Bu referandumun sonuçlarının zaten objektiv ve yasal olmadığı kesinken belli bir kontrol altında yapılmadığı için de güvenirliliği zaten tartışmalıdır.

Bir oldu bittiye getirilmeye çalışılan basit bir oyundan başka birşey değildir şüphesiz. Herhalde İsrail ilk nabız yoklamasını bu referandumla yapmaktadır.
Fakat korkarım ki bu referandumla daha fazlasını uman Barzani’nin kaybı daha fazla olabilir.

Bu referandumla dost ve düşman ilişkilerinde de bir değişim yaşandı.
Mesela Irak, ile Türkiye’yi uzun zamandır aynı safta görmezken şimdi konjoktörün değiştiğini görüyoruz.
Diğer taraftan da birbiriyle pek anlaşamayan Barzani, Talabani ve Pkk (Pyd-Ypg) ile yakınlaşmıştır.
 Hatta öyleki Irak ordusu Türkiye ile birlikte tatbikat yaparken, Pyd bugün Kuzey Irak’a olası bir müdahaleye karışacaklarını söylüyorlar. 

Arkasına Abd, İsrail, Avrupa’yı alan Barzani’nin kendi başına bir gücünün olmadığı herkesin malumudur.  
Olası bir savaşta meydanda Pyd-Ypg-Pkk-Talabani-Goran aşireti-Peşmerge ve diğer irili ufaklı grupları bir tarafta, diğer tarafta da Türkiye ve eğer katılırlarsa Irak ve İran olacaktır.
 Tabi hangi çapta katılacakları muamma. Yani aslında geniş bir alana yayılmış tam bir Türk-Kürt çatışması yaşanacaktır.
Tabi bölgeye yabancı olan askerimizin dezavantajını gözardı edemeyiz. 
Buradan en büyük zararı bölge halkından başka kimse görmeyecektir.

Barzani hala açık kapı bırakıp anlaşabilineceği sinyali verirken görüşmek için bölgenin dilini iyi kullanabilen bir heyet olması daha verimli bir diyaloğun gerçekleşmesinisağlar. 
Türkiye’nin Barzani’ye itidalli bir dille geri adım attırması halinde üst akılın Suriye’deki koridor hedefi de bir moral çöküşüyle zayıflamış olacaktır.
Onun için en az zararla tehditkar bir dil kullanmadan eskiden Osmanlı Sultanlarının yaptığı gibi ümmetçi bir politika izleyip ancak bir hilal altında varlığımızı sürdürebileceğimizi anlayana kadar izah etmeliyiz.
Suriye uçağımızı düşürürken, Hatay’da elli küsür vatandaşımızın ölümüne bomba yüklü araçla sebebiyet verirken, Irak bizi Musul operasyonunda saf dışı bırakırken nasıl itidalli bir dil ve hareketle yaklaştıysak olaylara burda da aynı özveriyi göstermeliyiz. 

Umarız burada İbadi’nin söylemleri sadece Türkiye’yi kışkırtmak için değildir. Asla bağımsız haraket edemeyen İbadi’nin bu durumda kendini ya Abd tarafından kenara itilimiş hissettiğinden ve Kerkük petrollerindeki payını da kaybettiği için sesini yükseltmektedir ya da sadece Türkiye’yi seçim öncesi bir kaosun içine sokmak içindir Bizim için de şuan seçim öncesi ihtiyacımız olan son şey böyle savaş çığırtkanlıklarıdır. Bu savaşın kazananı olsak bile ki bu on yıllar sürebilir, aslında kaybedeni müslüman halk olacakrtır. Binlerce silahlı grubun yer aldığı, kimin eli kimin cebinde belli olmadığı, binlerce Cia-Mossad ajanının cirit attığı bu bölgelere girip savaşmak sanıldığı gibi basit değildir.

Bugün Türkiye ile birlikte İran ve Irak yaptırım konusunda samimi davranıp Barzani’yi zor duruma sokarlarsa İsrail uçakları Kuzey Irak’a yiyecek ve diğer tüm ihtiyaçlarını karşılamak için seferler başlatmayacaktır hiç şüphesiz.  Barzani’nin yapacağı en mantıklı davranış burada komşu ülkeleriyle iyi geçinmesidir. Habur sınır kapısıyla TürkiyeIKBY’nin dışarı açılan kapısıdır. Aynı şekilde Barzani’de Türkiye için çok önemlidir hatta düne kadar ülke yönetiminin başka bir ele geçmesi bölgedeki tüm dengeleri alt üst edecektive bizim aslında hiç arzu etmediğimiz bir durumdu.  Ve Pkk ile mücadelede de yaptıkları istihbarat gücü bizim için çok büyük önem arzetmektedir. 

Bu referandumla İran, Irak, Türkiye ve İKBY’nin bir masaya oturup sadece tartırşmalı alanlar için değil tüm bölgenin geleceği için anlaşmaya varması sürprizi herhalde şer gibi görünen bu referandumun hayırlı tarafı olabilir. Bunun önderliğini de Türkiye yapabilir.
 Farklılıklarımız olabilir ama tek bir dinin mensubuyuz ve bu topraklardaki emperyalizmin planlarını sekteye uğratacak adımlar atmalıyız onları sevindirecek tartışmalar değil!

banner4
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.