Öne Çıkanlar Yıldız Tilbe Cumhurbaşkanı Erdoğan SURVİVOR Bayram Sakartepe DOĞAN BEKİN

Turkish Press Röportaj: Hakan Yakıcı
S.Serra Erdoğan : Merhaba, ilk olarak kendiniz hakkında bizi biraz bilgilendirir misiniz?
Hakan Yakıcı:
İsmim Hakan Yakıcı. 1968 yılında doğdum. Aslen Adanalıyım; ancak uzunca bir süredir İzmir’de yaşamaktayım. Öğretmen baba ve ev hanımı annenin dört çocuğundan üçüncüsüyüm. Aysel Yakıcı ile evliyim . Kürşat Çağrı Yakıcı ve Dilşat Yakıcı’nın babasıyım. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat bölümünü 2. Sınıfta terk ettim. Yaklaşık yirmi iki yıl Devlet memurluğu yaptıktan sonra bu yıl (2017) isteğimle emekli oldum. Roman, şiir ve hikayeler yazarak zaman geçiriyorum.

S.Serra Erdoğan : Sizce yazarlık nedir?
Hakan Yakıcı: 
Yazarlık bence arada durmaktır. Duygularla insanların arasında durup bir iletken görevini yerine getirmek. Duyguların sesini duyurmak için seçtiği kişidir yazar. Sosyal sorumluluklar manasında insanlığın sesi. Toplumsal bellek oluşturma, tarihe not tutma bağlamında bir misyonerdir.

S.Serra Erdoğan : Hayatınızda en fazla iz bırakan olay veya durum nedir?
Hakan Yakıcı: Hayatımın dönüm noktaları, çocuklarımın doğdukları an olmak üzere birçok olay; ama sanırım romanımı ellerime aldığım an bir başkaydı. Bilmiyorum, sanki başka bir boyuta geçtim. Sanki kişisel evrimimde bir adım ileri gitmişim gibi hissettim. Tarifsiz bir sevinç bu, anlatılamaz.



S.Serra Erdoğan :  Kitaplarınızı nasıl yazmaya karar verdiniz?  Kitaplarınızın içeriğinden biraz bahseder misiniz ?
Hakan Yakıcı: İKARUS’U TANIYOR MUSUN? Benim yayınlanan ilk kitabım. Okumayı çok severim. Şiir yazmayı da çok severim. Kendi kapasitemin her zaman farkındaydım. Yani "Yazabilirim" diyordum ve okuduğum birçok eserden sonra - ben daha iyisini yazabilirim - düşüncesine kapılıyordum. Ancak bir ön yargı olarak hep bu işleri birilerinin tekelinde sanırdım ve yanaşmazdım. Sonra bir tanıdığım kitap yayınladı. Onun adına o kadar çok sevindim ki anlatamam. Aslında şimdi anlıyorum ki kendi adıma sevinmişim. Ön yargım kırılmış ve benim için açılan yola bakıp mutlu olmuşum. Yazmak zaten sorun değildi. Yazdım. Romanım tamamen hayal ürünü. Etrafında olayların örüldüğü sivrilen bir kahramanımız yok. Okuyucuya ders vermiyorum. Şunu ye, bunu giy, şöyle nefes al gibi şeyler söylemiyorum. En başından beri, yazdığım romanın okuyana yük olmasını istemedim. Güzel olduğunu düşündüğüm rüyalar var içinde. Zaten dediğim gibi tek bir kahraman yok. Olay örgüsü, insanları bir enerji olarak düşünürsek aynı frekans aralığında olan bir grup insanla başlayan ve daha sonra ATEŞ, HAVA, TOPRAK ve SU başlıklı dört hikaye ile biten bir roman denemesi. İnanın özetlemesi bile zor, bilgi sahibi olabilmek için mutlaka okumak lazım.

