hem eğlenceli oluyor hem de farkında olmadan çoğu şey akıllarında daha iyi kalıyordu. Küçük kızım Ceylin, içinde kendi olduğu hikayeler ve masallar uydurmama bayılır . Uydurduğumuz o kadar çok masalda ve hikayede baş rol oynadı ki anlatamam. Bundan kitabımın arka sayfasında da bahsettim zaten. Sonunda bende CEYCEY 'in  bu hikayelerini başka çocuklara da anlatmaya karar verdim ve ADIM CEYCEY 'i yazdım diyebiliriz.  

ADIM CEYCEY 7-8 yaşa hitap eden içinde Tarçın'ın gelişi , Ceycey kaybolunca , Elime sihir değdi , Çıkartma günü ve Yağmur yağmasın başlıkları altında 5 hikayeden oluşan eğlenceli bir çocuk kitabı. 
Bu kitapta CEYCEY in kendini tanımasını , yaşadığı hayatı anlama çabasını bulacak okuyucular. CEYCEY karakterine gelince ,bazen uysal, bazen sinirli bazen hırçın , bazen sevimli, ele avuca sığmaz bir çocuk çıkacak karşılarına. Bazen de afacan mı afacan olacak satırların arasında. Ama sonunda bu hikayelerin içinde kendilerinden bir şeyler bulacaklar. Görecekler ki CEYCEY de tıpkı onlar gibi bir çocuk. :)) Bu kitap onları bir yandan eğlendirecek , bir yandan da düşündürecek diyebiliriz .

S. Serra Erdoğan : Hayal gücünüz çok geniş ve renkli olmalı. Bununla ilgili neler söyleyebilirsiniz?

Elif Alpar : Hayal gücüm aslında çocukların hayal gücünden besleniyor diyebilirim. Bir hikaye yazmaya başladığımda genellikle çocuklarımı düşünürüm. Onların gözüyle baktıkları pencereden bakmaya çalışırım . Onların ilgisini çeken , güldüren , düşündüren şeyleri onların gözüyle aktarmaya çalışırım . Yani çocuklarım olmasının avantajını kullanıyorum da diyebiliriz.

S. Serra Erdoğan : Yazarken olmazsa olmazlarınız var mı? ( örn. çay-kahve içmek gibi )

Elif Alpar :   Yazarken illa olmazsa olmaz diyebileceğim bir alışkanlığım yok. Ama sanırım sessiz bir ortamı tercih ettiğimi söyleyebilirim . 

  

 

S. Serra Erdoğan : Bir yazar için zaman ne demektir?

Elif Alpar :  Bu soruyu şöyle cevaplamaya çalışayım .Bir kitap çok büyük  emek ve çalışma ile okuyucularla buluşuyor. Zaman kavramına sadece yazar açısından diyerek kısıtlama yapamıyorum ben. Çünkü her yazar, yazar kimliği dışında da hayat döngüsü içinde bir çok şeyle uğraşıyor. Tüm bu döngü içinde kitabına tam konsantre olarak ciddi bir süre ayırmak zorunda .Ben buna temiz zaman ihtiyacı diyorum. Yazar da bir insan olduğuna göre ,bu meslekle uğraşan herkesin kendi bulunduğu hayatının akışında zamanı değişkenlik gösterir demek doğru bir ifade olur sanırım.  İşte bu yüzden zaman herkes için farklılık gösterecektir . Yazar açısından diyerek bir genelleme yapamayacağım . Ancak bana göre zaman diyerek bir açıklama yapmam gerekirse, peşinden koşupta bir türlü yettiremediğim, bu dünyada ki en hızlı şey diyebilirim sadece .



 

S. Serra Erdoğan : Günlük hayat kaleminizi nasıl etkiliyor ?

Elif Alpar :   Günlük hayatın kalemime tabi ki de bir çok etkileri oluyor. Bunları pozitif etkiler olarak adlandırabilirim. Mesela gözlem yapabilme imkanını günlük hayattan aldığımı söyleyebilirim.



 

S. Serra Erdoğan : Ufukta yeni bir kitap var mı ?

Elif Alpar : CEYCEY  in yeni maceralarının dışında yolda olan Şirin adını verdiğim bir çocuk kitabım daha var. Bu kitap da on iki yaş gurubuna hitap edecek. Umarım beğenerek okurlar . 



 

S. Serra Erdoğan : Bir yazar olarak okuyucularınıza  mesajlarınız nelerdir?

Elif Alpar :   Kitap okumak uyanıkken bir rüya alemine gidebilmek demektir. Umarım her okudukları kitapla bir birinden güzel rüyalar onların olur.

Röportaj: Serra Erdoğan

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ceylin 3 yıl önce

Bu kitabi okumuştum ve okuduğum en güzel kitap bu