<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Turkish Press News</title>
                      <link>https://www.turkishpress.co.uk/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.turkishpress.co.uk/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Turkish Press, tarafsız, objektif ve en etkili organik haberleriyle  İngiltere'nin ve Türkiye'nin en iyi haber sitesidir.</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Thu, 15 Oct 2026 10:57:53 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Turkish Press News - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Turkish Press News</copyright><item><title><![CDATA[İran'ın Hoy kentinde Şems-i Tebrizi Türbesi açıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-iranin-hoy-kentinde-sems-i-tebrizi-turbesi-acildi-22836.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-iranin-hoy-kentinde-sems-i-tebrizi-turbesi-acildi-22836.html</link>
                    <description><![CDATA[İran’ın Batı Azerbaycan eyaletine bağlı Hoy kentinde yer alan Şems-i Tebrizi Türbesi’nin resmi açılışı, düzenlenen törenle birlikte gerçekleştirildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Hoy kentinde Şems-i Tebrizi Türbesi’nin açılışı için düzenlenen resmi törene, İran Kültürel Miras, Turizm ve El Sanatları Bakanı Rıza Salihi Emiri, Batı Azerbaycan Valisi Rıza Rahmani, Türkiye'nin Urumiye Başkonsolosu Müslüm Aygün, Türkiye’nin Tahran Büyükelçiliği Kültür ve Tanıtma Müşaviri Dr. Gökhan Çetinkaya, birçok ülkeden temsilciler, din adamları ve İran’ın sanat camiasından birçok isim katıldı.

Tören alanına kurulan ekranda, geometrik dekoratif tuğlalar ve Mevlevi külahı formunda tasarlanan, önündeki bahçeyle derinlik kazanan Şems-i Tebrizi Türbesi’nin yapım aşamaları aktarıldı.

Yayında ayrıca Şems-i Tebrizi’nin tarihsel önemi ve Mevlana Celaleddin-i Rumi ile kurduğu gönül bağı anlatıldı.

Törende, İran’ın ünlü sanatçılarından Muhammed Mutemedi programa özel üç eser seslendirdi.

&nbsp;



&nbsp;

Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, açılışa ilişkin gönderdiği mesajında, "Şems-i Tebrizi'nin ismi, Azerbaycan ve İran arasındaki kopmaz bağın bir diğer halkasıdır. Hoy, bu tarihsel bağ ile birlikte yalnızca Şems'in türbesi olarak değil, aynı zamanda onun ve Mevlana'nın mirasının araştırılması ve yeniden okunması için bir merkez olarak da İran'da ve dünyada hak ettiği yeri bulabilir." ifadelerini kullandı.

Kültürel Miras, Turizm ve El Sanatları Bakanı Emiri ise, yaptığı açıklamada, "İran bizi bir araya getiren mıknatıs gibidir. Meşhed’den Hoy’a kadar İran’ın ruhunu görmek mümkündür. Şems-i Tebrizi de bu ruhun bir parçasıdır." dedi.

Türkiye’nin Tahran Büyükelçiliği Kültür ve Tanıtma Müşaviri Çetinkaya, "Hoy kentinde Şems-i Tebrizi’nin makamının açılışında birlikteyiz. Hoy ve Konya’yı çokça andık. Elbette Şems deyince Mevlana’yı da anmak gerekiyor. Şems tabiat itibari ile pek görünür olmamış ama bu makamla birlikte Şems’in Konya’dan sonra ikinci bir makamı olmuş oldu." açıklamasını yaptı.

İran Kültürel Miras Bakanlığı, Hoy kentindeki Şems-i Tebrizi Türbesi'ni İran Ulusal Eserler Listesi'ne dahil etti.

&nbsp;



&nbsp;

Mevlana'nın kadim dostu: Şems-i Tebrizi

Tebriz kentinde doğan ve 1185-1248 yıllarında yaşayan Şems-i Tebriz'i, Mevlana ile tanışarak onun gönül dünyasında büyük değişikliklere yol açan bir İslam alimi olarak dikkati çekiyor.

Şems, Mevlana ile süren üç yıllık beraberliği boyunca onu ilahi aşkın potasında eriterek kamil bir Hak aşığı haline gelmesinde derin bir tesir bıraktı. Mevlana’nın kaleme aldığı, ilahi aşk şiirlerinden oluşan 44 bin 834 beyitlik "Divan-ı Kebir" isimli nazım eser ise "Divan-ı Şems veya Divan-ı Şems-i Tebrizi" olarak da anılıyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[İran'ın Hoy kentinde Şems-i Tebrizi Türbesi açıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 09:48:16 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/iranin-hoy-kentinde-sems-i-tebrizi-turbesi-acildi-125139-20261008.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/iranin-hoy-kentinde-sems-i-tebrizi-turbesi-acildi-125139-20261008.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/iranin-hoy-kentinde-sems-i-tebrizi-turbesi-acildi-125139-20261008.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kapadokya'da sonbahar Uzak Doğulu turistlerle hareketlendi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-kapadokyada-sonbahar-uzak-dogulu-turistlerle-hareketlendi-22819.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-kapadokyada-sonbahar-uzak-dogulu-turistlerle-hareketlendi-22819.html</link>
                    <description><![CDATA[Turizm sezonunun yıl boyunca sürdüğü Kapadokya'da, çok sayıda turizm aktivitesine katılan Uzak Doğulu turistler sonbaharda hareketliliği artırdı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluş yıl dönümü dolayısıyla "Altın Hafta" olarak bilinen 1-7 Ekim arasındaki resmi tatili fırsat bilen Çinliler ile Uzak Doğu'nun farklı ülkelerinden Nevşehir'e gelenler, UNESCO Dünya Mirası Kapadokya'da peribacaları ve doğal kaya oluşumlarıyla kaplı coğrafyayı keşfe çıkıyor.

&nbsp;









&nbsp;

&nbsp;



Turistlerin bir kısmı bölgenin doğal güzelliklerini, tarihi ve kültürel değerlerini sıcak hava balonuyla gökyüzünden izlerken, uçuşa katılmayanlar ise seyir noktaları ve vadilerden balonların oluşturduğu manzarada fotoğraf çektiriyor, ATV ve atlı tur etkinliklerine katılıyor.

Bölgedeki otellerde, müzelerde, yer altı şehirlerinde yoğunluk oluşturan Uzak Doğulu turistlerin gün doğumundan önce başlattığı hareketlilik, gün boyu devam ediyor.

&nbsp;



&nbsp;

Turistler bölgenin manzarasına hayran kalıyor

Balon turuna katılan Endonezyalı turist Eda Dewi,&nbsp; Kapadokya'yı ilk kez ziyaret etme fırsatı bulduğunu ve çok beğendiğini belirterek, "Kapadokya harika bir turizm alanı. Balonların oluşturduğu manzara ise başka güzel." dedi.

Singapurlu turist Chloe Lim ise arkadaşlarıyla geldiği bölgeden güzel anılar biriktirdiğini, balon turuna katılmanın mutluluk ve heyecanını yaşadığını kaydetti.

Çinli turist Fang Mei Son da Kapadokya'ya uzun yıllardır ilgi ve merakının olduğunu, Türkiye'yi çok sevdiğini söyledi.

Balon pilotlarından Tolga Eke de son haftalarda Uzak Doğulu turistlerin bölge turizmini hareketlendirdiğini dile getirerek, "Uzak Doğulu misafirlerimizin Kapadokya ilgisi her zaman olmuştur. Ancak yoğunluk her geçen gün artıyor. Peribacalarını gökyüzünden seyretmek ilgi çekici olduğu için bu turları tercih ediyorlar." diye konuştu.

&nbsp;

"Otellerdeki doluluk oranı balon turlarına da yansıdı"

Bölgede konaklama ve balon turu hizmeti sunan şirketler grubunun sahibi Mehmet Dinler de balon turlarının Türk turizminin imza ürünlerinden biri haline geldiğini belirtti.

Konaklama tesisleri ve balon turu rezervasyonlarında yüzde 100'e yakın doluluk yaşandığına değinen Dinler, şunları paylaştı:

&nbsp;



&nbsp;

Çok şanslıyız, 12 ay turizm yapılabilen bir coğrafyada yaşıyoruz. Ekim ayı Kapadokya'mızın altın aylarından bir tanesi. Özellikle bu yüksek dönemde ilaveten 1-7 Ekim arasında Çin'de kutlanan 'Altın Hafta' dolayısıyla mevcut pazarın üstüne ilaveten Çin'den de yüksek talep aldık. Ekimin ilk haftasında otellerimizde yüzde 100'e yakın doluluklar oldu. Otellerdeki doluluk oranı balon turlarına da yansıdı. Kapadokya'da bir gün balon turuna katılan misafir ertesi gün ise bu masalsı manzarayı izlemek için gün doğumu noktalarına koşuyor. Her sabah Kapadokya'da bir festival havası vardır desek yanılmış olmayız. Japonya, Güney Kore, Çin, Singapur, Malezya, Hong Kong pazarları bizim için çok önemli ve bölgenin lokomotif pazarlarıdır. Özellikle kış aylarında bu pazarlardan daha çok destek bekliyoruz. Çin'le karşılıklı uçuş frekanslarının artmasıyla Çin pazarının kış döneminde de artan ivmesinin devam edeceğini düşünüyoruz."

Dinler, Kültür ve Turizm Bakanlığının dünya genelindeki tanıtıcı faaliyetlerinin turizme önemli katkı sunduğunu da sözlerine ekledi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Kapadokya'da sonbahar Uzak Doğulu turistlerle hareketlendi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 07 Oct 2026 08:50:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/kapadokyada-sonbahar-uzak-dogulu-turistlerle-hareketlendi-121613-20261007.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/kapadokyada-sonbahar-uzak-dogulu-turistlerle-hareketlendi-121613-20261007.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/kapadokyada-sonbahar-uzak-dogulu-turistlerle-hareketlendi-121613-20261007.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Dedektifin Dosyaları Romanlara Dönüştü]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-dedektifin-dosyalari-romanlara-donustu-22708.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-dedektifin-dosyalari-romanlara-donustu-22708.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye’de özel dedektiflik alanında uzun yıllar çalışan İsmail Yetimoğlu, mesleki deneyimlerinden ve yaşam öykülerinden esinlenen eserlerini MaviAy Books çatısı altında okurlarla buluşturuyor. Üç kitabının İngilizce sürümü Amazon’da, dört kitabının Türkçe sürümü Google Play Kitaplar’da yayımlandı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bir olayın ardındaki gerçeği bulmak için bazen tek bir ipucu yeterlidir. Bazen de yıllarca biriktirilmiş notlara, insanları tanıma becerisine ve zor soruları sorma cesaretine ihtiyaç vardır. “Dedektif Ziverbey” adıyla da tanınan yazar İsmail Yetimoğlu, araştırmacılık yaşamında karşılaştığı insanlardan, olaylardan ve sorulardan doğan hikâyeleri roman ve öykülerine taşıyor.

Yetimoğlu, kamu görevinde edindiği araştırma deneyimini 2003 yılında kurduğu MaviAy Dedektiflik ile profesyonel alana taşıdı. 2007’de kurduğu Özel Dedektifler Derneği aracılığıyla mesleğin kurumsallaşması ve etik ilkelerinin geliştirilmesi için çalıştı. 2009’da kamu görevinden emekli olduktan sonra araştırmacılık faaliyetlerini sürdürdü. İstanbul’daki ofisini 2024 yılında kapatmasının ardından yılların birikimini yazıya dönüştürmeye yöneldi.

Yazarın kitapları, tek bir vakanın çözümüne odaklanan bir anlatı yerine farklı yaşam dönemlerinden olayları, insan ilişkilerini ve gerçeği aramanın doğurduğu ahlaki soruları bir araya getiriyor. Eserlerdeki olaylar gerçek yaşamdan esinlense de kişiler ve yaşananlar edebî kurgu içinde yeniden işleniyor.

&nbsp;

Bir dedektif nasıl yetişir?

Kuzey: Gölgede Büyüyen Asi Çocuk, bu sorunun izini çocukluk yıllarında sürüyor. Aile içindeki baskılarla büyüyen Kuzey’in annesini ve kardeşlerini koruma isteği, zamanla güçlü bir adalet duygusuna dönüşüyor. Yatılı okul yıllarında gelişen gözlem ve çözüm üretme becerileri, kamu görevinde üstlendiği araştırmalarda yeni bir karşılık buluyor. Roman, okuru Kuzey’in “Dedektif Ziverbey”e uzanan yolculuğunun başlangıcına götürüyor.

Mrs. Dolunay: Bayan Dedektifin Anıları ise araştırma dünyasına bir kadın dedektifin deneyimleri üzerinden bakıyor. Mesleki görevler, dostluklar ve zorlu kararlar iç içe ilerlerken hikâye cesaret, sadakat, sevgi ve insan onuru üzerinde duruyor. Romanın merkezindeki soru yalnızca bir gerçeğin nasıl bulunacağı değil; o gerçeğin peşinden giderken hangi değerlere bağlı kalınacağı.

Çılgın Asuman, geçmişleri farklı olsa da yalnızlığı iyi tanıyan iki kadının hikâyesini anlatıyor. Asuman, gençlik yıllarında duyguları ve bedeni değişirken mahallesinin baskısıyla karşılaşır. Çevresinin kendisi için çizdiği sınırlara rağmen kendi hayatını kurmaya çalışır. Mavişim ise anne babasının boşanmasının ardından, ailenin tek çocuğu olarak büyük ölçüde yalnız büyür ve zamanla içine kapanır. Asuman’la tanışması, Mavişim’in kendisini ve hayattan ne istediğini keşfetmeye başladığı bir dönüm noktası olur. Aralarındaki bağ güçlenirken ikisi de gizemli ilişkilerin ve tehlikeli bir istihbarat görevinin içine çekilir. Roman, toplumsal baskı ve yalnızlıkla şekillenen iki hayatı, kişisel değişim ve polisiye gerilimle buluşturuyor.

Dördüncü kitap Delilik Az Akılla Olmaz, okuru Karadeniz’in köylerine, cesur ve sıra dışı karakterlerin dünyasına davet ediyor. Deli Ali, Tilki Emice, Kelle Avcıları ve Haydar’ın hikâyelerinde güçlükler kimi zaman pratik zekâyla, kimi zaman gözü peklikle, kimi zaman da insanı en zor anda gülümseten bir sözle karşılanıyor. Kitap, bölgenin mizahını yaşam mücadelesiyle birlikte anlatan kısa öykülerden oluşuyor.

MaviAy Books’un görsel anlatım yaklaşımı da bu yayınların bir parçası. Bölüm görselleriyle desteklenen kitaplar, okurun karakterleri ve olayların geçtiği ortamları sahne sahne izlemesine imkân vermeyi amaçlıyor. Yetimoğlu’nun “Yaşanmış Dedektif Hikâyeleri” adıyla sürdürmek istediği anlatı dünyası, böylece dedektiflikten aile yaşamına, kadın karakterlerin yolculuğundan Karadeniz öykülerine uzanıyor.

Türkçe Kitaplara erişim: Kuzey · Mrs. Dolunay · Çılgın Asuman · Delilik Az Akılla Olmaz

İngilizce Kitaplara erişim: https://www.amazon.com/dp/B0HKGDNCKW
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Dedektifin Dosyaları Romanlara Dönüştü - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 17:11:43 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/dedektifin-dosyalari-romanlara-donustu-201357-20260925.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/dedektifin-dosyalari-romanlara-donustu-201357-20260925.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/dedektifin-dosyalari-romanlara-donustu-201357-20260925.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kapadokya’nın Eşsiz Mirası Japonya’da Tanıtılıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-kapadokyanin-essiz-mirasi-japonyada-tanitiliyor-22707.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-kapadokyanin-essiz-mirasi-japonyada-tanitiliyor-22707.html</link>
                    <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Peribacaları, yer altı şehirleri, balon turları ve zengin kültürüyle Kapadokya'yı daha fazla Japon misafirin seyahat rotasına taşımak için çalıştıklarını belirtti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Kapadokya'nın eşsiz mirasını Japonya'da dünyayla buluşturduklarını ifade etti.

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ve Kapadokya Alan Başkanlığının birlikte yürüttüğü tanıtım çalışmalarıyla "Tourism Expo Japan 2026"da Kapadokya'yı dünyaya tanıttıklarını aktaran Ersoy, "Yoğun ilgi gören standımız ve sektör buluşmalarımızla bölgemizin Uzak Doğu pazarındaki varlığını güçlendiriyoruz." ifadesini kullandı.

Bakan Ersoy, şunları kaydetti:

"Heyetimizin Japonya Seyahat Acentaları Birliği (JATA) Başkanı ile gerçekleştirdiği görüşmenin yanı sıra Japon seyahat acentalarını ve dijital içerik üreticilerini Kapadokya'ya davet ediyoruz. Düzenleyeceğimiz B2B buluşmalarıyla turizm profesyonellerimiz arasında yeni iş birliklerinin önünü açmayı hedefliyoruz. Peribacaları, yer altı şehirleri, balon turları ve zengin kültürüyle Kapadokya'yı daha fazla Japon misafirimizin seyahat rotasına taşımak için çalışıyoruz. Tanıtım çalışmalarımıza katkı sunan TGA'mıza, Nevşehir Valiliğimize, milletvekilimize, Kapadokya Alan Başkanlığımıza, belediyelerimize ve tüm sektör paydaşlarımıza teşekkür ediyorum."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Kapadokya’nın Eşsiz Mirası Japonya’da Tanıtılıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 16:40:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/kapadokyanin-essiz-mirasi-japonyada-tanitiliyor-200918-20260925.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/kapadokyanin-essiz-mirasi-japonyada-tanitiliyor-200918-20260925.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/kapadokyanin-essiz-mirasi-japonyada-tanitiliyor-200918-20260925.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[British banks urged to avoid financing Israeli settlements ahead of UK trade ban]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-british-banks-urged-to-avoid-financing-israeli-settlements-ahead-of-uk-trade-ban-22672.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-british-banks-urged-to-avoid-financing-israeli-settlements-ahead-of-uk-trade-ban-22672.html</link>
                    <description><![CDATA[Lawmakers warn financial institutions of legal, sanctions risks from new commitments linked to E1 project]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ British lawmakers urged banks and financial institutions Tuesday to avoid new financial commitments linked to Israel's E1 settlement project as the government prepares to ban trade with illegal settlements.

The lawmakers, members of the all-party Britain-Palestine group, made the call in a letter to financial institutions warning of potential legal, sanctions and reputational risks.

The letter follows Foreign Secretary Ed Miliband's announcement two weeks ago of plans for a complete ban on trade with illegal settlements, alongside new sanctions on those involved in their construction.

However, the secondary legislation needed to bring the measures into force could take six to nine months to pass through Parliament.

“Commitments made now may be difficult to unwind when restrictions commence; the allocation of costs will depend on the contracts and applicable law. We ask boards to consider this interim risk before agreeing new or increased commitments,” the letter, seen by The Guardian, said.

The lawmakers also urged institutions to put potential exposure to the E1 project and other settlement-related activity on their boards' agendas and risk registers.

The E1 project involves plans for thousands of new homes in the occupied West Bank, with the Israeli government seeking bids for two tenders covering as many as 3,400 homes.

More than 1,300 of the homes are covered by a tender due to close on Oct. 25, two days before the Israeli elections.

Financing, insurance and guarantees are required before construction can begin.

The project has been delayed for years because of concerns over its impact on prospects for a two-state solution, which is backed by many Western and Gulf states.

Israel has occupied the West Bank, including East Jerusalem, since 1967. The international community considers Israeli settlements built on occupied land illegal under international law, a position rejected by Tel Aviv.

Around 750,000 Israeli occupiers live in 156 illegal settlements and 360 settlement outposts across the occupied West Bank, including East Jerusalem.

Palestinians have faced repeated attacks by occupiers aimed at forcing them from their land.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[British banks urged to avoid financing Israeli settlements ahead of UK trade ban - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:50:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/british-banks-urged-to-avoid-financing-israeli-settlements-ahead-of-uk-trade-ban-154410-20260923.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/british-banks-urged-to-avoid-financing-israeli-settlements-ahead-of-uk-trade-ban-154410-20260923.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/british-banks-urged-to-avoid-financing-israeli-settlements-ahead-of-uk-trade-ban-154410-20260923.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Sebilürreşad’dan Kitap Bağışı çağrısı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-sebilurresaddan-kitap-bagisi-cagrisi-22667.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-sebilurresaddan-kitap-bagisi-cagrisi-22667.html</link>
                    <description><![CDATA[Sebilürreşad’dan Mehmet Âkif Ersoy Bibliyografya Kütüphanesi için tarihi çağrı: Âkif’e dair elinizde ne varsa bu hafızaya kazandırın]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Haber: İsmail Karakaş&nbsp;

İstiklâl Marşı’mızın şairi, büyük mütefekkir ve fikir insanı Mehmet Âkif Ersoy’un hayatı, eserleri ve düşünce dünyasına ışık tutan çalışmaların gelecek nesillere aktarılması amacıyla önemli bir kültür projesi hayata geçiriliyor. Sebilürreşad Kültür ve Sanat Merkezi, Mehmet Âkif Ersoy hakkında bugüne kadar yayımlanmış eserlerin bir araya getirileceği “Mehmet Âkif Ersoy Bibliyografya Kütüphanesi” için kitap ve yayın bağışı çağrısında bulundu.

&nbsp;

Âkif üzerine ne yayımlandıysa bir araya getirilecek

Proje kapsamında yalnızca Mehmet Âkif Ersoy’un kendi eserlerinin değil, Âkif’in hayatı, edebî kişiliği, fikirleri ve dönemine ilişkin yayımlanmış çalışmaların da kapsamlı bir koleksiyon içerisinde toplanması hedefleniyor. Kütüphanede; Mehmet Âkif’in eserleri, Âkif hakkında yazılmış kitaplar, biyografiler, akademik çalışmalar, yüksek lisans ve doktora tezleri, dergiler ve özel sayılar, makaleler, sempozyum ve kongre bildirileri, hatıra kitapları, farklı dillere çevrilmiş eserler, broşür ve benzeri yayınların bir araya getirilmesi planlanıyor.


Şahsi kütüphanelerdeki eserler de büyük önem taşıyor

Sebilürreşad’ın çağrısı, özellikle şahsi kütüphanelerde bulunan ve zaman içerisinde ulaşılması güç hâle gelen Âkif’le ilgili yayınları da kapsıyor.
Yıllar boyunca akademisyenlerin, yazarların, araştırmacıların, yayınevlerinin ve Âkif gönüllülerinin kişisel arşivlerinde biriken eserlerin bu projeye kazandırılmasıyla, dağınık durumdaki önemli bir kültürel birikimin ortak bir merkezde toplanması amaçlanıyor. Bu nedenle elinde Mehmet Âkif Ersoy’a dair kitap, dergi, özel sayı, araştırma veya farklı nitelikte yayın bulunan vatandaşların da projeye katkı sunması isteniyor.


Sadece bir kütüphane değil, Âkif araştırmaları için bir hafıza merkezi

Mehmet Âkif Ersoy Bibliyografya Kütüphanesi’nin, zaman içerisinde araştırmacılar için önemli bir başvuru kaynağına dönüşmesi hedefleniyor. Projenin hayata geçirilmesiyle birlikte Âkif üzerine araştırma yapan akademisyenler, öğrenciler, yazarlar ve kültür araştırmacılarının farklı kaynaklara daha kolay ulaşabilmesine imkân sağlanması amaçlanıyor.
Bu yönüyle proje, kitapların bir araya getirildiği sıradan bir kütüphane çalışmasının ötesinde, Mehmet Âkif Ersoy’un fikir ve sanat mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik kalıcı bir kültür hafızası oluşturma girişimi olarak dikkat çekiyor.

&nbsp;

“Bir kitap da sizden olsun”

Sebilürreşad Kültür ve Sanat Merkezi, Mehmet Âkif’in eserlerine ve fikir dünyasına gönül veren herkesi bu kültür projesine katkı sunmaya davet ediyor.Kişisel kütüphanelerde bulunan ve artık yeni nesillere ulaşması mümkün olmayan eserlerin bağışlanması, hem bu yayınların korunmasına hem de araştırmacıların kullanımına sunulmasına katkı sağlayacak.

Sebilürreşad Kültür ve Sanat Merkezi, bağış yapmak veya proje hakkında bilgi almak isteyenlerin 0 552 251 45 50 numaralı WhatsApp hattı üzerinden iletişime geçebileceğini duyurdu.

&nbsp;

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Sebilürreşad’dan Kitap Bağışı çağrısı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 09:10:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/sebilurresaddan-kitap-bagisi-cagrisi-125552-20260923.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/sebilurresaddan-kitap-bagisi-cagrisi-125552-20260923.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/sebilurresaddan-kitap-bagisi-cagrisi-125552-20260923.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kapadokya’nın Zirvesi: Uçhisar Kalesi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-kapadokyanin-zirvesi-uchisar-kalesi-22587.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-kapadokyanin-zirvesi-uchisar-kalesi-22587.html</link>
                    <description><![CDATA[Nevşehir merkeze 5 kilometre mesafede, Ortahisar beldesinde yer alan 86 metre yüksekliğindeki Uçhisar Kalesi, Kapadokya’nın her köşesinden görülebilen en büyük ve en görkemli peribacasıdır. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Haber: İsmail Karakaş

Zirvesi, bölgenin kuş bakışı izlenebileceği tek nokta olarak ziyaretçilerine eşsiz bir manzara sunar. Güvercinlik Vadisi’nden Avanos’a, Ortahisar’dan Göreme Açıkhava Müzesi’ne kadar tüm Kapadokya, kalenin doruğundan bakıldığında ayaklarınızın altındadır.

&nbsp;

Doğanın Yonttuğu, İnsanın İşlediği

Uçhisar’ın hikâyesi, milyonlarca yıl önce Erciyes, Hasan Dağı ve Güllüdağ’ın volkanik patlamalarıyla oluşan tüf tabakalarının rüzgâr ve yağmurla şekillenmesiyle başladı. Bu doğal mucizeye insan eli dokununca, kale binlerce yıl boyunca barınak, sığınak, depo ve ibadethane olarak kullanıldı. İçinde oyma küpler, mezarlar, büyük sarnıçlar ve gizli tüneller barındıran kale, adeta bir yeraltı labirenti görünümündedir.

Roma döneminden itibaren oyularak çok sayıda oda ve mahzen haline getirilen Uçhisar, Arap akınlarına karşı önemli bir savunma noktası oldu. Selçuklu ve Beylikler döneminde de stratejik önemini koruyan kale, sınır bölgesinde yer aldığı için “Uçhisar” adıyla anılmaya başladı. 12. ve 14. yüzyıllarda Selçukluların doğu sınırını, Karamanoğullarının ise batı sınırını koruyan kale, bir “uç beyliği” merkeziydi. Osmanlı döneminde II. Bayezid’e teslim edilen Uçhisar, 1530’daki nüfus sayımında yaklaşık 3 bin kişiye ev sahipliği yapıyordu.

&nbsp;



&nbsp;

İki Kuleli Gökdelen

Kale, birbirine bitişik iki sivri peribacasından oluşur. Halk arasında büyüğüne “Ağanın Kalesi”, küçüğüne ise “Çavuşun Kalesi” denir. Güneyden 50, kuzeyden 100 metreyi aşan yapısıyla adeta Kapadokya’nın gökdeleni olarak anılır. Zirveden bakıldığında kuzeyde Cevizli Peribacaları, batıda Nevşehir ve Oylu Dağı, güneybatıda Hasan Dağı, doğuda ise Erciyes Dağı tüm ihtişamıyla gözler önüne serilir. Uçhisar, Erciyes ve Hasan Dağı’nın aynı anda görülebildiği tek noktadır.

Kalenin eteklerinden Göreme’ye uzanan Güvercinlik Vadisi, geçmişte halkın tarım için kullandığı en önemli alanlardan biriydi. Vadinin dik yamaçlarına oyulan binlerce güvercin yuvası, yalnızca kuşlara barınak sağlamakla kalmadı; gübreleri Kapadokya’nın üzüm bağlarını ve meyve bahçelerini bereketlendirdi. Bugün ise doğa yürüyüşçülerinin ve fotoğraf tutkunlarının gözde rotalarından biridir.

&nbsp;



&nbsp;

Modern Dönüşüm

1960’lı yıllara kadar kale ve çevresinde yaşayan halk, erozyon ve kaya düşmesi tehlikeleri nedeniyle yeni yerleşim alanlarına taşındı. Ancak tarihi doku kaderine terk edilmedi. Bugün Uçhisar, restore edilmiş taş konaklarıyla butik otellere, sanat galerilerine ve seçkin restoranlara ev sahipliği yapıyor. Bu dönüşüm, beldeyi yalnızca bir turistik nokta olmaktan çıkarıp, prestijli bir yaşam ve kültür merkezine dönüştürdü.

