KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman: Kıbrıs Türk halkı, hiçbir zaman azınlık olmadı

DÜNYA 20.07.2026 - 21:58, Güncelleme: 20.07.2026 - 21:58
 

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman: Kıbrıs Türk halkı, hiçbir zaman azınlık olmadı

Erhürman, Kıbrıs Türk halkının Ada'da hep olduğunu ve görmezden gelinmeyi asla kabullenmeyeceğini belirterek, "Bu halk, Ada'nın asli unsuru, eşit sahibidir, azınlık değildir, hiçbir zaman olmamıştır, hiçbir zaman da olmayacaktır." dedi.
Başkent Lefkoşa'daki Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yılı ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı töreninde konuşan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, bazılarının Kıbrıs'taki sorunun 20 Temmuz 1974'te başladığını anlattığını söyledi. Erhürman, Ada'nın tarihinde 1963'ten 1974'e kadar yaşananlar olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Kıbrıs'ın tarihinde, 15 Temmuz 1974 darbesi (Yunan Darbesi) de var. Yunan Cuntası'nın Kıbrıs'taki uzantılarıyla birlikte, Ada'nın Yunanistan'a bağlanması için gerçekleştirdiği darbenin tarihidir 15 Temmuz 1974. Eğer 20 Temmuz 1974'te garantör ülke Türkiye'nin kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kıbrıslı Türk Mücahitler ile gerçekleştirdikleri barış harekatı olmasaydı, darbeci cuntanın sadece Kıbrıslı Türklere değil, hain olarak nitelendirdikleri Rumlara da neler yaşatacakları aşikardı." Tarihi algılar üzerinden değil olgular ve gerçekler üzerinden öğrenip, öğretmek gerektiğine dikkati çeken Erhürman, "1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin kurulmuş olmasının da aslında tarihi algılar üzerinden değil, olgular üzerinden okumak isteyenler açısından bir göstergedir. Kıbrıs Türk Federe Devleti, 1977-1979 Denktaş-III Makarios, Denktaş-Kiprianu anlaşmalarının çerçevesi içindeydi. Hatta çerçevenin çizilmesindeki ana unsurlardan biriydi." diye konuştu.   "Şiarımız 'Yurtta barış dünyada barış' sözüdür" Erhürman, Kıbrıs Türk halkının yaşananlara rağmen çözüm iradesini hep sürdürdüğünü anlatarak, bu iradenin 2004 Annan Planı Referandumu ve 2017 Crans-Montana'daki Kıbrıs görüşmelerinde en üst seviyeye çıktığını belirtti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Yurtta barış dünyada barış" sözünü şiar edindiklerinin altını çizen Erhürman, savaşlar yaşamış, şehitler vermiş bir halk olarak savaşın ve çatışmanın ne olduğunu iyi bildiklerini belirtti. Erhürman, "Gazze’de, İran’da, dünyanın neresinde olursa olsun ölen, yaralanan, aç kalan, ilaca, doktora ulaşamayan, ailesini kaybeden her çocuk bizim çocuğumuzdur. Acısı acımızdır. Onun içindir ki bu Ada'da da, bölgede de, dünyada da kalıcı barış ve istikrar hedefimizdir." ifadelerini kullandı.   "Bu halk, hiçbir zaman azınlık olmadı" Kıbrıs Türk halkının, Ada'da hep olduğunu ve görmezden gelinmeyi asla kabullenmeyeceğini vurgulayan Erhürman, "Bu halk, Ada'nın asli unsuru, eşit sahibidir, azınlık değildir, hiçbir zaman olmamıştır, hiçbir zaman da olmayacaktır. Tarihi bilmekte, yaşanan acıları dün gibi hatırlamakta ama çocuklarının geleceği için iyi niyetli çaba göstermekten de asla kaçınmamaktadır." dedi. Erhürman, Kıbrıs Türk halkının Ada üzerindeki haklarından, eşitlik ve güvenlik olgularından hiçbir zaman vazgeçmeyeceğini söyleyerek, tarihi gerçeklerin kabul edilmesini istedi.   "Müzakere olsun diye müzakere istemiyoruz" Erhürman, Kıbrıs meselesinde Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yürütülen görüşme süreçlerine de değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Müzakere olsun diye müzakere, 5+1 olsun diye 5+1 istemiyoruz. BM Genel Sekreteri Guterres’in dediği gibi, ‘bir daha deneyeceksek bu defa farklı olmalı. Eski müzakereler tarihinden çıkardığımız derslerle, 'gelin önce güveni artıracak ciddi bazı adımlar atalım, sonra oyun başlamadan oyunun kurallarını belirleyelim. 'Hiçbir şey olmamış, hiçbir şey yaşanmamış gibi kaldığımız yerden başlayalım' deyip, yeni bir hayal kırıklığına yol açmayalım’ diyoruz." Erhürman, geçmişte yapılan müzakere ve görüşmelerin kendilerinden kaynaklanmayan sebeplerle çözüme ulaşılamamasının uluslararası kamuoyu tarafından görüldüğünü vurgulayarak, "Nesillerin haklarını çözüm sonrasına erteleme yaklaşımını kimse bizden beklemesin. Kimse, 'izolasyon hafifletilir veya kaldırılırsa Kıbrıslı Türkler çözüm iradesinden vazgeçer' yalanının arkasına saklanmasın." dedi.   "Süreci, Türkiye ile istişare ediyoruz" Kıbrıs Türk halkının çözüm istediğini belirten Erhürman, bunun için samimiyetle uğraş verdiklerini söyledi. Erhürman, BM Genel Sekreteri Guterres’in çabalarını ciddiyetle desteklediklerini vurgulayarak, "Bu süreci, Türkiye Cumhuriyeti ile istişare ve tam bir koordinasyon içinde yürütüyoruz. Bizden kaynaklanmayan sebepler ile çözüme ulaşılamayan koşullarda, çözümsüzlüğün faturasını halka ve çocuklara ödetilmesini de en sert biçimde reddediyoruz." ifadesini kullandı. Kıbrıs Türk halkı olarak gelecekte de Ada'da var olmaya devam edeceklerini söyleyen Erhürman, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutladı. Erhüman, 20 Temmuz vesilesiyle Kıbrıs Türk Halkının Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ü, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı, o zamanki Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Bülent Ecevit’i, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ı ve tüm şehitleri rahmet ve minnetle andı, gazilere sağlıklı ve uzun ömürler diledi.
Erhürman, Kıbrıs Türk halkının Ada'da hep olduğunu ve görmezden gelinmeyi asla kabullenmeyeceğini belirterek, "Bu halk, Ada'nın asli unsuru, eşit sahibidir, azınlık değildir, hiçbir zaman olmamıştır, hiçbir zaman da olmayacaktır." dedi.

