Böyle bir teklifi herhalde yıllardır bağımsız bir Kürdistan hayali kuran ve bunun için yarım asırdan fazla bir süredir ailecek mücadele eden bir oluşumun geri çevireceğini kimse tahmin etmemiştir, velev ki bu teklif Abd’den veya İsrail’den gelmiş olsa bile.

Kaldı ki şimdiki federasyon yapısını yine bu güçlere borçludur Barzani ve şunun tamamiyle farkındadır ki onlar olmaksızın Kürdistan topraklarının büyümesi ve Irak’tan kopması da mümkün değildir.

Hal böyleyken iki yıldır Kerkük petrol gelirini alamayan ve başbakanlığının zoraki uzatıldığı ve Kasım’da da seçime gitmesi gereken bir Barzani bu teklifi niye geri çevirsin ve ayrıca zaten daha önce yine bu güçlerin kendisini görevinden edecek bir takım ayaklanmaların çıkmasında ön ayak olmaları, Daeş’in de Erbil’e 40 km. yaklaşması da işin cabası! Tehdit ve tehlike bu kadar büyükken bir çuval inciri berbat etmesi beklenemezdi Barzani’den.

Medya’da mossad ajanlarıyla fotoğraflarının yayınlanması biraz işin magazin tarafı. Mossad ve Cia ajanlarıyla veya başkanlarıyla fotoğrafı olmayan veya birlikte çalışmayan kaç bağımsız ülke veya istihbarat teşkilatları vardır? Önce kendimize bakarsak yıllardır Türk İstihbarat teşkilatı ne kadar bağımsız hareket edebilmiştir ki? Ya da Osmanlı Devleti’nin yıkılma aşaması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulma aşaması hangi kapalı kapılar ardında, hangi entrikalar ve tavizlerle, bir milleti yerle bir edecek hangi köklü inklaplarla yapılmıştır?
Geçmişimize bakarsak hiçte içaçıcı bir tablo çıkmaz karşımıza ki hala bunların acısını çekerek tam bağımsız olabilme uğruna mücadele veriyoruz.

Tüm bunlar Barzani, neden İsrail ve Abd’ye boyun eğmiştir sorunun cevabıdır. Bu cevabı en iyi biz verebiliriz herhalde. İsrail’in hedefi Barzani’nin toprakları Abd’nin ise Kerkük ve Musul’un ihakıdır.
Çünkü bu yarım kalmış bir projeydi. Özerk bir halde bulunan bu yerlerin bir sonuca bağlanması gerekirdi artık ki özellikle Türkiye Barzani ile yakınlaşmışken ve Suriye’ye yapacağı bir takım operasyonlar konuşulurken.
Hatırlarsanız Metin Külünk bir haber programında birkaç ay önce eğer Barzani Türkiye’ye bağlanırsa şaşırmayın deniliyordu. Bu durumda emperalizm , siyonizm veya üstakıl adını ne koyarsanız koyun harekete geçerek daha hızlı davranmış ve kapalı kapılar ardında Barzani ile anlaşmıştır. 

Şuan ki pozisyona bakarsanız Barzani büyük ihtimal bir sürpriz olmazsa referendumu yapacaktır, İbadi’nin sahte donkişotluğu sadece Türkiye’yi Barzani’ye karşı kışkırtmaktır. Hiçbir şekilde Barzani ile ciddi bir anlaşmaya gitmemiştir. Hal böyle olsaydı iki yıldır petrol gelirinden Barzani’yi mahrum bırakmaz Abd’ye borçlanmaya göndermezdi.
Kendisine verilen emri yapmıştır. Keşke o zamanlar Türkiye bu duruma bir çare bulmayı yeğleseydi belki durum bu denli ilerlemezdi.
Tabi devletimizin bu anlamda ne tür çaba sarfettiğini bilmiyoruz.
 Memurlarının bile maaşını ödeyemeyecek duruma gelen Barzani’nin açığını kapatmak herhalde herhangi bir Körfez ülkesi şeyhinin birkaç aylık geliriydi. Anlaşılan o ki Barzani’ye hala bu maddi yardım Abd tarafından devam edecek. Ne kadar çok borçlanırsanız o kadar çok esir duruma düşersiniz. Barzani tarafında yapacak başka bir alternativ de yoktu. 

İsrail ileriki safhada yavaş yavaş yahudileri bu topraklara aktaracaktır mesela Targum kürtlerini! Abd de yavaş yavaş asker sayısını Kerkük ve Musul’da arttıracaktır. Artık bunları topraklarından çıkar çıkarabilirsen! Sonra Barzani’ye bir dönem daha başta kalma hakkı verilip yerinden edilecektir çünkü hiçbir zaman bu üstakıl Kuzey Irak’ın geleceğinde Barzani’yi uzun vade de görmez! Barzani’nin yapacağı en cesaretli ve mantıklı davranış bu referendumdan sonra Türkiye ile gizliden anlaşıp Türkiye’nin Ankara Antlaşması gereğince de olabilir Kerkük’e girmesine izin vermesidir. Çünkü referendumla zaten kendisine bağlanmıştır ve kimsenin artık bu anlamda söz hakkı yoktur. Sonrasında zaten direk Barzani Türkiye garantörlüğünde olacaktır.
Çünkü Barzani’nin tam bağımsız olma hayali şu aşamada zor görünüyor kendi petrolünü çıkaracak, satacak gücü, piyasası olmayan, silah sanayisinde tamamiyle dışa bağiımlı olan, herhangi bir üretimin, fabrikanın olmadığı ve daha birçok açığı olan bir ülkedir Kuzay Irak, tüm bu kargaşa içerisinde ne zaman kendi ayakları üzerinde durmayı planlamaktadır?

Ya Barzani ileriki safhada bu girişimin yolunu açacaktır ya da bir süre sonra tarihin tozlu sayfalarında yerini alacaktır. Barzani bu referandumla ayrıca İsrail kartını hem Ibadi’ye hem İran’a hem de Türkiye’ye karşı masaya sürmüştür kendisinin yalnız olmadığını ispat etmek için fakat bu birlikteliğin de kesinlikle tam çözüm olmadığını bilmektedir. Bu yüzden ümidimiz odur ki ilerde Kerkük ve Musul ile ilgili bahsettiğimiz gibi Türkiye ile bir operasyona veya anlaşmaya varmasıdır. Türkiye’nin de büyük ihtimal Barzani’ye yapacağı bir takım maddi manevi yaptırımlarla onu buna zorlamakolacaktır. 

Tabi tüm bu ihtimaller referendumun yapılması halinde, yarın ne olur bilinmez hepimizin isteği ileriki safhada Türkiye’nin garantörlüğünde kalmasıdır.

banner4
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.