Biz doğayı Atalarımızdan miras değil, çocuklarımızdan ödünç Aldık

Röportaj : Kocaeli Barış Gazetesi
Düzenleme: Serra Erdoğan


Geçen hafta Başiskele ilçesinde oldukça güzel bir gelişme yaşandı. Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz’ın yaklaşık dört yıldır ısrarla arama çalışmalarını sürdürdüğü kükürtlü sıcak su, gece geç saatlerde çalışma yaptıkları noktadan aniden gün yüzüne çıkıverdi. Başiskele’yi ve dolayısıyla Kocaeli’yi jeotermal merkezi yapacak kapasiteye sahip olduğu belirlenen sıcak su olayı başta Hüseyin Ayaz olmak üzere kentte büyük heyecan yarattı. Peki şimdi ne olacak? Çıkan suyun hakkı verilecek mi? Ayaz ne gibi projelerle karşımıza çıkacak? Bu su sayesinde hastalar şifa bulabilecek mi? Dört yıldır ısrarlı aramalar sonucu elde edilen jeotermal su ile ilgili kent büyüklerinin kafasında ne var? Ve bu su sayesinde Kocaeli turizm cenneti olabilecek mi? İşte tüm bu soruların cevabını Başiskele Belediye Başkanı önceki gün ilimizde yayın yapan Kocaeli TV ekranlarında canlı olarak yanıtladı. İlimiz açısından oldukça önem taşıyan sıcak su bulgusu ile ilgili bundan sonraki gelişmeleri heyecanlı biçimde Kocaeli TV ekranlarından anlatan Başkan Ayaz, haberi alır almaz gözyaşları içinde babasını aradığını söyleyerek yaşanan süreci Kocaeli halkıyla şu sözlerle paylaştı.

“HEYECANIMI YİTİRDİĞİMDE SİYASETİ BIRAKIRIM”

Biz her gün Başiskele’ye yeni bir heyecanla yeni hizmetleri nasıl hayata geçirebiliriz diye düşünüyoruz. Bu heyecanı yitirdiğim gün siyasi hayatıma son veririm. Çünkü bu heyecan bizi ayakta tutuyor. Bu sevgi, bu sevda, bu yolculuk gerçekten bizi tazeliyor. Bazen soruyorlar, bu enerjiyi nereden alıyorsunuz diye? İşte bu sevgiden alıyoruz başka türlüsü olamaz. Bu gönül azıcık yanmaya başladı mı, kalbe kor ateş düştü mü olay tamam, doğru yoldayız demek oluyor. Başiskele’nin geleceğini değiştirecek, ilçenin sağlık ve turizm merkezi olmasına imkan sağlayacak termal sıcak su konusunda uzun uzadıya konuşan Başkan Ayaz şunları sarf etti:

“KOCAELİ’NİN JEOTERMAL ŞEHRİ OLACAĞINI İSPAT ETTİK”

Bu lokasyonun Kocaeli bölgesinde nitelikli bir yer olmadığı düşüncesi vardı herkeste, öncelikle bu kırıldı. Yani Kocaeli’nin bir jeotermal şehri olabileceğini biz bununla ispat etmiş olduk. Bu serüven ne zaman başladı, aslında ben Yeniköy belediye başkanıyken şu anda Gölcük sınırları içerisinde yer alan Yazlık lokasyonunda olan kuyu ile başlamıştı. O zaman Sayın Başbakan Yardımcımız Fikri Bey il başkanıydı ve Yeniköy tarafında da MTA tarafından bir sondaj çalışması yapılmıştı. Ancak arzu ettiğimiz sonucu orada alamadık. Tabi bize düşen bilimsel çalışmayı yapmaktı, ikram edecek olan Cenab-ı Hak idi. Demek ki orası doğru yer değildi, olmadı. Aradan zaman geçti 2012 sonu itibariyle arkadaşlarımızla oturduk. Acaba biz komşu olarak aynı şeyden istifade edebilir miyiz, bizim de böyle bir kaynağımız olabilir mi diye konuştuk. Enerji Bakanlığından ve Kocaeli Valiliğinden ruhsat başvurusunda bulunduk. Bunu yapmadan önce üniversitedeki profesör hocalarımızla bir çalışma başlattık. Sonra hocalarımız bize şimdiki lokasyonu gösterdi. Buraya bu sondajı yapabiliriz dediler ama tam üç yıl sürdü bu araştırma.