Başkent Lefkoşa'daki Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yılı ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı töreninde konuşan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, bazılarının Kıbrıs'taki sorunun 20 Temmuz 1974'te başladığını anlattığını söyledi.

Erhürman, Ada'nın tarihinde 1963'ten 1974'e kadar yaşananlar olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Kıbrıs'ın tarihinde, 15 Temmuz 1974 darbesi (Yunan Darbesi) de var. Yunan Cuntası'nın Kıbrıs'taki uzantılarıyla birlikte, Ada'nın Yunanistan'a bağlanması için gerçekleştirdiği darbenin tarihidir 15 Temmuz 1974. Eğer 20 Temmuz 1974'te garantör ülke Türkiye'nin kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kıbrıslı Türk Mücahitler ile gerçekleştirdikleri barış harekatı olmasaydı, darbeci cuntanın sadece Kıbrıslı Türklere değil, hain olarak nitelendirdikleri Rumlara da neler yaşatacakları aşikardı."

Tarihi algılar üzerinden değil olgular ve gerçekler üzerinden öğrenip, öğretmek gerektiğine dikkati çeken Erhürman, "1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin kurulmuş olmasının da aslında tarihi algılar üzerinden değil, olgular üzerinden okumak isteyenler açısından bir göstergedir. Kıbrıs Türk Federe Devleti, 1977-1979 Denktaş-III Makarios, Denktaş-Kiprianu anlaşmalarının çerçevesi içindeydi. Hatta çerçevenin çizilmesindeki ana unsurlardan biriydi." diye konuştu.

