Öne Çıkanlar Citizen UK Hounslow belediye başkanı Samia Chaudhary

‘Sağlıklı’ sağlık turizmi için reçete

 - Bize şirketiniz Baki'den biraz bahseder misiniz? Ne zaman ve hangi ihtiyaçlara cevap vermek üzere kuruldu? Süreç nasıl gerçekleşti?

Ülkemizde danışmanlık alanı maalesef halen istenilen ölçüde ilerleyememektedir. Bunun başlıca sebebi, sektörde olumsuz bir algının varlığıdır. Bu algı; tabiri caiz ise ehliyet ve ruhsat sahiplerinden ziyade bir boşluk doldurmak suretiyle firmalara teklif verip bunun karşılığında ücret alıp, hizmetin ya istenilen seviyede verilmemesi ya da verilen sözlerden çok uzak bir anlayışla çalışılıyor olmasıdır. 

Bizim farkımız, 25 yılı aşkın bir süredir hem sahada tecrübe ve bilgimizin birikmesi hem de işin akademik yanını bırakmadan eğitim noktasına doktoraya (İşletme-Yönetim Organizasyon) kadar gelmiş olmamızdır. Buradan hareketle, Ocak 2016’dan bugüne çalışmalarımızı ortaklığımız olan bir şirkette ilerletmiş ve daha sonra burada daha spesifik bir alana hitap etmemiz gerektiği anlaşıldığından sadece sağlık, sağlık turizmi ve turizm alanlarına danışmanlık veren şirketimiz olan Baki Uluslararası Sağlık ve Turizm Çözümleri’ni Mayıs 2018’den itibaren faaliyete geçirmiş bulunmaktayız.
Bu yapımız kendi alanında, entegre hizmet anlayışı ve stratejik ortaklıklar ile ilerlemektedir. Bu stratejik ortaklarımız ile birleşerek daha güçlü olmayı ve karşılık ‘know-how’ seviyemizi yükseltmeyi amaçladık. Bu bağlamda işin her türlü boyutunu düşünerek; iş danışmanlığı ile A sınıfı turizm acenteleri, hukuk & danışmanlık tarafımız ve sağlıkta milli ve yerli üretimi desteklediğimiz bazı üretim gerçekleştiren fabrikalarımız bulunmaktadır.

 Çalışma alanınız olan sağlık turizmi ülkemiz için çok önemli bir alan…
Bu konuda neler söylemek istersiniz?  

Sağlık turizmi katma değeri ve prestiji bir yana, ülkemizin cari açığını kapatma ve küresel oyuncuların arasına girmemizde önemli rol oynayan bir alandır. 10 yılda yaklaşık 10 kat büyüyen bu alan, ülkemizde gerek teorik gerekse de pratik olarak istenilen seviyede henüz değildir. Bu nedenle bizlere olan ihtiyaç artmakta ancak bir anda mükemmel bir operasyona geçmemiz de beklenmemelidir. “Herkes kötü biz iyiyiz” anlayışı ivedilikle terk edilmeli, birlik ve beraberliğe sarılmalı, ülkemizin ortak menfaatleri ve özel sektörümüzün kalkınması için her türlü tedbir ve destek devletimizin eli ile desteklenmelidir. Tüm ilgili taraflardan görüş alınarak bir istişare komisyonu gibi ortak akıl oluşturulmalı ve bu aklın çıkardığı sonuç veya yapılan sentezler hızlı bir şekilde karar ve operasyona dönüşmelidir. Kısaca dikkat ederseniz Vizyon ve Stratejik Planı bu işin büyük resmi olarak gördüğümü ifade ediyorum. Bu böyle olursa 2023 hedefimiz olan 2 milyon hasta 20 milyar dolar geliri fazlası ile geçmek mümkün olabilecektir. Burada öncelikle ülkemize 4-5 saat uçuş mesafesinde olan ülkeler hedeflenmeli ve ülke bazlı stratejik planlar hazırlanarak adım adım ilerlenmelidir. Özellikle kültürel yakınlığımızın bulunduğu körfez ülkelerinin sağlık turizminde veya sağlık seyahatlerinde Avrupa’ya olan ilgi ve alakasını ülkemize döndürme yönünde ciddi çalışmalar hem resmi hem de özel sektörümüz ile yapılmalıdır. Özellikle Körfez ülkelerinde birçok tespitimiz var bunları, ümit ediyorum, yeni hükümet sistemimiz dikkate alırsa ilerleme çok daha hızlı olacaktır. Örnek vermek gerekirse; Kuveyt ve Katar ülkelerinde nerede ise görüşmediğimiz resmi kademe veya özel sektör temsilcisi kalmadı bu 2,5 yıllık zaman zarfı içinde. Fakat sonuca baktığımızda, bizi karşılayan her makam takdir ederken büyükelçiliklerimizde görev değişikliği, pozisyon boşluğu, ülkemizin bu zaman zarfı içindeki mevcut durumu vb. nedenler bu iki ülkede ilerleyişimizi ciddi seviyede yavaşlattı. Her sorunu tespit etmiş ve alınabilecek aksiyonları alabilme potansiyeli varken, bu süreçte olan değişimler bizi sonuç alamaz hale getirdi. Lakin, tüm bu çalışmaların bir zemin oluşturduğuna inanıyorum, hiçbir şey boşa gitmez. Yeni hükümet sistemimiz ve gelecekten yana çok umutluyuz. Burada esas önemli olan; bilgi, tecrübe ve aksiyon gibi gözükse de bizim esas ihtiyaç duyduğumuz konu organizasyondur. Yani konuyu tüm tarafları ile dinleyecek, organize edecek, müzakere ve temsil yeteneği güçlü, birleştirici, bilgi, liyakat ve çalışmaya önem veren, sabır ile gayreti şiar edinmiş bir liderlik ile Türkiye’yi bir ‘dünya markası’ yapmamak için hiçbir sebep veya engel bulunmamaktadır.

