Prens Adaları'nda deniz kuşlarının "strafor avı" görüntülendi

GÜNDEM 23.07.2026 - 11:45, Güncelleme: 23.07.2026 - 11:45
 

Prens Adaları'nda deniz kuşlarının "strafor avı" görüntülendi

Deniz Yaşamını Koruma Derneği ekiplerinin Prens Adaları çevresinde yürüttüğü gözlem çalışmaları, plastik atıkların deniz kuşları üzerindeki etkisini gözler önüne serdi.
Marmara Denizi ve adalar çevresinde deniz kirliliği ile biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik saha çalışmaları yürüten Deniz Yaşamını Koruma Derneği, Tavşan Adası Kesin Korunacak Hassas Alanı'nda mercan popülasyonlarını izliyor, hayalet ağları denizden uzaklaştırıyor ve yüzeyde biriken tek kullanımlık atıkların takip ve temizliğini gerçekleştiriyor. Dernek, Antalya'da da hayalet ağ temizliği ile tür izleme çalışmalarını sürdürürken, "Mavi Atlas Projesi" kapsamında tür takibi ve deniz biyoçeşitliliğinin korunmasına yönelik çalışmalar da yapıyor. Dernek ekibinin, Tavşan Adası Kesin Korunacak Hassas Alanı kapsamında deniz yüzeyinde yaptığı rutin devriye çalışması sırasında martıların, deniz yüzeyindeki strafor parçasını besin sanarak ağzıyla taşıdıkları görüntülendi.       Bir martı, suyun üzerindeki strafor parçasını gagalarken, diğeri de gagasına aldığı strafor parçasıyla Prens Adaları'na doğdu uçtu. Kuşun bir süre taşıdığı parçayı yeniden denize düşürmesinin ardından strafor, dernek ekibi tarafından sudan çıkarıldı. Kayıt altına alınan bu görüntüler, plastik atıkların deniz kuşları için de tehdit oluşturduğunu gösterdi.   "Ne yazık ki deniz üzerinde biriken tek kullanımlık plastik atıklarla karşılaşabiliyoruz" Deniz Yaşamını Koruma Derneğinde görevli biyolog Ulaşcan Kayataş, dernek olarak 2015'ten bu yana başta Prens Adaları olmak üzere Marmara Denizi ve Türkiye denizlerinde biyolojik çeşitlilik çalışmalarını sürdürdüklerini anlattı. Tavşan Adası'nda derin deniz mercanları, yani gorgonlar üzerinde popülasyon çalışması yürüttüklerini belirten Kayataş, aynı zamanda deniz tabanındaki terk edilmiş hayalet ağların temizlenmesi ve dönüştürülmesine yönelik projeleri de olduğunu kaydetti.     Kayataş, devriye ekibi sistemi kapsamında Tavşan Adası Kesin Korunacak Hassas Alanı'nda rutin çalışmalar yaptıklarını anlatarak, yine denizlerde biriken tek kullanımlık atıkların uzaklaştırılmasına ilişkin de faaliyetleri olduğunu aktardı. Bu kapsamda haftada en az 5 gün, hava koşulları elverdiği sürece sahada olduklarını dile getiren Kayataş, şöyle devam etti: "Bu çalışmalarımız sırasında ne yazık ki deniz üzerinde biriken tek kullanımlık plastik atıklarla karşılaşabiliyoruz. Deniz yüzeyinde karşılaştığımız materyaller genel olarak tek kullanımlık plastikler, başta pet şişeler olmak üzere özellikle tekne ve güvertelerde misafirlerin kullandığı gündelik atıklar oluyor. Bunların arasında peçeteler, ıslak mendiller, kağıt havlular ve hatta zaman zaman şişme balonlara kadar pek çok atıkla karşılaşabiliyoruz. Bu tarz atıkların en temel ortak özelliği plastik veya petrokimya endüstrisinden gelen materyaller olmalarıdır. Dolayısıyla bu atıklar suya düştüğü andan itibaren deniz suyunun etkisiyle parçalanmaya başlıyor ve mikroplastik oluşumuna sebep oluyor. Bu mikroplastikler de orta ve uzun vadede besin zinciri üzerinden taşınarak insan sağlığını etkileyebiliyor."     "Straforlar deniz kuşları tarafından besin olarak algılanıyor" Ulaşcan Kayataş, atıklar arasında strafor parçalarını da çok sık gördüklerini belirterek, "Strafor parçaları bazen inşaat atıklarından bazen de uçması kolay bir materyal olduğu için tekne güvertelerinden ya da ada coğrafyasında gerçekleştirilen çalışmalar sırasında rüzgar ve yağmurun etkisiyle denize karışabiliyor. Özellikle köpük kasalar ve köpük yapılar şeklindeki bu straforlar deniz kuşları tarafından besin olarak algılanıyor ve bu nedenle doğrudan onların sindirim sistemlerine karışıyor." ifadelerini kullandı. Tavşan Adası Koruma Alanı'nda bulunan kuşların bu strafor parçalarını besin olarak algılayıp avladıklarını ve yemeye çalıştıklarını gözlemlediklerini anlatan Kayataş, şöyle konuştu: "Bir kuş büyük bir strafor parçasını ağzına alarak bir av gibi yuvasına götürmek üzere sudan havalandı ve adaya doğru uçmaya başladı. Bu süreç içerisinde ağzındaki straforu düşürerek yeniden denize bıraktı. Biz de o sırada bot üzerinde bulunduğumuz için, yol boyunca topladığımız diğer atıklar gibi düşen strafor parçasını da alarak deniz ekosisteminden uzaklaştırdık. Bu hikaye, teorik olarak bildiğimiz plastiklerin canlılar tarafından yenilmesi probleminin sahada doğal olarak gözlemlenmiş somut bir örneği. Bu tarz karşılaşmaları ne yazık ki sıkça görüyoruz. Bu kirliliğin önüne geçebilmek için de herkesi daha bilinçli olmaya davet ediyoruz."     "Bazen takılmalar bazen de boğulma vakalarıyla karşılaşabiliyoruz" Köpük yapıların sadece kuşlar değil, denizden beslenen diğer canlılar için de mikroplastik kaynaklı ciddi bir sorun oluşturduğuna dikkati çeken Kayataş, özellikle tek kullanımlık plastik atıkların doğrudan denize karıştığını vurguladı. Kayataş, bu atıkların liman kıyılarında, açık denizlerde ve bazı akıntı sistemleriyle koylarda biriktiğini dile getirerek, "Özellikle koy yapıları ve adalar ekosistemindeki bu alanlar deniz canlıları için beslenme ve üreme alanları olduğu için buradaki canlılara doğrudan zarar veriyor. Bazen takılmalar bazen de doğrudan boğulma vakalarıyla karşılaşabiliyoruz." diye konuştu. Denize düşen helyumla şişirilmiş balonlarla da sık karşılaştıklarını belirten Kayataş, bunun yanında köpük gibi materyallerin suyun üzerinde oluşturdukları parlama ya da gölgelendirme nedeniyle canlılar tarafından besin olarak algılandığı için yenmeye çalışıldığını kaydetti.
Deniz Yaşamını Koruma Derneği ekiplerinin Prens Adaları çevresinde yürüttüğü gözlem çalışmaları, plastik atıkların deniz kuşları üzerindeki etkisini gözler önüne serdi.