Uçhisar Kalesi, ziyaretçilere eşsiz bir günbatımı manzarası sunuyor. Vadilerin kızıllığa büründüğü bu an, bölgenin mistik atmosferini en güçlü şekilde hissettiriyor. Yerli ve yabancı turistler için Kapadokya gezisi, Uçhisar Kalesi’ne çıkmadan eksik sayılıyor. Gökyüzüne uzanan silüeti ve vadilerde yankılanan kuş sesleriyle Uçhisar, Kapadokya’nın unutulmaz deneyim noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

&nbsp;

Ortahisar Cittaslow ile Dünya Sahnesinde

Ortahisar beldesi, uluslararası arenada tarihi bir başarıya imza attı. Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesi Toplantısı’nda alınan kararla Ortahisar, 84,74 puanla Cittaslow ağına katılarak Türkiye’nin 31. üyesi oldu. Belde statüsünde bu unvana sahip olarak Türkiye'de bir ilki gerçekleştiren Ortahisar, küçük ölçekli kentlerin de sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesi alanında dünya standartlarına ulaşabileceğini kanıtladı. Bu gelişmeyle Ortahisar, Kapadokya bölgesinde&nbsp;turizmde markalaşma yolunda önemli bir adım attı.

&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Kapadokya’nın Zirvesi: Uçhisar Kalesi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 16:05:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/kapadokyanin-zirvesi-uchisar-kalesi-190634-20260914.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/kapadokyanin-zirvesi-uchisar-kalesi-190634-20260914.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/kapadokyanin-zirvesi-uchisar-kalesi-190634-20260914.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ankara'da 66 milyon yıllık fosil bulundu             ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-ankarada-66-milyon-yillik-fosil-bulundu-22571.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-ankarada-66-milyon-yillik-fosil-bulundu-22571.html</link>
                    <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara'nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosilinin keşfedildiğini bildirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ankara'daki Külhöyük'te dikkat çekici bir keşif daha yapıldığını belirtti.

Geçen günlerde 4 bin yıllık Hitit kabında Sevgi Çiçeği'nin bilinen en eski tohum kalıntılarına Külhöyük'te ulaşıldığını ve bu kez Külhöyük'te Ankara'nın milyonlarca yıl öncesine uzanan doğal tarihine ışık tutulduğunu aktaran Ersoy, şunları kaydetti:

"Gölbaşı Oyaca'daki kazılarımızda, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi. Fosilin, Orta Anadolu'yu kapsayan Tetis Denizi'nin son evrelerine ait olduğu düşünülüyor. 5 bin yıllık Hatti ve Hitit kenti Külhöyük'te bulunan fosilin, binlerce yıl önce Külhöyük sakinleri tarafından yerleşime taşınmış olabileceği değerlendirmesi ise keşfi daha da dikkat çekici kılıyor. Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Bakanlığımız ve Ankara Üniversitesi adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında yürüttüğümüz çalışmalarla Külhöyük'ün geçmişini yeni bulgularla aydınlatmaya devam edeceğiz."

&nbsp;



&nbsp;

Orta Anadolu'nun milyonlarca yıl öncesinden bir iz

Külhöyük kazı alanında bulunan Gastropoda fosilinin, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış karından bacaklı bir salyangoza ait olduğu belirtiliyor. Fosilin, yaklaşık 250 milyon yıl önce oluşmaya başlayan ve Orta Anadolu'yu da kapsayan Tetis Denizi'nin son evrelerine ait olduğu düşünülüyor.

&nbsp;



&nbsp;

Fosil Külhöyük'e binlerce yıl önce taşınmış olabilir

5 bin yıllık Hatti ve Hitit kenti Külhöyük'te ortaya çıkarılan fosilin, binlerce yıl önce yerleşim sakinleri tarafından buraya taşınmış olabileceği değerlendiriliyor. Bu ihtimal, milyonlarca yıllık doğal bir oluşumun çok daha sonraki dönemlerde Külhöyük sakinlerinin yaşam alanına nasıl ulaştığına ilişkin yeni bir araştırma başlığı ortaya koyuyor.

Külhöyük'teki arkeolojik kazılar, 2021'den itibaren Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Ankara Üniversitesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında yürütülüyor.

Ankara'nın arkeolojik geçmişine ilişkin önemli bulguların ortaya çıkarıldığı Külhöyük, bu kez insanlık tarihinin çok daha öncesine uzanan bir iz taşıyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Ankara'da 66 milyon yıllık fosil bulundu              - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 08:31:21 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/ankarada-66-milyon-yillik-fosil-bulundu-113449-20260914.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/ankarada-66-milyon-yillik-fosil-bulundu-113449-20260914.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/ankarada-66-milyon-yillik-fosil-bulundu-113449-20260914.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Nevşehir’den Kapadokya turizmine gençlik dokunuşu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-nevsehirden-kapadokya-turizmine-genclik-dokunusu-22572.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-nevsehirden-kapadokya-turizmine-genclik-dokunusu-22572.html</link>
                    <description><![CDATA[Nevşehir ve Kapadokya’nın turizm geleceğine yönelik görüşmede gençlerin sektördeki rolü ve bölgenin gelişimi öne çıktı.

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Genç Nevşehirliler Derneği Başkanı Ziya Ağca, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Genel Sekreteri ve Kayakapı Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Dinler’i ziyaret etti.

Görüşmede Kapadokya turizminin geleceği, bölgenin marka değerinin güçlendirilmesi ve gençlere yönelik projeler ele alındı. Ziyaretin öne çıkan başlıklarından biri, gençlerin turizm sektöründeki rolü oldu. Nevşehir ve Kapadokya’nın sahip olduğu turizm potansiyelinin daha ileri taşınması için yapılabilecek çalışmalar hakkında fikir alışverişi gerçekleştirildi.

Kapadokya için yeni proje fikirleri konuşuldu

Görüşmede bölgenin ulusal ve uluslararası alandaki marka değerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar değerlendirildi. Gençlerin kentle ve Kapadokya ile bağlarını kuvvetlendirecek proje fikirleri de görüşmenin önemli başlıkları arasında yer aldı. Genç Nevşehirliler Derneği’nin gençlere yönelik çalışmaları kapsamında gerçekleşen buluşmada, turizm sektörünün geleceğinde gençlerin üstlenebileceği roller üzerinde duruldu.

Ziyaretin adresi Revithia oldu

Görüşmenin ardından Yakup Dinler, Ziya Ağca’ya Revithia’yı gezdirdi. Dinler, Kapadokya’nın gastronomi turizmindeki yükselen değerlerinden biri olarak öne çıkan restoran hakkında Ağca’ya bilgi verdi. Revithia’nın bölgenin gastronomi alanındaki marka değerine katkısı da ziyaret sırasında ele alındı. Mekânın Kapadokya’nın uluslararası turizm kimliğinin güçlendirilmesindeki rolüne dikkat çekildi.

Turizm ve gençlik için ortak fikirler

Buluşmada yalnızca mevcut turizm potansiyeli değil, geleceğe dönük çalışmalar da değerlendirildi. Gençlere yönelik projelerin geliştirilmesi ve Kapadokya’nın marka değerinin daha ileri taşınması konusunda karşılıklı görüşler paylaşıldı. Ziya Ağca ile Yakup Dinler arasındaki görüşme, iyi dilek ve temennilerin ardından sona erdi.

Buluşmanın, Nevşehir ve Kapadokya turizminin gelişimi ile gençlere yönelik ortak çalışmalar açısından fikir alışverişine zemin hazırladığı ifade edildi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Nevşehir’den Kapadokya turizmine gençlik dokunuşu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 11:10:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/nevsehirden-kapadokya-turizmine-genclik-dokunusu-124054-20260914.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/nevsehirden-kapadokya-turizmine-genclik-dokunusu-124054-20260914.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/nevsehirden-kapadokya-turizmine-genclik-dokunusu-124054-20260914.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türkiye 2026 yazında "turizm vahası" olmayı sürdürdü]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-turkiye-2026-yazinda-turizm-vahasi-olmayi-surdurdu-22519.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-turkiye-2026-yazinda-turizm-vahasi-olmayi-surdurdu-22519.html</link>
                    <description><![CDATA[TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, Türkiye’nin jeopolitik risklere rağmen yaz sezonunda turizm hareketliliğini sürdürdüğünü belirterek, ateş çemberinin içinde adeta tatil vahası olma niteliğini koruduğunu söyledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bağlıkaya, turizm zirvesine katılmak üzere geldiği Bursa'da,&nbsp; komşu ülkelerde yaşanan askeri hareketliliğin turizmi negatif yönde etkilediğini, buna rağmen turizmde başarılı bir sezon geçirdiklerini anlattı.

Türkiye'nin ana pazarının Rusya, Almanya, İngiltere olarak sıralandığını ancak dünyanın her yerinden turist çekebilen bir ülke olduğunu aktaran Bağlıkaya, "Böyle bir ortamda, bu kadar ateş çemberinin içinde Türkiye, adeta bir vaha gibi insanların tatil yaptığı bir yer halinde ve hala bunu muhafaza ediyor. Bu gerçekten çok önemli." ifadesini kullandı.

&nbsp;



&nbsp;

Bağlıkaya, Türkiye'nin gastronomiden iş turizmine, deniz tatilinden kültür turizmine kadar her alanda ürün sunabildiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Türkiye kültürel alanda da çok avantajlı. Her bölgemizin ayrı özelliği var, her bölgemizin turistik açıdan öne çıkan ürünü var. Dolayısıyla bunları da yavaş yavaş deniz-kum-güneşi zedelemeden, onun kapasitesini düşürmeden beslemek gerekir. Yani sadece bir yere odaklanmak yerine diğer alanlarda da bir biçimde çalışmalarımızı zaten yıllardır yapıyoruz."

Bağlıkaya, sağlık turizminin son 8-10 senedir çok hareketlendiğini ve başarılı bir şekilde devam ettiğini belirterek, "Kongre turizminde ufak ufak zaten gelişmeler devam ediyor. İnşallah ana ürünümüzü bu ürünlerle destekleyerek devam edeceğiz. Çünkü bu ürünlerin gelir açısından bir farklılık yaratma gibi bir özelliği var. Yani deniz-kum-güneşe gelen turistle, iş turizmine gelen turistin harcaması çok farklı oluyor. Dolayısıyla hani o segmentlerde de varlığımızı geliştirerek sürdürmemiz gerekiyor." ifadesini kullandı.

&nbsp;

"Herkes eşit şekilde rekabet edebilmeli"

Bağlıkaya, yabancı dijital portallara Türkiye'de avantaj sağlanmasının önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Herkes eşit şekilde rekabet edebilmeli. Avrupa'da gerçekten bu işlerden herkesin canı yandı. Çok ciddi cezalar veriyorlar bu platformlara. Türkiye'de bu işi yapanların aleyhine olabilecek, onlara avantaj sağlayabilecek yasal düzenlemelerden kaçınmak lazım." diye konuştu.

Konuyla ilgili yasal düzenleme yapılması için girişimlerinin olduğunun altını çizen Bağlıkaya, şöyle devam etti:

"Ekimde inşallah meclisimiz açıldığında eğer gündeme gelirse bununla ilgili iletişim kanallarımızı sonuna kadar kullanıp bunun doğru olmadığını anlatmaya devam edeceğiz. Çünkü bu geriye de dönülmez bir şey. Özellikle bu alanı yabancılara teslim etmenin son derece yanlış olduğunu düşünüyorum. Çünkü yabancılar canı istediği zaman satar, canı istemediği zaman satmaz. İsterse burayı öne çıkartır, isterse öbür tarafı öne çıkartır. Dijital ortamda bunlar çok mümkün."

TÜRSAB'ın Dijital Doğrulama Sistemi (DDS) sayesinde kaçak ve belgesiz turizm faaliyetlerinin önüne geçebildiklerini ifade eden Bağlıkaya, seyahat satın alan vatandaşların mutlaka sistemi kullanması gerektiğini sözlerine ekledi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Türkiye 2026 yazında "turizm vahası" olmayı sürdürdü - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 08:10:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/turkiye-2026-yazinda-turizm-vahasi-olmayi-surdurdu-112925-20260910.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/turkiye-2026-yazinda-turizm-vahasi-olmayi-surdurdu-112925-20260910.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/turkiye-2026-yazinda-turizm-vahasi-olmayi-surdurdu-112925-20260910.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türkiye'de müze sayısı 2025'te yıllık yüzde 4,4 arttı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-turkiyede-muze-sayisi-2025te-yillik-yuzde-44-artti-22465.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-turkiyede-muze-sayisi-2025te-yillik-yuzde-44-artti-22465.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye genelinde müze sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 4,4 artarak 664'e, müze ve ören yeri ziyaretçi sayısı da yüzde 6,8 artışla 65 milyon 862 bin 639'a yükseldi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin "Kültürel Miras İstatistikleri"ni açıkladı.

Buna göre Türkiye genelinde müze sayısı geçen yıl 2024'e kıyasla yüzde 4,4 artarak 664'e çıktı. Bu müzelerin 220'si Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde, 426'sı özel müze kategorisinde yer alırken Milli Saraylar Başkanlığına bağlı 18 müze faaliyet gösterdi. Ören yeri sayısı ise 148 oldu.

Müzelerdeki eser sayısı, geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 0,4 artarak 4 milyon 12 bin 294 olarak kayıtlara geçti.

Bakanlığa bağlı müzelerdeki eser sayısı da bu dönemde yüzde 0,5 artarak 3 milyon 388 bin 462 olurken özel müzelerdeki eser sayısı yüzde 0,4 artışla 292 bin 271'e ulaştı. Aynı dönemde Milli Saraylar Başkanlığına bağlı müzelerdeki eser sayısı yüzde 0,5 azalarak 331 bin 561 oldu.

Bakanlığa bağlı müzelerdeki eserlerin yüzde 60,4'ü sikke, yüzde 27,8'i arkeolojik materyal, yüzde 6,7'si etnografik materyal, yüzde 3,5'i tablet olarak belirlendi.

&nbsp;

Ziyaretçi sayıları arttı

Müze ve ören yeri ziyaretçi sayısı, geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 6,8 artarak 65 milyon 862 bin 639'a yükseldi. Ziyaretçilerin yüzde 52,9'u Bakanlığa bağlı müze ve ören yerlerini ziyaret etti.

Bakanlığa bağlı ücretli müze ve ören yerlerine gidenlerin sayısı 20 milyon 888 bin 733'ü bulurken bunun toplam ziyaretçiler içindeki payı yüzde 31,7 oldu.

Özel müze ziyaretçi sayısı yüzde 10,8 artarak 21 milyon 905 bin 335'e çıkarken Milli Saraylar Başkanlığına bağlı müze ziyaretçi sayısı ise yüzde 8,8 azalarak 9 milyon 122 bin 685'e geriledi.

Bakanlık tarafından satılan müze kartı sayısı 6 milyon 804 bin 917 olarak kayıtlara geçti.

&nbsp;

En çok müze ziyareti İstanbul'da

En yüksek müze ziyaretçi sayısına sahip iller sırasıyla 18 milyon 307 bin 485 ile İstanbul, 4 milyon 646 bin 357 ile İzmir ve 4 milyon 642 bin 683 ile Ankara olarak sıralandı.

Taşınmaz kültür varlıklarının sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 2,6 artarak 130 bin 632'ye çıktı. Bu kültür varlıklarının en çok bulunduğu il 34 bin 558 ile İstanbul olurken bu ili 8 bin 120 ile İzmir ve 5 bin 332 ile Muğla takip etti.

&nbsp;

Sit alanı sayısı arttı

Toplam sit alanı sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 6 artarak 27 bin 703'e ulaşırken sit alanlarının yüzde 97,1'ini arkeolojik bölgeler oluşturdu.

Milli parkların sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 2 artarak 50 oldu. Milli park alanı yüzde 3,2 artışla 942 bin 286 hektara ulaştı. Tabiat parkı sayısı yüzde 2,2 artarak 274 olurken tabiat parkı alanı yüzde 0,2 artışla 94 bin 294 hektar olarak kayıtlara geçti.

Tabiatı koruma alanı sayısı bir önceki yıla göre değişmeyerek 32 olurken tabiat anıtı sayısı da aynı kalarak 111 oldu.​​​​​​​​​​​​​​
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Türkiye'de müze sayısı 2025'te yıllık yüzde 4,4 arttı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 09:06:25 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/turkiyede-muze-sayisi-2025te-yillik-yuzde-44-artti-120922-20260907.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/turkiyede-muze-sayisi-2025te-yillik-yuzde-44-artti-120922-20260907.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/turkiyede-muze-sayisi-2025te-yillik-yuzde-44-artti-120922-20260907.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türk Dünyası Ressamlar Buluşması Görkemli Sergiyle Sona Erdi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-turk-dunyasi-ressamlar-bulusmasi-gorkemli-sergiyle-sona-erdi-22387.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-turk-dunyasi-ressamlar-bulusmasi-gorkemli-sergiyle-sona-erdi-22387.html</link>
                    <description><![CDATA[Nevşehir’de düzenlenen Uluslararası Türk Dünyası Ressamlar Buluşması, Kapadokya’nın eşsiz dokusunu tuvale taşıyan sanatçıların sergisiyle sona erdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Nevşehir Valiliği himayelerinde; Nevşehir Belediyesi, Kapadokya Alan Başkanlığı ve EkoAvrasya Vakfı iş birliği ile düzenlenen "Uluslararası Türk Dünyası Ressamlar Buluşması", Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi'nde gerçekleştirilen görkemli sergiyle sona erdi.

22-30 Ağustos 2026 tarihleri arasında "Türk Dünyasının Ortak Tuvali: Kapadokya" temasıyla hayata geçirilen organizasyon; Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dâhil olmak üzere Türk coğrafyasının dört bir yanından gelen usta sanatçıları bir araya getirdi.

Etkinlik boyunca Kapadokya'nın eşsiz peribacalarını, vadilerini ve tarihi dokusunu tuvale aktaran usta fırçalar, ortak kültür ve medeniyet mirasını sanatsal eserlere dönüştürdü.

&nbsp;

Kapanış ve Sergi Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi'nde Gerçekleştirildi

Açılışı Nevşehir Meryem Ana Kilisesi’nde yapılan ve açık hava atölyeleriyle hafta boyunca devam eden etkinliğin final sergisi, 29 Ağustos 2026 Cumartesi günü saat 16.00’da Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) Vali Şinasi Kuş Kültür ve Kongre Merkezi’nde açıldı. Serginin açılış törenine Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, Nevşehir Belediye Başkan Yardımcısı Hasan İler, Kapadokya Alan Başkanlığı Grup Başkanı Furkan Türker, EkoAvrasya Vakfı,TÜRKSOY protokol üyeleri, akademisyenler, davetli ressamlar ve çok sayıda sanatsever katıldı.

Türk dünyası arasındaki gönül bağlarını pekiştirmesinden dolayı duyulan memnuniyet dile getirilirken organizasyonun Kapadokya’nın tanıtımına ve Türk dünyasının ortak kültür mirasına büyük katkı sunduğunu belirtildi.

&nbsp;

Uluslararası Türk Dünyası Ressamlar Buluşmasına;

Kazakistan’dan Yermukhan Zhuniskhan, Yerkin Bozzhigitov, Altyn Ateyeva, Bakhytkul Adilbekova, Tolkyn Kankeldi-Kalimova, Aidar Askarov, Zhanat Seithamit ve Bazar Yrystanuli,

Kırgızistan’dan Meerim Akmatkulova ve Zulfiia Akimova,

Türkmenistan’dan Jeyran Umarova ve Dilbar Umarova,

Azerbaycan’dan Maharram Aliyev,

Özbekistan’dan Javokhirbek Niyazov ve

Türkiye’den Gülhan Kartal, Berrak Kılıç ve Meva Önal katıldı.

&nbsp;

Kalıcı Kültür Mirası Oluşturuldu

Proje ana paydaşlarının yanı sıra Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, Kapadokya Üniversitesi, Avanos Belediyesi, Mustafapaşa Belediyesi, Ortahisar Belediyesi ve Türk Dünyası Sivil Toplum İşbirliği Derneği'nin&nbsp; (TÜRKSİT) de destek sunduğu etkinlik kapsamında üretilen nadide tablolar, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi bünyesinde sergilenerek sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Türk dünyasının usta ressamlarının fırçasından çıkan bu eserlerin, Kapadokya’nın sanat envanterinde ve ortak Türk kültür arşivinde kalıcı bir iz bırakacağı ifade edildi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Türk Dünyası Ressamlar Buluşması Görkemli Sergiyle Sona Erdi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 16:42:39 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/turk-dunyasi-ressamlar-bulusmasi-gorkemli-sergiyle-sona-erdi-195945-20260829.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/turk-dunyasi-ressamlar-bulusmasi-gorkemli-sergiyle-sona-erdi-195945-20260829.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/turk-dunyasi-ressamlar-bulusmasi-gorkemli-sergiyle-sona-erdi-195945-20260829.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[1900 yıllık Hadrian Kapısı Antalya tarihine ışık tutuyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-1900-yillik-hadrian-kapisi-antalya-tarihine-isik-tutuyor-22384.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-1900-yillik-hadrian-kapisi-antalya-tarihine-isik-tutuyor-22384.html</link>
                    <description><![CDATA[Antalya'nın tarihi Kaleiçi bölgesinin simge yapılarından Hadrian Kapısı, yaklaşık 1900 yıllık geçmişi, zengin süslemeleri ve görkemli mimarisiyle kentin tarihine tanıklık ediyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Muratpaşa ilçesindeki Kaleiçi'nin girişinde yer alan ve halk arasında "Üçkapılar" olarak adlandırılan Hadrian Kapısı, Antalya'nın bugüne ulaşan en iyi korunmuş tarihi yapıları arasında bulunuyor.

Roma İmparatoru Hadrianus'un milattan sonra 130'da Antalya'yı ziyareti onuruna, kenti çevreleyen surların üzerine anıtsal zafer takı olarak inşa edilen yapı, sütun gövdeleri dışında büyük ölçüde beyaz mermerden oluşuyor.

&nbsp;











&nbsp;





Üç simetrik kemerden meydana gelen kapının her bir kemeri 4,15 metre genişliğinde ve 6,18 metre yüksekliğinde. Yaklaşık 15 metre yüksekliğindeki kuleleriyle dikkati çeken yapının kapı bölümü ise 8 metre yüksekliğe ulaşıyor.

Zengin kabartma ve oymalarla süslenen kapının tavanındaki kasetli bölümlerde papatyagilleri andıran çiçek desenleri ile meyve ve yaprak motifleri bulunuyor. Bu süslemelerin, antik dönemde Antalya ve çevresinde yetiştirilen ürünleri ve bölgenin bereketini simgelediği değerlendiriliyor.

&nbsp;



&nbsp;

Antik Çağ ile modern kenti buluşturuyor

Saçak bölümünde aslan başı figürlerinin yer aldığı Hadrian Kapısı'nın iki yanında savunma amacıyla kullanılan kuleler bulunuyor.

Güneydeki kulenin Roma dönemine ait olduğu, kuzeydeki kulenin alt bölümünün Antik Çağ'dan kaldığı, üst bölümünün ise Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad döneminde yapıldığı biliniyor.

Uzun yıllar şehir surlarının arkasında kalan ve bu sayede dış etkenlerden büyük ölçüde korunarak bugüne ulaşan yapı, 1882'de sur kalıntılarının kaldırılmasıyla yeniden ortaya çıkarıldı.

1959'da kapsamlı bir restorasyon geçiren Hadrian Kapısı, bugün kentin tarihi dokusuyla modern yaşamı buluşturan önemli bir geçiş noktası olmayı sürdürüyor.

Yerli ve yabancı turistlerin Antalya'da en çok ziyaret ettiği ve fotoğraf çektirdiği tarihi yapılardan biri olan Hadrian Kapısı, Antalya Valiliğince gerçekleştirilen çalışmayla ışıklandırıldı.

Işıklandırma sayesinde akşam ve gece saatlerinde de farklı bir görünüme kavuşan tarihi yapının mimari detayları daha belirgin hale gelirken, kapı kentin tarihi ve kültürel dokusunu gece saatlerinde de yansıtmaya devam ediyor.

&nbsp;

Sur hattının aydınlatılması artırılacak

Antalya Valisi Hulusi Şahin,&nbsp; Hadrian Kapısı'nın ışıklandırılma çalışmasının Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü üzerinden Valiliğin yürüttüğü bir proje olduğunu söyledi.

Çalışma bütçesinin Valilik tarafından karşılandığını belirten Şahin, ışıklandırma sürecinin tamamlandığını ifade etti.

Şahin, "Işıklandırma süreci tamamlandı. Şu anda da gördüğüm kadarıyla herkes memnun. Bunu devam ettirmeyi ve o sur hattının aydınlatılmasını artırmayı düşünüyoruz." dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[1900 yıllık Hadrian Kapısı Antalya tarihine ışık tutuyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 08:50:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/1900-yillik-hadrian-kapisi-antalya-tarihine-isik-tutuyor-122241-20260829.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/1900-yillik-hadrian-kapisi-antalya-tarihine-isik-tutuyor-122241-20260829.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/1900-yillik-hadrian-kapisi-antalya-tarihine-isik-tutuyor-122241-20260829.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Sanatın Renkleri Kapadokya’da Buluştu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-sanatin-renkleri-kapadokyada-bulustu-22371.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-sanatin-renkleri-kapadokyada-bulustu-22371.html</link>
                    <description><![CDATA[Uluslararası Türk Dünyası Ressamlar Buluşması kapsamında, Kapadokya’nın eşsiz güzelliklerini tuvallere taşınıyor.             ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Haber Merkezi

Nevşehir Valiliği himayelerinde; Nevşehir Belediyesi, Kapadokya Alan Başkanlığı ve EkoAvrasya Vakfı koordinasyonunda düzenlenen&nbsp;Uluslararası Türk Dünyası Ressamlar Buluşması, “Türk Dünyasının Ortak Tuvali: Kapadokya” sloganıyla gerçekleştiriliyor.

Organizasyona TÜRKSOY, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, Kapadokya Üniversitesi, Avanos Belediyesi, Mustafapaşa Belediyesi, Ortahisar Belediyesi ve Türk Dünyası Sivil Toplum İşbirliği Derneği de katkı sunuyor.

Etkinlik kapsamında sanatçılar, Kapadokya’nın peribacaları, vadileri, kaya oyma yapıları ve tarihi mekânlarını ziyaret ederek ilham alıyor.

&nbsp;

Organizasyona Katılan Ressamlar

&nbsp;


	
	Kazakistan: Yermukhan Zhuniskhan, Yerkin Bozzhigitov, Altyn Ateyeva, Bakhytkul Adilbekova, Tolkyn Kankeldi-Kalimova, Aidar Askarov, Zhanat Seithamit, Bazar Yrystanuli
	
	
	Kırgızistan: Meerim Akmatkulova, Zulfiia Akimova
	
	
	Türkmenistan: Jeyran Umarova, Dilbar Umarova
	
	
	Azerbaycan: Maharram Aliyev
	
	
	Özbekistan: Javokhirbek Niyazov
	
	
	Türkiye: Gülhan Kartal, Berrak Kılıç, Meva Önal
	


Usta ressamlar Salı günü Mustafapaşa’daki Konstantin ve Helena (Eleni) Kilisesi’nde, Çarşamba ve Perşembe günü Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü atölyelerinde çalışmalarını sürdürdü. Cuma günü ise tarihi yerleşim yeri olan Kayaşehir’de çalışmalarını sürdürecek.

Sanatçıların hafta boyunca hazırladığı eserler, 29 Ağustos 2026 Cumartesi günü saat 16.00’da Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Vali Şinasi Kuş Kültür ve Kongre Merkezi’nde açılacak sergide sanatseverlerle buluşacak.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Sanatın Renkleri Kapadokya’da Buluştu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 14:59:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/sanatin-renkleri-kapadokyada-bulustu-181529-20260827.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/sanatin-renkleri-kapadokyada-bulustu-181529-20260827.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/sanatin-renkleri-kapadokyada-bulustu-181529-20260827.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ahlat'taki Selçuklu Meydan Mezarlığı'na ziyaretçi akını]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-ahlattaki-selcuklu-meydan-mezarligina-ziyaretci-akini-22363.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-ahlattaki-selcuklu-meydan-mezarligina-ziyaretci-akini-22363.html</link>
                    <description><![CDATA[Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında Türkiye'nin dört bir yanından Ahlat'a gelen vatandaşlar, dünyanın en büyük Türk-İslam mezarlıklarından biri olan Selçuklu Meydan Mezarlığı'nı ziyaret etti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Yaklaşık 210 dönümlük alana yayılan Selçuklu Meydan Mezarlığı, asırlık mezar taşları, kitabeleri ve taş işçiliğiyle Anadolu'daki Türk-İslam medeniyetinin önemli izlerini barındırıyor.

Malazgirt Zaferi'nin yıl dönümü etkinlikleri için bölgeye gelen vatandaşların uğrak noktalarından biri olan tarihi mezarlıkta üç gün boyunca ziyaretçi yoğunluğu yaşandı.

&nbsp;



&nbsp;

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan mezarlığa gelen vatandaşlar, ecdat yadigarı kabirleri ziyaret ederek dua etti, üzerlerinde zengin süslemeler ve kitabeler bulunan abidevi mezar taşlarını inceledi ve fotoğraf çekti.

&nbsp;

"Herkese burayı görmelerini tavsiye ederim"

Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü etkinliklerine katılmak üzere İstanbul'dan gelen Züleyha Gökmen, AA muhabirine, tarihi mezarlığı görmeden ilçeden ayrılmak istemediklerini söyledi.