- Organizasyon derken sizin bu alanda çalışmalarınız var mı?

Bahsettiğim gibi organizasyon ve müzakere yeteneği, geliştirilebilir yeteneklerden olup diğer yandan kişinin belki de fıtratının buna yatkın olması veya doğuştan gelen bir özelliği olarak görmekteyim. Bu yeteneği keşif, güzel sesi olan bir ses sanatçısının keşfinden daha zordur. Ciddi bir yetişme süresi ve emeğin bu inşa üzerinden yükseltilmesi gerekmektedir. Bizde tüm bu yeteneklerimizi özel sektörde işlerimize aktarmaya gayret ediyoruz. Bunların arasında sayabileceğim iki önemli temsilciliğimiz var; birincisi Hırvatistan’ın önemli sağlık turizmi organizasyon şirketi olan HTI’nın Türkiye, Katar ve Kuveyt münhasır direktörlüğünü yapmaktayız. HTI her yıl Mart ve Kasım aylarında sağlık turizmi alanında iki büyük organizasyona küresel büyük paydaşlar ile imza atmaktadır. Örneğin bu yıl 20-21 Kasım’da Belçika Avrupa Parlamentosunda ilk gün ikinci gün ise Brüksel’de klinik ziyaretleri şeklinde düzenlenecek Sağlık Turizm Konferansı’na ilgi yüksek olacak. HTI’nın bir önceki organizasyonunda B2B görüşmelerinin birçok fuardan daha etkin olması sebebi ile biz 2 günde 62’ye kadar bire bir görüşme gerçekleştirdik. Bu yıl Brüksel’de iki panelde ilk gün çalıştay olacak ve akşamına iş geliştirme toplantısı ile yemek düzenlecek. İlgilenenler www.hticonference.com da detayları bulabilir.

İkinci önemli temsilimiz ise; ITB Berlin Sağlık Turizmi alanı. Türkiye ve Orta Doğu’da Sağlık Turizmi bölümünün temsili noktasında anlaşmamız var. ITB Berlin 52 yıldır Berlin’de de düzenlenen bir fuar olması sebebi ile bu markayı anlatmaya veya tanıtmaya gerek bile kalmıyor. Mart 2018’de Türkiye yaklaşık 3 bin m2 bir alanda birçok otel, acente, dernek, valilikler gibi kurum/kuruluşlar ile katıldı. ITB Berlin fuarına 186 ülkeden 10 bine yakın katılımcı iştirak etti. 26 adet hol ve 160.000 m2 bir alan içerisinde olan bu fuar hollerin arasında servislerin bulunduğu, yürüyerek 1 günde en fazla 9 veya 10 holü bitirebileceğiniz büyüklükte bir alana kuruluyor. Mart 2018’de 110 bini turizm profesyoneli olmak üzere 170 bin kişinin ziyaret ettiği bildirilmiştir. 6-9 Mart 2019’da ITB Berlin Sağlık Turizmi bölümü için ülkemizden önemli bir katılım olacağını öngörüyorum.

