Hasan Şahingöz Yeniden Refah Partisi'den 28. Dönem Milletvekilliği Aday Adaylığı başvusunda bulundu.
Hasan Şahingöz Yeniden Refah Partisi'den 28. Dönem Milletvekilliği Aday Adaylığı başvusunda bulundu.
Referansımız önce Hakk, sonra halktır.

Hasan Şahingöz Yeniden Refah Partisi'den 28. Dönem Milletvekilliği Aday Adaylığı başvusunda bulundu.
Bismillâhirrahmanirrahim (Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adıyla)
Çok değerli Yozgatlılar;
Referansımız önce Hakk, sonra halktır.
Hasan Şahingöz Kimdir?
Yozgat ili Akdağmadeni ilçesinden milletvekilliği aday adaylığını açıklayan Hasan Şahingöz 1984 yılında doğdu. Temel ve lise eğitimini Akdağmadeni’nde tamamladı.
Üniversite Eğitimini Avusturya’nın başkenti Viyana’da, Viyana Üniversitesi Siyasal Bilimler bölümünde tamamladıktan sonra, yine aynı bölümde yüksek lisans yaptı. Tez çalışmasını "Avrupa’nın Ortak Dış Güvenliği Politikası ve Bu Sürece Türkiye’nin Etkisi" konusu üzerine yaptı.
Doktora eğitimine ise, "Bölgesel Güç Yolundaki Yeni Türkiye" isimli tez çalışmasıyla başladı, ancak iş hayatındaki sorumlulukları sebebiyle henüz doktorasını bitiremedi.
Viyana’da uzun bir süre yaşadıktan sonra Antalya ilinde 2016 yılında kurmuş olduğu ‘Şahingöz İnşaat Emlak Turizm Gıda ve Sanayi Limited Şirketi’ bünyesinde inşaat sektöründe faaliyet yürüttü. Yaklaşık iki yıldır da Akdağmadeni ilçesinde hem inşaat hem de turizm sektöründe çalışmaktadır.
Hasan Şahingöz neden aday oldu?
Türkiye’de iş dünyası içinde işadamı olarak iktisadi faaliyetleri bulunan Hasan Şahingöz, ülkemizin içerisinde bulunduğu durumdan endişe duyarak, Hakk'ın emirleri doğrultusunda halkına hizmet eden gönül insanlarıyla birlikte devletine-milletine hizmet edebilmek hedefiyle üzerine düşeni yapabilmek için Yeniden Refah Partisi'nden Yozgat milletvekilliği aday adaylığı için başvurusu yapmıştır.
Siyasal Bilimler bölümü mezunu olması sebebiyle, ülke yönetiminde elde etmiş olduğu tecrübe ve birikimi kullanarak üzerine düşeni yapmak ve halkına hizmet etmek için aday adayıdır.
Neler Yapacağım?
Bizleri seçerek TBMM’ye gönderecek olan Yozgatlı hemşehrilerimin Yozgat sınırları içerisinde yaşamış oldukları (Eğitim-Sağlık-İşsizlik-Göç-Tarım/Hayvancılık-Sanayileşme-Enerji vb.) sorunları TBMM'de daha etkin bir şekilde dile getirerek çözüme kavuşturmak istiyorum.
Türkiye siyasetinde görev yapan bütün Yozgatlı hemşehrilerime teşekkürler ediyorum. Biz bundan sonraki görevi devralmak için geliyoruz. Şimdiye kadar konuşulmuş ve sözleri verilmiş olan bütün projelerin hem destekçisi olacağız hem de ivedi olarak tamamlanmasını sağlayacağız.
Ayrıca Yozgat’ımızın kanayan yarası haline gelen ‘göçü’ engellemek birinci görevimizdir. İlimizde kurulacak barajlarla hem içme suyu sorununu çözeceğiz hem de yenilenebilir enerji kaynaklarını hayata geçirerek ilimizin enerji sorunlarınıda çözeceğiz.
Tarım ve hayvancılık alanında özel liseler açılmasını sağlayarak, bölgede yapılan faaliyetlerin daha bilinçli ve profesyonel hale gelmesini mümkün kılacağız.
Yozgat merkez olmak üzere bütün ilçelerimizde verilen sağlık hizmetlerini en üst seviyede olmasını sağlayacağız.
Köylerimizin yolları ve alt yapı çalışmaları hızlandırılacaktır. Köylülere verilecek olan finansal desteklerin doğru kişilere verilmesi sağlanacaktır. Orman kesimi yapan işçilerimizin finansal gelirleri artırılacaktır.
Ayrıca il, ilçe ve köylerimizi birbirine bağlayan otoyollar yenilenecek ve alt yapı çalışmalarını da hızlandıracağız. Yenilenen otoyollarda kaza riski olan yerlere radar sistemleri kurdurulacak, otoyollardaki hız kontrolü adı altında kesilen radar cezaları yerine kaza riski olan yerlere sabit radar sistemleri koyacağız.
Büyük Direniş
Siyaset arenasında yaş sınırlamasının olması gerektiğine inanıyorum. Ülkemizde 63 yaş üzerindeki kişilerin emekli olarak devletimize ve milletimize uzaktan destek olarak gençlerin önünü açmasının Türkiye için çok daha iyi olacağına inanıyorum.