Marmara Denizi ve adalar çevresinde deniz kirliliği ile biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik saha çalışmaları yürüten Deniz Yaşamını Koruma Derneği, Tavşan Adası Kesin Korunacak Hassas Alanı'nda mercan popülasyonlarını izliyor, hayalet ağları denizden uzaklaştırıyor ve yüzeyde biriken tek kullanımlık atıkların takip ve temizliğini gerçekleştiriyor.

Dernek, Antalya'da da hayalet ağ temizliği ile tür izleme çalışmalarını sürdürürken, "Mavi Atlas Projesi" kapsamında tür takibi ve deniz biyoçeşitliliğinin korunmasına yönelik çalışmalar da yapıyor.

Dernek ekibinin, Tavşan Adası Kesin Korunacak Hassas Alanı kapsamında deniz yüzeyinde yaptığı rutin devriye çalışması sırasında martıların, deniz yüzeyindeki strafor parçasını besin sanarak ağzıyla taşıdıkları görüntülendi.

 

Prens Adaları'nda deniz kuşlarının
 
 

Bir martı, suyun üzerindeki strafor parçasını gagalarken, diğeri de gagasına aldığı strafor parçasıyla Prens Adaları'na doğdu uçtu. Kuşun bir süre taşıdığı parçayı yeniden denize düşürmesinin ardından strafor, dernek ekibi tarafından sudan çıkarıldı.

Kayıt altına alınan bu görüntüler, plastik atıkların deniz kuşları için de tehdit oluşturduğunu gösterdi.

 

"Ne yazık ki deniz üzerinde biriken tek kullanımlık plastik atıklarla karşılaşabiliyoruz"

Deniz Yaşamını Koruma Derneğinde görevli biyolog Ulaşcan Kayataş, dernek olarak 2015'ten bu yana başta Prens Adaları olmak üzere Marmara Denizi ve Türkiye denizlerinde biyolojik çeşitlilik çalışmalarını sürdürdüklerini anlattı.