“ANNE BABAMIN VE BİZİ SEVENLERİN DUASI”

Gerçekten bir azmin zaferi oldu. Üç yıl sonra buraya bu sondajı vurabilirsiniz dediklerinde hocama sordum, “Hocam emin misiniz? Çünkü burası sulu tarım alanı olarak ayrılmış, planlarda ağaçlandırma alanı olarak gözüken hemen yanında doğal tatlı su deresi bulunan bir alan” Hocam dedi ki, “valla ben yerin altını bilmem, bilim insanıyım ve elimdeki veriler burasını gösteriyor, risk almak zorundayız. Biz o riski aldık ve annem-babam başta olmak üzere hamd olsun bizi sevenlerin duasıyla, Başiskele halkının duasıyla cenab-ı hak lütfetti, sonuca ulaştık. Hem de gece saat 03:00’te kuyu kendiliğinden patladı. Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz, durumdan ilk haberdar oluşunu ise şu sözlerle anlattı:
 
“BU SUYU CEBİME ALIP GÖTÜRMEYECEĞİM”

Beni telefonla bayan mühendis arkadaşım gözyaşlarıyla aradı. Ben aynı duyguyla ağlayarak babamı aradım. Çünkü bambaşka çok farklı bir duygu. Ben bu suyu cebime alıp götürmeyeceğim. Bu benim şehrime hizmet edecek. Bir Afyonkarahisar gibi, bir Yalova termal gibi, bir Armutlu gibi. Bu su benim şehrimin termal suda bir marka olmasına öncülük edecek. Bu daha başlangıç, bu bir araştırma kuyusu. Şu anda bu kuyu 20 litre/sn ve 55 derece sıcaklığa sahip mükemmel bir su. Karakteristik yapısına bakıldığında termaldeki ve Armutlu’daki özelliklere benziyor. Ancak bunun hemen kaynağından çıktığı gibi kullanılması mümkün değil. Soğutulması gerekiyor, minerallerinin ayrıştırılması gerekiyor. Suyu incelenmek üzere Çapa’ya yolladık ve İSU laboratuvarlarımıza gönderdik. Oradaki sonuçlarımızı 15 gün sonra alacağız ve o zaman bu suyun nerelere, hangi hastalıklara şifa vereceğini, içilip içilemeyeceğini öğrenip kamuoyuyla paylaşacağız.

“BU KUYU BİZDEN SONRAKİLERİ BİLE ESKİTİR”

Kocaeli büyük bir jeotermal kaynağı olan bir il ve biz bunu ispat ettik, ispat etmeye devam edeceğiz. Biz bu suyu sadece termal kaynak olarak değil, seralara da verebiliriz. Herkes tarafından bu su nedir, nerelerde nasıl kullanılabilir gibi sorular vardı. Biz akredite bir laboratuvar tarafından bir gün içerisinde ön araştırma yaptırdık ki hem kimyasal özellikleri hem de biyolojik parametrelerin belirlenmesi için yapılan analizlerden suyun kaliteli ve derin bir rezervuardan geldiği, sağlığa zararlı bakteri içermediği resmi rapora yansıdı. Yani ilk bulgular mükemmel mesajlar veriyor. İşte bu eser hizmete olan sevdamızın bir göstergesi. Her geçen gün farklı şeyler üretmek, Başiskele’de yaşayan insanların daha fazla hangi değerlerden istifade edeceğini düşünmenin karşılığıdır bu eser. Bu kuyu, bu kaynak, bizi ve bizden sonrakileri eskitir gider. Her şey iyi olacak inşallah.