Eşiyle mezarlıkta dua ettiklerini belirten Gökmen, "Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı'nı hep merak ediyorduk. Bu atmosferi ve doğayı merak ettiğimiz için eşimle beraber gezmeye geldik. Geldiğimize de değdi. Gerçekten çok güzel bir atmosfer." dedi.

Ailesiyle Giresun'dan gelen Gökalp Günal ise Malazgirt Zaferi'ni kutlamak için bölgeye geldiğini anlatarak, "Malazgirt Zaferi'ni kutlamak için geldim. Akabinde Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı'nı gezmeye geldik. Gerçekten çok güzel ve etkileyici bir yer. İlk defa geldim. Herkese burayı görmelerini tavsiye ederim." diye konuştu.

&nbsp;

"Mezarlık gerçekten insanı etkiliyor"

Giresun'dan gelen Şeref Kahveci de Ahlat ve Malazgirt'in Türk-İslam tarihi açısından önemli şehirler olduğunu ifade etti.

Fırsat buldukça bölgeyi ziyaret edeceklerini anlatan Kahveci, şunları kaydetti:

"Malazgirt Zaferi'nin yıl dönümü dolayısıyla ailece buraya geldik. Kutlamalardan sonra Ahlat'a geldik. Burada ecdadımızın mezarlarını ziyaret ettik. Burası maneviyatı çok yüksek bir yer. İyi ki de gelmişiz. Herkesin bu toprakları görmesi gerekiyor."

Mezarlıktaki tarihi taşların çok etkileyici olduğunu dile getiren sosyal bilgiler öğretmeni Meryem Koçyiğit ise şunları söyledi:

"Tarihte Kubbet-ül İslam olarak önemli yere sahip olan Ahlat, Büyük Selçuklu döneminde özellikle Malazgirt Savaşı öncesinde üs olarak kullanılmış. Biz de Ahlat'ta kurulan otağlarda ve etkinlik alanında güzel zaman geçirdik. Şimdi Ahlat'ta Selçuklu Meydan Mezarlığı'nı geziyoruz. Mezarlık gerçekten insanı etkiliyor. Üzerindeki motifler ve taşların boyutları etkileyici. Canlı bir tarihe tanıklık etmiş oluyoruz."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Ahlat'taki Selçuklu Meydan Mezarlığı'na ziyaretçi akını - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 09:50:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/ahlattaki-selcuklu-meydan-mezarligina-ziyaretci-akini-134841-20260827.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/ahlattaki-selcuklu-meydan-mezarligina-ziyaretci-akini-134841-20260827.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/ahlattaki-selcuklu-meydan-mezarligina-ziyaretci-akini-134841-20260827.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tlos Antik Kenti Tiyatrosu, güneş enerjisiyle aydınlatılacak]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-tlos-antik-kenti-tiyatrosu-gunes-enerjisiyle-aydinlatilacak-22362.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-tlos-antik-kenti-tiyatrosu-gunes-enerjisiyle-aydinlatilacak-22362.html</link>
                    <description><![CDATA[Bakan Ersoy, Muğla'nın Seydikemer ilçesindeki Tlos Antik Kenti Tiyatrosu'nda 2023'te başlattıkları restorasyon çalışmalarını tamamladıklarını, GES sistemiyle antik tiyatronun gece aydınlatmasında güneş enerjisinden yararlanılacağını bildirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada Tlos Antik Kenti'nin artık güneş enerjisiyle aydınlanacağını belirterek, şunları kaydetti:

“Muğla'nın Seydikemer ilçesindeki Tlos Antik Kenti Tiyatrosu'nda 2023 yılında başlattığımız kapsamlı restorasyon çalışmalarını tamamladık. Yapının mimari bütünlüğünü ve farklı tarihsel evrelerini titizlikle korurken Tlos özelinde bir ilki de hayata geçirdik. Kurduğumuz GES sistemiyle antik tiyatromuzun gece aydınlatmasında güneş enerjisinden yararlanacağız. Çevre dostu aydınlatma sistemiyle ziyaretçilerimizin Tlos'un eşsiz atmosferini akşam saatlerinde de deneyimlemesini sağlayacağız. Tarihi alanlarımızı yenilenebilir enerji sistemleriyle buluşturuyor, kültürel mirasımızı sürdürülebilir uygulamalarla geleceğe taşıyoruz.”

&nbsp;

"Türkiye'nin sürdürülebilir kültür turizmi vizyonuna katkı sağlaması hedefleniyor"

Bakanlıktan konuya ilişkin yapılan açıklamada, Tlos Antik Kenti özelinde ilk kez hayata geçirilen Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesiyle antik tiyatronun gece aydınlatmasında güneş enerjisinden yararlanılacağı vurgulandı.

Tlos Antik Kenti Tiyatrosu'nda Ocak 2023'te başlatılan kapsamlı restorasyon çalışmalarının ağustos itibarıyla tamamlandığı bildirilen açıklamada, Bakanlık, Muğla Valiliği ve Akdeniz Üniversitesi desteğiyle 3 yıldan uzun süredir kesintisiz yürütülen çalışmalarda yapının mimari bütünlüğü ile farklı tarihsel evrelerinin korunmasının esas alındığı aktarıldı.

Restorasyon programı kapsamında gerçekleştirilen müdahalelerle kültürel mirasın korunması, antik tiyatronun daha iyi algılanabilmesi ve ziyaretçi deneyiminin geliştirilmesinin birlikte ele alındığı vurgulanan açıklamada, Tlos'taki GES uygulamasının, antik kentlerin korunması ile yenilenebilir enerji teknolojilerinin birlikte kullanılmasına yönelik örnek model oluşturacağı ifade edildi.

Açıklamada, gece müzeciliğinin gelişimine sağlanan katkı ve ziyaret saatlerinin genişletilmesiyle, Tlos'un bölge turizmine sunduğu katkının artırılmasının da hedeflendiğine dikkat çekilerek, şunlar paylaşıldı:

"Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Akdeniz Üniversitesi adına Prof. Dr. Taner Korkut başkanlığında kazı çalışmalarının sürdürüldüğü Tlos Antik Kenti, tiyatro restorasyonu ve GES projesiyle kültürel mirasın sürdürülebilir biçimde korunmasına örnek olacak. Projenin tarihi alanlarda çevre dostu enerji sistemlerinin yaygınlaştırılmasına, gece müzeciliğinin geliştirilmesine ve Türkiye'nin sürdürülebilir kültür turizmi vizyonuna katkı sağlaması hedefleniyor."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Tlos Antik Kenti Tiyatrosu, güneş enerjisiyle aydınlatılacak - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 08:07:12 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/tlos-antik-kenti-tiyatrosu-gunes-enerjisiyle-aydinlatilacak-110920-20260827.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/tlos-antik-kenti-tiyatrosu-gunes-enerjisiyle-aydinlatilacak-110920-20260827.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/tlos-antik-kenti-tiyatrosu-gunes-enerjisiyle-aydinlatilacak-110920-20260827.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Antik Dönemin Vatikan’ı: Men Tapınağı UNESCO Adayı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-antik-donemin-vatikani-men-tapinagi-unesco-adayi-22346.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-antik-donemin-vatikani-men-tapinagi-unesco-adayi-22346.html</link>
                    <description><![CDATA[Pisidia Antiokheia’daki Men Kutsal Alanı, hilal biçimli adak stelleri ve antik dönemdeki dini-sosyal rolüyle UNESCO aday listesine girdi             ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Roma İmparatorluğu döneminde Anadolu'nun önemli kentlerinden olan Pisidia Antiokheia, Hristiyanlığın yayılmasında önemli rol oynayan Aziz Paulus'un milattan sonra 46-57 yıllarında ziyaret ettiği merkezlerden biri olarak biliniyor.

Kentte Augustus Tapınağı, tiyatro, anıtsal çeşme, Roma hamamı, stadyum ve kiliselerin yanı sıra Men Kutsal Alanı önemli arkeolojik yapılar arasında bulunuyor.

&nbsp;











[1/19] Isparta'nın Yalvaç ilçesindeki Pisidia Antiokheia Antik Kenti'nde yaklaşık 1600 metre rakımdaki Gemen Dağı'nın zirvesinde bulunan Men Kutsal Alanı ve Men Tapınağı, mimari yapısı ve dini özellikleriyle antik dünyanın önemli inanç merkezleri arasında yer alıyor.


&nbsp;




&nbsp;

“Antik dönemin Vatikan'ı”

Kazı Başkanı ve Süleyman Demirel Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, kutsal alanın tarihine ilişkin ilk yazılı bilgilerden bazılarının Amasyalı coğrafyacı Strabon tarafından aktarıldığını söyledi.

Strabon'un, bölgede geniş arazilere, çalışanlara ve ekonomik güce sahip bir tapınak devletinden söz ettiğini belirten Özhanlı, Men Kutsal Alanı'nın yalnızca dini değil, ekonomik ve sosyal açıdan da önemli bir merkez olduğunu dile getirdi.



Men Kutsal Alanı'nın yalnızca tapınaktan oluşmadığını anlatan Özhanlı, bölgede stadyum, yer altı tanrıçasına ait küçük bir tapınak ve hacıların konaklaması ile kutsal alana hizmet vermesi amacıyla kullanılan yaklaşık 750 yapı bulunduğunu kaydetti.

Özhanlı, antik dönemde Yalvaç ekonomisinin de önemli ölçüde bu kutsal merkezin çevresinde şekillendiğini belirterek, Men Kutsal Alanı'nı "antik dönemin Vatikan'ı" olarak nitelendirdi.



Özhanlı, tapınağın çevresindeki adak stellerinin dünya arkeolojisi açısından da özel bir önem taşıdığını söyledi.

Tapınağın yaklaşık 70 metre uzunluğunda ve 5 metre yüksekliğinde kutsal bir duvarla çevrelendiğini anlatan Özhanlı, duvarın cephesinin Tanrı Men'e adanmış hilal biçimli adak stelleriyle kaplı olduğunu belirtti.

Özhanlı, "Her bir hilal, buraya gelen insanların dileklerini, adaklarını ve inançlarını temsil ediyor. Tapınağın çevresinin bu şekilde adak stelleriyle kuşatıldığı başka bir örnek dünyada bilinmiyor." dedi.



Yazıtlar dönemin inanç dünyasına ışık tutuyor

Kazılarda ortaya çıkarılan Yunanca yazıtların dönemin inançlarına ilişkin önemli bilgiler sunduğunu ifade eden Özhanlı, kutsal alanı ziyaret edenlerin Tanrı Men'den sağlık, şifa, bağışlanma ve çeşitli dileklerde bulunduğunu söyledi.

Yazıtların büyük bölümünün kişilerin işlediklerine inandıkları günahların affedilmesi, hastalıkların iyileşmesi ve kişisel dileklerle ilgili olduğunu anlatan Özhanlı, "Buraya gelen hemen herkes, Tanrı Men'den bir beklentisini yazıtlarla ifade etmiş." diye konuştu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Antik Dönemin Vatikan’ı: Men Tapınağı UNESCO Adayı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 10:05:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/antik-donemin-vatikani-men-tapinagi-unesco-adayi-142452-20260826.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/antik-donemin-vatikani-men-tapinagi-unesco-adayi-142452-20260826.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/antik-donemin-vatikani-men-tapinagi-unesco-adayi-142452-20260826.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türk Dünyası Ressamları Kapadokya'da Buluştu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-turk-dunyasi-ressamlari-kapadokyada-bulustu-22338.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-turk-dunyasi-ressamlari-kapadokyada-bulustu-22338.html</link>
                    <description><![CDATA[Türk dünyasının farklı ülkelerinden gelen ressamları Kapadokya’da buluşturan “Uluslararası Türk Dünyası Ressamlar Buluşması” açılış töreni tarihi Nevşehir Meryem Ana Kilisesi’nde düzenlenen törenle başladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türk dünyasının ortak kültürel ve sanatsal değerlerini buluşturmak amacıyla düzenlenen “Uluslararası Türk Dünyası Ressamlar Buluşması”, 22-30 Ağustos 2026 tarihleri arasında Kapadokya’da gerçekleştirilecek.

Nevşehir Valiliği himayelerinde; Nevşehir Belediyesi, Kapadokya Alan Başkanlığı ve EkoAvrasya Vakfı koordinasyonunda gerçekleştirilen Uluslararası Türk Dünyası Ressamlar Buluşması, üniversiteler ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle Kapadokya’nın sanat dünyasında iz bırakmaya hazırlanıyor.

“Türk Dünyasının Ortak Tuvali: Kapadokya” temasıyla gerçekleştirilen organizasyonda, sanat ve kültürün ortak diliyle Türk dünyası arasında gönül köprüleri kuruldu.

Organizasyona TÜRKSOY, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, Kapadokya Üniversitesi, Avanos Belediyesi, Mustafapaşa Belediyesi, Ortahisar Belediyesi ve Türk Dünyası Sivil Toplum İşbirliği Derneği de destek ve katkı sundu.

Program kapsamında, Uluslararası Türk Dünyası Ressamlar Buluşması’nın anısına projeye katkı ve destek sağlayan isimlere plaket takdim edildi.

Tarihi Meryem Ana Kilisesi’ndeki programa Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, Belediye Başkanı Rasim Arı, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcısı Adem Çalış, Nevşehir İl Jandarma Komutanı Mehmet Çelik, İl Emniyet Müdürü Serkan Karaman, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Semih Aktekin, Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Ortahisar Belediye Başkanı Mustafa Ateş, Mustafapaşa Belediye Başkanı Mustafa Özer, TÜRKSOY Temsilcisi Sancar Mülazimoğlu, EkoAvrasya Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Ömer Önal, SGK İl Müdürü Mehmet Baltacı, Nevşehir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Yasemin Demirörs, TÜRKSİT Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Kurnaz, EkoAvrasya Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Hikmet Eren, Nevşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bayram Ekici, Londra Turkish Press İmtiyaz sahibi ve Eko Avrasya Vakfı İngiltere temsilcisi İsmail Karakaş ile çok sayıda davetli katıldı.

Programda&nbsp;Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Kapadokya Alan Başkan Yardımcısı Dr. Hasan Şanlı, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Semih Aktekin, Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Ortahisar Belediye Başkanı Mustafa Ateş, Mustafapaşa Belediye Başkanı Mustafa Özer, TÜRKSOY Temsilcisi Sancar Mülazimoğlu ve EkoAvrasya Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Ömer Önal’a plaket takdim edildi.

&nbsp;

Türk dünyasının farklı bölgelerinden gelen usta ressamların hafta boyunca Kapadokya genelinde yürüteceği atölye ve tuval çalışmaları ise etkinlik sonunda özel bir sergiyle kamuoyuna sunulacak.

Kazakistan başta olmak üzere Türk Cumhuriyetleri’nden davet edilen, uluslararası düzeyde tanınmış akademik geçmişe sahip usta ressam ve akademisyenlerden oluşan heyet, program boyunca Kapadokya’nın tarihi, doğal ve kültürel mekânlarını içeren sanatsal keşif gezilerine katılacak.

&nbsp;

Uluslararası Türk Dünyası Ressamlar Buluşmasına;

Kazakistan’dan Yermukhan Zhuniskhan, Yerkin Bozzhigitov, Altyn Ateyeva, Bakhytkul Adilbekova, Tolkyn Kankeldi-Kalimova, Aidar Askarov, Zhanat Seithamit ve Bazar Yrystanuli,

Kırgızistan’dan Meerim Akmatkulova ve Zulfiia Akimova,

Türkmenistan’dan Jeyran Umarova ve Dilbar Umarova,

Azerbaycan’dan Maharram Aliyev,

Özbekistan’dan Javokhirbek Niyazov ve

Türkiye’den Gülhan Kartal, Berrak Kılıç ve Meva Önal katılıyor.

Peribacaları, vadiler ve binlerce yıllık kaya oyma yapılardan kiliselere kadar uzanan zengin kültürel miras içinde gerçekleştirilecek açık hava atölye çalışmalarında sanatçılar, kendi yorumlarıyla Kapadokya’yı tuvallerine aktaracak.

Uluslararası Türk Dünyası Ressamlar Buluşması sergisi ise 29 Ağustos 2026 Cumartesi günü saat 16.00’da Kahveci Dağı Türklük Anıtı’nda düzenlenecek.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Türk Dünyası Ressamları Kapadokya'da Buluştu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 15:50:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/turk-dunyasi-ressamlari-kapadokyada-bulustu-204647-20260824.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/turk-dunyasi-ressamlari-kapadokyada-bulustu-204647-20260824.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/turk-dunyasi-ressamlari-kapadokyada-bulustu-204647-20260824.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Antalya'daki Rhodiapolis Antik Kenti'nde kazılara yeniden başlanacak]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-antalyadaki-rhodiapolis-antik-kentinde-kazilara-yeniden-baslanacak-22319.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-antalyadaki-rhodiapolis-antik-kentinde-kazilara-yeniden-baslanacak-22319.html</link>
                    <description><![CDATA[Antalya'nın Kumluca ilçesindeki Rhodiapolis Antik Kenti'nde ara verilen kazı çalışmalarına gelecek yıl yeniden başlanması planlanıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, beraberindeki heyetle 2006'da kazılara başlanan ve bir süre sonra çalışmalara ara verilen antik kenti gezdi.

&nbsp;



&nbsp;

Güneş, Rhodiapolis Antik Kenti'ni Kumluca'nın tarihe açılan penceresi olarak gördüklerini söyledi.

&nbsp;



&nbsp;

Antik kentin büyük bölümünün kazılarla gün yüzüne çıkarıldığını anlatan Güneş, kazılara yeniden başlanacak olmasının önemli olduğunu dile getirdi.

&nbsp;



&nbsp;

Antik kentteki kazı çalışmalarına danışmanlığını yapan Adıyaman Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Beste Tomay ise Rhodiapolis'in tarihi ve kültürel olarak Likya kentleri arasında önemli bir yeri olduğunu ifade etti.

&nbsp;



&nbsp;

Ara verilen kazı çalışmalarına gelecek yıl tekrar başlanmasının planlandığını belirten Tomay, "Bu yıl alanda saha incelemesi, daha önce yürütülen çalışmalar, depo envanteri konularında çalışmalarımızı yapıyoruz. Gelecek yıldan itibaren kazı başkanlığımızın koordinesinde kazı çalışmalarına yeniden başlayacağız." diye konuştu.

&nbsp;



&nbsp;

Tomay, antik kent içerisinde Likya ve Bizans dönemlerine ait tiyatro, hamam, agora, tapınaklar, kilise, sarnıçlar ve anıt mezar bulunduğunu kaydederek, antik kentin tamamının gün yüzüne çıkartılmasıyla ilçeye tarihi ve kültürel açıdan önemli katkı sunacağına inandıklarını kaydetti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Antalya'daki Rhodiapolis Antik Kenti'nde kazılara yeniden başlanacak - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 07:30:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/antalyadaki-rhodiapolis-antik-kentinde-kazilara-yeniden-baslanacak-112944-20260820.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/antalyadaki-rhodiapolis-antik-kentinde-kazilara-yeniden-baslanacak-112944-20260820.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/antalyadaki-rhodiapolis-antik-kentinde-kazilara-yeniden-baslanacak-112944-20260820.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Edremit’te 16 Ağustos’tan 9 Eylül’e kültür ve sanat rüzgârı esecek]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-edremitte-16-agustostan-9-eylule-kultur-ve-sanat-ruzgari-esecek-22267.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-edremitte-16-agustostan-9-eylule-kultur-ve-sanat-ruzgari-esecek-22267.html</link>
                    <description><![CDATA[Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, 16 Ağustos-9 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek kültür, sanat, gelenek ve bağımsızlık temalı etkinliklerin programını basın mensuplarıyla düzenlenen toplantıda kamuoyuyla paylaştı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 8.Edremit Kitap Fuarı’ndan 30 Ağustos Zafer Bayramı’na, Sarıkız Hayrı’ndan Dünya Barış Günü etkinliklerine ve Edremit’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümü kutlamalarına kadar çok sayıda etkinlik Edremitlilerle buluşacak.

Edremit Belediyesi, ağustos ve eylül aylarında ilçenin kültür, sanat ve sosyal yaşamına renk katacak yoğun etkinlik programını düzenlenen lansmanla kamuoyuna açıkladı. Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş’ın katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, 16 Ağustos’tan 9 Eylül’e kadar sürecek etkinliklerin ayrıntıları paylaşıldı.

Program kapsamında Görkemli Hatıralar, 8. Edremit Kitap Fuarı, Geleneksel Güre Sarıkız Hayrı, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları, Dünya Barış Günü etkinlikleri, Geleneksel Sünnet Şöleni ve Edremit’in kurtuluşunun 104. yıl dönümü kutlamaları gerçekleştirilecek.

Başkan Ertaş, toplantının başında ilçede meydana gelen orman yangınları nedeniyle vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek, yangınların bir daha yaşanmamasını temenni etti ve tüm vatandaşları orman yangınlarına karşı daha duyarlı olmaya çağırdı.

&nbsp;

EDREMİT’TE DOLU DOLU ETKİNLİK TAKVİMİ

Edremit’in yalnızca doğal güzellikleriyle değil, köklü tarihi, kültürü, sanatı ve gelenekleriyle de önemli bir kent olduğunu belirten Başkan Mehmet Ertaş, kültürel mirası yaşatmayı ve halkla buluşturmayı önemsediklerini söyledi.

Ertaş, 16 Ağustos-9 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek etkinliklerle Edremit’te adeta bir kültür ve sanat rüzgârı eseceğini ifade ederek, tüm hemşehrileri ve ilçeyi ziyaret eden misafirleri programlara davet etti.

Başkan Ertaş, “Edremit; sadece eşsiz doğasıyla değil, köklü tarihi, zengin kültürü, edebiyata ve sanata olan tutkusuyla da Türkiye’nin öncü kentlerinden biridir. Bizler göreve geldiğimiz ilk günden bu yana bu kadim mirası yaşatmayı ve halkımızla buluşturmayı ana hedefimiz olarak belirledik. Şimdi ise ağustos ve eylül aylarında Edremit’te adeta bir kültür ve festival rüzgârı estirecek programımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz” dedi.

Basın mensuplarının etkinliklerin kamuoyuna duyurulmasında önemli bir görev üstlendiğini belirten Ertaş, lansmana katılan basın mensuplarına, meclis üyelerine ve muhtarlara teşekkür etti.

&nbsp;

8. EDREMİT KİTAP FUARI’NDA 300’E YAKIN KONUK

Etkinlik takviminin en önemli organizasyonlarından biri olan 8. Edremit Kitap Fuarı, 17-23 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Fuarda 142 yayınevi ile yaklaşık 300 yazar, şair, sanatçı, gazeteci, akademisyen ve siyasetçi Edremitliler ve kitapseverlerle buluşacak.

&nbsp;

SARIKIZ HAYRI GELENEĞİ YAŞATILACAK

Edremit’in köklü geleneklerinden biri olan Güre Sarıkız Hayrı’nın 36’ncısı, 23 Ağustos’ta Güre-Kavurmacılar Mevkii’nde gerçekleştirilecek. Binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşmesi beklenen hayır, ilçenin önemli geleneklerinden biri olarak sürdürülecek.

&nbsp;

ZAFER BAYRAMI AKÇAY’DA KUTLANACAK

30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları ise 29 Ağustos’ta Akçay sahilinde gerçekleştirilecek. Fener alayının ardından sanatçı Fatma Turgut sahne alacak.

1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında Altınoluk’ta barış yürüyüşü ve konser düzenlenecek. Etkinlikte sanatçı Ali Altay ile Yunan sanatçıların sahne alması planlanıyor.

8 Eylül’de Geleneksel Sünnet Şöleni düzenlenirken, etkinlik takvimi 9 Eylül’de Edremit’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilecek kutlamalarla sona erecek.

Başkan Mehmet Ertaş, tüm etkinliklerin Edremit’in kültürel yaşamına katkı sunmasını hedeflediklerini belirterek, “Gelin, bu coşkuyu, bu gururu ve bu güzellikleri hep birlikte paylaşalım. Tüm Edremitli hemşehrilerimizi ve bölgemizi ziyaret eden misafirlerimizi etkinliklerimize davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

&nbsp;

16 AĞUSTOS-9 EYLÜL 2026 ETKİNLİK TAKVİMİ

16 Ağustos: Halk TV – Serhan Asker ile Görkemli Hatıralar

&nbsp;

17-23 Ağustos: 8. Edremit Kitap Fuarı

23 Ağustos: 36. Geleneksel Güre Sarıkız Hayrı – Kavurmacılar Mevkii

29 Ağustos: 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlamaları – Akçay

&nbsp;

Fener Alayı ve Fatma Turgut Konseri

1 Eylül: Dünya Barış Günü – Altınoluk

&nbsp;

Barış Yürüyüşü ve konser – Ali Altay ve Yunan sanatçılar

8 Eylül: Geleneksel Sünnet Şöleni

9 Eylül: Edremit’in Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 104. Yıl Dönümü Kutlamaları
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Edremit’te 16 Ağustos’tan 9 Eylül’e kültür ve sanat rüzgârı esecek - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 08:11:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/edremitte-16-agustostan-9-eylule-kultur-ve-sanat-ruzgari-esecek-111746-20260815.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/edremitte-16-agustostan-9-eylule-kultur-ve-sanat-ruzgari-esecek-111746-20260815.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/edremitte-16-agustostan-9-eylule-kultur-ve-sanat-ruzgari-esecek-111746-20260815.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[“Ölmez Ağacın Gölgesinde Kitap” temalı Edremit Kitap Fuarı 8. kez kapılarını açıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-olmez-agacin-golgesinde-kitap-temali-edremit-kitap-fuari-8-kez-kapilarini-aciyor-22265.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-olmez-agacin-golgesinde-kitap-temali-edremit-kitap-fuari-8-kez-kapilarini-aciyor-22265.html</link>
                    <description><![CDATA[Edremit Belediyesi tarafından bu yıl 8. kez düzenlenen Edremit Kitap Fuarı, 17 Ağustos Pazartesi günü kitapseverlere kapılarını açıyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Edremit Belediyesi tarafından bu yıl 8. kez “Ölmez Ağacın Gölgesinde Kitap” temasıyla gerçekleştirilen fuarın onur konuğu yer bilimci, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Celal Şengör olacak. Bir hafta boyunca sürecek fuarda 145 yayınevi yer alırken, yazar, şair, gazeteci, akademisyen, sanatçı ve yerel yöneticilerden oluşan yaklaşık 380 katılımcı okurlarıyla buluşacak.

&nbsp;

“ÖLMEZ AĞACIN GÖLGESİNDE KİTAP”

Edremit’in kültürel yaşamına değer katan önemli etkinliklerden biri olan 8. Edremit Kitap Fuarı, 17-23 Ağustos 2026 tarihleri arasında Altınkum Fuar Alanı’nda kitapseverlerle buluşuyor. Bu yıl da “Ölmez Ağacın Gölgesinde Kitap” temasıyla düzenlenen fuar, zeytin ağacının bilgeliğiyle kök salmış Edremit’te düşüncenin, sanatın, bilimin ve edebiyatın buluşma noktası olacak.

&nbsp;

Sabahattin Ali’nin izlerini taşıyan Edremit’te düzenlenen fuar kapsamında söyleşiler, paneller, şiir dinletileri, belgesel gösterimleri, çocuklara yönelik etkinlikler ve imza günleriyle dolu bir program kitapseverleri bekliyor.

&nbsp;

BAŞKAN ERTAŞ: “KİTAPLA KURULAN HER BAĞ GELECEĞİMİZE YAPILAN EN DEĞERLİ YATIRIMDIR”

Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, fuarla ilgili yaptığı açıklamada, Edremit’i bir hafta boyunca kitabın, sanatın, bilimin ve edebiyatın merkezi haline getireceklerini belirtti.

&nbsp;

Başkan Ertaş, “Zeytin ağacının bilgeliğiyle kök salmış, kültürün ve edebiyatın bereketiyle büyüyen Edremit’imizde sizleri 8. Edremit Kitap Fuarı’nda ağırlamaktan büyük mutluluk duyacağız. Bu yıl da ‘Ölmez Ağacın Gölgesinde Kitap’ temasıyla, kitabın aydınlatıcı gücünü ve edebiyatın birleştirici değerini hep birlikte paylaşacağız” dedi.

&nbsp;

Bu yıl fuarda onur konuğu olarak ağırlamayı planladıkları şair ve yazar Ahmet Telli’nin vefatından büyük üzüntü duyduklarını belirten Başkan Ertaş, “Ahmet Telli’yi fuarımızda ağırlamayı çok isterdik. Kendisine ilk günümüzde ailesi, dostları ve sevenleriyle birlikte vefa göstereceğiz. Önceki yıllarda onur konuğumuz olan Prof. Dr. İlber Ortaylı’yı da ilk günümüzde saygıyla anacağız.” dedi.

