Öne Çıkanlar grip Dr.Ayşe Sözen Üsluer Carlos Antonio Abad Ortiz kurban bayramı ne zaman ali keskinbıçak

Turkish Press Röportaj: Işıl Ertören David
S.Serra Erdoğan : Merhaba, ilk olarak kendiniz hakkında bizi biraz bilgilendirir misiniz?
Küçük yaşlardan itibaren okumayı çok seven bir insanım. Öyle ki çocukluğumda eve gelen gazete kağıtlarından yapılmış kese kağıtlarını açıp okuduğumu hatırlıyorum. O yüzden yazar olmak hep kafamda olan bir şeydi. Ama ilk kitabımı yayınlamak yine de epey zamanımı aldı. Hayata ve insanlara olan ilgim yüzünden üniversitede psikoloji bölümünü seçip okudum. Daha sonra yine bu alanda mastır ve doktora eğitimi almak üzere İngiltere’ye gittim. Ve bu süreçte kazandığım deneyimlerin daha sonra yazdığım kitaplarda büyük yardımı olduğunu söyleyebilirim. İngiltere’deki eğitimimi tamamlayınca ülkeme geri dönüp bir müddet Samsun, 19 Mayıs Üniversitesi, Psikoloji bölümünde öğretim üyesi olarak çalıştım. Daha sonra ise evlilik nedeniyle İsviçre’nin Cenevre kentine taşındım. Ve yoğun olarak yazmaya bu aşamada başladım.  Şu ana kadar da yayınlanmış dört öykü kitabım ve bir romanım var. Yazmanın dışında seyahat etmek ve fotoğraf çekmeyi de çok seviyorum.

S.Serra Erdoğan : Sizce yazarlık nedir?
Bence yazarlık insanın kişisel ya da toplumsal anlamda hayatla bir derdinin olması demek. Ben yazarak kendimce bu dertlere ucundan da olsa parmak basmaya çalışıyorum. Okuyucuyu, kitaplar aracılığıyla farklı dünyalara götürebilmek, o yaşamlara, sorunlara karşı bir duyarlılık geliştirmek ya da hali hazırda olan duyarlılığı artırmak benim için önemli.


 
S.Serra Erdoğan : Hayatınızda en fazla iz bırakan olay veya durum nedir?
Bütün yaşanmışlıkların hayatımızda küçük ya da büyük bir iz bıraktığı kesin. Benim için seyahatler aracılığıyla farklı kıtalarda değişik kültürlerle karşılaşmak, insanlar tanımak her anlamda çok besleyici. Bunun yazarlığıma da katkısının büyük olduğunu düşünüyorum.
 
S.Serra Erdoğan :  Kitaplarınızı nasıl yazmaya karar verdiniz?  Kitaplarınızın içeriğinden biraz bahseder misiniz ?
Daha önce de bahsettiğim gibi kitap yazmak hep aklımda olan bir şeydi. Arada öyküler yazıp kenara koyuyordum ama Cenevre’ye taşınana kadar ciddi olarak yazmaya başlayamamıştım. Ancak bu şehirde daha önce hep arayıp da bulamadığım zamana kavuşunca bende yazmaya yoğunlaşabildim. Böylelikle ilk öykü kitabım “Basılmamış Romanların Yazarı” 2009 yılında çıktı.  İçinde on iki öykü olan ve okuyucuyu yazarların dünyasına götüren bir kitap bu. Ardından ikinci öykü kitabım “Yine de Güzel Şey Yaşamak” (2010) yayınlandı. Bu kitapta gündelik hayata dair on sekiz öyküden oluşmakta. İkinci kitabımı 2012 yılında üçüncü öykü kitabım “Yok Aslında Birbirimizden Farkımız” takip etti. Bu kitapta farklı dünyaları, kültürleri okuyucuya getiren on iki öyküyü içermekte.
“Limon Kokan Bir Gün” adlı umut, aşk ve bilinçaltının karanlık sırlarında dolanan ilk romanım ise 2013 yılında yayınlandı. Son olarak da 2015 yılında içinde on iki öykü olan ve Türkiye’de kadın olmanın zorluğunu anlatan “Zelal” adlı kitabım çıktı.
 
S. Serra Erdoğan : Hayal gücünüz çok geniş ve renkli olmalı. Bununla ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Evet, hayal gücü yazarlık için gerekli en temel unsurlardan biri sanırım. Hayal kurabilmek sadece yazarlık için değil, hayatta başarılı olmak istiyorsak tüm alanlar içinde önemli kanımca


 
S. Serra Erdoğan : Yazarken olmazsa olmazlarınız var mı? (Örneğin çay ya da kahve içmek gibi)
Yazarken sevdiğim müzikleri dinlerim ve mutlaka bilgisayarla çalışırım.
 
S. Serra Erdoğan : Bir yazar için zaman ne demektir?
Bu yüzyılda bu kadar koşturmanın içinde zaman herkes için çok önemli tabii. Zamanı iyi değerlendirmek başarı için gerekli bence. Bu yüzden ben de zamanı iyi şekilde değerlendirmeye ve yazarken zamanın ruhunu da yakalamaya çalışıyorum.
 


S. Serra Erdoğan : Günlük hayat kaleminizi nasıl etkiliyor ?
Duyarlı ve empati yeteneği oldukça gelişmiş bir insan olarak kendimi görüyorum. Bu nedenle ülkemde ya da etrafımda gelişen olaylardan, insanlardan etkilenmemem mümkün değil. Gazeteden okuduğum bir haberden ya da televizyonda izlediğim bir belgeselden yola çıkarak yazdığım birçok öykü de olmuştur.
 
S. Serra Erdoğan : Ufukta yeni bir kitap var mı ?
Evet, İngiltere’de yaşanmış bir cinayetten esinlenerek yazdığım “Veda Bile Edemeden” adlı ikinci romanım şu anda yayına hazırlanıyor.
 


S. Serra Erdoğan : Bir yazar olarak okuyucularınıza  mesajlarınız nelerdir?
Ben kitap okumadan geçen bir gün düşünemiyorum.  Çünkü her kitap başka dünyalara, yaşamlara açılan kapı demek.  O yüzden kitap okumak insanı her anlamda geliştiren bir aktivite. Buna rağmen maalesef ülkemizde yeterince kitap okunmuyor. O yüzden daha çok kitap okuyalım ve çocuklarımıza da kitap okuma alışkanlığını çok küçük yaşlardan itibaren kazandıralım diyorum.


Röportaj: Serra Erdoğan
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hikmet Ceylan 3 yıl önce

Işıl canım yavrum yeni basılan romanını sabırsızlıkla bekliyorum
Sen her zaman iyi bır evlat iyi bır es iyi bır annesin.seninle gurur duyuyorum. Her şey gönlünce olsun.seni çok seviyorum. Teyzen

Avatar
Hikmet Ceylan 3 yıl önce

Işıl canım yavrum röportaj yapmışSerra hanima kendini ne güzel anlatmışsin.Seninle gurur duyuyorum.Sen her zaman iyi bır evlat iyi bır es ıyi bır annesine. Seni çok seviyorum. Her şey gönlünce olsun.

Avatar
Nilgün Balkaya 3 yıl önce

Işıl'cığım. Yeni kitabını dört gözle bekliyorum. Diğerleri gibi sürükleyici, harika bir roman olacağından eminim. Yolun açık olsun canım arkadaşım... Herşey gönlünce olsun...

Avatar
Gülfer Çam Sağır 3 yıl önce

Işıl'cım merhabalar.Yazdıklarını merakla ve hevesle okuyacagım .Sevgiler....