Kadim Türk milleti, Türk tarihi boyunca hep adaletten yana olmuştur.
Türk tarihi ise günümüzdeki Türk halklarının ve yabancı halkların arasında Türk dilini konuşmuş olan Türk topluluklarının ortak tarihidir.

Bunun içerisindeki diğer tüm halklar ve milletler zaman içerisinde Türk olarak anılmıştır.
Göktürklerden önce varolmuş Türk dili konuşan topluluklar bazı tarihçiler tarafından, Türk tâbiri yerine ön Türk tabiri ile anılırdı.

Dünya tarihinde ulus millet olan, tarihe yön veren Türkler'in siyasi bir topluluk olarak ilk tarih sahnesine çıkmalarının Hun (Hiung-nular veya Siongnular) hükümdarlığı ile olduğuna dair iddialar vardır.

Başlangıcı hususunda tartışmalar olsa da Türklerin tarihi, dünya tarihinin önemli bir parçasıdır.
Avrasya ve Kuzey Afrika'da ortaya çıkan her halkın tarihi, uzaktan veya yakından Türklerin hareketlerinden etkilenmiştir.
Türkler, doğu kültürlerini batıya ve batı kültürlerini doğuya taşımakla da önemli bir rol oynamışlardır.

Kendi dinleri tek tanrı inanışı olan Tengricilikten sonra benimsedikleri yabancı dinlerin çok kez öncüsü, savunucusu olmuş, yayılmalarını ve gelişmelerini sağlamışlardır.

Tek tanrı inanışına sahip olan Türklerin kabul ettiği dinler ve inanışlar Mani dini, Musevilik, Budizm, Ortodoks -Nasturi Hristiyanlığı ve İslam.

İslamiyeti kabul eden Türkler, hem İslam dininin yayılmasına büyük katkılar sunarken İslamiyet ile de Türk medeniyetini dünyaya yaymıştır.
Türk milleti beraberinde yaşayan diğer milletler ile Türk-İslam medeniyeti ile büyük devletler kurmuş savaşlardan savaşlara koşmuştur.

Dönemlerinde kurduğu devletlerde hiç bir zaman Türk adını ön plana çıkartmamış aksine devlet yönetimlerinde diğer milletleri dahil ederek sağlam temellere dayanan köklü devletler kurmuştur.

Türklerin savaşları sürekli dış dünya ile olsada yıkıcı darbeleri hep içerden almıştır.
Türklerin asıl savaşı kendi içerisinde barındırdığı kendi kanından olan Türkler ve kendi içerisinde barındırdığı diğer topluluklarla olmuştur.

Dışardan gelen tehlikelere göğüs gererek girdiği her savaştan güçlenerek çıkmasını bilen Türk milleti, kendi içerisindeki savaşlarda ya ağır darbeler almış duraklamış ya da devletleri yıkılarak yeni bir devlet kurup yoluna devam etmiştir.

Bilinen Türk tarihinde kendi kendini feshederek kurulan ve yıkılan onaltı Türk devleti vardır.
Bu devletlerin büyük savaşlar ve var olma mücadeleleri her zaman kendi içerisinden gelen darbe ve savaşlar ile kesilmiştir.
Türk milleti ve beraberindeki milletler ne zaman ayağa kalkıp yol alsa mutlaka içerisinden bir güç onu durdurmak üzere harekete geçer.


Son Türk İmparatorluğu olan Osmanlılarda ise bu süre daha uzun olmuştur.
Altıyüz elli yıldan fazla süren Osmanlı Devleti, Dünyaya yeni bir medeniyet anlayışı da getirmiş ve bir çok ilkleri sunmuştur.

Çalkantılı dönemler yaşayan bu büyük imparatorluk yine içeriden verilen bir savaşla yıkılmış daha doğrusu tasfiye edilmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu'nun devamı olan Türkiye Cumhuriyeti devleti, bu medeniyetin devamı olarak yoluna devam etmiştir.
Türklerin savaşı diğer milletlerle olsada asıl savaşı yine kendi kanından kendi coğrafyasından olan kendi kardeş milletleri iledir.


Türk Tarihinde Osmanlılar,Selçuklular,Göktürkler,Timur,Memlükler gibi Türk Devletleri birbirleriyle bir çok kez savaşmışlardır.

Timur; Bayezid ile, Yavuz Sultan Selim; Şah İsmail ve Memlüklerle, Fatih Sultan Mehmet ; Akkoyunlularla, Tuğrul ve Çağrı Bey; Gazneli Mesut ile , 1.Alaaddin Keykubat; Celalettin Harezmsah ile, Göktürkler; Uygurlar ve Avarlar ile bir çok kez savaşmıştır.
Bu savaşlar ve daha başka küçük ya da büyük iç isyanlar, taht kavgaları başka milletlerde olmadığı kadar Türklerde olmuştur.


Türklerin asıl büyük savaşı yine kardeş bildiği kendileriyledir.
Türk adı, sadece Türk ırkına verilen bir isim değil bir medeniyete verilen ad olmuştur.

Avrupa'dan Çin seddine kadar olan coğrafi bölgede yaşayan kardeş milletlerin tamamına verilen isim olmuştur.
Türkiye ve bu bölge sadece Türklerden ibaret değildir, binlerce etnik grup ve milletler vardır.

Türk milleti ve coğrafyasında yaşayan kardeş milletler ne zaman bu kardeşlik gerçeğinden uzaklaşıp birbiri ile savaşırsa o zamanlarda büyük acıların yaşandığı zamanlar olmuştur.

Türk milleti bu kardeşlik gerçeğini yeniden hatırlayıp oluşturulan suni sınırlarını ortadan kaldırıp yeniden bir ve güçlü olmalıdır.
banner4
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.