Tavşan Adası'nda derin deniz mercanları, yani gorgonlar üzerinde popülasyon çalışması yürüttüklerini belirten Kayataş, aynı zamanda deniz tabanındaki terk edilmiş hayalet ağların temizlenmesi ve dönüştürülmesine yönelik projeleri de olduğunu kaydetti.

 

 

Kayataş, devriye ekibi sistemi kapsamında Tavşan Adası Kesin Korunacak Hassas Alanı'nda rutin çalışmalar yaptıklarını anlatarak, yine denizlerde biriken tek kullanımlık atıkların uzaklaştırılmasına ilişkin de faaliyetleri olduğunu aktardı.

Bu kapsamda haftada en az 5 gün, hava koşulları elverdiği sürece sahada olduklarını dile getiren Kayataş, şöyle devam etti:

"Bu çalışmalarımız sırasında ne yazık ki deniz üzerinde biriken tek kullanımlık plastik atıklarla karşılaşabiliyoruz. Deniz yüzeyinde karşılaştığımız materyaller genel olarak tek kullanımlık plastikler, başta pet şişeler olmak üzere özellikle tekne ve güvertelerde misafirlerin kullandığı gündelik atıklar oluyor. Bunların arasında peçeteler, ıslak mendiller, kağıt havlular ve hatta zaman zaman şişme balonlara kadar pek çok atıkla karşılaşabiliyoruz. Bu tarz atıkların en temel ortak özelliği plastik veya petrokimya endüstrisinden gelen materyaller olmalarıdır. Dolayısıyla bu atıklar suya düştüğü andan itibaren deniz suyunun etkisiyle parçalanmaya başlıyor ve mikroplastik oluşumuna sebep oluyor. Bu mikroplastikler de orta ve uzun vadede besin zinciri üzerinden taşınarak insan sağlığını etkileyebiliyor."

 

 

"Straforlar deniz kuşları tarafından besin olarak algılanıyor"

Ulaşcan Kayataş, atıklar arasında strafor parçalarını da çok sık gördüklerini belirterek, "Strafor parçaları bazen inşaat atıklarından bazen de uçması kolay bir materyal olduğu için tekne güvertelerinden ya da ada coğrafyasında gerçekleştirilen çalışmalar sırasında rüzgar ve yağmurun etkisiyle denize karışabiliyor. Özellikle köpük kasalar ve köpük yapılar şeklindeki bu straforlar deniz kuşları tarafından besin olarak algılanıyor ve bu nedenle doğrudan onların sindirim sistemlerine karışıyor." ifadelerini kullandı.

Tavşan Adası Koruma Alanı'nda bulunan kuşların bu strafor parçalarını besin olarak algılayıp avladıklarını ve yemeye çalıştıklarını gözlemlediklerini anlatan Kayataş, şöyle konuştu:

"Bir kuş büyük bir strafor parçasını ağzına alarak bir av gibi yuvasına götürmek üzere sudan havalandı ve adaya doğru uçmaya başladı. Bu süreç içerisinde ağzındaki straforu düşürerek yeniden denize bıraktı. Biz de o sırada bot üzerinde bulunduğumuz için, yol boyunca topladığımız diğer atıklar gibi düşen strafor parçasını da alarak deniz ekosisteminden uzaklaştırdık. Bu hikaye, teorik olarak bildiğimiz plastiklerin canlılar tarafından yenilmesi probleminin sahada doğal olarak gözlemlenmiş somut bir örneği. Bu tarz karşılaşmaları ne yazık ki sıkça görüyoruz. Bu kirliliğin önüne geçebilmek için de herkesi daha bilinçli olmaya davet ediyoruz."

 

 

"Bazen takılmalar bazen de boğulma vakalarıyla karşılaşabiliyoruz"

Köpük yapıların sadece kuşlar değil, denizden beslenen diğer canlılar için de mikroplastik kaynaklı ciddi bir sorun oluşturduğuna dikkati çeken Kayataş, özellikle tek kullanımlık plastik atıkların doğrudan denize karıştığını vurguladı.

Kayataş, bu atıkların liman kıyılarında, açık denizlerde ve bazı akıntı sistemleriyle koylarda biriktiğini dile getirerek, "Özellikle koy yapıları ve adalar ekosistemindeki bu alanlar deniz canlıları için beslenme ve üreme alanları olduğu için buradaki canlılara doğrudan zarar veriyor. Bazen takılmalar bazen de doğrudan boğulma vakalarıyla karşılaşabiliyoruz." diye konuştu.

Denize düşen helyumla şişirilmiş balonlarla da sık karşılaştıklarını belirten Kayataş, bunun yanında köpük gibi materyallerin suyun üzerinde oluşturdukları parlama ya da gölgelendirme nedeniyle canlılar tarafından besin olarak algılandığı için yenmeye çalışıldığını kaydetti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turkishpress.co.uk sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.