&nbsp;

Kitapların zeytin gibi bereketli olduğuna, okumanın insanı ve toplumu dönüştüren en güçlü değer olduğuna inandıklarını ifade eden Ertaş, “Kitapla kurulan her bağın geleceğimize yapılan en değerli yatırım olduğuna inanıyor, bilgiye ve sanata gönül veren herkesi aynı çatı altında bir araya getiriyoruz. Tüm halkımızı 17-23 Ağustos tarihleri arasında Edremit Altınkum Fuar Alanı’nda, zeytin ağacının gölgesinde bilginin, sanatın ve edebiyatın ışığında buluşmaya davet ediyorum” diye konuştu.

&nbsp;

FUARIN ONUR KONUĞU PROF. DR. CELAL ŞENGÖR

Fuarın bu yılki onur konuğu Prof. Dr. Celal Şengör olacak. Türkiye’nin önde gelen bilim insanlarından, akademisyen ve yazarlarından Prof. Dr. Celal Şengör, fuarın açılış günü “İlber Hoca ile Hatıralar” başlıklı söyleşiyle kitapseverlerle buluşacak.

&nbsp;

Aynı akşam, geçmiş yıllarda Edremit Kitap Fuarı’nın onur konuğu olarak ağırlanan Prof. Dr. İlber Ortaylı da “İlber Hoca ile Hatıralar” başlıklı söyleşiyle anılacak.

&nbsp;

AHMET TELLİ İLK GÜN ANILACAK

Bu yıl 8. Edremit Kitap Fuarı’nın onur konuğu olarak şair ve yazar Ahmet Telli’nin Edremit’te kitapseverlerle buluşması planlanmıştı. Ancak Ahmet Telli’nin vefatı nedeniyle bu buluşma gerçekleşemedi.

&nbsp;

Ahmet Telli’nin vefatının büyük üzüntü yarattığı belirtilirken, usta şair ve yazar fuarda unutulmayacak. Fuarın açılış günü olan 17 Ağustos Pazartesi günü Ahmet Telli anısına özel bir program gerçekleştirilecek. Ailesinin de katılacağı programda Ahmet Telli belgeseli gösterilecek ve ödül töreni düzenlenecek. Ardından Şükrü Erbaş ve Haydar Ergülen, “Dostları Ahmet Telli’yi Anlatıyor” başlıklı programla Telli’yi anacak.

&nbsp;

FUAR PROGRAMINDAN ÖNE ÇIKAN ETKİNLİKLER

17 Ağustos Pazartesi: Fuarın açılış programında konuşmaların ardından Melih Bağcı, Mesut Ergin, Mehmet Ertaş ve Prof. Dr. Ahmet Özer’in katılımıyla “Yerelden İktidara” söyleşisi gerçekleştirilecek. Prof. Dr. Celal Şengör “İlber Hoca ile Hatıralar” programında yer alacak. Ahmet Telli anısına belgesel gösterimi ve ödül töreni düzenlenecek. Şükrü Erbaş ve Haydar Ergülen “Dostları Ahmet Telli’yi Anlatıyor” etkinliğinde Telli’yi anacak. Gün, Erdal Bayrakoğlu’nun dinletisiyle sona erecek.

&nbsp;

18 Ağustos Salı: Cihat Yaycı “Mavi Vatan ve Jeopolitik Gelişmeler” başlıklı söyleşide kitapseverlerle buluşacak. Arif Kalender ve Gülsüm Cengiz, “Leyla Erbil Anısına” etkinliğinde yer alacak. Şükrü Erbaş ve Metin Karausta “Yine Gam Yükünün Tüccarı”, Emin Çapa ise “Demokrasi Sonrası Çağ mı?” başlıklı programlarda konuk olacak. Gün, Songül Bulur’un dinletisiyle tamamlanacak.

&nbsp;

19 Ağustos Çarşamba: Sinan Yağmur ve Neyzen Ahmet Kaya’nın katılımıyla “Bu Dünyadan Neyzen Tevfik Geçti” etkinliği gerçekleştirilecek. Şeyhmus Diken ve Öner Yağcı “Bu Topraklardan Sabahattin Ali Geçti” söyleşisinde buluşacak. Osman Balcıgil “Devrimciler ve Süs Bebekleri” başlıklı programıyla yer alırken, Orhan Aydın ve Haluk Çetin “Ahmet Telli’ye Saygı ile” etkinliğinde Telli’yi anacak. Gün, Çiğdem Taştan’ın dinletisiyle sona erecek.

&nbsp;

20 Ağustos Perşembe: Çocuklara yönelik “Özgür Abi ve Merve Abla ile Kitaplara Yolculuk” etkinliği gerçekleştirilecek. Nedim Gürsel “Yeryüzünde Bir Yolcu”, Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil “Fatih ve Liderlik Sırları”, Buket Uzuner ise “Ağaçlar Yoksa İnsan ve Edebiyat Yok” başlıklı programlarda kitapseverlerle buluşacak. Günün sonunda Celo Boluz dinleti sunacak.

&nbsp;

21 Ağustos Cuma: Alper Taş ve Erdoğan Aydın “Demokrasi Güçleri Ne Yapmalı?” başlıklı söyleşide bir araya gelecek. Ahmet Yavuz “Başkomutan”, Latife Tekin “Zamansız’dan Para Gürültüsüne”, Ayşenur Arslan “Medyanın Halleri” başlıklı programlarda yer alacak. Orhan Aydın ise “Sabahattin Ali - Yol ve Ötesi” etkinliğinde kitapseverlerle buluşacak.

&nbsp;

22 Ağustos Cumartesi: Muzaffer Özdemir’in dinletisiyle başlayacak programda Adil Yıldırım “Önce Kendini Sev”, Kemal Anadol “Hoşça Kal Midilli”, Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara “Kalk Çalış Başarılı Ol” başlıklı etkinliklerde yer alacak. Saygı Öztürk ve Namık Koçak “Meydanın Dünü Bugünü” programında buluşacak. Günün son bölümünde “Mahalle” ve “Hikâyeden Adamlar” dinletisi gerçekleştirilecek.

&nbsp;

23 Ağustos Pazar: Şevval Görmez “Kendin Olma Cesareti”, Lütfi Özgünaydın “Fotoğraflar ile Adnan Özyalçıner”, Adnan Özyalçıner “Öykücülüğümüzün 100 Yılı”, Pelin Batu ise “Pelin Batu ile Tarih” başlıklı programlarda yer alacak. “Sesimiz, Sazımız, Sözümüz Var” adlı şarkılı ve şiirli dinletide Barbaros Şansal ve Adasu Akın sahne alacak. Gün, Paul Dwyer’ın dinletisiyle sona erecek.

&nbsp;

Fuar, 17-23 Ağustos 2026 tarihleri arasında Altınkum Fuar Alanı'nda gerçekleşecek. Etkinlikler ve imza günleri 19:00 - 00:00 saatleri arasında kitapseverlerle buluşacak.

düzenlenen Edremit Kitap Fuarı, 17 Ağustos Pazartesi günü kitapseverlere kapılarını açıyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[“Ölmez Ağacın Gölgesinde Kitap” temalı Edremit Kitap Fuarı 8. kez kapılarını açıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 17:07:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/olmez-agacin-golgesinde-kitap-temali-edremit-kitap-fuari-8-kez-kapilarini-aciyor-201105-20260814.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/olmez-agacin-golgesinde-kitap-temali-edremit-kitap-fuari-8-kez-kapilarini-aciyor-201105-20260814.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/olmez-agacin-golgesinde-kitap-temali-edremit-kitap-fuari-8-kez-kapilarini-aciyor-201105-20260814.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Sardes Antik Kenti’nde 2.500 Yıllık Heykel Keşfi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-sardes-antik-kentinde-2500-yillik-heykel-kesfi-22166.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-sardes-antik-kentinde-2500-yillik-heykel-kesfi-22166.html</link>
                    <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Manisa'daki Sardes Antik Kenti'nde yaklaşık 2 bin 500 yıllık, 2,2 metre yüksekliğindeki genç erkek heykelinin gün yüzüne çıkarıldığını bildirdi.
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü koordinesinde Manisa'nın Salihli ilçesindeki Sardes Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda, ayakta duran genç bir erkeği tasvir eden anıtsal mermer heykel bulundu.

Bakan Ersoy, NSosyal'den yaptığı paylaşımda, keşfe ilişkin şu bilgileri verdi:

"Sardes'te Anadolu arkeolojisine ışık tutacak eşsiz bir keşif. Manisa'daki Sardes Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda, MÖ 5. yüzyılın ilk yarısına tarihlendirilen yaklaşık 2 bin 500 yıllık genç erkek heykelini gün yüzüne çıkardık. 2,2 metre yüksekliğindeki mermer heykel, anıtsal boyutu, iyi korunmuş yapısı ve dikkat çekici ayrıntılarıyla dönemin heykeltıraşlık sanatının nadir örnekleri arasında yer alıyor. Roma Dönemi'nde sütunlu caddenin döşemesinde devşirme taş olarak kullanılan eser, yüzü aşağıya bakacak şekilde yerleştirilmesi sayesinde yüzyıllar boyunca önemli ölçüde korunmuş. Üzerindeki alışılmadık giysi detayları ise Lidya kültürünün izlerini taşıyor. Elinde bir meyve tuttuğu görülen heykel dönemin Sardes'teki yaşamı, inanç dünyasını ve kültürel etkileşimi anlamamıza katkı sağlayacak önemli veriler sunuyor. Titizlikle yürütülecek bilimsel inceleme ve konservasyon çalışmalarında, eserin yüzeyinde günümüze ulaşmış olabilecek boya izleri de araştırılacak. Çalışmaların tamamlanmasının ardından bu nadide eser Manisa Müzemizde ziyaretçilerle buluşacak."

&nbsp;



&nbsp;

Ersoy, bu kıymetli eserin gün yüzüne çıkarılmasına katkı sağlayan Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne, akademisyenlere, uzmanlara ve sahada titizlikle çalışan tüm ekibe teşekkür etti.

&nbsp;

Lidya kültürünün izlerini taşıyor

Bakanlıktan konuyla ilgili yapılan açıklamaya göre, MÖ 470-450 yılları arasına tarihlendirilen heykelin mevcut yüksekliğinin 2,2 metre olduğu belirlendi.

İnsan boyutlarını aşan ölçüleriyle döneminin nadir örnekleri arasında yer alan eser, iki büyük parça halinde bulundu. Heykelin ayakları ile bazı küçük parçalarının ise eksik olduğu tespit edildi.

&nbsp;



&nbsp;

Roma Dönemi'nde Sardes'in girişindeki sütunlu caddenin döşemesinde devşirme taş olarak kullanılan heykelin yüzü aşağıya gelecek şekilde yerleştirildiği belirlendi. Bu durum, eserin yüz hatları ile ayrıntılarının yüzyıllar boyunca büyük ölçüde korunmasını sağladı.

Kazı çalışmalarında çevresi dikkatle temizlenen heykel, uzman ekip tarafından bulunduğu yerden güvenli şekilde kaldırıldı.

Heykel, dik duruşu ve uzun saçlarıyla MÖ 6. yüzyıl örneklerini anımsatırken yüz hatları, ellerindeki anatomik ayrıntılar ve diğer özellikleri MÖ 5. yüzyılın ilk yarısına işaret ediyor.

&nbsp;



&nbsp;

Genç erkeğin üzerinde kalın bir himation, ince bir chiton ve bunların altında yatay çizgiler taşıyan farklı bir giysi bulunuyor. Anadolu ve Yunanistan'daki benzer heykellerde karşılaşılmayan bu giysi biçimi, eserin yerel özelliklerini ve Lidya kültürüyle bağını ortaya koyuyor.

Heykelin sağ elinde ise bir tanrıya ya da tanrıçaya adak olarak sunulmak üzere taşıdığı düşünülen bir meyve bulunuyor. Söz konusu meyvenin ayva olabileceği üzerinde duruluyor.

&nbsp;

Sardes'in seçkin kesimine ışık tutacak

Eser, Sardes'in Ahameniş Pers İmparatorluğu'nun batı eyaletinin satrap başkenti olduğu döneme tarihleniyor.

Anıtsal heykel, Ege'de gelişen klasik sanat anlayışı ile Lidya'nın giyim geleneklerini ve görsel dilini bir araya getirmesi bakımından öne çıkıyor.

&nbsp;



&nbsp;

Akdeniz coğrafyasında erken dönemlere tarihlenen bu büyüklükte ve iyi korunmuş anıtsal heykellere nadiren rastlanması, buluntunun Anadolu arkeolojisi açısından önemini artırıyor.

Eserin, MÖ 5. yüzyılın başlarında Sardes'te yaşayan seçkin kesimin kültürü, inançları ve gündelik yaşamına ilişkin yeni veriler sunması bekleniyor.

&nbsp;

Boya izleri bilimsel yöntemlerle araştırılacak

Antik Çağ'da bu tür mermer heykellerin çoğunlukla boyalı olduğu biliniyor. Uzun yıllar toprak altında kalan Sardes heykelinin yüzeyi ise kalın ve sert bir birikinti tabakasıyla kaplı bulunuyor.

Konservasyon ekibi, eserin üzerinde günümüze ulaşmış olabilecek pigmentlere zarar vermeden temizlik yapılması için kapsamlı bir bilimsel çalışma yürütecek.

Antik polikrom heykel uzmanlarının da katkı sunacağı çalışmalar kapsamında heykelin yüzeyindeki ve çevresindeki toprakta bulunabilecek boya izleri incelenecek.

Temizlik, bilimsel inceleme ve restorasyon işlemlerinin tamamlanmasının ardından eser, Manisa Müzesi'nde sergilenecek.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Sardes Antik Kenti’nde 2.500 Yıllık Heykel Keşfi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 07:30:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/sardes-antik-kentinde-2500-yillik-heykel-kesfi-112252-20260803.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/sardes-antik-kentinde-2500-yillik-heykel-kesfi-112252-20260803.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/sardes-antik-kentinde-2500-yillik-heykel-kesfi-112252-20260803.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Bank of England holds rate at 3.75% as energy shock clouds inflation outlook]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-bank-of-england-holds-rate-at-375-as-energy-shock-clouds-inflation-outlook-22138.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-bank-of-england-holds-rate-at-375-as-energy-shock-clouds-inflation-outlook-22138.html</link>
                    <description><![CDATA[Central bank warns inflation may rise later this year]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ The Bank of England on Thursday kept its policy rate unchanged at 3.75% as easing inflation offset growing price pressures from higher energy costs.

The Monetary Policy Committee voted 6-3 to maintain the rate, while three members supported a 25-basis-point increase to 4%.

The bank said annual consumer inflation had declined to 2.6% since its previous meeting but was expected to rise later this year as elevated crude oil and refined energy prices passed through to the economy.

Energy prices have remained volatile and above pre-conflict levels due to developments in the Middle East, creating uncertainty over the outlook for growth and inflation, it said.

The committee noted that there was little evidence so far of higher energy costs triggering broader increases in wages and prices, while recent data continued to show underlying disinflation.

However, it said inflation risks were tilted to the upside compared with projections in its July Monetary Policy Report and stressed that it was prepared to act if necessary to return inflation sustainably to its 2% target.

&nbsp;

The annual inflation rate in the UK eased to 2.6% in June 2026 from 2.8% in May, slowing more than the expected fall to 2.7%.

&nbsp;

This marked the lowest reading since March 2025, driven by moderating transport inflation (5.7% vs. 6.8% in May), with the largest downward contribution coming from motor fuels, particularly diesel.

&nbsp;

The bank’s next interest-rate decision is scheduled for Sept. 17.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Bank of England holds rate at 3.75% as energy shock clouds inflation outlook - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:10:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/bank-of-england-holds-rate-at-375-as-energy-shock-clouds-inflation-outlook-165456-20260730.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/bank-of-england-holds-rate-at-375-as-energy-shock-clouds-inflation-outlook-165456-20260730.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/bank-of-england-holds-rate-at-375-as-energy-shock-clouds-inflation-outlook-165456-20260730.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde 288 eser ilk kez ziyaretçilerle buluşuyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-anadolu-medeniyetleri-muzesinde-288-eser-ilk-kez-ziyaretcilerle-bulusuyor-22016.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-anadolu-medeniyetleri-muzesinde-288-eser-ilk-kez-ziyaretcilerle-bulusuyor-22016.html</link>
                    <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde çağdaş müzecilik anlayışı doğrultusunda tamamlanan teşhir yenileme çalışmalarını yerinde inceleyerek, müzede 288 eserin ilk kez ziyaretçilerle buluşturulacağını açıkladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Bakan Ersoy, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde incelemelerde bulunarak, müzenin yenilenen teşhir düzenlemelerine ilişkin bilgi verdi.

Ersoy, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin kültürel mirasa verilen önemin en güçlü örneklerinden biri olduğunu belirtti.

&nbsp;



&nbsp;

Müzenin Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilen Mahmut Paşa Bedesteni ile Kurşunlu Han gibi iki önemli Osmanlı yapısında hizmet verdiğini kaydeden Ersoy, yaklaşık altı asırlık bu tarihi yapıların Cumhuriyet'in ilk yıllarında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatları doğrultusunda müzeye dönüştürüldüğünü, böylece Anadolu'nun binlerce yıllık kültürel mirasının bilimsel bir anlayışla korunmaya ve gelecek nesillere aktarılmaya başlandığını belirtti.

&nbsp;



&nbsp;

Ersoy, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin 1921'de "Eti Müzesi" fikriyle temellerinin atıldığını aktararak, 1938'de başlayan uzun restorasyon sürecinin ardından bugünkü kimliğine kavuştuğunu, 1997'de ise "Avrupa'da Yılın Müzesi" seçilerek Türkiye'nin kültürel mirasını uluslararası alanda başarıyla temsil ettiğini ifade etti.

Bugün Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin Paleolitik Çağ'dan başlayarak Anadolu uygarlıklarının kesintisiz hikayesini anlatan, dünyanın en saygın arkeoloji müzelerinden biri olmayı sürdürdüğünü ifade eden Ersoy, "2026 Mayıs ayında başlattığımız teşhir yenileme çalışmalarıyla müzemizi çağdaş müzecilik anlayışı doğrultusunda yeniden ele aldık." açıklamasında bulundu.

&nbsp;



&nbsp;

Ziyaretçi deneyimini güçlendirecek düzenlemeler yapıldı

Bakan Ersoy, mevcut müze yapısının önünde grup ziyaretçileri için uygun bir toplanma alanı oluşturulduğunu, toplu gezilerde rehber anlatımlarını destekleyecek durak noktalarının planlanarak ziyaretçi deneyimini iyileştirecek bir tasarım anlayışının benimsendiğini belirtti.

Müzenin giriş bölümüne Anadolu uygarlıkları isimlerinin yer aldığı totemlerin yerleştirildiğini belirten Ersoy, ziyaretçi dolaşımını kolaylaştıran yeni mekansal düzenlemelerin de gerçekleştirildiğini ifade etti.

&nbsp;



&nbsp;

Kronolojik anlatımı güçlendiren sergiler arası yeni geçiş kurgusuyla ziyaretçilerin Anadolu tarihini daha anlaşılır, bütüncül ve kesintisiz bir akış içerisinde takip edebilmelerinin amaçlandığını kaydeden Ersoy, Göbeklitepe kültüne ilişkin canlandırma düzenlemesi ile Ana Tanrıça Kibele Heykeli'nin yenilenen kaidesi ve aydınlatması sayesinde Anadolu uygarlıklarının simge eserlerinin daha etkileyici ve güçlü bir anlatımla ziyaretçilerle buluşturulduğunu kaydetti.

Ersoy, müze bahçesinde sergilenen taşınır kültür varlıklarının ziyaretçiler tarafından daha nitelikli ve zengin bir deneyimle keşfedilebilmesi amacıyla anıtsal yapının mimari kimliğini ön plana çıkaracak şekilde peyzaj alanının yeniden düzenlendiğini de belirtti.

&nbsp;



&nbsp;

288 eser ilk kez sergilenecek

Bakan Ersoy, Ankara ve klasik dönem seksiyonlarının güncellenerek bodrum kat sergi alanlarının sergi kurgusuna dahil edilmesine yönelik çalışmaların da planlandığını açıkladı.

Bu düzenlemeler kapsamında gün yüzüne çıkarılacak yeni eserlerle ziyaretçilere daha zengin, kapsamlı ve etkileyici bir müze deneyimi sunulacağını belirten Ersoy, "Bu yenileme çalışmalarının en önemli kazanımlarından biri de 288 eserin ilk kez ziyaretçilerle buluşturulmasıdır." ifadelerini kullandı.

Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığının yürüttüğü kaçakçılıkla mücadele faaliyetleri sonucunda Türkiye'ye yeniden kazandırılan kültür varlıklarının da ilk kez bu yeni teşhir düzeni içerisinde yerlerini aldığını kaydetti.

Ersoy, "Her biri ait olduğu medeniyetin sessiz tanığı olan bu eserler, yalnızca geçmişimizi anlatmakla kalmayacak, kültür varlıklarımızın korunması konusunda toplumumuzda farkındalık oluşturacak önemli bir görev de üstlenecektir." ifadesine yer verdi.

&nbsp;



&nbsp;

Hedef, sürdürülebilir bir müzecilik anlayışını güçlendirmek

Müzelerin artık yalnızca eserlerin sergilendiği mekanlar olmadığını vurgulayan Ersoy, günümüzde müzelerin eğitimin, araştırmanın, kültürel diplomasinin ve dijital teknolojilerin buluştuğu yaşayan kültür merkezleri olduğunu aktardı.

Gerçekleştirilen yenileme çalışmalarının da bu anlayışın bir ürünü olduğunu belirten Ersoy, hedeflerinin geçmişi korurken onu günümüz insanına daha etkili anlatabilen, her yaştan ziyaretçiye hitap eden, erişilebilir ve sürdürülebilir bir müzecilik anlayışını güçlendirmek olduğunu ifade etti.

&nbsp;



&nbsp;

Çalışmada emeği bulunan Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü başta olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür eden Ersoy, yenilenen teşhir düzenlemeleriyle Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin Türkiye'ye ve kültür hayatına hayırlı olmasını diledi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde 288 eser ilk kez ziyaretçilerle buluşuyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 08:01:07 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/anadolu-medeniyetleri-muzesinde-288-eser-ilk-kez-ziyaretcilerle-bulusuyor-110302-20260721.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/anadolu-medeniyetleri-muzesinde-288-eser-ilk-kez-ziyaretcilerle-bulusuyor-110302-20260721.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/anadolu-medeniyetleri-muzesinde-288-eser-ilk-kez-ziyaretcilerle-bulusuyor-110302-20260721.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Dr. Thaer Ahmad, Filistinlilere yönelik olumsuz algıyla mücadeleyi anlattı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-dr-thaer-ahmad-filistinlilere-yonelik-olumsuz-algiyla-mucadeleyi-anlatti-21799.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-dr-thaer-ahmad-filistinlilere-yonelik-olumsuz-algiyla-mucadeleyi-anlatti-21799.html</link>
                    <description><![CDATA["Amerikalı Doktor" belgeselinde yer alan Dr. Thaer Ahmad, "Unvanınız ne olursa olsun, 'Filistinli doktor' ya da 'Filistinli mühendis' dendiği zaman Amerika'da ciddi bir kesim tarafından kötü bir karakter olarak algılanıyorsunuz." dedi.
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Malezya asıllı gazeteci ve yapımcı ABD'li Poh Si Teng'in yönetmenliğini üstlendiği ve Sundance Uluslararası Film Festivali'nde gösterilen belgesel, farklı inanç ve kimliklere sahip üç doktorun Gazze'deki savaş ortamında yürüttüğü sağlık mücadelesini izleyiciye aktarıyor.

Filistinli, Yahudi ve Zerdüşt kökenli üç doktorun mesleki sorumlulukları etrafında gelişen hikayelerin anlatıldığı yapım, acil ameliyatlardan ABD'deki siyasi süreçlere, sağlık çalışanlarının savaş koşullarındaki tanıklıklarını merkeze alıyor.

Film, üç doktorun, mağdurların yaşadıklarını Washington'daki karar alma çevrelerine, ABD ve İsrail medyasına taşımaya yönelik çabalarını da yansıtıyor.

"Önce ABD'de insanlara gerçekleri inandırmamız lazımdı"

Belgeselde yer alan Filistinli doktor Dr. Thaer Ahmad, belgesele ve Gazze'nin şu andaki sağlık koşullarına dair açıklamalarda bulundu.

Ahmad, film fikrinin Poh Si Teng'in vesilesiyle ABD'li Yahudi doktor Dr. Mark Perlmutter'in Gazze'deki hastanelerde yaşadığı zorluklar ve şahit olduklarından ortaya çıktığını söyledi.

Belgeselde kendisiyle birlikte yer alan Perlmutter ile Dr. Feroze Sıdhwa'nın, hayatta farklı deneyimlere sahip olduğunu ve farklı geçmişlerden geldiğini aktaran Ahmad, bu anlamda belgeseli küresel bir izleyici kitlesine hitap edebilecek bir film olarak düşündüklerini ifade etti.

Thaer Ahmad, ilk başta böyle bir belgeseli ABD'de yapmanın kaynak bulmak açısından oldukça zor olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi:

“Türkiye'de herkes Gazze'de neler yaşandığı ve orada ne olduğuyla ilgili bilgi sahibi ama öbür tarafta bu gerçekleri inkar eden insan sayısı çok fazla. Dolayısıyla önce ABD'de insanları gerçeklere inandırmamız lazımdı. Bu belgesel, hem yönetmen Poh Si Teng için hem yapımcılar hem de ABD'li doktorların kariyerleri için tehlikeliydi. Her taraftan mimlenmek söz konusuydu. Tabii hala Gazze'deki soykırımı ABD'de konuşmak zor. Fakat kamuoyunun fikri anlamında bu durum gittikçe iyileşiyor.”

"En büyük savaşımız, Filistinlilerin, insanlıktan çıkmış gibi gösterilmesiydi"

Çekimler öncesi Poh Si Teng'in Chicago'da "Küçük Filistin" olarak adlandırılan bölgeyi gezdiğini dile getiren Ahmad, orada Filistinli göçmenlerin hikayesini dinlediğine işaret etti.

Dr. Ahmad, belgeselin amacına da değinerek, "Burada savaştığımız en büyük şey Filistinlilerin, insanlıktan çıkmış gibi gösterilmesiydi. Yani unvanınız ne olursa olsun, doktor, mühendis olabilir ama 'Filistinli doktor' ya da 'Filistinli mühendis' dendiği zaman otomatik olarak Amerika'da ciddi bir kesim tarafından kötü bir karakter olarak algılanıyorsunuz. Bizim en büyük amacımız bu kötü algıyla savaşmaktı." dedi.

Gazze'de görev yapan bir doktorun bebeğini kaybetmesiyle yaşadığı acının belgeselde kendisini çok etkilediğini vurgulayan Ahmad, "Benim için en önemli sahne buydu. Çünkü hangi dili konuştuğu, hangi dine inandığı ya da dünyanın neresinde olduğu önemli değil. Karşımızda bebek kızını kaybetmiş bir baba vardı. Bu dinin, kimliğin ve milliyetin ötesinde, evrensel bir acı." ifadelerini kullandı.

"En önemli şey şu anda oraya bir ulaşımın sağlanması"

Ahmad, Gazze'de sağlık koşullarının felaket durumda olduğunu ve her gün doktor arkadaşlarıyla konuştuğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Gazze'de topraklar küçülüyor, insanlar açlıkla mücadele ediyor ve maalesef yardım gelmiyor. En önemli şey şu anda oraya ulaşımın sağlanması yani sınırların açılması, özellikle yardım malzemelerinin geçişinin serbestleşmesi ve insanların en azından bir miktar koruma altına girmesi."

Gazze'de kanser hastası çocukların tedavi için Kudüs'e götürülmesi gerektiğine dikkati çeken Ahmad, "Bu geçişlerin yapılabilmesi gerekiyor. Biz bu hasta çocukların Birleşik Arap Emirlikleri'ne ya da Londra'ya gitmesini istemiyoruz. Filistinli çocukların yine Kudüs'te Gazzeli doktorlar tarafından tedavi edilebilmesini istiyoruz. Tabii bu sorun sadece 7 Ekim 2023'te başlayan bir sorun değil, İsrailliler Batı Şeria içerisinde bile bir yerden bir yere gitmeyi kısıtladıkları için, bu önümüzdeki kısıtlamalar, engeller bizim için en büyük sorunlardan." dedi.

"Bu film, çok büyük bir etkiyi beraberinde getirdi"

Dr. Ahmad, doktor arkadaşlarıyla iki yıldır Gazze'de yardım etmek için çabaladıklarını söyleyerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ama bu filmin anlattığı kadar etkiyi hiçbir şekilde yaptığımız çalışmalarla elde edememiştik. Bu film, çok büyük bir etkiyi beraberinde getirdi. ABD'lilerde filmi görünce bir hareketlenme oldu. Biz insanlara şunu gösterdik, vergi olarak ödedikleri dolarlar hiçbir düşmanlıkları olmamasına rağmen hükümet mekanizması sayesinde Filistinli çocuklara bomba olarak düşebiliyor. Bu bağlantıyı da biz kurmuş olduk."

Filmin farklı kesimlerde farklı etkiler oluşturduğunu aktaran Ahmad, bazı izleyicilerin yaşananlara insani açıdan, bazılarının ise kamu kaynaklarının kullanımı açısından yaklaştığını belirtti.