S. Serra Erdoğan : Hayal gücünüz çok geniş ve renkli olmalı. Bununla ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Hakan Yakıcı: Ben ikizler burcuyum. Hayal, benim her şeyim diyebilirim. Küçücük bir çocuktum (70' li yıllar) ve elektriği bile olmayan belki yirmi haneli bir köyde, bir yıldızı misket kadar küçültüp onu haberleri olmadan insanların ceplerine bıraktığımı ve onların, yıldızın ağırlığı ile aniden yere düştüklerini izleyip güldüğümü hayal ederdim. En son hayalimse " Gökyüzü Sevgililer Mezarlığı".Bundan kısaca bahsetmek istiyorum. Çok sevdiği birini kaybeden insanlar, sevdiklerinin cenazelerini toprağa gömmek yerine, benim kurduğum bir düzenekle atmosferin dışına bırakıyorlar ve yıldız haritasından da bir yıldız seçip ona ismini veriyorlar. Sonra yıldızlarla konuşan huzurlu insanlarla doluyor Dünya.



S. Serra Erdoğan : Yazarken olmazsa olmazlarınız var mı? ( örn. çay-kahve içmek gibi )
Hakan Yakıcı: Olmazsa olmazım sessizlik ve şekersiz demli çay. Bir de günün erken saatleri. Molalarda müziği de unutmamak lazım doğal olarak. Henüz yapılmadı sanırım, belki yapılmıştır da benim haberim yoktur - çayın bir felsefesi var- ben buna inananlardanım. Bana iyi geliyor.

S. Serra Erdoğan : Bir yazar için zaman ne demektir?
Hakan Yakıcı: Benim açımdan zaman, içinde aktığım nehirdir. Güçlü kulaçlar atabilirsem kontrolümde, eğlenceli ve lehime; atamazsam bu çok kötü ben onun kontrolündeyim. Kontrol onda olunca işimiz şansa kalmış tabi. Tek söyleyeceğim ,keşke dememek adına hiçbir şeyi ertelememek gerektiğidir.

S. Serra Erdoğan : Günlük hayat kaleminizi nasıl etkiliyor ?
Hakan Yakıcı: 
Günlük hayat tüm enerjimi emiyor. Fazla iyi haber duyamıyoruz maalesef. Son yıllarda, yaşadığımız coğrafya, gerçekten zor zamanlardan ve deneyimlerden geçiyor. İster istemez hava negatif enerjiyle dolu , ben de bu havayı soluyorum. Sık sık ıssız yaşam hayalleri kurduğuma göre, güncel beni mutlu etmiyor demektir.

S. Serra Erdoğan : Ufukta yeni bir kitap var mı ?
Hakan Yakıcı: 
Ufukta yeni kitaplar var. Bir tane roman, hemen hemen basılmaya hazır. Bir tane şiir ve kısa hikâye karma kitap düşünüyorum . İki projemden biri 15 Haziran 2018 ' de hayata geçer umarım. Şimdi " İKARUS’U TANIYOR MUSUN? " isimli romanımdan geri dönüşleri bekliyorum. Çok mutlu ve heyecanlıyım.



S. Serra Erdoğan : Bir yazar olarak okuyucularınıza  mesajlarınız nelerdir?
Hakan Yakıcı: 
Okuyucularım, hayatıma sonradan giren 3. nesil oldular diye düşünüyorum. Eşim, çocuklarım ve okuyucularım. Pozitif manada çoğalmak çok güzel. Ümit ediyorum , zamanla daha da çoğalacağız. Zamanından ve ekonomisinden benim için ayıran canım okurlarıma " Sizi seviyorum, iyi ki varsınız! " demek isterim. Ümit ederim romanımı okurken keyif alırlar. Romanımda bilerek okura düşünme ve hayal kurma alanları bıraktığıma inanıyorum. Olaylar arasındaki belli belirsiz kopukluk gibi görülen boşluklar ,onların düşün ve hayal güçleri ile dolduracakları alanlardır. Dolduracaklar ve "Ben daha iyisini yazabilirim." diyecekler. Umarım aralarından yazanlar da çıkacaktır. Eksik ve kırılgan, mükemmelden daha fazla ilham verir. Eksiklerimi, okurlarım tamamlayacak. Hepsine ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum..
banner11
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.