- Sağlık Turizmi faaliyeti gerçekleştirmek isteyenlere bu organizasyonlar ile destek sağlıyorsunuz. Peki başka faaliyetleriniz var mı?

Şüphesiz var. Sağlık Turizmi, aslında bir yabancı vatandaşın ülkemize sağlık hizmeti için gelip geri dönmesi gibi basit bir operasyon değildir. Bu konunun birçok paydaşı vardır ve turizme göre kişi başı gelir yaklaşık ortalama 9 kat daha fazladır. Ülkemize gelen yabancı hastalarımızın poliklinik için (ayaktan tedavi) bıraktığı ortalama döviz 2.000 USD civarında iken bu rakam yatarak tedaviye döndüğü zaman yaklaşık 9.000 USD’ler civarında seyretmektedir. Burada bir konuya değinelim. Maalesef sağlık turizminde veriler istediğimiz ölçüde “sağlıklı” değildir. Ortak görüşler sebebi ile maalesef bazı verileri kullanmak zorunda kalıyoruz aslında bu da beni ciddi rahatsız ediyor, bu konuda bir an önce adım atılmalıdır.

Belirttiğiniz gibi organizasyonların yanı sıra bizim yaptığımız iş; “iş geliştirme faaliyetleri ve ticari diplomasidir”. Adeta bire bir yol arkadaşlığıdır, çözüm ortaklığıdır. Biz, sağlık turizmi yapmaya aday her türlü kişi veya kuruma öncelikle bir stratejik plan yapıyor ve en önemlisi “lütfen neyi ne için yaptığımızı bilelim” misyonu ile operasyonel olarak kişi veya kurumlarımızın yanında olmaya gayret ediyoruz. Örneğin; Avrupa’da imkân oldu bir ofis açıldı, Türkiye’de de iki doktor ve hastane nasılsa tanıyorum diyerek bu işe başlayanlar var. Gayret ve girişimlerini takdir ile karşılarken büyük resmi görmemek, işin sadece bu ayaklarına hâkim olarak orta ve uzun vadede değil sadece para kazanmak, ülkemizin imajı ve sağlık turizmi operasyonunun da bu tip yaklaşımlar neticesinde zarar göreceğini düşünüyorum. Bu bağlamda danışmanlık ciddi önem taşıyor. 

Doğru iş ve hamleler ile sürdürülebilir yaklaşımlar göstermek gerek, sağlık turizmi ciddi sabır ve maliyet unsurları gerektirir, bunlara da hazır olmak lazımdır.

Bunların yanı sıra stratejik bir plan içerisinde belirttiğimiz tüm unsurları kişi veya kurumlarımıza sunmaktayız. Örneğin, yurt dışında bire bir görüşmelerin organize edilmesi, ülkemize ilgili kişi veya delegelerin gelmesinin organizasyonu, sağlık turizmi için yaptığımız özel tanıtımlar, organizasyonlar ve sosyal medya yönetimi birkaç husustan bazıları…

- ITB Berlin’e dönecek olursak, tüm Dünya’nın bildiği büyük bir marka bu değil mi?

Evet, dediğiniz gibi 52 yıldır düzenlenen bir turizm fuarı. Sağlık Turizmi bölümü ise son 3 yıldır kurulmaya başlandı. Eğer hastanelerimiz, Tıp Merkezlerimiz, doktorlarımız, turizm acentelerimiz, sağlık turizmi aracı kuruluşlarımız ve sigorta şirketlerimiz biraz daha cesaretli bir şekilde davranarak Türkiye’nin zaten turizm tarafı ile milli katılım sağladığı bu fuara ayrı bir bölümde oluşturulacak olan “Sağlık Turizmi” alanına stant ile katılım sağlayıp imkanlarını sunar veya iş görüşmeleri yaparlarsa son derece yerinde olacaktır. Bizde katılımcıları destekleyeceğiz ve onlara konuşmalarda yer verme, sunum yapma, özel B2B iş görüşmesi ayarlama veya sürecim tüm danışmanlığı noktasında birlikte olabileceğimiz bir model ile yanlarında olacağız. 

Ülke olarak sadece Almanya gibi bakmamak lazım bu fuar Dünya’nın her yerinden ziyaretçi almaktadır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.