Ahmad, Batı medyasında Filistin'e ilişkin söylemler konusunda çeşitli tartışmalar bulunduğunu, filmin bu konuda da bazı önyargıları kırdığını dile getirdi.

"Amerikalı Doktor" adının seçilmesine de değinen Ahmad, ABD'deki izleyicilerin dikkatini çekmek açısından bilinçli bir tercih olduğunu ve filmin Amerikalı doktorların sahadaki deneyimlerini ve tanıklıklarını merkeze aldığını sözlerine ekledi.

Gazze Sağlık Bakanlığı son verilerine göre, İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bin 39'a yükselirken, yaralı sayısı 172 bini aştı. Bölgede enkaz altında halen çok sayıda kişinin bulunduğu belirtiliyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Dr. Thaer Ahmad, Filistinlilere yönelik olumsuz algıyla mücadeleyi anlattı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:09:59 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/dr-thaer-ahmad-filistinlilere-yonelik-olumsuz-algiyla-mucadeleyi-anlatti-121136-20260630.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/dr-thaer-ahmad-filistinlilere-yonelik-olumsuz-algiyla-mucadeleyi-anlatti-121136-20260630.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/dr-thaer-ahmad-filistinlilere-yonelik-olumsuz-algiyla-mucadeleyi-anlatti-121136-20260630.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ruhun Estetik Aynası: Sanatın İnsan ve Toplum Üzerindeki Dönüştürücü Gücü  ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-ruhun-estetik-aynasi-sanatin-insan-ve-toplum-uzerindeki-donusturucu-gucu-21782.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-ruhun-estetik-aynasi-sanatin-insan-ve-toplum-uzerindeki-donusturucu-gucu-21782.html</link>
                    <description><![CDATA[İnsanoğlu, var olduğu günden beri yalnızca fiziksel ihtiyaçlarını karşılamakla yetinmemiş; çevresini, varlığı ve kendi iç dünyasını anlamlandırma arayışı içinde olmuştur. Bu arayışın en rafine, en etkili ve en kalıcı yolu şüphesiz sanattır.
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Haber Merkezi

Sanat, insanlığın varoluşsal çığlığı ve duygu dünyasının estetik bir yansımasıdır
Sanat; yalnızca göze ya da kulağa hitap eden bir eğlence aracı değil, insanın kendisiyle, toplumla ve gerçeklikle bağ kurmasını sağlayan güçlü bir ifade biçimidir. Bireyin kendisini özgürce ifade edebildiği en güvenli limandır. Aynı zamanda geçmişin kültürel mirasını korurken geleceğin yeniliklerine de kapı aralar. Her sanat eseri, üretildiği dönemin modern yüzünü yansıtır.
Sanatın en etkileyici dallarından biri olan müzik ise insanlığın ortak hafızasıdır. Kelimelerin bittiği yerde başlayan müzik, ses dalgalarını estetik bir düzen içinde birleştirerek insan ruhuna doğrudan ulaşan en güçlü iletişim araçlarından biridir.

&nbsp;

Ses Sanatçısı, Söz Yazarı ve Besteci Ali NAYER ile Sanat Üzerine


Soru: Sanatı nasıl tanımlıyorsunuz?

Ali NAYER: Şüphesiz en büyük ve en güzel sanatkâr Allah'tır. O'nun insan üzerindeki sanatını tam anlamıyla kavramaya insan aklı yetmez. İnsan yaratılışı başlı başına ilahi bir sanat eseridir.


Soru: Sizce sanat yalnızca resim, müzik veya tiyatro mudur?

Ali NAYER: Kesinlikle hayır. Sanat hayatın her alanındadır. Bir mühendisin sanayide ortaya koyduğu emek de sanattır. Bir demire şekil veren ustanın titizliği sanattır. Bir kaynakçının işçiliği sanattır. Bir kuaförün emeği, bir çiftçinin toprağa verdiği değer de sanattır. İnsan yaptığı işe sevgi, özen ve estetik kattığında ortaya sanat çıkar.


Soru: Müziğin toplum üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ali NAYER: Müzik, insanlığın hafızasında kalıcı izler bırakabilen en güçlü sanat dallarından biridir. Güzel besteler ve anlamlı eserler nesiller boyunca yaşayabilir. Bunun en güzel örneği; partilerin, vakıfların ve derneklerin kendilerine ait marşlar oluşturmasıdır. Müzik, birlik ve aidiyet duygusunu güçlendirir.


Soru: İş dünyasına bu konuda bir öneriniz var mı?

Ali NAYER: Elbette. Bana göre her iş yeri, şirket ve firmanın kendine özgü bir müziği ya da kurumsal marşı olmalıdır. Yurt dışında ve ülkemizde birçok büyük markanın reklam müzikleri sayesinde insanların hafızasında yer ettiğini görüyoruz. Müzik, markaların kimliğini güçlendiren önemli bir iletişim aracıdır. Bu yazıyı okuyan değerli iş insanlarının bu düşünceyi değerlendirmelerini temenni ediyorum.


Son Mesajınız Nedir?

Ali NAYER: Sanat, insanları birleştiren, kültürleri yaşatan ve gönüllere dokunan evrensel bir dildir. Yüce Allah'tan herkese sağlık, huzur ve bereket diliyorum. Sizleri Allah'a emanet ediyorum.
&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Ruhun Estetik Aynası: Sanatın İnsan ve Toplum Üzerindeki Dönüştürücü Gücü   - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 09:27:26 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/ruhun-estetik-aynasi-sanatin-insan-ve-toplum-uzerindeki-donusturucu-gucu-122923-20260629.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/ruhun-estetik-aynasi-sanatin-insan-ve-toplum-uzerindeki-donusturucu-gucu-122923-20260629.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/ruhun-estetik-aynasi-sanatin-insan-ve-toplum-uzerindeki-donusturucu-gucu-122923-20260629.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Orta Doğu'da gişe rekorları kıran dev bütçeli "7 Dogs" sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-orta-doguda-gise-rekorlari-kiran-dev-butceli-7-dogs-sinemaseverlerle-bulusmaya-hazirlaniyor-21738.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-orta-doguda-gise-rekorlari-kiran-dev-butceli-7-dogs-sinemaseverlerle-bulusmaya-hazirlaniyor-21738.html</link>
                    <description><![CDATA[Orta Doğu'da gösterime girdiği ülkelerde yüksek gişe rakamlarıyla dikkati çeken aksiyon ve gerilim filmi "7 Dogs", Türkiye'de sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Suudi Arabistan'da bir yerel yapım için en güçlü açılışlardan birine imza atan ve ilk haftasında 10,3 milyon doların üzerinde hasılat elde eden yapım, yüksek bütçesi ve uluslararası oyuncu kadrosuyla öne çıkıyor.

"Bad Boys for Life" ve "Bad Boys: Ride or Die" filmlerinin yönetmenleri Adil El Arbi ve Bilall Fallah'ın imzasını taşıyan yapım, Interpol ajanı Khalid Al-Azzazi ile küresel suç örgütü "7 Dogs"un eski üst düzey üyelerinden Ghali Abu Dawood'un, Orta Doğu'ya yayılması planlanan ölümcül bir uyuşturucuyu durdurmak için güçlerini birleştirmesini konu alıyor.

&nbsp;



&nbsp;

Hikayesi Turki Al-Sheikh'e ait yapımın başrollerini Karim Abdel Aziz ve Ahmed Ezz paylaşırken, kadroda Monica Bellucci, Giancarlo Esposito, Salman Khan, Sanjay Dutt, Martin Lawrence ve Max Huang gibi tanınan isimler yer alıyor.

Suudi Arabistan Eğlence Otoritesi Başkanı Turki Al eş-Şeyh, filmin oyuncu kadrosundaki ABD'li oyuncu Giancarlo Esposito'nun çekimler sırasında kelimeişehadet getirerek Müslüman olduğunu duyurmuştu.

&nbsp;



"Gişede oldukça başarılı bir sonuç elde edeceğini düşünüyorum"

Filmi değerlendiren sinema yazarı Sadi Çilingir, yapımın yüksek prodüksiyon kalitesine dikkati çekerek, "Hollywood yapımlarıyla yarışacak düzeyde, büyük bir özenle hazırlanmış dev bir prodüksiyon. Gişede oldukça başarılı bir sonuç elde edeceğini düşünüyorum, izlenmeyi kesinlikle hak eden bir film." dedi.

&nbsp;



&nbsp;

Suudi Arabistan'ın sinema sektörünü canlandırma hedefiyle hayata geçirdiği projenin takdire şayan olduğunu belirten Çilingir, Türk sinemasının önemli isimlerinden yapımcı Saner Ayar'ın da filme yatırımcı olarak destek vermesinin değerli olduğunu aktardı.

Usta oyuncu Esposito'nun çekimler sırasında Müslüman olduğu yönündeki haberlere de değinen Çilingir, "Televizyonlarda sıkça karşılaştığım bu durum bana biraz filmin tanıtım çalışması gibi geldi ancak umarım gerçekten samimi bir adımdır. Öte yandan Martin Lawrence'ın filmde konuk oyuncu olarak yer alması da yönetmenlerin daha önce çektikleri 'Bad Boys' serisine güzel bir saygı duruşu olmuş." ifadelerini kullandı.

&nbsp;



&nbsp;

"Baştan sona temposunu düşürmeden kendini izletiyor"

Sinema yazarı Kerem Akça ise filmin 40 milyon dolarlık bütçesiyle göz alıcı sahnelere ev sahipliği yapan oldukça enerjik bir yapım olduğunu söyledi.

&nbsp;



&nbsp;

Filmin izleyiciye süresini hiç hissettirmediğini ve baştan sona temposunu düşürmeden kendini izlettiğini dile getiren Akça, şunları kaydetti:

"Yönetmenler Hollywood'da zaten rüştünü ispatlamıştı. Burada da gayet başarılı bir işe imza atmışlar. Monica Bellucci'den Martin Lawrence'a kadar uzanan uluslararası kadronun filme katkısı çok dozunda ve yerinde olmuş. 7 Dogs, casusluk temasıyla devamı gelebilecek, güçlü bir seriye dönüşme potansiyeli taşıyor. Yönetmen ikilisi projeye kendilerine özgü bir vizyon katmış. Filmde, video klip dinamizmine ve çizgi roman estetiğiyle harmanlanmış bir bilgisayar oyunu akışına sahip çok başarılı bir yapı kurulmuş."

Akça, Esposito'nun Müslüman olmasıyla ilgili basına yansıyan haberlerin ilginç olduğunu belirterek, bu durumun filmin küresel tanıtımına olumlu katkı sağlayabileceğinin altını çizdi.

Uluslararası oyuncu kadrosuyla dikkati çeken yapım, 26 Haziran'da IMAX, 4DX ve ScreenX formatlarında, altyazı ve dublaj seçenekleriyle vizyonda olacak.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Orta Doğu'da gişe rekorları kıran dev bütçeli "7 Dogs" sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 09:26:30 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/orta-doguda-gise-rekorlari-kiran-dev-butceli-7-dogs-sinemaseverlerle-bulusmaya-hazirlaniyor-122848-20260624.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/orta-doguda-gise-rekorlari-kiran-dev-butceli-7-dogs-sinemaseverlerle-bulusmaya-hazirlaniyor-122848-20260624.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/orta-doguda-gise-rekorlari-kiran-dev-butceli-7-dogs-sinemaseverlerle-bulusmaya-hazirlaniyor-122848-20260624.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Şuşa'nın tarihi mirası aslına uygun şekilde ayağa kaldırılıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-susanin-tarihi-mirasi-aslina-uygun-sekilde-ayaga-kaldiriliyor-21691.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-susanin-tarihi-mirasi-aslina-uygun-sekilde-ayaga-kaldiriliyor-21691.html</link>
                    <description><![CDATA[Azerbaycan'ın kültür başkenti Şuşa'da işgal döneminde tahrip edilen tarihi ve dini yapıların yeniden ihyası için yürütülen restorasyon çalışmaları aralıksız sürüyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Şuşa'da son 5 yılda onlarca tarihi eser aslına uygun şekilde restore edilirken ağır hasarlı yapıların korunmasına yönelik yeni projeler de hayata geçiriliyor.

Karabağ'ın simge kenti Şuşa, 2020 yılında işgalden kurtarılmasının ardından yalnızca yeniden imar çalışmalarıyla değil tarihi ve kültürel mirasın korunmasına yönelik projelerle de dikkat çekiyor.



Azerbaycan Cumhurbaşkanlığına bağlı kurumlar, Haydar Aliyev Vakfı ve Şuşa Devlet Korusu İdaresi koordinasyonunda kentte kapsamlı restorasyon programı uygulanıyor.

Kentte öncelik işgal yıllarında büyük zarar gören dini yapılara verildi. Yukarı Gövher Ağa, Aşağı Gövher Ağa, Saatlı, Mamay ve Çöl Gala camileri başta olmak üzere çok sayıda tarihi yapı restore edilerek yeniden hizmete açıldı.



Şuşa'da resmi kayıtlara göre 196 tarihi ve kültürel anıt bulunuyor. Bunların önemli bölümü işgal yıllarında ağır hasar gördü veya tamamen yıkıldı. Buna rağmen son yıllarda kentteki onlarca tarihi eser yeniden ayağa kaldırıldı.



Kentte restorasyonun yanı sıra koruma çalışmaları da yürütülüyor. Bu yıl içinde ağır hasarlı durumdaki 15 tarihi yapıda konservasyon ve güçlendirme çalışmalarının başlatılması planlanıyor. Bu eserlerde yeniden inşa yerine mevcut kalıntıların korunması ve gelecekte oluşabilecek risklerin önlenmesi hedefleniyor.

"Şuşa'da resmi olarak kayıtlı 196 anıt bulunuyor"

Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Şuşa Özel Temsilcisi Aydın Kerimov, AA muhabirine, Şuşa'nın kurtarılmasının hemen ardından tarihi eserlerin restorasyonuna başlandığını söyledi.



Kentte ilk olarak camilerin onarımına öncelik verildiğini belirten Kerimov, "5 camimiz tamamen restore edildi. Şuşa'da resmi olarak kayıtlı 196 anıt bulunuyor. Ne yazık ki bunların büyük çoğunluğu yıkılmış veya ağır hasarlı durumdaydı. Buna rağmen son 5 yılda yaklaşık 30 anıt aslına uygun restore edildi." dedi.



Yakın dönemde 15 tarihi yapıda koruma ve konservasyon çalışmalarının başlatılacağını kaydeden Kerimov, "Bu eserlerin bazıları çok ağır hasarlı durumda. Bu nedenle restorasyondan ziyade konservasyon ve güçlendirme çalışmaları yürütülecek. Amaç, gelecekte herhangi bir risk oluşmasının önüne geçmek." ifadelerini kullandı.



Restorasyon projelerinin uzun ve titiz hazırlık süreçleri gerektirdiğini vurgulayan Kerimov, her eser için arşiv belgelerinin incelendiğini ve kapsamlı bilimsel araştırmalar yapıldığını anlattı.



Kerimov, "Bir tarihi yapının restorasyonu son derece hassas bir süreçtir. Yapılacak bir hatayı sonradan düzeltmek çok zor olur. Bu nedenle çalışmalar büyük dikkatle yürütülüyor." diye konuştu.

Projelerin hazırlanmasında Azerbaycanlı ve yabancı uzmanların birlikte görev yaptığını belirten Kerimov, uygulama aşamasında ise ağırlıklı olarak yerli restoratörlerin çalıştığını söyledi.



Karabağ'da son yıllarda yürütülen geniş çaplı yeniden imar faaliyetlerinin restorasyon alanında önemli uzmanlık birikimi oluşturduğunu ifade eden Kerimov, "Son 5-6 yılda Karabağ'da yürütülen çalışmalar sayesinde uluslararası standartlara uygun çalışan güçlü yerli restorasyon şirketleri ve uzman kadrolar yetişti." değerlendirmesinde bulundu.


 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Şuşa'nın tarihi mirası aslına uygun şekilde ayağa kaldırılıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 09:35:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/susanin-tarihi-mirasi-aslina-uygun-sekilde-ayaga-kaldiriliyor-125715-20260620.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/susanin-tarihi-mirasi-aslina-uygun-sekilde-ayaga-kaldiriliyor-125715-20260620.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/susanin-tarihi-mirasi-aslina-uygun-sekilde-ayaga-kaldiriliyor-125715-20260620.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Metin Göksuna ile Sanatın Gücü ve Sanat Yönetmenliği Üzerine Röportaj]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-metin-goksuna-ile-sanatin-gucu-ve-sanat-yonetmenligi-uzerine-roportaj-21602.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-metin-goksuna-ile-sanatin-gucu-ve-sanat-yonetmenligi-uzerine-roportaj-21602.html</link>
                    <description><![CDATA[Sanat Yönetmeni Metin Göksuna, hem kişisel yaşam öyküsünü hem de sanat yönetmenliği üzerine düşüncelerini samimi bir şekilde aktarıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Röportaj: İsmail Karakaş

Soru:
Metin Göksuna Kimdir? Kısaca Kendinizi Tanıtır mısınız?

Cevap:
1958 yılında Uşak'ta dünyaya geldim. Evliyim, iki oğlum ve bir kızım var. Şu anda Bodrum'da yaşamaktayım. İlk, orta ve lise eğitimimi Uşak'ta tamamladım. 12 Eylül 1980 öncesinde askere gittim ve eğitim hayatım o noktada sona erdi. Sonrasında iş hayatının içerisinde yer alırken, Uşak Belediye Tiyatrosu'nda iki yıl boyunca çeşitli oyunlarda sahne aldım. Bu nedenle kendimi "alaylı bir sanat yönetmeni" olarak tanımlıyorum.

&nbsp;

Soru:
Sanat Yönetmenliği Nedir? Sanat Yönetmeni Kime Denir?

Cevap:
Özellikle sinema sektöründe sanat yönetmenliği; eldeki senaryoyu esas alarak zamanın ruhuna, mekâna ve karakterlere uygun bir dünya tasarlama işidir. Filmde kullanılacak mekânların düzenlenmesi, dekorların hazırlanması, kostüm ve müzik seçimlerinin belirlenmesi gibi birçok detay sanat yönetmeninin sorumluluğundadır. Elbette bütün bunlar geniş bir ekiple birlikte gerçekleştirilir. Bu yaratıcı süreci planlayan, yönlendiren ve koordine eden kişi ise sanat yönetmenidir.

&nbsp;

Soru:
Sanat Yönetmenliği Kariyerinizde Öne Çıkan Çalışmalarınız Nelerdir?

Cevap:
Bugüne kadar birçok sinema filmi, televizyon dizisi ve belgesel projede görev aldım. Bunlardan bazıları şunlardır:
Harbi Define (Sinema Filmi)
Yakın İlişkiler (Sinema Filmi)
Napdurun Pansiyon (Sinema Filmi)
Arkadaşım Erhan (İngiltere Film Akademisi ile festival filmi)
Eza (Fransa'da festival gösterimi, Alman teknik ekibiyle)
Ana Sıcaklığı ve Küvez (TRT Belgesel Dizisi)
Canuciger (TRT Kürdi - 86 Bölüm)
Urfa'nın Kurtuluşu Filmi
Pivaz (TRT - 4 Bölüm)
Nazdar (TRT - 12 Bölüm)
Tabutlar Küçük Olmasın (Kısa Film)

Ayrıca katalog çekimleri, sahne tasarımları ve çeşitli klip projelerinde de görev aldım.

&nbsp;

Soru:
Sanatın Bireyin Düşünsel ve Duygusal Gelişimindeki Rolünü Nasıl Değerlendiriyorsunuz?

Cevap:
Bana göre sanat; insanın duygu ve düşüncelerini herhangi bir yöntemle başka insanlara aktarabilmesidir. Eğer bir eser insanların gönlüne dokunabiliyorsa sanat olmuş demektir. Bu bazen bir kayanın üzerine çizilmiş av figürü, bazen bir evin duvarındaki çiçek resmi, bazen de bir meddahın anlattığı hikâye olabilir.
Sanat, insanın kendisini ve toplumu sorgulamasını sağlar. İnsan farkında olmasa bile sanat aracılığıyla kendisini, çevresini ve yaşamı değerlendirmeye başlar. İşte o noktada dönüşüm başlar ve kişi başka bir insan olma yoluna girer.

&nbsp;

Soru:
Başarılı Bir Sanat Yöneticisinde Hangi Özellikler Bulunmalıdır?

Cevap:
Sanat yönetmenliği sadece sette veya proje başında yapılan bir iş değildir. Bir sanat yönetmeni iş bittikten sonra da sanat yönetmeni olarak yaşamaya devam eder. Sürekli gözlem yapar, insanları inceler, farklı kültürleri tanımaya çalışır.
Bir sanat yöneticisinin mimariyi, giyim kültürünü, yaşam biçimlerini, yemek alışkanlıklarını ve toplumların farklılıklarını iyi bilmesi gerekir. Meraklı, araştırmacı ve gözlemci olmak bu mesleğin temel şartları arasındadır.

&nbsp;

Soru:
Günümüzde Sanatın Toplumları Bir Araya Getirme Gücü Sizce Ne Kadar Etkili?

Cevap:
Üzülen bir insan gördüğümüzde onun hangi milletten, hangi inançtan veya hangi dili konuştuğundan bağımsız olarak onun üzgün olduğunu anlarız. Mutluluğu da aynı şekilde hissederiz.
Örneğin İran sinemasında bir çift ayakkabıyı paylaşmak zorunda kalan iki kardeşi izlediğimizde üzülürüz. Yunan sinemasında yalnız bir yaşlının son günlerinde yaşadığı mutluluğa ortak oluruz. İşte sanatın birleştirici gücü burada ortaya çıkar. İnsanları ortak duygularda buluşturur ve toplumlar arasında köprü kurar.

&nbsp;

Soru:
Bir Sanat Projesinin Fikir Aşamasından İzleyiciyle Buluşmasına Kadar Geçen Süreçte En Büyük Zorluklar Nelerdir?

Cevap:
Başarılı bir proje için doğru zamanda doğru konunun seçilmesi gerekir. Konuya hâkim insanların projede yer alması çok önemlidir. Senaryonun doğru kalemlerden çıkması, dönemin ruhuna uygun mekân ve objelerin bulunması, korunması ve gerektiğinde yedeklenmesi gerekir.
Ayrıca projeye dahil olan herkesin konu hakkında yeterince bilgilendirilmesi şarttır. Ancak tüm bunların yanında en büyük iki unsur zaman ve bütçedir.

&nbsp;

Soru:
Dijitalleşmenin Sanat Üretimi ve Sanat Yönetimi Üzerindeki Etkilerini Nasıl Değerlendiriyorsunuz?

Cevap:
Bilim ve teknoloji hayatın her alanında olduğu gibi sanat alanında da önemli kolaylıklar sağlıyor. Dijitalleşme sayesinde üretim süreçleri hızlanıyor ve yeni imkânlar ortaya çıkıyor. Gelecekte bunun daha da gelişeceğine inanıyorum. Burada asıl önemli olan teknolojinin hangi amaçla ve nasıl kullanıldığıdır.

&nbsp;

Soru:
Türkiye'de Sanat Kurumlarının ve Kültürel Organizasyonların Gelişimi İçin Neler Yapılmalı?

Cevap:
Öncelikle sanat kurumlarının sanata küsmemesi ve sanata alan açması gerekiyor. Sanat özgür ortamlarda gelişir ve büyür. Yetkili kurumların sanatçılara daha fazla destek vermesi gerekir.
Bağımsız sinemanın, özel tiyatroların ve kültürel projelerin desteklenmesi büyük önem taşıyor. Ayrıca üniversitelerin sanat ve kültür çalışmalarının daha fazla içerisinde yer alması gerektiğini düşünüyorum.

&nbsp;

Soru:
Genç Sanatçılar ve Sanat Yönetimi Alanında Kariyer Yapmak İsteyenlere Tavsiyeleriniz Nelerdir?

Cevap:
Öncelikle bu alanda eğitim almalarını öneririm. Okullu olmak önemli bir avantajdır. Bunun yanında sadece sanat alanında değil, hayatın her alanında çok okumaları gerekir.
İyi bir gözlemci olmak, insanları ve toplumu anlamaya çalışmak çok önemlidir. Elbette teorik bilginin yanında mutlaka işin pratiği içerisinde bulunmalı ve deneyim kazanmalıdırlar.
Son yıllarda bana en çok sorulan sorulardan biri "Bu işten ne kadar para kazanılır?" oluyor. Benim cevabım ise şu: Eğer bir insan sanatı hayatının merkezine koyar, yaşamını sanatla şekillendirir ve bunu bir yaşam biçimine dönüştürürse başarılı olur ve karşılığını da alır.

&nbsp;

Soru:
Sanatın Ekonomik Kalkınma, Şehir Markalaşması ve Kültürel Diplomasi Açısından Önemi Nedir?

Cevap:
Sanat yalnızca estetik bir değer değil, aynı zamanda şehirlerin ve ülkelerin tanıtımında güçlü bir araçtır. Kültürel değerleri görünür kılar, şehirlerin marka değerini artırır ve farklı toplumlar arasında iletişim kurulmasına katkı sağlar. Bu nedenle sanat, ekonomik ve kültürel kalkınmanın önemli unsurlarından biridir.

&nbsp;

Soru:
Yerel Kültürel Değerlerin Korunmasında Sanat Yöneticilerine Hangi Görevler Düşüyor?

Cevap:
Küreselleşen dünyada yerel kültürel değerlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması büyük önem taşıyor. Sanat yöneticileri, bulundukları coğrafyanın hikâyelerini, kültürünü ve yaşam biçimini doğru projelerle kayıt altına almalı ve yeni nesillere aktarmalıdır.

&nbsp;

Soru:
Önümüzdeki Yıllarda Sanat ve Kültür Yönetiminde Öne Çıkacak Trendler Nelerdir?

Cevap:
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital sanat uygulamaları, yeni medya araçları ve uluslararası ortak projelerin daha fazla ön plana çıkacağını düşünüyorum. Ancak hangi teknoloji kullanılırsa kullanılsın, sanatın merkezinde insan ve insanın duyguları olmaya devam edecektir.

&nbsp;

Soru:
Son Olarak Gençlere Vermek İstediğiniz Mesaj Nedir?

Cevap:
Sanat uzun soluklu bir yolculuktur. Bu yolda başarılı olmak isteyen gençlerin çok okumaları, çok gözlem yapmaları ve sürekli öğrenmeleri gerekir. Sanatı sadece bir meslek olarak değil, bir yaşam biçimi olarak benimseyenler hem mutlu olur hem de başarılı olur.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Metin Göksuna ile Sanatın Gücü ve Sanat Yönetmenliği Üzerine Röportaj - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 14:39:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/sanat-yonetmeni-metin-goksuna-ile-sanatin-gucu-ve-sanat-yonetmenligi-uzerine-roportaj-174725-20260613.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/sanat-yonetmeni-metin-goksuna-ile-sanatin-gucu-ve-sanat-yonetmenligi-uzerine-roportaj-174725-20260613.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/sanat-yonetmeni-metin-goksuna-ile-sanatin-gucu-ve-sanat-yonetmenligi-uzerine-roportaj-174725-20260613.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türk halk edebiyatının keskin dilli ozanı: Abdurrahim Karakoç]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-turk-halk-edebiyatinin-keskin-dilli-ozani-abdurrahim-karakoc-21505.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-turk-halk-edebiyatinin-keskin-dilli-ozani-abdurrahim-karakoc-21505.html</link>
                    <description><![CDATA[Gazeteci, şair ve yazar Abdurrahim Karakoç'un vefatının üzerinden 14 yıl geçti.                                           ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türk şiirine ve halk müziğine kazandırdığı eserlerle toplumun geniş bir kesimine ulaşan Karakoç, Fadime Hanım ile Ümmet Efendi'nin oğlu olarak 7 Nisan 1932'de Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesine bağlı Ekinözü köyünde dünyaya geldi.

Dört kuşak şair bir ailede doğan Karakoç, bir süre köyde marangozluk ve çiftçilik yaptıktan sonra 1958'de Elbistan Belediyesinde muhasebeci olarak çalışmaya başladı ve 1981'de emekli olana kadar bu görevini sürdürdü.

&nbsp;

Mihriban başlıklı şiiri dilden dile dolaştı

Abdurrahim Karakoç, 1964'te Pakize Hanım ile evlendikten sonra ilk çocukları Mihriban 1967'de doğdu. İkinci çocuğu Türk İslam 1969'da ve üçüncü çocuğu Enderhan ise 1971'de dünyaya geldi.

Şairin oğlu, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Enderhan Karakoç bir konuşmasında babasından söz etmenin kendisi için kolay olmadığını belirterek, şu ifadeleri kullanmıştı: "Abdurrahim Karakoç'u anlamak, şiirlerinin içine girmekle mümkün. Sadece şiir değil, nesir de yazdığı için halkın sesi oldu. Hiçbir zaman yılmadı, korkmadı, düşüncelerini açıkça ifade etti. Davasını oğluna 'Türk İslam', şiirini kızına 'Mihriban' ismini vererek yaşattı. Yazdıklarını hak, hakikat, cesaret ve samimiyetle kaleme aldı, halkına her zaman yakın oldu."