Büyükşehir belediye başkanı Karaosmanoğlu ile birlikte kuyuya gittiklerini ifade eden Ayaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“GÜZEL İNSANLAR RAHATSIZLIK DUYMAZ”

Biz büyükşehir belediye başkanımızla birlikte kaynağın bulunduğu yere gittik. Gerçekten çok sevindi ve elini yüzünü yıkadı ve “bu Allahın bir bereketi” dedi. Güzel insanlar güzelliklerden neden rahatsızlık duysun ki? Büyükşehir belediye başkanımızın derdi ne? Kocaeli’ye değer katmak. Bizim derdimiz ne, Başiskele’ye değer katmak. Dolayısıyla bütün arkadaşlarımızla beraber büyükşehir belediye başkanımızın şefliğinde aynı sesi çıkarmaya çalışıyoruz. Kocaeli’yi yükseltmek için gayret ediyoruz.

“YEŞİLE VE DOKUYA ZARAR VERİLMEYECEK”

Biz burada suyu bulduk diye fütursuzca davranıp dokuya ve yeşile zarar vermek istemiyoruz. Bölgeyi ağaçlandırılacak alan olarak muhafaza edeceğiz, aynı şekilde vadiyi de muhafaza edeceğiz ancak dışındaki yapılaşmaya açık müsait olan alanda turizm yatırımlarına izin vereceğiz ve bizim Başiskele belediyemize ait olan 15 bin metrekarelik mülkiyetimizi günü birlik tesis olarak inşallah Kocaeli halkının hizmetine sunacağız. Bununla ilgili büyükşehir belediye başkanımızın talimatı ile arkadaşlar imar plan çalışmalarına başladı. Önümüzdeki aylarda hem büyükşehir hem de Başiskele belediye meclisinden geçtikten sonra günü birlik tesis yatırımlarımıza Allah izin verirse başlayacağız.

“İLHAN BAYRAM YAKINDAN TAKİP EDİYOR”

Ayrıca biz Büyükşehir belediyesi genel sekreterimiz İlhan Bayram ile de kuyuyu gezdik. Kendisi zaten suyun uzmanı, o da çok memnun oldu ve yakından takip ediyor. Hep beraber Kocaeli’yi mükemmel bir termal şehir haline getireceğiz. Bu konuda çıtamız çok yüksek, büyük hedeflerimiz var. Çünkü biz nerede olduğumuzu, neyi araştırdığımızı başından beri iyi biliyoruz. Yani başladığımız noktada değiliz. Geldiğimiz noktada elde ettiğimiz veriler bize çok farklı şeyler veriyor. O yüzden biz önümüzdeki süreçte Allahın lütfuyla bu kaynaktan enerji üretimine kadar ne varsa yapmayı planlıyoruz. Ama hocamızın dediği gibi yerin altında ne olduğunu görüpte bire bir bunu yapmış değiliz. Bilimsel verilerimiz bu, bunu başaracağız inşallah çünkü bizim kişisel bir beklentimiz yok. Burada halkın menfaati var. Sondaj çalışmaları süresince bir an olsun olayın peşini bırakmayan Ayaz, kuyuyu görmeden eve gitmediğini ve heyecanlı bekleyişini şöyle ifade etti:

“KUYUYA UĞRAMADAN EVE GİTMİYORDUM”

Her gün kuyunun yanındaydık. Günde iki sefer ilgili mühendis arkadaşı arıyordum. “Ya hala bir şey yok mu” diye. Bilgi aldığım halde akşam evime giderken mutlaka uğruyordum. Neden? Çünkü onu görmek bile bana yetiyordu. Onu görmezsem rahat edemiyorum. Arkadaşıma güvenmiyor muyum, hayır güveniyorum. Ama göz görmeyince gönül rahat olmuyor. Sonunda Allah bu çabalarımızı gördü çok şükür.

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.