 

"Şiarımız 'Yurtta barış dünyada barış' sözüdür"

Erhürman, Kıbrıs Türk halkının yaşananlara rağmen çözüm iradesini hep sürdürdüğünü anlatarak, bu iradenin 2004 Annan Planı Referandumu ve 2017 Crans-Montana'daki Kıbrıs görüşmelerinde en üst seviyeye çıktığını belirtti.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Yurtta barış dünyada barış" sözünü şiar edindiklerinin altını çizen Erhürman, savaşlar yaşamış, şehitler vermiş bir halk olarak savaşın ve çatışmanın ne olduğunu iyi bildiklerini belirtti.

Erhürman, "Gazze’de, İran’da, dünyanın neresinde olursa olsun ölen, yaralanan, aç kalan, ilaca, doktora ulaşamayan, ailesini kaybeden her çocuk bizim çocuğumuzdur. Acısı acımızdır. Onun içindir ki bu Ada'da da, bölgede de, dünyada da kalıcı barış ve istikrar hedefimizdir." ifadelerini kullandı.

 

"Bu halk, hiçbir zaman azınlık olmadı"

Kıbrıs Türk halkının, Ada'da hep olduğunu ve görmezden gelinmeyi asla kabullenmeyeceğini vurgulayan Erhürman, "Bu halk, Ada'nın asli unsuru, eşit sahibidir, azınlık değildir, hiçbir zaman olmamıştır, hiçbir zaman da olmayacaktır. Tarihi bilmekte, yaşanan acıları dün gibi hatırlamakta ama çocuklarının geleceği için iyi niyetli çaba göstermekten de asla kaçınmamaktadır." dedi.

Erhürman, Kıbrıs Türk halkının Ada üzerindeki haklarından, eşitlik ve güvenlik olgularından hiçbir zaman vazgeçmeyeceğini söyleyerek, tarihi gerçeklerin kabul edilmesini istedi.

 

"Müzakere olsun diye müzakere istemiyoruz"

Erhürman, Kıbrıs meselesinde Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yürütülen görüşme süreçlerine de değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Müzakere olsun diye müzakere, 5+1 olsun diye 5+1 istemiyoruz. BM Genel Sekreteri Guterres’in dediği gibi, ‘bir daha deneyeceksek bu defa farklı olmalı. Eski müzakereler tarihinden çıkardığımız derslerle, 'gelin önce güveni artıracak ciddi bazı adımlar atalım, sonra oyun başlamadan oyunun kurallarını belirleyelim. 'Hiçbir şey olmamış, hiçbir şey yaşanmamış gibi kaldığımız yerden başlayalım' deyip, yeni bir hayal kırıklığına yol açmayalım’ diyoruz."

Erhürman, geçmişte yapılan müzakere ve görüşmelerin kendilerinden kaynaklanmayan sebeplerle çözüme ulaşılamamasının uluslararası kamuoyu tarafından görüldüğünü vurgulayarak, "Nesillerin haklarını çözüm sonrasına erteleme yaklaşımını kimse bizden beklemesin. Kimse, 'izolasyon hafifletilir veya kaldırılırsa Kıbrıslı Türkler çözüm iradesinden vazgeçer' yalanının arkasına saklanmasın." dedi.

 

"Süreci, Türkiye ile istişare ediyoruz"

Kıbrıs Türk halkının çözüm istediğini belirten Erhürman, bunun için samimiyetle uğraş verdiklerini söyledi.

Erhürman, BM Genel Sekreteri Guterres’in çabalarını ciddiyetle desteklediklerini vurgulayarak, "Bu süreci, Türkiye Cumhuriyeti ile istişare ve tam bir koordinasyon içinde yürütüyoruz. Bizden kaynaklanmayan sebepler ile çözüme ulaşılamayan koşullarda, çözümsüzlüğün faturasını halka ve çocuklara ödetilmesini de en sert biçimde reddediyoruz." ifadesini kullandı.

Kıbrıs Türk halkı olarak gelecekte de Ada'da var olmaya devam edeceklerini söyleyen Erhürman, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutladı.

Erhüman, 20 Temmuz vesilesiyle Kıbrıs Türk Halkının Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ü, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı, o zamanki Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Bülent Ecevit’i, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ı ve tüm şehitleri rahmet ve minnetle andı, gazilere sağlıklı ve uzun ömürler diledi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turkishpress.co.uk sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.