Usta şairin eserleri ilk olarak Elbistan'da çıkan Engizek gazetesinde yayımlandı. Karakoç, 1958'de yazmaya başladığı, birbirinin devamı 22 şiirden oluşan "Hasan'a Mektuplar" isimli eserini 1964'te okuyucuya sundu.

Emekliliğin ardından Ankara'ya yerleşti, çeşitli gazete ve dergilerde yazılar yazan Karakoç'un şiirlerinin pek çoğu halk arasında ezberlenerek yayıldı.

&nbsp;

"Şiire başladığımda lambadaki alev titremeye başladı"

Türkü formunda bestelenen ve dilden dile dolaşan şiirlerinden Mihriban'ı 1960'ta yazdığını söyleyen Karakoç, bir açıklamasında şunları anlatmıştı:

"Bazıları 'Gerçek mi?' diyor. 'Gerçek' diyorum ama adı Mihriban değil. O gençliğimde yaşanmış bir aşktı ama şimdi adını deşifre etmem, ayıp olur. Benim takmış olduğum sembol bir isimdir Mihriban. Masa başında yazılmış, hayal bir aşk, bu tadı ve lezzeti vermez. Yaşayacaksın ki yazacaksın. O zamanlar elektrik yoktu. Lamba ışığı altında yazıyordum. Şiire başladığımda lambadaki alev titremeye başladı. 'Lambadaki alev üşüyor' çıktı... Bazen aklıma düşüyor. Ben unutursun diyorum ama insan hiçbir zaman unutamıyor... O bir mektup üzerine yazılmıştır. Benim gönderdiğim bir mektuptan dolayı bir cevap aldım. 'Unutmak kolay mı?' mektubun başlığı..."

Abdurrahim Karakoç, "Mihriban"ın yanı sıra "Saati Yok Eremi Yok (Ben Hep Seni Düşünürüm)", "Anadolu Sevgisi", "Zikrullah", "Hak Yol İslam Yazacağız", "Bayramlar Bayram Ola", "İsyanlı Sükut" ve "Tut Ellerimden", 5 şiirden oluşan "Hasan'dan Gelen Mektup", 8 şiirden oluşan "Haberler Bülteni", 7 şiirden oluşan "Vatandaş Türküsü" ve 5 şiirden oluşan "Masal" adlı eserlere imza attı.

Şiirlerinde ilahi ve beşeri aşk, tabiat, gurbet, toplumsal yozlaşma, Türklük, İslam davası, ölüm gibi konulara değinen başarılı edebiyatçı, şiiri "bir gayeye varmak için araç" olarak gördüğünü ifade etmişti.

Türk halk edebiyatının keskin dilli ozanı Karakoç, "El Kulakta", "Vur Emri", "Kan Yazısı", "Dosta Doğru", "Suları Islatamadım", "Beşinci Mevsim", "Akıl Karaya Vurdu", "Yasaklı Rüyalar", "Gökçekimi", "Gerdanlık" ve "Parmak İzi" adlı kitapları okuyucuyla buluşturdu.

Karakoç ayrıca "Düşünce Yazıları", "Çobandan Mektuplar" gibi düz yazılar da kaleme aldı.

&nbsp;

Eserleri ünlü isimler tarafından seslendirildi

Abdurrahim Karakoç'un eserleri Fedai, Devlet, Töre ve Bizim Ocak dergilerinde, Yeni Düşünce, Gündüz ve Yeni Hafta, Akit gazeteleriyle kendi çıkardığı Yeni Ufuk gazetesinde okuyucuyla buluştu.

Doğuş Edebiyat 1983’te, Genç Kardelen 1998'de, Kardeş Kalemler dergisi ise 2012'de Karakoç için özel sayı yayımladı.

Şairin 100'e yakın şiiri bestelenerek İbrahim Tatlıses, Selda Bağcan, Musa Eroğlu, Esat Kabaklı, Cem Adrian, Mahsun Kırmızıgül, Hasan Sağındık ve Haluk Levent'in de aralarında olduğu ünlü isimler tarafından seslendirildi.

Eserlerinin yanında sağlam şahsiyetiyle de bilinen Karakoç, Anadolu insanının karşılaştığı zorlukları ve çektiği sıkıntıları eserlerinde işledi.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 7 Haziran 2012'de vefat eden Karakoç, Ankara'da Bağlum Mezarlığı'nda Şeyh Abdülhakim Arvasi Türbesi'nin yanına defnedildi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Türk halk edebiyatının keskin dilli ozanı: Abdurrahim Karakoç - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 10:30:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/turk-halk-edebiyatinin-keskin-dilli-ozani-abdurrahim-karakoc-140824-20260606.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/turk-halk-edebiyatinin-keskin-dilli-ozani-abdurrahim-karakoc-140824-20260606.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/turk-halk-edebiyatinin-keskin-dilli-ozani-abdurrahim-karakoc-140824-20260606.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Reha Özcan, Orhan Veli’yi Edinburgh’da Sahneye Taşıdı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-reha-ozcan-orhan-veliyi-edinburghda-sahneye-tasidi-21487.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-reha-ozcan-orhan-veliyi-edinburghda-sahneye-tasidi-21487.html</link>
                    <description><![CDATA[Türk tiyatrosunun sevilen isimlerinden Reha Özcan, Orhan Veli’nin şiirlerini ve yaşamından kesitleri sahneye taşıdığı özel gösterisiyle bu akşam Edinburgh’da sanatseverlerle buluştu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Edinburgh’un tarihi mekânlarından St Cuthbert’s Parish Church’te gerçekleşen etkinlikte Reha Özcan, güçlü yorumuyla izleyicilere duygu dolu anlar yaşatırken, müzisyen Oğuz Kaplangı da sahnedeki performansa müzikleriyle eşlik ederek geceye ayrı bir derinlik kattı.

Yoğun ilgi gören gösteriyi Türkiye Cumhuriyeti Edinburgh Başkonsolosu Büyükelçi Hakan Kıvanç da izledi. Program sonunda sahneye çıkan Büyükelçi Kıvanç, sanatçıları tebrik ederek çiçek takdim etti ve izleyiciler tarafından uzun süre alkışlanan performansın ardından sanatçılarla bir araya geldi.

İskoçya’da Türkçe tiyatro ve edebiyat temalı etkinliklerin oldukça sınırlı sayıda gerçekleştirildiği düşünüldüğünde, Orhan Veli gösterisi önemli bir kültürel buluşma olarak dikkat çekti. Türk toplumunun yanı sıra farklı kesimlerden sanatseverlerin de katıldığı gece, Türk edebiyatının en önemli şairlerinden biri olan Orhan Veli’yi Edinburgh’da yeniden yaşattı.

Katılımcılar tarafından büyük beğeni toplayan etkinlik, İskoçya’daki Türk kültür ve sanat faaliyetleri açısından son yılların en dikkat çekici organizasyonlarından biri olarak değerlendirildi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Reha Özcan, Orhan Veli’yi Edinburgh’da Sahneye Taşıdı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 11:10:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/reha-ozcan-orhan-veliyi-edinburghda-sahneye-tasidi-142358-20260604.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/reha-ozcan-orhan-veliyi-edinburghda-sahneye-tasidi-142358-20260604.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/reha-ozcan-orhan-veliyi-edinburghda-sahneye-tasidi-142358-20260604.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tanzanya'da Osmanlı mimarisiyle inşa edilen caminin açılışı yapıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-tanzanyada-osmanli-mimarisiyle-insa-edilen-caminin-acilisi-yapildi-21464.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-tanzanyada-osmanli-mimarisiyle-insa-edilen-caminin-acilisi-yapildi-21464.html</link>
                    <description><![CDATA[Tanzanya'nın Iringa kentinde Osmanlı mimarisiyle inşa edilen Faraj Camisinin açılışı yapıldı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tanzanya'daki Abri ailesinin finansmanını sağladığı cami, Türk mimar ve mühendisler tarafından Osmanlı mimarisine uygun şekilde kent merkezine yapıldı.

Malzemelerinin tamamının Türkiye'den getirildiği ibadethane, çifte minaresi, 3 katı ve 5 bin kişilik kapasitesiyle dikkati çekiyor.

&nbsp;



&nbsp;

İç süslemesi ve avizeleriyle Türkiye'deki camileri aratmayan cami, turkuaz halılarıyla ön plana çıkıyor.

Ülkedeki "ilk Osmanlı mimarili cami" olma özelliğini taşıyan Caminin, özel gün ve gecelerde dini mesajların yansıtıldığı mahyası da bulunuyor.

İbadethaneyi, açılışının ardından Iringa şehrinde yaşayan çok sayıda Müslüman ziyaret etti.

&nbsp;



&nbsp;

"Türkiye, Tanzanya'nın gelişmesine her zaman destek olacak"

Açılışa katılan Türkiye'nin Darüsselam Büyükelçisi Bekir Gezer, cami açılışından dolayı mutlu olduklarını belirtti.

Türkiye ve Tanzanya'nın iki kardeş ve dost ülke olduğunu vurgulayan Gezer, Türkiye'nin Tanzanya'nın gelişmesine her zaman destek olacağının altını çizdi.

Gezer, gelecek dönemlerde ilişkilerin daha da ivmelenerek artacağına inandığını ifade etti.

&nbsp;



&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Tanzanya'da Osmanlı mimarisiyle inşa edilen caminin açılışı yapıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 09:20:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/tanzanyada-osmanli-mimarisiyle-insa-edilen-caminin-acilisi-yapildi-125606-20260602.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/tanzanyada-osmanli-mimarisiyle-insa-edilen-caminin-acilisi-yapildi-125606-20260602.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/tanzanyada-osmanli-mimarisiyle-insa-edilen-caminin-acilisi-yapildi-125606-20260602.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Necip Fazıl Kısakürek, şiir ve düşünce dünyasında eserleriyle iz bırakmayı sürdürüyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-necip-fazil-kisakurek-siir-ve-dusunce-dunyasinda-eserleriyle-iz-birakmayi-surduruyor-21435.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-necip-fazil-kisakurek-siir-ve-dusunce-dunyasinda-eserleriyle-iz-birakmayi-surduruyor-21435.html</link>
                    <description><![CDATA[Türk edebiyatında Baki'den sonra ikinci "Sultanu'ş Şuara (Şairler Sultanı)" ünvanına sahip şair, yazar ve mütefekkir Necip Fazıl Kısakürek'in vefatının ardından 43 yıl geçti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Savcılık ve hakimlik görevlerinde bulunan hukukçu Abdülbaki Fazıl Bey ile Girit muhaciri ailenin kızı Mediha Hanım'ın çocuğu olarak 26 Mayıs 1904'te dünyaya gelen Kısakürek'in çocukluğu, "Terbiyemi borçluyum" dediği, dönemin hakimlerinden büyükbabası Maraşlı Kısakürekzade Mehmet Hilmi Bey'in Çemberlitaş'taki konağında geçti.

Okumayı 5-6 yaşlarındayken dedesinden öğrenen ve günlük gazeteleri okuyarak çevresine anlatan Kısakürek, büyükannesi Zafer Hanım'ın da etkisiyle okuma tutkusuyla tanıştı.

Kısakürek, mahalle mektebinde başladığı öğrenimine Fransız Papaz Mektebi, Amerikan Koleji ve Rehber-i İttihad okullarında devam etti.

İlkokulu Heybeliada Numune Mektebinde tamamlayan şair, 1916'da Yahya Kemal, Ahmet Hamdi Akseki ve Hamdullah Suphi Tanrıöver'in öğretmenlik yaptığı Mekteb-i Fünun-u Bahriye-i Şahane'ye (Deniz Harp Okulu) girdi. Usta yazarın tasavvufla ilk teması ise bu okuldaki edebiyat hocası İbrahim Aşki Bey'in kendisine verdiği "Semarat-ül Fuat" ve "Divan-ı Şah-ı Nakşibend" eserleriyle gerçekleşti.

&nbsp;

Öğrencilik yıllarında dergi çıkardı

Şiire ilgisi öğrencilik yıllarında oluşan ve "Nihal" isminde haftalık dergi çıkaran usta yazar, şair Nazım Hikmet Ran ile aynı okulda eğitim gördü.

Kısakürek, Lord Byron, Oscar Wilde ve William Shakespeare'in de aralarında bulunduğu önemli yazarların eserlerini orijinal dilinde okudu.

Usta edebiyatçı, 1918'de Ahmet Haşim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Faruk Nafiz Çamlıbel ve Ahmed Kudsi gibi edebiyatçılarla tanıştığı Darülfünun Edebiyat Medresesi Felsefe Bölümü'nde eğitime başladı, Ziya Gökalp'in kurduğu, Yakup Kadri ve arkadaşlarının çıkardığı "Yeni Mecmua" dergisinde ilk kez şiiri yayımlandı.

Maarif Vekaletinin 1924'te açtığı sınavı kazanan Kısakürek, Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla 20 yaşında Paris Sorbonne Üniversitesine gitti ve bir sene sonra İstanbul'a dönerek ilk şiir kitabı "Örümcek Ağı"nı çıkardı.

&nbsp;

"Kaldırımlar" eseri, okurun büyük ilgisini ve hayranlığını kazandı

"Kaldırımlar"ı 1928'de yayımlayan şairin bu eseri, okurun büyük ilgisini ve hayranlığını kazandı. Kısakürek hakkında kullanılan "Bir mısrası bir millete şeref vermeye yeter", "Şimdiye kadar gelen şairlerin en büyüğü" gibi ifadeler de bu dönemde yoğunlaşmaya başladı.

Usta şair, 1929'da Fikret Adil'in Asmalı Mescit'teki pansiyon odasında Peyami Safa, ressam İbrahim Çallı, Tanburi Cemil Bey'in oğlu Mesut Cemil ve gazeteci Eşref Şefik gibi ünlü isimlerle kısa bir süre bohem hayatı yaşadı. Ankara'da İş Bankasının genel muhasebe şefi olarak 1930'da çalışmaya başlayan Kısakürek, bir taraftan da "Hakimiyet-i Milliye" gazetesinde tahlil yazıları yazdı.

Ankara'da bulunduğu dönemde Şevket Süreyya Aydemir'in müdürü olduğu Ankara Ticaret Lisesinde 2 ay öğretmen olarak görev alan Kısakürek, 1931'de Taksim Taşkışla'da 1,5 yıl askeri eğitimin yanı sıra subaylık yaptı. Daha önce çıkardığı "Örümcek Ağı" ve "Kaldırımlar" şiirleriyle yeni yazdıklarını bir araya getirerek "Ben ve Ötesi" kitabını 1932'de çıkaran usta yazar, eserde 1922'den 1932'ye kadar yazdığı 71 şiirine yer verdi.

&nbsp;

Abdülhakim Arvasi ile tanışması dönüm noktası oldu

Abdülhakim Arvasi ile 1934'te tanışan Kısakürek için bu tarih bir milat oldu ve eserlerinde tasavvufi düşüncenin izleri görülmeye başlandı.

Ayrıca bu dönemden sonra sanat ve edebiyat çevrelerinde "Mistik şair" ve "Bay mistik" diye anılmaya başlayan Kısakürek, bu söylemlere karşı "Tam 30 Yıl" başlıklı şiirinde "Tam 30 yıl saatim işlemiş, ben durmuşum/Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum." ifadelerine yer verdi.

Kısakürek'in 1935'te Muhsin Ertuğrul'un tavsiyesiyle yazdığı "Tohum" ile 1937'de kaleme aldığı "Bir Adam Yaratmak" eserleri, İstanbul Şehir Tiyatrolarında Ertuğrul'un rejisiyle sahnelendi.

İnsanları Anadolu'nun içinde barındırdığı tohumu keşfe çağıran, Maraş'ın Fransız işgalinden kurtuluşunu anlatan "Tohum", sanat çevrelerinden büyük ilgi görürken halkın ise ilgisini çekmedi.

&nbsp;

"Bir Adam Yaratmak" eseri beyazperdeye uyarlandı

Kısakürek, olay örgüsü ve diyalogların derinliği bakımından herkes tarafından büyük ilgi gören "Bir Adam Yaratmak" eserinin ardından "Türk Shakespeare'i" diye anılmaya başlandı.

Usta edebiyatçının 1936'da kurduğu ve başyazarlığını yaptığı "Ağaç" mecmuası, çıktığı 17 sayı boyunca dönemin önde gelen entelektüellerini aynı çatı altında topladı.

Kendi deyimiyle "mücadele sahası"na girdiği 1938'de yeni bir milli marş yazılması için "Ulus" gazetesinin açtığı yarışmada yapılan teklifi kabul eden Kısakürek, yarışmadan vazgeçilmesi şartını öne sürdü. İsteği kabul gören Kısakürek, "Büyük Doğu Marşı"nı yazdı.

Necip Fazıl Kısakürek, Fatma Neslihan Baban ile 1941'de evlendi ve Mehmed, Ömer, Ayşe, Osman ve Zeynep isimli çocukları dünyaya geldi.

Usta şair, 1939-1943'te Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Devlet Konservatuvarında ve İstanbul Güzel Sanatlar Akademisinde (Bugünkü adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) dersler verdi.

Atlara ve ata binmeye özel ilgi duyan usta şair, bu ilgisini de "Dokuz yaşında ata bindim ve bir daha inmedim. Her binişimde büyüdüm ve her inişimde küçüldüm." sözleriyle dile getirdi. Kısakürek, "At'a Senfoni" adlı bir eser de kaleme aldı.

&nbsp;

Büyük Doğu dergisinde ünlü isimlerin yazılarına yer verildi

Kısakürek, ilk kez Eylül 1943'te haftalık yayımlanan ve dönemin ünlü isimlerinin yazılarına yer verilen "Büyük Doğu" dergisinde ana hatlarıyla "İdeolocya Örgüsü" köşesinde açıkladığı düşünce sistemiyle özgül tarih muhasebesi, devlet anlayışı, estetik bakış ve fikri duruş ortaya koydu.

Kısakürek'in dergide "Adıdeğmez", "İstanbul Çocuğu", "Fa", "Tenkitçi", "N.F.K.", "Ne-Mu", "Ahmet Abdülbaki", "Abdinin Kölesi", "Bankacı", "Be-De", "Dilci", "İstanbullu", "Muhbir" gibi takma isimlerle de yazıları yayımlandı.

Bakanlar Kurulu kararıyla 1944'te kapatılan dergi, 1945'te yeniden yayımlanmaya başlasa da 1 yıl sonra bir kez daha kapatıldı. Dergi, 1947'de yeniden okuyucularla buluştu fakat kısa süre sonra mahkeme kararıyla yine kapatılırken bu kez Kısakürek tutuklandı ve derginin sahibi görünen eşi Neslihan Hanım ile "Padişahlık propagandası yapmak, Türklüğe ve Türk milletine hakaret" etmekten yargılandı.

Şair Kısakürek, 1949'da "Büyük Doğu Cemiyeti"ni kurmasından yaklaşık bir sene sonra, eşi Neslihan Kısakürek ile cezaevine girdi ve aynı yıl yapılan genel seçimlerden sonra Demokrat Partinin çıkardığı af kanunu ile serbest kaldı.

İslami değerleri öne çıkarmasıyla dikkati çeken "Büyük Doğu"yu tekrar yayımlayan Kısakürek'in dünya görüşünü ve cemiyet nizamına ait düşüncelerini aksettiren "İdeolocya Örgüsü" yazıları da bu dönemde başladı.

&nbsp;

Baş eseri "Çile" 1962'de yayımlandı

Kısakürek'in günlük fıkra ve yazıları, derginin çıkmadığı zamanlarda "Yeni İstanbul", "Son Posta", "Babıalide Sabah", "Bugün", "Milli Gazete", "Her Gün" ve "Tercüman" gazetelerinde yayımlandı.

Birçok kez cezaevine giren Kısakürek'in farklı dönemlerle 512 sayıya ulaştırdığı "Büyük Doğu" dergisinde Özdemir Asaf, Peyami Safa, Nurettin Topçu, Nihal Atsız, Cemil Meriç, Şevket Eygi, Sezai Karakoç, Sabahattin Zaim, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Ziya Osman Saba, Sabahattin Kudret Aksal, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Sait Faik, Oktay Akbal, Samiha Ayverdi, Reşat Ekrem Koçu ve Ahmet Adnan Saygun'un da aralarında bulunduğu pek çok isim yer aldı.

Necip Fazıl Kısakürek'in "baş eser" olarak gördüğü, şiir mefkuresini de ortaya çıkaran "Çile" eseri, 1962'de okuyucularla buluştu. Usta şair, bütün şiirleri arasından "süzme ve bütünleştirme" yaptığını söyleyerek, bu kitabın dışındaki şiirlerinin artık kendisine mal edilmemesini istemişti.

Sezai Karakoç, Kısakürek için "Şiir, aslında Necip Fazıl'da sürekli olarak, benin hiçlikle yaptığı ölümüne savaşın en etkili belki de tek silahıdır." ifadesini kullanmıştı.

Kısakürek, Büyük Doğu Hareketi'yle geniş kitlelere ulaştı ve 1963'te başta İzmir, Erzurum, Bursa olmak üzere Türkiye'nin her tarafına yayılan konferans dizisine başladı. Yurdun en ücra kazalarında bile insanlarla bir araya gelen Kısakürek'in bu konferansları daha sonra yurt dışına da taşındı.

Almanya'ya 1972'de giden şair, 1973'te oğlu Mehmed ile Büyük Doğu Yayınevini kurdu. Yayınevi bünyesinde "Esselam" isimli manzum eserinden başlayarak daha evvel çeşitli yayınevlerince basılmış eserlerinin düzenli yayınına başlandı.

&nbsp;

1980'de "Sultanu'ş Şuara" ünvanını aldı

Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) tarafından 1975'te mücadelesinin 40. yılı münasebetiyle jübile düzenlenen Kısakürek, 1976'dan 1980'e kadar 13 sayı "Rapor" dergisini yayımladı.

Necip Fazıl Kısakürek, Türk Edebiyatı Vakfınca 1980'de "Sultanu'ş Şuara (Şairler Sultanı)" ünvanı verilen, Baki'den sonra bu ünvana sahip ikinci şair olarak tarihe geçti. 1980'de Kültür ve Turizm Bakanlığı Büyük Ödülü verilen Kısakürek, 1981'de Milli Kültür Vakfı Armağanı'nı, 1982'de Türkiye Yazarlar Birliği "Üstün Hizmet Ödülü"nü aldı.

"Üstad" olarak anılan Kısakürek, hayatı boyunca "Künye", "Sabır Taşı", "Çerçeve", "Para", "Vatan Şairi Namık Kemal", "İdeolocya Örgüsü", "Son Devrin Din Mazlumları", "Halkadan Pırıltılar", "Çöle İnen Nur", "Maskenizi Yırtıyorum", "Ulu Hakan II. Abdülhamid Han", "Kanlı Sarık", "Sonsuzluk Kervanı", "At'a Senfoni", "Sahte Kahramanlar", "Her Cephesiyle Komünizm", "Babıali", "Ahşap Konak" ve "Reis Bey"in de aralarında bulunduğu çok sayıda esere imza attı.

Usta edebiyatçının "Bir Adam Yaratmak" eseri 1977'de Yücel Çakmaklı tarafından televizyona, "Reis Bey" adlı eseri ise Mesut Uçakan tarafından sinemaya uyarlandı. "Bir Adam Yaratmak" 2002'de, "Reis Bey" 2017'de İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 2018'de Devlet Tiyatroları tarafından sahneye konuldu.

Türk edebiyatının önemli eserlerinden biri kabul edilen "Bir Adam Yaratmak", Murat Çeri tarafından 87 yıl sonra sinemaya uyarlandı. Eserdeki "Hüsrev" karakterini Engin Altan Düzyatan canlandırdı. Film halen vizyonda izleyicilerle buluşuyor.

Aksiyon ve dava adamı Kısakürek, şiirde olduğu kadar Türk fikir, siyaset ve sosyal hayatında emsalsiz izler bırakırken pek çok ismin hayatına yön verdi.

Yaklaşık 80 yıllık ömrüne birçok gazete ve dergide sayısız yazıyı, "Ağaç", "Rapor" ve "Büyük Doğu" adlarıyla çıkardığı dergileri, düzineleri aşan konferans ve hitabenin yanı sıra 70 eseri sığdıran usta şair, şeker hastalığı sebebiyle Erenköy'deki evinde 25 Mayıs 1983'te vefat etti. Cenaze namazı, Türkiye'nin her tarafından binlerce gencin katılımıyla Fatih Camisi'nde kılınan Kısakürek'in naaşı omuzlarda taşınarak Eyüp Sultan Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Hakkında birçok tez, makale, deneme ve kitap kaleme alınan Necip Fazıl Kısakürek'in aynı zamanda manevi ve kültürel mirasını yaşatmak amacıyla Star gazetesi tarafından 10 yıldır Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle "Necip Fazıl Ödülleri" takdim ediliyor.

Kısakürek'in ailesi tarafından usta edebiyatçının sanat ve fikir dünyasını gelecek nesillere aktarmak gayesiyle 2015'te Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Araştırma Vakfı kuruldu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Necip Fazıl Kısakürek, şiir ve düşünce dünyasında eserleriyle iz bırakmayı sürdürüyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 25 May 2026 09:36:16 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/necip-fazil-kisakurek-siir-ve-dusunce-dunyasinda-eserleriyle-iz-birakmayi-surduruyor-124310-20260525.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/necip-fazil-kisakurek-siir-ve-dusunce-dunyasinda-eserleriyle-iz-birakmayi-surduruyor-124310-20260525.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/necip-fazil-kisakurek-siir-ve-dusunce-dunyasinda-eserleriyle-iz-birakmayi-surduruyor-124310-20260525.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Rus seyahat acenteleri rotayı Güneydoğu'daki kültür turizmine çevirdi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-rus-seyahat-acenteleri-rotayi-guneydogudaki-kultur-turizmine-cevirdi-21418.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-rus-seyahat-acenteleri-rotayi-guneydogudaki-kultur-turizmine-cevirdi-21418.html</link>
                    <description><![CDATA[Rusya'nın önde gelen seyahat acentelerinin sahipleri ve tur operatörü temsilcileri, gezip hayran kaldıkları Güneydoğu'nun kültürünü, tarihini ve turistik değerlerini ülkelerinde tanıtacak.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından Rusya'dan seyahat acentesi sahipleri ve büyük tur operatörü yetkililerine yönelik Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin ve Diyarbakır'ı kapsayan tur düzenlendi.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin tarihi ve turistik değerlerinin yurt dışında tanıtımı amacıyla düzenlenen gezide, Rus seyahat acentesi sahipleri ve büyük tur operatörü yetkilileri, Gaziantep ve Şanlıurfa'daki tarihi ve turistik yerleri gezdi.

&nbsp;



&nbsp;

Mardin'de de birçok medeniyetin izlerini taşıyan Artuklu, Midyat ve Nusaybin ilçelerinde Dara Antik Kenti, Mardin Müzesi, Deyrulzafaran Manastırı, Ulu Cami, Mor Yakup Kilisesi ve konaklar başta olmak üzere çok sayıda tarihi ve kültürel mekanı, ayrıca tarihi sokak ve caddeleri gezen turizmciler, ardından Diyarbakır'a geçti.

Diyarbakır'da Roma İmparatorluğu döneminde "askeri yerleşim" olarak kullanılan 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi'ni ziyaret eden turizmciler, İslam aleminin 5. Harem-i Şerif'i kabul edilen Ulu Cami, İçkale Müze Kompleksi ve Surp Giragos Ermeni Kilisesi'nin de aralarında bulunduğu tarihi mekanları görme fırsatı buldu.

&nbsp;



&nbsp;

Mezopotamya'nın kadim şehirlerindeki tarihi ve kültürel mirası yerinde deneyimleme fırsatı bulan seyahat acentesi temsilcileri, bölgenin zengin mutfak kültürünü de yakından tanıdı.

Bölgenin tarih, kültür, gastronomi ve inanç turizmine ilişkin bilgi alan ve gezdikleri yerlere hayran kalan katılımcıların, ülkelerinde tanıtım yaparak turizm hareketliliğinin artırılmasına katkı sunması hedefleniyor.

&nbsp;



&nbsp;

"Özellikle tarihi seven turistler için çok dikkat çekici bir bölge"

Rusya seyahat acente yetkilisi Ekaterina Firsova,&nbsp; bölgenin yemekleri, tatlıları ve yöresel lezzetlerini çok beğendiklerini söyledi.

Türkiye'nin tarihi ve kültürüyle çok ilgilendiğini belirten Firsova, şunları kaydetti:

"Türkiye'yi çok seviyoruz. Yeni geldiğimiz bu bölgeyi de çok sevdik. Daha önce Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ni araştırdım. Mezopotamya bölgesi özellikle Rus turistler için yeni bir bölge çünkü bölgeyi çok az biliyorlar. Genellikle sahil kesimlerine gidiyoruz. Fakat bu bölge tamamen farklı bir kültür ve tarih. Buraya bir kez daha gelip tamamen bölgeyi öğrenip daha sonra buraya tur göndermeyi düşünüyorum. Buna ilişkin planlamalarımız var. Özellikle tarihi seven turistler için çok dikkat çekici bir bölge. Rus turistler Ege ve Akdeniz bölgelerine daha çok alıştılar ve oraya hakimler. Burası da tamamen farklı bir atmosfer ve çok hoşumuza gitti."