Halkımızı bölmeye çalışan kişilerin gayesi bizlerin bölgemizde büyük bir güç olmasını engellemektir. Türkiye sınırları içerisinde yaşayan, milletimizin ve devletimizin çıkarları doğrultusunda çalışan herkes bizim vatanımızın asli unsurudur. Her bir vatan evladı bizim için çok değerlidir.
Seçilerek ülkemizin başına geçse, Türkiye’yi karanlık yarınlara sürükleyecek kişiler artık siyaset arenasında olmamalıdır.
Milletvekili olabilmek için en az lisans mezunu olmak gibi ciddi prosedürler gereklidir.
Yarı hekimin candan, yarı imamın dinden ettiği gibi yarı siyasetçilerin de milletimizi vatan ve millet sevgisinden ettiği büyük bir gerçektir.
Ortadoğu’da büyük bir güç merkezi kurmamız; böylece hem Türkiye’yi hem de Ortadoğu’yu ve dolayısıyla da dünyayı yönetebilmemiz için doğru siyasetçiler tarafından yönetilmemiz ve idare edilmemiz gerekmektedir.
Siyasal Bilimler fakülteleri neden kurulmuştur? Neden siyaset arenasında çok az sayıda Siyasal Bilimler mezunu kişiler vardır?
Adliye saraylarında hukukçuların, hastanede doktorların, okullarda öğretmenlerin ve camilerde imamların görev yaptığı gibi TBMM'de de özel yetiştirilmiş liderlik vasıfları üstün siyasal mezunu kişilerin çoğunlukta olması gerekmektedir.
Bşsarının yolu, cebinde parası olanların değil, görev ehli ve yaptığı işi en iyi bilenlerin görev başında olmasına bağlıdır.
Aldığı eğitimin karşılığında vatanına, milletine ve devletine hizmet etmek hayaliyle yetişen kişilerin önü açılmalıdır.
Milli Birlik ve Beraberliğe çok fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde milletimizi karşı karşıya getirerek, bizleri içten yıkmak ve yok etmek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz.
Küresel güçler ve içerdeki iş birlikçileri ‘demokrasi’ adı altında yeni bir dünya düzeni kurmak için kendi çıkarları doğrultusunda bizleri piyonlarıyla yönetmek istiyorlar. Terörle kol kola yapılan siyaseti kabul etmiyoruz, haksızlığın ve adaletsizliğin normalleştiği bir düzeni kabul etmiyoruz. Terörle alakasını kesmeyenlerle ittifak yapmayız.
Kolay yönlendirilebilen, liderlik vasıfları olmayan, milli duygularını yitirmiş, Türkiye’nin aydınlık yarınları için değil, birilerinin çıkarları doğrultusunda hareket eden siyasetçileri TBMM’de görmek istemiyoruz.
Okyanus ötesinden veya karanlık güçlerin içerdeki iş birlikçileriyle dizayn ettiği bir siyaseti, ‘Güçlü Türkiye’ hayali kuran bir parti olarak istemiyoruz, bizler yaşadığımız evreni çok iyi biliyor ve tedbirlerimizi de bilgimiz ve araştırmalarımız dâhilinde alıyoruz.
Haksızlığın ve adaletsizliğin normalleştiği bir siyasi iklimi istemiyoruz
Biz mücadelemizi yapalım; takdir Allah'ın ve milletimizindir.
Millet olarak bir ve beraber olarak mücadele etmezsek, devlet olarak yok oluruz.
Huzur İslam'da olduğu için zaferin de İslamla geleceği muhakkaktır.
Kapımıza dayanmışsa zulüm, başka yolu yok; ya istiklal ya da ölüm!
Allah bizlere zafer nasip eylesin İnşallah!
Biz var oldukça adalet yerini bulacaktır.
Adaletin herkese eşit şartlarda uygulandığı ülkelerde onurlu bireyler yetişir. Ülkelerdeki adaletin gücü o milletlerin büyüklüğünü gösterir.
Milletlerin ahlaki üstünlüğünü adalet yapısının içerisindeki kanunlar belirler.
Adalet kanunlarla açıklanmış olsa da, insan ruhunun içerisinde var olan vicdanın yaşam şekline yansımasıdır.
İnsan vicdanını hiçe sayan ve adil uygulamalarla devlet yapısını kurmayan milletler yok olmaya mahkûmdur.
Devlet tarafsız olduğu müddetçe adil olabilir.
Suç oranlarının arttığı ülkelerde yasalar uygulanmıyor demektir; oysa ki zalimler ezdikleri kadar ezilmelidirler. Bu bir beddua değil, ilahi adalettir. Çünkü zalimin beraat ettiği yerde adalet hüküm giyer.
Allah’ın adaleti hâkim olduğu müddetçe yeryüzündeki canlılar huzur bulabilir.
İnsanların en şereflisi adil bir hayat benimseyen ve adalet çerçevesinde hiçbir zaman doğruluktan şaşmayandır.
Türkiye halkı iki yanlıştan birini seçmek zorunda değildir.
Yeniden Refah Partisi'yle zafer yakındır ve zafere olan inancımız tamdır.
Hasan Şahingöz
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.