&nbsp;



&nbsp;

"Rus turistler kültür turlarını çok seviyor"

Victoria Korolevskaya da Türkiye'de bulunmaktan ve bölgeyi gezmekten mutluluk duyduğunu söyledi.

Çok zengin bir kültüre sahip bölgenin tarih ve kültürünü gördüklerini anlatan Korolevskaya, şunları kaydetti:

"Rus turistler Ege Bölgesi'ni çok iyi biliyor ama artık oralara çok fazla hakim oldukları için yeni destinasyon ve yeni bölgeler arıyorlar. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde çok fazla tarihi yer var. Bunun Rus turistlerin dikkatini çekeceğini düşünüyorum. Gaziantep ve Şanlıurfa'da çok güzel yerler gördük. Daha sonra Mardin'i gezdik. Buralar çok farklı, güzel ve yemekleri lezzetli. Rus turistler kültür turlarını çok seviyor. Buraların tanıtılması ve organizasyonların yapılması gerekli. Buraya çok fazla Rus turist gelir. Bu tarihi ve kadim yerleri korudukları ve ziyarete uygun hale getirerek görme imkanı sağladıkları için Türkiye'ye teşekkür ediyoruz."

Anna Dlougaya ise Diyarbakır'a ilk kez geldiğini belirterek, bölgede bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Bölgeye tekrar geleceğini anlatan Dlougaya, "Daha önce Akdeniz ve Ege bölgelerindeki illerde bulundum. Bu bölgenin tarihi çok zengin. Bölgeyi merak ediyordum ve gelmeyi planlıyordum. Bu gezi benim için büyük bir şans oldu. Turizm ve gastronomiyi gezdiğimiz illerde gördük. Bu illerin lezzetlerini de tattık. Bölge çok farklı bir destinasyon ve buralara misafirlerimizi tur paketleriyle göndereceğiz." ifadelerini kullandı.

Natalia Ivanova da bölgede tarihi yerleri gezdiklerini ifade ederek, insanı derinden etkileyen mekanların bulunduğunu belirtti.

Bölgeyi daha önce bilmediklerini aktaran Ivanova, "Mutlaka buralara turist getireceğim. Türkiye'nin daha çok sahil kesimlerini biliyoruz ve oralarda tatil yapıyorduk. Burayı yeni bir destinasyon olarak görüyoruz. Bölgede misafirperverliği de gördük. Herkes bizi karşılamaktan ve görmekten çok mutluydu. Bu durum bizim ve göndereceğimiz misafirlerimiz için çok önemli bir etken." diye konuştu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Rus seyahat acenteleri rotayı Güneydoğu'daki kültür turizmine çevirdi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 23 May 2026 11:20:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/rus-seyahat-acenteleri-rotayi-guneydogudaki-kultur-turizmine-cevirdi-143725-20260523.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/rus-seyahat-acenteleri-rotayi-guneydogudaki-kultur-turizmine-cevirdi-143725-20260523.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/rus-seyahat-acenteleri-rotayi-guneydogudaki-kultur-turizmine-cevirdi-143725-20260523.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Başbakanı İdris'i kabul etti]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-cumhurbaskani-erdogan-sudan-basbakani-idrisi-kabul-etti-21386.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-cumhurbaskani-erdogan-sudan-basbakani-idrisi-kabul-etti-21386.html</link>
                    <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çalışma ziyareti dolayısıyla Türkiye'ye gelen Sudan Başbakanı Kamil İdris'i kabul etti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kabulde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da yer aldı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Başbakanı İdris'i kabul etti - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 20 May 2026 15:45:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/cumhurbaskani-erdogan-sudan-basbakani-idrisi-kabul-etti-190016-20260520.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/cumhurbaskani-erdogan-sudan-basbakani-idrisi-kabul-etti-190016-20260520.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/cumhurbaskani-erdogan-sudan-basbakani-idrisi-kabul-etti-190016-20260520.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İspanyol yönetmenden Netanyahu için "canavar" benzetmesi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-ispanyol-yonetmenden-netanyahu-icin-canavar-benzetmesi-21385.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-ispanyol-yonetmenden-netanyahu-icin-canavar-benzetmesi-21385.html</link>
                    <description><![CDATA[İspanyol yönetmen Pedro Almodovar, 79. Cannes Film Festivali’nde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu için “canavar” benzetmesi yaptı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Fransa’nın güneyindeki Cannes kentinde 12 Mayıs’ta başlayan 79. Cannes Film Festivali devam ediyor.

Yakasında İngilizce Free Palestine (Özgür Filistin) yazılı bir rozet takan İspanyol yönetmen Almodovar, festivalde “Amarga Navidad” isimli filminin tanıtıldığı basın toplantısına katıldı.

Almodovar, toplantıda yaptığı konuşmada, “Avrupalılar olarak (ABD Başkanı Donald) Trump, (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu ve Rusya canavarlarına karşı bir tür bariyer oluşturma görevimiz var." dedi.

Avrupa’da uluslararası hukuka uydukları için bu görevi üstlenmeleri gerektiğini savunan Almodovar, "Avrupa’da kanunlar var; Trump, deliliklerinin ve çılgınlıklarının bir sınırı olduğunu ve Avrupa’nın onun politikalarına boyun eğmeyeceğini anlamalı." diye konuştu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[İspanyol yönetmenden Netanyahu için "canavar" benzetmesi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 20 May 2026 15:05:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/ispanyol-yonetmenden-netanyahu-icin-canavar-benzetmesi-185914-20260520.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/ispanyol-yonetmenden-netanyahu-icin-canavar-benzetmesi-185914-20260520.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/ispanyol-yonetmenden-netanyahu-icin-canavar-benzetmesi-185914-20260520.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Haydar Ekinek Sanat Galerisi Sanatseverlerin Yeni Buluşma Noktası Oldu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-haydar-ekinek-sanat-galerisi-sanatseverlerin-yeni-bulusma-noktasi-oldu-21383.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-haydar-ekinek-sanat-galerisi-sanatseverlerin-yeni-bulusma-noktasi-oldu-21383.html</link>
                    <description><![CDATA[İstanbul Maltepe Küçükyalı’da yaklaşık iki buçuk yıldır faaliyet gösteren Haydar Ekinek Sanat Galerisi, kısa sürede sanat dünyasının dikkat çeken adreslerinden biri haline geldi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Dünyaca ünlü ressam Haydar Ekinek’in özgün eserlerine ev sahipliği yapan galeri, sanatseverleri sıra dışı bir sanat yolculuğuna davet ediyor.
Çivilerle oluşturduğu kendine has tekniğiyle sanat dünyasında “Doğu’nun Picasso’su” olarak anılan Haydar Ekinek, galeride farklı dönemlere ait eserlerini sanat tutkunlarıyla buluşturuyor. Kadın figürlerini merkezine alan eserlerde; duygu, mücadele, özgürlük ve yaşamın izleri dikkat çekiyor.


Van’dan Uluslararası Sanat Dünyasına Uzanan Başarı Hikâyesi

1967 yılında Van’ın Çomaklı köyünde dünyaya gelen Haydar Ekinek’in sanat yolculuğu çocuk yaşlarda başladı. Köyde tandır duvarlarına yaptığı çizimlerle sanata adım atan Ekinek, zamanla çivilerle resim yapma tekniğini geliştirerek kendine özgü bir tarz oluşturdu.

İstanbul’a geldikten sonra uzun yıllar tabelacılık yaparak ailesini geçindiren sanatçı, gündüz çalışıp geceleri resim yaparak sanat üretimini sürdürdü. Yıllar içinde oluşan eser portföyü bugün Avustralya, Norveç, İngiltere ve Dubai’deki galerilerde de sergileniyor.


Galeri Sanat ve İlhamın Merkezi Haline Geldi

Küçükyalı’daki Haydar Ekinek Sanat Galerisi yalnızca bir sergi alanı değil; aynı zamanda sanat sohbetlerinin yapıldığı, genç sanatçıların ilham aldığı ve ziyaretçilerin sanatla iç içe vakit geçirdiği özel bir merkez olarak öne çıkıyor.

Sanatçının özgün eserlerini yakından inceleme fırsatı sunan galeri, yerli ve yabancı ziyaretçilerin yoğun ilgisini görüyor.


Karamürsel’deki Sanat Köyü Müze Olmaya Hazırlanıyor

Haydar Ekinek’in üretim yaptığı en özel alanlardan biri ise Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde bulunan ve “sanat köyü” olarak anılan atölyesi. Doğanın içinde yer alan bu huzurlu alan, sanatçının ilham kaynağı olarak biliniyor.

Sanat köyünün ilerleyen dönemlerde “Haydar Ekinek Müzesi”ne dönüştürülmesi planlanıyor. İnşaat çalışmalarının başladığı projede henüz net bir bitiş tarihi bulunmuyor. Tamamlandığında ise sanatseverlerin doğa ve sanatın iç içe geçtiği özel bir atmosferde eserlerle buluşacağı ifade ediliyor.

Müzenin yalnızca tabloların sergilendiği bir alan değil, aynı zamanda ziyaretçilerin huzur bulacağı kültürel bir yaşam alanı olması hedefleniyor.


Sanatıyla İz Bırakmaya Devam Ediyor

Özgün tarzı, çivilerle oluşturduğu teknikleri ve güçlü anlatımıyla dikkat çeken Haydar Ekinek, hem İstanbul’daki galerisi hem de gelecekte müzeye dönüşecek sanat köyüyle sanat dünyasında kalıcı eserler bırakmayı sürdürüyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Haydar Ekinek Sanat Galerisi Sanatseverlerin Yeni Buluşma Noktası Oldu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 20 May 2026 12:05:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/haydar-ekinek-sanat-galerisi-sanatseverlerin-yeni-bulusma-noktasi-oldu-153547-20260520.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/haydar-ekinek-sanat-galerisi-sanatseverlerin-yeni-bulusma-noktasi-oldu-153547-20260520.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/haydar-ekinek-sanat-galerisi-sanatseverlerin-yeni-bulusma-noktasi-oldu-153547-20260520.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[PTT Pul Müzesi'nin üç aydaki ziyaretçi sayısı 30 bini geçti]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-ptt-pul-muzesinin-uc-aydaki-ziyaretci-sayisi-30-bini-gecti-21380.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-ptt-pul-muzesinin-uc-aydaki-ziyaretci-sayisi-30-bini-gecti-21380.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye'nin ilk ve tek pul müzesi olma özelliğini taşıyan PTT Pul Müzesi, 2026 yılının ilk çeyreğinde 30 bini aşkın ziyaretçiyi ağırladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ PTT AŞ'den yapılan yazılı açıklamaya göre, müze, 2013 yılında "Tarihe Tanıklık Eden Koleksiyonlar" sloganıyla kapılarını açtı.

Yalnızca pul koleksiyoncularının değil, tarih, kültür ve iletişim mirasına ilgi duyan ziyaretçilerin de uğrak noktası olmayı sürdüren müzeyi, açıldığı günden 2025 yılı sonuna kadar yaklaşık 675 bin kişi ziyaret ederken, bu yılın ilk çeyreğinde de ziyaretçi sayısı 30 bini geçti.

​​​​​​​Müzede, 1863'te tedavüle sunulan ilk Türk pulundan günümüze kadar basılan pullar kronolojik ve tematik olarak sergileniyor. Sergi alanlarında ise 10 binin üzerinde posta pulu yer alıyor.

Müzede, geçmişten günümüze posta ve haberleşme alanında kullanılan objeler, nostaljik posta dağıtıcı kıyafetleri, telgraf makinelerinin yanı sıra İstiklal Harbi'nde PTT, Tarihten Mektuplar, "Pullarla 100 Yıl" Uygulaması, Çocuk Kulübü, Doğrudan Kişisel Pul Uygulaması ve Müze Dükkan gibi bölümler bulunuyor.

Çocuk Kulübü'nde gerçekleştirilen etkinliklerle genç nesillere pul koleksiyonculuğu ve mektup kültürü tanıtılırken, ziyaretçilere interaktif ve eğitici bir müzecilik deneyimi sunuluyor.

PTT Pul Müzesi, dini ve milli bayramlar ile resmi tatiller hariç, haftanın her günü 09.00-17.00 saatlerinde "ücretsiz" ziyaret edilebiliyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[PTT Pul Müzesi'nin üç aydaki ziyaretçi sayısı 30 bini geçti - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 20 May 2026 09:49:43 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/ptt-pul-muzesinin-uc-aydaki-ziyaretci-sayisi-30-bini-gecti-125035-20260520.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/ptt-pul-muzesinin-uc-aydaki-ziyaretci-sayisi-30-bini-gecti-125035-20260520.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/ptt-pul-muzesinin-uc-aydaki-ziyaretci-sayisi-30-bini-gecti-125035-20260520.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Hal Ve His Dergisi’nin 2. Sayısı Bosna Dosyasıyla Çıktı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-hal-ve-his-dergisinin-2-sayisi-bosna-dosyasiyla-cikti-21377.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-hal-ve-his-dergisinin-2-sayisi-bosna-dosyasiyla-cikti-21377.html</link>
                    <description><![CDATA[Genel Yayın Yönetmenliğini Emirhan Kemendi’nin yaptığı, Editörlüğünü ise Zehra Bıçakçı’nın üstlendiği, Hal ve His Dergisi 2. sayısında, Bosna Hersek  dosyasıyla okurlarıyla buluştu. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Haber:&nbsp; Ziya Gündüz&nbsp;

Dergi,&nbsp; daha önce&nbsp; ilk sayısında mazlum coğrafyalar serisi başlığı altında, Filistin / Gazze konusuna dikkat çekmişti.&nbsp; Hal ve His Dergisi, ikinci sayısında ise dikkati Bosna’ya çekti.

&nbsp;

Bosna’yı Yalnızca Tarih Kitaplarında Bırakamayız&nbsp;

Derginin giriş yazısında Okul Müdürü Kahraman Selçuk, “Bu derginin ikinci sayısında Bosna’yı konuşuyor olmamız bir tesadüf değil, bir sorumluluktur. Unutmayalım ki&nbsp; Bosna’yı unutan, insanlığı da unutur. Rabbimiz bizlere, Bosna’nın acısını yüreğinde taşıyan ama umudunu hiç kaybetmeyen bir nesil olmayı nasip etsin” cümlelerini kaleme döktü.&nbsp;

&nbsp;

Mazlum Müslüman Ülkekeri Asla Unutmayacağız

Derginin Editörü Zehra Bıçakçı ise, “Amacımız yine aynı; bütün uluslararası kurum ve kuruluşların geçerliliğini sorgulatan, ortaya koydukları direnişle insanlık kavramına yabancılaşmış bir dünyaya insanlık dersi veren, yılmayan, yıkılmayan kardeşlerimizin ülkesini bu sefer de Bosna Hersek’i konu ediniyoruz” ifadesiyle Bosna özelinde, İslam coğrafyasının kardeşlik bilincine vurgu yaptı.&nbsp;

&nbsp;

Güray Süngü’ye Göre “Dergiler, Bitmiş Değil”

Dergide, Yazar Güray Süngü ile yapılan&nbsp; söyleşi dikkat çekici. Güray Süngü, “İyi bir yazar olmanın ön koşulu okumak” olduğunu söylüyor.&nbsp; Süngü, ile yapılan söyleyişide bir çok konuya temas ediliyor.&nbsp;

&nbsp;

Dergide Yazısı Olan Yazarlar&nbsp;

Kahraman Selçuk, Enver Günaydın, Murat Ağdaş, Şeyma Nur Yılmaz, Emirhan Kemendi, Rumeysa Aksu, Sevda Dıraga Canbaz,&nbsp; Zehra Bıçakçı, Azra Tanuğur, Beril Su Gökgöz, Ebrar Sude Altunsoy, Elanur Arslantürk, Fatma Zehra Can, Hafsa Baydemir, Nisanur Günay, Nisanur Gürgör, Ruaa Haj Abdo, Selin Seçkin, Nisanur Şertbetçi,&nbsp; Tuana Merve Kaymaz,&nbsp; Zeynep Sevde Tamcan.&nbsp;

Dergi Hakkında Detaylı Bilgi için: Çekmeköy Şehit Ömer Halis Demir Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi / Medya Birimi
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Hal Ve His Dergisi’nin 2. Sayısı Bosna Dosyasıyla Çıktı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 20 May 2026 08:50:10 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/hal-ve-his-dergisinin-2-sayisi-bosna-dosyasiyla-cikti-115339-20260520.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/hal-ve-his-dergisinin-2-sayisi-bosna-dosyasiyla-cikti-115339-20260520.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/hal-ve-his-dergisinin-2-sayisi-bosna-dosyasiyla-cikti-115339-20260520.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Halep'te Osmanlı belgeleri ve el yazmaları uzman ellerde korunuyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-halepte-osmanli-belgeleri-ve-el-yazmalari-uzman-ellerde-korunuyor-21347.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-halepte-osmanli-belgeleri-ve-el-yazmalari-uzman-ellerde-korunuyor-21347.html</link>
                    <description><![CDATA[Suriye'nin kuzeyindeki Halep'te yaşayan araştırmacı ve restoratör Dr. Muhammed Havatmi, kendi atölyesinde Osmanlı döneminden günümüze ulaşan el yazmaları ile nadir belgelerin korunması ve onarımı için çalışmalar yürütüyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Halep'te farklı dönemlere ait binlerce el yazması sayfa, arşivlerde ve özel koleksiyonlarda varlığını korurken, bu eserlerin önemli bir bölümü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.

Eski el yazması eser ve belge restorasyonu alanında uzman Havatmi, yaptığı açıklamada, Halep ve çevresindeki eserlerin bölgenin tarihini, bilimsel birikimini ve kültürel üretimini yansıtan önemli bir medeniyet mirası olduğunu söyledi.

&nbsp;



&nbsp;

"Büyük ve tanınmış aileler Osmanlı dönemine ait belgeleri muhafaza ediyor"

Osmanlı dönemine ait belgelerin önemine dikkati çeken Havatmi, özellikle köklü ailelerin bu tür evrakları uzun yıllardır muhafaza ettiğini belirtti.

Havatmi, "Büyük ve tanınmış aileler, Osmanlı dönemine ait mülkiyet belgeleri, vakfiye kayıtları ve ödeme belgelerini muhafaza etmektedir. Bu belgeler özellikle 1850'li yıllara, Osmanlı'nın geç dönemine aittir." dedi.

&nbsp;



&nbsp;

"Bu belgeler, Osmanlı'dan günümüze uzanan kimlik ve sürekliliği ortaya koyuyor"

Söz konusu belgelerin tarihsel sürekliliğe işaret ettiğini vurgulayan Havatmi, şunları söyledi:

"Tapu kayıtları, vakıf belgeleri ve kimlik niteliğindeki evraklar büyük değer taşıyor. Osmanlı mührü taşıdıkları için tarihsel açıdan da önemliler. Bu belgeler, Osmanlı'dan Arap dönemine ve günümüz Suriye'sine uzanan kimlik ve sürekliliği ortaya koyuyor."

&nbsp;



&nbsp;

Restorasyon çalışmaları ve yaşanan zorluklar

Yaklaşık 50 yıllık mesleki deneyime sahip olduğunu belirten Havatmi, kariyerinin büyük bölümünü küçük bir atölyede geçirdiğini anlattı.

Havatmi. "Eski kitap ve belgelerin restorasyonu alanında uzun yıllar çalıştım. Daha sonra gelişmiş teknikleri öğrendim ve özellikle Japon kağıdı kullanımında uzmanlaştım." diye konuştu.

Restorasyon çalışmalarında en büyük sorunlardan birinin malzeme temini olduğunu ifade eden Havatmi, "Özellikle Japon selüloz kağıdı gibi özel malzemeler büyük önem taşıyor ancak bunların temini zor olabiliyor." dedi.

&nbsp;

Restorasyonun geleceği ve riskler

Mesleğin giderek unutulma riski taşıdığına dikkati çeken Havatmi, şöyle konuştu:

"Bu alan büyük ölçüde teknik bilgi ve sanatsal beceri gerektiriyor ancak ne yazık ki günümüzde yeterince ilgi görmüyor. Bireysel bir meslek haline geldiği için geniş kütüphane sistemlerinde yaygınlaşmadı ve yok olma riskiyle karşı karşıya."

Başkent Şam'da zaman zaman Kültür ve Eserler Müdürlüğü tarafından eğitim programları düzenlendiğini belirten Havatmi, ancak mesleğin gereken ilgiyi görmediğini dile getirdi.

Havatmi, "Bu meslek sabır ve sanat gerektiriyor. Bu nedenle gençler tarafından çok tercih edilmiyor." ifadelerini kullandı.

&nbsp;

"En büyük hayalim bu alanda eğitimlerin verilmesi"

Havatmi, sözlerini şöyle tamamladı:

"En büyük hayalim Halep'teki tüm kamu kütüphanelerinde bu alanda eğitimlerin verilmesi, atölyelerin kurulması ve gençlerin bu mesleği öğrenmesi. Zira Halep'teki eski kütüphaneler ve arşivler çok sayıda korunması gereken belge ve kitap içeriyor. Ancak tüm bunlar ihmal nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Halep'te Osmanlı belgeleri ve el yazmaları uzman ellerde korunuyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:05:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/halepte-osmanli-belgeleri-ve-el-yazmalari-uzman-ellerde-korunuyor-134132-20260518.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/halepte-osmanli-belgeleri-ve-el-yazmalari-uzman-ellerde-korunuyor-134132-20260518.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/halepte-osmanli-belgeleri-ve-el-yazmalari-uzman-ellerde-korunuyor-134132-20260518.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Exhibition in Istanbul showcases photographer Nevzat Yildirim's dome-inspired works]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-exhibition-in-istanbul-showcases-photographer-nevzat-yildirims-dome-inspired-works-21326.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-exhibition-in-istanbul-showcases-photographer-nevzat-yildirims-dome-inspired-works-21326.html</link>
                    <description><![CDATA['Gok Kubbe' exhibition features photographs of Istanbul’s historic mosques and domes through layered exposure techniques]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Turkish artist and academician Nevzat Yildirim’s new photography exhibition “Gok Kubbe” (Sky Dome), focusing on Istanbul’s historic domes and mosque silhouettes, opened to visitors at Yildiz Holding’s Camlica Campus in Istanbul.

The exhibition presents Yildirim’s photographic interpretations of some of Istanbul’s most iconic imperial mosques and domes, using layered exposure techniques to create abstract and visually complex compositions.

The opening ceremony on Wednesday was attended by Yildiz Holding Board Member Murat Ulker, Yildiz Holding Chairman and CEO Mehmet Tutuncu, as well as figures from the fields of culture, the arts, and academia.

Speaking at the event, Tutuncu said art plays a key role in carrying civilizational heritage into the future.

Referring to Yildiz Holding’s corporate philosophy of “make happy, be happy,” Tutuncu said the exhibition makes the city’s historical memory visible through artistic interpretations of Istanbul’s domes and mosques.

“Through Yildirim’s lens, Istanbul appears with a unique narrative in which light, time, and space intertwine,” he said, adding that the works invite viewers to reflect on the city’s cultural and historical heritage.

&nbsp;



&nbsp;

‘Visual, intellectual bridges between past and present’

Yildirim said Istanbul’s domes carry traces of a multilayered civilizational memory stretching from the Ottoman era to the present day.

Describing domes as a manifestation of the idea of a “shared sky,” he said they represent some of the strongest visual and intellectual bridges between past and present.

The artist defined “Gok Kubbe” as a photographic series positioned between spatial representation and a love for Istanbul.

“In this work, I aimed to transform domes—among the most iconic architectural forms of Istanbul’s skyline—into a timeless art form on both an optical and intellectual level through the language of photography,” he said.

In remarks to Anadolu, Yildirim said domes have become one of Istanbul’s defining symbols throughout the city’s centuries-long history.

“I tried to express, through photography and layered exposure techniques, dome forms that brought together people of different centuries, beliefs, and cultures under the same roof,” he said.

“These domes unite people. They separate individuals from worldly ambitions and emotions and perhaps allow them to rediscover themselves beneath the form of the dome,” he added.

&nbsp;

Exhibition runs through July 26

Yildirim said the dome forms featured in the photographs were produced according to a deliberate aesthetic structure and mathematical calculation rather than by chance.

He stressed that light is the fundamental language of photography and that each work in the exhibition has been created using multiple exposure techniques.

Yildirim's works entered international modern art collections early in his career, including the Museum of Fine Arts in Boston, United States.

The exhibition will remain open until July 26 at the Yildiz Holding Seminar Hall and can be visited by appointment between 9 am and 5 pm.

&nbsp;

The “Sky Dome” exhibition, now open to visitors at the Yıldız Holding Çamlıca Campus Seminar Hall, can be visited free of charge until 26 July 2026, every day of the week between 09:00 and 17:00, by appointment via +90 216 524 25 00.

Exhibition Catalog: nevzatyıldırım/skydome/catalog

&nbsp;

About Nevzat Yıldırım

Born in Adapazarı in 1987, Nevzat Yıldırım is an academic, photographer, and visual artist working in the fields of documentary photography and contemporary art. Yıldırım graduated from the Department of Photography and Graphic Arts at Kocaeli University Faculty of Fine Arts, completed his master’s degree at Mimar Sinan Fine Arts University, and received his PhD from the Art and Design Program at Yıldız Technical University. His works are included in various museum and private collections, most notably the permanent photography collection of the Museum of Fine Arts, Boston. Represented by Albumen Gallery in London, Yıldırım continues his work between Istanbul and London.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Exhibition in Istanbul showcases photographer Nevzat Yildirim's dome-inspired works - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 15 May 2026 07:24:21 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/exhibition-in-istanbul-showcases-photographer-nevzat-yildirims-dome-inspired-works-102552-20260515.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/exhibition-in-istanbul-showcases-photographer-nevzat-yildirims-dome-inspired-works-102552-20260515.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/exhibition-in-istanbul-showcases-photographer-nevzat-yildirims-dome-inspired-works-102552-20260515.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Efes'in "taş hastanesi"nde 2 bin yıllık sütunlara hassas dokunuş]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-efesin-tas-hastanesinde-2-bin-yillik-sutunlara-hassas-dokunus-21313.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-efesin-tas-hastanesinde-2-bin-yillik-sutunlara-hassas-dokunus-21313.html</link>
                    <description><![CDATA[Efes Antik Kenti'nde yürütülen restorasyon çalışmalarında, senelerdir toprak altında kalan, kırılan sütun, kaide ve mimari bloklar "taş hastanesi"nde milim milim taranıp, temizlenip birleştirilerek ayağa kaldırılıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ UNESCO Dünya Miras Listesi'ndeki Efes'te, Kültür ve Turizm Bakanlığının "Geleceğe Miras Sonsuz Efes" projesi kapsamında yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları sürüyor.

Antik kentin yeni gezi rotası kapsamında çalışmaların sürdüğü Stadyum Caddesi'nde yüzyıllardır deprem, yangın ve doğal afetlerle devrilen, kırılan antik sütunlar ve taş bloklar, uzman restoratörlerin ellerinde yeniden hayat buluyor.

&nbsp;










&nbsp;

&nbsp;


Stadyum Caddesi'nin yanına kurulan ve ekip içinde "taş hastanesi" olarak anılan bölümde, kırılmış sütunlar, kaideler, başlıklar ve yazıtlı bloklar tek tek inceleniyor. Burada taşlar önce belgeleniyor, ardından temizlik, sağlamlaştırma ve birleştirme işlemlerinden geçiriliyor. Uygun hale gelen parçalar ise ait oldukları yere yeniden yerleştiriliyor.



&nbsp;



&nbsp;

"Taşlar en ince ayrıntısına kadar belgeleniyor"

"Geleceğe Miras Sonsuz Efes" projesi koordinatörü, Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahadır Duman, AA muhabirine, 2023 yılında başlayan "Geleceğe Miras Sonsuz Efes" çalışmalarının, ziyaretçi karşılama merkezi, Stadyum Caddesi ve antik tiyatroda yoğunlaştığını söyledi.

Duman, çalışmaların arkeolog, restoratör, jeolog, mimar, mühendislerden oluşan yerli ve yabancı 200-250 kişilik ekiple yürütüldüğünü belirtti.

Stadyum Caddesi'ndeki sütun, kaide, başlıkların restorasyonlarının sürdüğünü anlatan Duman, çalışmalar için bir taş hastanesi oluşturduklarını ifade etti.

Her taşın uzman personel tarafından incelendiğini belirten Duman, şunları kaydetti:

"Burası bir hastane ama taş hastanesi, canlı değil, cansız varlıklarla uğraşıyoruz. Bunlar en ince ayrıntısına kadar taranıyor, çizimleri yapılıyor, belgeleniyor. Ardından olası müdahaleler restoratörler ve uzman personel tarafından kararlaştırılıp sonrasında mekanik, kimyasal, birleştirme ve temizleme çalışmaları yapılıyor."

&nbsp;



&nbsp;

2500 yıllık caddede restorasyon

Prof. Dr. Duman, Stadyum Caddesi'nin yaklaşık 2500 yıl boyunca aktif olarak kullanıldığını, geçen zamanda deprem, doğal afet ve yangınlara maruz kalarak yıkıldığını anlattı.

Efeslilerin o dönem yıkılan sütunları yerine yerleştirmek için çaba sarf ettiğini belirten Duman, şöyle konuştu:

"Her şey nizami bir şekilde değil, bazen kaideler başlık olarak kullanılmış, bazen sütunlar ters çevrilmiş, alt üste gelmiş. Antik dönemde böyle birçok dokunuş var. Ziyaretçilerin antik çağı daha rahat algılayabilmesi için biz minimum düzeyde müdahalelerimizi yapıyoruz."

Cadde üzerinde 120 ila 130 arasında sütun ve kaide tespit ettiklerini aktaran Duman, bunların yüzde 60'ının restorasyonunun tamamlandığını, kalan bölümünün ise önümüzdeki aylarda bitirileceğini söyledi.

&nbsp;

Yepyeni bir güzergah ortaya çıkıyor

Duman, cadde üzerindeki Latince ve Grekçe yazıtlar ile heykel kaidelerinin bulunduğunu belirterek, "Bu heykel kaidelerin Türkçe ve İngilizce çevirilerini yapıyoruz. Üzerinde ne yazdığını buraya gezen ziyaretçilere daha net bir şekilde aktarmış olacağız." dedi.

Yeni rota çalışmalarının Stadyum Caddesi'nin ardından antik tiyatro ve sonrasında Liman Caddesi'nde süreceğini dile getiren Duman, çalışmaların tamamlanmasıyla ziyaretçilerin artık görmedikleri yeni bir rotayla karşılaşacağını kaydetti.

Efes'in Küçük Asya'nın başkenti olduğunu ifade eden Duman, "Ziyaretçi, daha önce defalarca Efes'e gelmiş olsa da yepyeni bir güzergahla karşılaşacak." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Duman, Liman Caddesi ve Stadyum Caddesi'nin restorasyon çalışmalarını yıl sonunda tamamlamayı hedeflediklerini söyledi.

&nbsp;

Liman Caddesi'nde yeni restorasyon çalışmaları

Duman, Liman Caddesi'ndeki çalışmaların ise caddenin zemin kaplamaları ve sütunları ile Roma hamamında kazı ve restorasyon faaliyetleriyle süreceğini söyledi.

Orta liman kapısında da çalışma yürütüleceğini belirten Duman, "Liman Caddesi'nin sonunda da 3 tane kapı var. Bunlardan Orta Liman Kapısı için korunma kurulundan izinleri alındı. Bu yıl itibariyle orada da minimum düzeyde anastilosis bazlı restorasyon çalışmaları yürüteceğiz." diye konuştu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Efes'in "taş hastanesi"nde 2 bin yıllık sütunlara hassas dokunuş - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 13 May 2026 12:02:22 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/efesin-tas-hastanesinde-2-bin-yillik-sutunlara-hassas-dokunus-150529-20260513.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/efesin-tas-hastanesinde-2-bin-yillik-sutunlara-hassas-dokunus-150529-20260513.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/efesin-tas-hastanesinde-2-bin-yillik-sutunlara-hassas-dokunus-150529-20260513.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA["Gazze Mektupları" sergisi savaşın ve insani krizin izlerini gözler önüne seriyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-gazze-mektuplari-sergisi-savasin-ve-insani-krizin-izlerini-gozler-onune-seriyor-21267.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-gazze-mektuplari-sergisi-savasin-ve-insani-krizin-izlerini-gozler-onune-seriyor-21267.html</link>
                    <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Okçular Vakfının desteğiyle izleyiciye sunulan "Gazze Mektupları" sergisi Üsküdar Meydanı'nda sanatseverlerle buluştu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Gazze'de yaşanan insani dramı teknoloji ve dijital sanatın imkanlarıyla ziyaretçilere aktarmayı hedefleyen serginin küratörlüğünü Şirvan Avcı üstlenirken, sergi projesi ise Desa Deneyim tarafından geliştirildi.

Sergi, Gazze halkından gelen mektuplar, çocukların çizdiği resimler ve bölgeden ulaştırılan video kayıtlarına odaklanırken, savaşın ve insani krizin bireyler üzerindeki etkisini gözler önüne sermeyi amaçlıyor.

&nbsp;



&nbsp;

Hologram teknolojisi, artırılmış gerçeklik (AR) uygulamaları ve özel olarak hazırlanan dijital video içeriklerin de yer aldığı sergide, ziyaretçilere yalnızca bir izleme deneyimi değil, olayların insani boyutunu derinden hissettiren interaktif bir yolculuk sunulması ve Türkiye'nin Gazze'de yaşanan insanlık dramına yönelik hassasiyetini çağdaş sanat ve ileri teknolojiyi bir araya getirerek uluslararası standartlarda bir anlatıya dönüştürülmesi planlanıyor.

&nbsp;

"'Fijital' bir sergi oluşturduk"

Sergiye ilişkin konuşan Şirvan Avcı, klasik sergiciliğin dışına çıkmak istediklerini belirterek, hem fiziki bir Gazze kurduklarını hem de bunu dijital ögeler, animasyonlar, hologramlar ve hiper gerçekçi videolarla desteklediklerini söyledi.

&nbsp;



&nbsp;

Bölgeden gelen gerçek Gazze görüntülerini de sergiye ekleyerek bir video duvarı yaptıklarını aktaran Avcı, "Aynı zamanda mapping yaptık bunlara ve hepsini harmanlayarak 'fijital' bir sergi oluşturduk. Buradaki espri şuydu, biz hem dünyaya bir mesaj verelim ve bunu güçlü verelim hem de bunu verirken gençlere ulaşalım istedik. Sadece düz sergi yaparsak gençlere çok hitap edemiyoruz ama dijital ögeleri katarsak, Alfa ve Z kuşağı denilen gençleri de içeri çekme şansımız vardı ve başardık da." dedi.

&nbsp;

"İnsanların Gazze ile bağ kurmasını istedik"

Avcı, sergiye öngördüklerinden daha fazla ilgi olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"İnsan hikayesini işlemek istedik. Sergiye bir apartmandan giriyorsunuz. Bir ev, sokak ve bir tünel yaptık. Bunda hep gerçek hikayeleri işledik. Aslında Gazze'deki gerçek görüntülerin burada replikalarını yaptık. Kendi kurduğumuz, kurgumuz yok. Tamamen bölgeden gelen görüntüler ve videoları işleyerek oluşturduk burayı. Bir insan hikayesi işlemek istedik hep. O yüzden de apartman girişinden sokak çıkışına, bir kompozisyonu var buranın."

&nbsp;



&nbsp;

Serginin ücretsiz ziyaret edilebileceğini bildiren Avcı, "Bizim derdimiz şuydu, hep haberlerde görüyoruz ve sadece üzülüyoruz ama 10, 15 saniye sonra günlük hayatımıza devam ediyoruz. Bunun da sebebi bağ kuramamak. Burada insanların Gazze'yle bağ kurmasını istedik ve onun için de Gazze yapmamız gerektiğini düşündük. Yaptık da çok şükür. Serginin sonunda bir mektup alanımız var. Burada, Türkiye'deki insanların yazdığı mektupları da kitaplaştırıp Gazze'ye yollayacağız inşallah." değerlendirmesinde bulundu.

Avcı, amaçlarının Gazze'nin bir parçasını Üsküdar'a taşımak olduğunun altını çizerek, "Başardığımızı düşünüyoruz. Her yaşı ağırlıyoruz ama en çok etkiyi orta yaştan alıyoruz. Genelde insanların, ziyaretçilerin üçte biri ağlayarak çıkıyor sergiden. Bu tabii ki kötü bir şey ama başarılı olduğumuzun da işareti. Bu yüzden de demek ki amacımıza ulaşmışız diye düşünüyoruz." görüşünü paylaştı.

Ziyaretçileri savaşın rakamlardan ibaret olmayan yüzüyle buluşturan, empati ve küresel dayanışma çağrısı yapan sergi, 2 Haziran'a kadar görülebilecek.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA["Gazze Mektupları" sergisi savaşın ve insani krizin izlerini gözler önüne seriyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 10 May 2026 10:23:42 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/gazze-mektuplari-sergisi-savasin-ve-insani-krizin-izlerini-gozler-onune-seriyor-132537-20260510.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/gazze-mektuplari-sergisi-savasin-ve-insani-krizin-izlerini-gozler-onune-seriyor-132537-20260510.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/gazze-mektuplari-sergisi-savasin-ve-insani-krizin-izlerini-gozler-onune-seriyor-132537-20260510.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Halil Paşa'nın tabloları Sotheby's'de rekor fiyata satıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-halil-pasanin-tablolari-sothebysde-rekor-fiyata-satildi-21182.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-halil-pasanin-tablolari-sothebysde-rekor-fiyata-satildi-21182.html</link>
                    <description><![CDATA[Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş döneminin önemli ressamlarından Halil Paşa'nın 1912 tarihli, dört mevsimi betimleyen tabloları, Sotheby's'de düzenlenen müzayedede 537 bin 600 sterline (32 milyon 853 bin lira) satıldı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Müzeden yapılan açıklamaya göre, müzayede evinin 200 bin ila 300 bin sterlin aralığında değer biçtiği eser, beklentilerin üzerinde bir rakama alıcı buldu. Dört panelden oluşan tablo, 19. ve 20. yüzyıl başlarında Kuzey Afrika, Mısır, Levant, Arabistan ve Osmanlı coğrafyasına odaklanan "Oryantalist Sanat" müzayedesinde öne çıkan satış eserleri arasında yer aldı.

Satış, Halil Paşa'nın eserlerine uluslararası sanat piyasasındaki ilginin sürdüğünü ortaya koydu.

Öte yandan söz konusu tabloların 1900'lerin başına tarihlenen erken bir versiyonu, Pera Müzesi'nde sergileniyor.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı bünyesindeki müzede devam eden "Suyun Kıyısında: Halil Paşa'nın Yaşamı ve Sanatı" sergisi, sanatçının eserlerini arşiv belgeleri, fotoğraflar ve desen defterleriyle birlikte ele alıyor.

Sergide, sanatçının İstanbul, Paris ve Mısır arasında şekillenen üretim pratiği portre, natürmort ve özellikle peyzajları üzerinden incelenirken, ışık ve doğayla kurduğu ilişki de ön plana çıkarılıyor.

Ziyaretçiler, sergide yer alan eserlerin yanı sıra daha önce Versace Koleksiyonu'nda bulunan ve yine Sotheby's'de satılan "Atlı Süvari" adlı yapıt ile sanatçının farklı dönemlerine ait çalışmalarını bir arada görme imkanı buluyor.

Sergi, 23 Ağustos'a kadar Pera Müzesi'nde ziyaret edilebilecek.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Halil Paşa'nın tabloları Sotheby's'de rekor fiyata satıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 10:50:07 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/halil-pasanin-tablolari-sothebysde-rekor-fiyata-satildi-135230-20260430.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/halil-pasanin-tablolari-sothebysde-rekor-fiyata-satildi-135230-20260430.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/halil-pasanin-tablolari-sothebysde-rekor-fiyata-satildi-135230-20260430.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA["Bir Adam Yaratmak" filmi  vizyona giriyor         ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-bir-adam-yaratmak-filmi-vizyona-giriyor-21178.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-bir-adam-yaratmak-filmi-vizyona-giriyor-21178.html</link>
                    <description><![CDATA[Sinema salonlarında bu hafta dramdan komediye, animasyondan gerilime 10 film vizyona girecek. Necip Fazıl Kısakürek'in "Bir Adam Yaratmak" eserinden aynı adla sinemaya uyarlanan film de izleyiciyle buluşacak.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Necip Fazıl Kısakürek'in "Bir Adam Yaratmak" eserinden aynı adla sinemaya uyarlanan film izleyiciyle buluşacak.

Engin Altan Düzyatan'ın başrolünde oynadığı yapım, bir tiyatro yazarının yaşadığı derin ruhsal çalkantıları merkeze alıyor.

Deniz Barut, Altan Erkekli, Murat Serezli, Caner Topçu, Gülper Özdemir, Serpil Tamur, Hakan Meriçliler ve İsmail Hakkı Ürün'ün de rol aldığı filmin yönetmen koltuğunda Murat Çeri oturuyor.

&nbsp;

"Şeytan Marka Giyer 2"

Anne Hathaway, Meryl Streep ve Emily Blunt'un başrollerini paylaştığı "Şeytan Marka Giyer 2", moda dünyasının ünlü isimlerini 20 yıl sonra devam filminde yeniden karşı karşıya getiriyor.

David Frankel'in yönettiği film, moda dünyasının ikonik ismi Miranda Priestly'nin emekliliğe hazırlanırken eski asistanı Andy Sachs ile yeniden bir araya gelerek artık en büyük rakibi haline gelen Emily Charlton'a karşı stratejik bir mücadeleye girişmesini anlatıyor.

Senaryosu Aline Brosh McKenna imzası taşıyan filmde, Stanley Tucci, Sydney Sweeney, Kenneth Branagh ve Lady Gaga da rol aldı.

&nbsp;

"İlişki"

Michel Franco'nun yönettiği "İlişki"de, Jessica Chastain ve Isaac Hernandez başrolleri paylaştı.

ABD ve Meksika ortak yapımı filmin konusu özetle şöyle:

"Meksikalı genç balet Fernando, dünya çapında tanınmanın ve ABD'de yaşamanın hayalini kurar. Sosyetik ve hayırsever sevgilisi Jennifer'ın onu destekleyeceğine inanarak her şeyi geride bırakır. Ancak Fernando'nun gelişi, Jennifer'ın özenle inşa ettiği dünyayı altüst eder. Jennifer hem kendi geleceğini hem de Fernando'nunkini korumak için her şeyi yapmaya hazırdır."

Yüzeyde bir ilişki hikayesi gibi görünen film, temelde Michel Franco sinemasında sık görülen güç, sınıf ve bağımlılık dinamiklerini irdeliyor. Film boyunca, iki insanın duygusal yakınlığından çok ekonomik farklar, sosyal statü ve psikolojik üstünlük unsurları öne çıkıyor.

&nbsp;

"Ağzımdan Kaçtı"

Kirk Jones'un yönettiği, dram ağırlıklı biyografi türündeki "Ağzımdan Kaçtı", 14 yaşında Tourette sendromu tanısı alan John Davidson'ın, çocukluğundan itibaren yaşadığı sosyal dışlanma ve zorluklarla mücadelesini işliyor.

Üç dalda Bafta ödüllü filmde, Robert Aramayo, Maxine Peake ve Somerled Campbell oynadı.

&nbsp;

"Aldığımız Nefes"

Şeyhmus Altun'un Türkiye ve Danimarka ortak yapımı filmi "Aldığımız Nefes" haftanın bir diğer dram filmi olacak.

Defne Zeynep Enci, Hakan Karsak, Sacide Taşaner ve Aras Kavak'ın oynadığı film, kimya fabrikası patlamasıyla başlayan ve dinmek bilmeyen yangının ardından hayatı altüst olan 10 yaşındaki Esma'nın hikayesini anlatıyor.

&nbsp;

"Şehzade: Büyük Şenlik"

Murat Karahüseyinoğlu'nun yönettiği animasyon film "Şehzade: Büyük Şenlik", saraydan gizlice ayrılan bir şehzadenin, kardeşinin sünnet şenlikleri sırasında kimliğini gizleyerek katıldığı bir gösteride, İtalyan bir prensesle yollarının kesişmesini ve beraber atıldıkları serüveni konu alıyor.

&nbsp;

Haftanın korku ve gerilim filmleri

Damian Mc Carthy yönetmenliğinde çekilen "Hokum", anne ve babasının küllerini serpmek için İrlanda kırsalındaki tenha bir otele giden içine kapanık yazar Ohm Bauman'ın başına gelen esrarengiz olaylar etrafında dönüyor.

Carlos Baena, Hugo Cardozo, Nathan Crooker, Sonny Laguna, Hernan Moyano, Dawson Taylor ile Tommy Wiklund'un çektiği "Cehennem Ayini", Paraguay ve Yeni Zelanda ortak yapımında izleyiciyle buluşacak.

Volkan Akişli'nin çektiği "Habis: Son Dua" ve Cem Kaymakçı ile Anastasiya Düz'ün yönettiği "Yetimhane: Sahipsiz Cinler", haftanın yerli korku filmleri olarak beyaz perdede yerini alacak.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA["Bir Adam Yaratmak" filmi  vizyona giriyor          - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 08:00:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/bir-adam-yaratmak-filmi-vizyona-giriyor-112611-20260430.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/bir-adam-yaratmak-filmi-vizyona-giriyor-112611-20260430.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/bir-adam-yaratmak-filmi-vizyona-giriyor-112611-20260430.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Laodikeia'da 2 metrelik "Athena" heykeli bulundu           ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-laodikeiada-2-metrelik-athena-heykeli-bulundu-21090.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-laodikeiada-2-metrelik-athena-heykeli-bulundu-21090.html</link>
                    <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Laodikeia Batı Tiyatrosu'nda yürütülen kazılarda, yaklaşık 2 metre uzunluğunda beyaz mermerden yapılmış "Athena" heykelinin gün ışığına çıkarıldığını bildirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bakan Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Laodikeia'da önemli bir keşfe daha imza attıklarını, antik kentte yeni bir buluntunun daha gün yüzüne çıktığını belirtti.

Laodikeia Batı Tiyatrosu'nda yürütülen çalışmaların, geçmişin izlerini gün yüzüne çıkarmayı sürdürdüğünü aktaran Ersoy, şunları kaydetti:

"Sahne binasında, yaklaşık 2 metre uzunluğunda, beyaz mermerden yapılmış Athena heykelini gün ışığına çıkardık. Homeros destanlarına sahne olan bu yapı, antik dönemde kültürel anlatımın da merkezi olduğunu ortaya koyarken Augustus Dönemi klasik üslubunu yansıtan eser, yüksek sanatsal niteliğiyle dikkat çekiyor. Geleceğe Miras vizyonumuzla, bu eşsiz mirası koruyarak geleceğe taşımaya devam ediyoruz."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Laodikeia'da 2 metrelik "Athena" heykeli bulundu            - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 08:41:39 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/laodikeiada-2-metrelik-athena-heykeli-bulundu-114238-20260423.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/laodikeiada-2-metrelik-athena-heykeli-bulundu-114238-20260423.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/laodikeiada-2-metrelik-athena-heykeli-bulundu-114238-20260423.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA["Dahiliye Nezareti Sicill-i Ahval Defterleri" okuyucuyla buluşuyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-dahiliye-nezareti-sicill-i-ahval-defterleri-okuyucuyla-bulusuyor-20916.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-dahiliye-nezareti-sicill-i-ahval-defterleri-okuyucuyla-bulusuyor-20916.html</link>
                    <description><![CDATA[Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumuna bağlı olan Türk Tarih Kurumu (TTK) tarafından yürütülen proje kapsamında Türk tarihinin en büyük biyografi kaynağı olan "Dahiliye Nezareti Sicill-i Ahval Defterleri" okuyucuyla buluşturuluyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kurumdan yapılan açıklamaya göre, 1879-1909 yılları arasında tutulan 201 defterden oluşan külliyatta, Osmanlı Devleti hizmetindeki memurların sicil kayıtları yer alıyor.

2. Abdülhamit devrinde, Dahiliye Nezareti'ne bağlı olarak kurulan Sicill-i Ahval Komisyonunun tuttuğu bu defterlerde personelin doğum yılı ve yeri, aile bilgileri gibi kişisel detayların yanı sıra eğitimi, bildiği diller, memuriyete girişi ve terfileri gibi bilgiler bulunuyor.

Osmanlı bürokrasisinin son 40 yılının detaylı bir panoramasını sunan kayıtlar, bugünün İçişleri Bakanlığının kurumsal tarihinin yazılması açısından da önemli veriler içeriyor.

Külliyatın ilk defteri Prof. Dr. Yücel Yiğit ve Nedim Özer Hoşol tarafından yayıma hazırlanarak Türk Tarih Kurumu Yayınları arasında yerini aldı. Dönemin idari, mali ve sosyal pratiklerine dair önemli bilgiler içeren ilk defterde 528 kamu görevlisine ilişkin kayıtlar, ilgililerin dikkatine sunuluyor.

Aynı zamanda söz konusu defter, Ahmet Cevdet Paşa, Hasan Tahsin Paşa ve Sait Paşa gibi Osmanlı tarihinin bilindik simalarının kayıtlarını da içeriyor.

TTK tarafından hazırlanan defterlerin bir kısmının basılı bir kısmının dijital formatta okura sunulması amaçlanıyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA["Dahiliye Nezareti Sicill-i Ahval Defterleri" okuyucuyla buluşuyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 09:11:30 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/dahiliye-nezareti-sicill-i-ahval-defterleri-okuyucuyla-bulusuyor-121221-20260403.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/dahiliye-nezareti-sicill-i-ahval-defterleri-okuyucuyla-bulusuyor-121221-20260403.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/dahiliye-nezareti-sicill-i-ahval-defterleri-okuyucuyla-bulusuyor-121221-20260403.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kibyra Antik Kenti'ndeki Medusa mozaiği ziyarete açıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-kibyra-antik-kentindeki-medusa-mozaigi-ziyarete-acildi-20891.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-kibyra-antik-kentindeki-medusa-mozaigi-ziyarete-acildi-20891.html</link>
                    <description><![CDATA[Burdur'un Gölhisar ilçesindeki Kibyra Antik Kenti'nde kış aylarında üzeri kapatılan yaklaşık 2000 yıllık Medusa mozaiği ziyarete açıldı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kent merkezine 108 kilometre uzaklıktaki Kibyra Antik Kenti'nde yer alan ve dünyanın nadir antik eserleri arasında bulunan, "Opus Sectile" tekniğiyle renkli mermerlerden inşa edilen Medusa mozaiğinin, kış aylarında iklim şartlarından korunması amacıyla uzman restoratörler tarafından üzeri kapatıldı.

Antik dönemde konser alanı, meclis, mahkeme ve tiyatro işlevi gören odeonun ortasındaki Medusa mozaiği, kış aylarının bitmesinin ardından​​​​​​​​​​​​​​ ziyaretçilerini kabul etmeye başladı.

&nbsp;



&nbsp;

Kibyra Antik Kenti Kazı Başkanı ve Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Özüdoğru, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, kış ayları boyunca iklim şartlarından korunması amacıyla üzeri kapatılan Kibyra Medusa Mozaiği ile Odeion Stoası Zemin Mozaiği'nin açıldığını ve bu yıl kasım ayı sonuna kadar ziyaret edilebileceğini bildirdi.

Özüdoğru, Yuvarlak Planlı Anıtsal Çeşme yapısından ise orijinal kaynağından getirilen suyun tekrar akmaya başladığını kaydetti.

&nbsp;



&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Kibyra Antik Kenti'ndeki Medusa mozaiği ziyarete açıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 19:09:48 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/kibyra-antik-kentindeki-medusa-mozaigi-ziyarete-acildi-221111-20260401.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/kibyra-antik-kentindeki-medusa-mozaigi-ziyarete-acildi-221111-20260401.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/kibyra-antik-kentindeki-medusa-mozaigi-ziyarete-acildi-221111-20260401.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tarihi Ayanikola Adası Turizme Kazandırılıyor        ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-tarihi-ayanikola-adasi-turizme-kazandiriliyor-20867.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-tarihi-ayanikola-adasi-turizme-kazandiriliyor-20867.html</link>
                    <description><![CDATA[Ordu Büyükşehir Belediyesi, geçmişi 1700’lü yıllara dayanan ve kilise kalıntıları barındıran Ayanikola Adası için hazırlanan restorasyon ve çevre düzenleme projesinin Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylandığını duyurdu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ordu Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, geçmişi 1700'lü yıllara dayanan Ayanikola Adası için hazırlanan restorasyon ve çevre düzenleme projesinin, Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylandığı belirtildi.

Açıklamada, kilise kalıntıları barındıran Ayanikola Adası'nın, Ordu Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı tarafından ve Ordu Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı desteğiyle hayata geçirilecek çalışma kapsamında aslına uygun şekilde restore edileceği kaydedildi.

Kıyı Kanunu kapsamında devletin hüküm ve tasarrufu altına alınan yapının, 2 yıl süreyle Ordu Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edildiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylanan proje kapsamında adaya ulaşım, doğal ve kültürel dokuya uygun şekilde tasarlanan ahşap köprü ile sağlanacak. Ayrıca ada çevresine ahşap basamaklar yerleştirilecek, yapılacak aydınlatma çalışmalarıyla alan gece de görünür hale getirilecek. Hayata geçirilecek proje ile Ünye'nin önemli kültürel miraslarından biri yeniden gün yüzüne çıkarılarak turizme kazandırılacak. Çalışma ile aynı zamanda bölgenin sosyal ve kültürel yaşamına katkı sağlanması hedefleniyor."
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Tarihi Ayanikola Adası Turizme Kazandırılıyor         - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 08:30:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/tarihi-ayanikola-adasi-turizme-kazandiriliyor-113752-20260331.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/tarihi-ayanikola-adasi-turizme-kazandiriliyor-113752-20260331.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/tarihi-ayanikola-adasi-turizme-kazandiriliyor-113752-20260331.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Seddülbahir Kalesi uluslararası mimarlık ödülüne layık görüldü]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.turkishpress.co.uk/haber-seddulbahir-kalesi-uluslararasi-mimarlik-odulune-layik-goruldu-20852.html</guid>
                    <link>https://www.turkishpress.co.uk/haber-seddulbahir-kalesi-uluslararasi-mimarlik-odulune-layik-goruldu-20852.html</link>
                    <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Çanakkale'deki Seddülbahir Kalesi'nin "Wonder Global Design Awards 2025" kapsamında uluslararası ödüle layık görüldüğünü bildirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, "Uluslararası arenada bir başarıya daha imza attık. Seddülbahir Kalesi, Wonder Global Design Awards 2025 kapsamında uluslararası ödüle layık görüldü." ifadelerini kullandı.

Seddülbahir Kalesi'nin Avrupa Yılın Müzesi Ödülü'ne de (European Museum of the Year Award 2026-EMYA) aday gösterilerek, uluslararası alanda dikkat çekmeye devam ettiğini vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti:

"Bu tarihi yapımızın, özgün mimarisini koruyarak çağdaş müzecilik anlayışıyla yeniden hayat bulması ve uluslararası düzeyde takdir görmesi bizler için gurur vericidir. Bu kıymetli başarıda emeği olan tüm kişi ve kurumları tebrik ediyor, katkı sunan herkese teşekkür ediyorum."

&nbsp;



&nbsp;

Uluslararası arenada 6'ncı ödül

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Çanakkale'nin tarihi miraslarından Seddülbahir Kalesi uluslararası ölçekte elde ettiği başarılara bir yenisini daha eklemiş oldu. Uluslararası arenada 6'ncı ödülünü alan Seddülbahir Kalesi, Global Tasarım Ödülü ve EMYA 2026 adaylığıyla dikkati çekiyor.

Seddülbahir Kalesi'nin bu uluslararası başarısı, Türkiye'nin kültürel mirasını koruma ve çağdaş müzecilik anlayışıyla yeniden değerlendirme yaklaşımının somut bir yansıması olarak öne çıktı.

&nbsp;



&nbsp;

Tarihi yapının hem ödül hem de adaylıkla gündeme gelmesi, yürütülen çalışmaların uluslararası platformlarda karşılık bulduğunu ortaya koydu.

Çanakkale'nin Seddülbahir köyünde yer alan ve Osmanlı dönemine uzanan köklü geçmişiyle öne çıkan Seddülbahir Kalesi, yürütülen restorasyon ve müze düzenlemeleriyle yeniden işlev kazandı.

&nbsp;



&nbsp;

Özgün mimarisi korunarak çağdaş müzecilik anlayışıyla düzenlenen yapı, uluslararası jüri tarafından da ödüle layık görüldü.

Tarihi kale, elde ettiği bu ödülün yanı sıra European Museum of the Year Award (EMYA) 2026 adaylığıyla Avrupa müzecilik sahnesinde de yerini aldı. Adaylık, Türkiye'nin kültürel miras yönetimi ve müzecilik alanındaki yaklaşımının uluslararası ölçekte dikkatle takip edildiğini ortaya koydu.

&nbsp;

Kültürel miras vizyonu güçleniyor

Seddülbahir Kalesi'nde hayata geçirilen çalışmalar, tarihi yapıların korunarak yaşatılması ve çağdaş yöntemlerle yeniden değerlendirilmesi açısından örnek bir model olarak öne çıkıyor.

Elde edilen uluslararası başarı, Türkiye'nin kültürel mirasını koruma ve dünyaya tanıtma vizyonunun somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.turkishpress.co.uk/kultur-sanat-haberleri">KÜLTÜR SANAT</category><dc:creator><![CDATA[Seddülbahir Kalesi uluslararası mimarlık ödülüne layık görüldü - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 10:01:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/seddulbahir-kalesi-uluslararasi-mimarlik-odulune-layik-goruldu-130226-20260330.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/seddulbahir-kalesi-uluslararasi-mimarlik-odulune-layik-goruldu-130226-20260330.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.turkishpress.co.uk/images/haber/seddulbahir-kalesi-uluslararasi-mimarlik-odulune-layik-goruldu-130226-20260330.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>