Münafıkların işlediği vahşi cinayet...
DÜNYA
24.09.2022 - 16:22, Güncelleme:
24.09.2022 - 16:55
Münafıkların işlediği vahşi cinayet...
Münafıkların işlediği vahşi cinayet: "Sümeyye Kürdistan’ın" saçını kazıdılar, tüm tırnaklarını çektiler ve sonra da diri diri gömdüler.
“Bize Komala’nın Nahide'in saçını kazıyıp gezdirdikleri ve ona serbest kalmak için İmam Humeyni'ye (r.a) hakaret etme şartı sunulduğu söylendi.”
Kutsal savunma (Difa-i Mukaddes) erkeklerin ve kadınların, yaşlıların ve gençlerin bulunduğu ve parıldadığı arenalardan biridir. Devrimin fidelerinin büyümesini durdurmak için İran’a dayatılan savaş, bu fidelerin büyümesini durduramadığı gibi, bu fidelerin gelişmesine neden olmuş ve bugün bu fideler büyüklüğünün ve uzunluğunun zirvesine ulaşmıştır.
İran’a dayatılan savaşın asil şehitlerinden biri de Komala münafıklarının elinde ve işkenceleri altında şehit olan Şehide Nahide Fatihi’dir (Kürdistanlı Sümeyye). Nahide'nin Kürdistanlı Sümeyye lakabını almasına neden olan onun gördüğü işkencelerdir. Çünkü o da tıpkı Hz. Sümeyye gibi işkence altında şehit olmuştur. Kürdistanlı Sümeyye’nin şehadet tarihi 22 Kasım 1982 olarak geçmektedir.
İran İslam İnkılabı zafere ulaştığında İran’ın batısı kaos ve kargaşa içindeydi. Sistemin önlerinde duramayacağını düşünen Komala ve Demokratlar gibi devrim karşıtı gruplar boy göstermeye başladı. Ülkenin batısı kalabalıklaştı. Marksist örgütler fazlasıyla faaliyet gösteriyordu ve ordunun ve Devrim Muhafızlarının Kürdistan'a girmesine bile izin vermiyorlardı.
Kürdistan'daki devrimci aktivistlerden biri olan Nahide Fatihi Karcu, Senendec’deki Devrim Muhafızlarıyla işbirliği yaptı ve Komala'nın birkaç üyesi üzerinde önemli rol oynadı. Bu tespitlerden sonra münafıkların ilk hedefi Nahide oldu ve ondan intikam almak için fırsat kolluyorlardı.
Kürdistanlı Sümeyye (Nahide) münafıklar tarafından nasıl şehit edildi?
Nahide Fatihi Karco (Kürdistanlı Sümeyye) 1965 yılı Temmuz ayında Senendec’de dindar bir ailede dünyaya geldi. Babası jandarmada çalışıyordu ve Sünni idi. Annesinin ismi de Seyyide Zeynep’ti ve Şii bir bayandı. Çok çalışkan biriydi ve ev hanımıydı. Çocuklarını Ehlibeyt (a.s) aşkıyla yetiştirmişti.
Nahide daha 15 yaşındayken ona görücü geldi. Nahide’nin kız kardeşi bu görücü olayı ile ilgili olarak şöyle anlatıyor: ‘Nahide ile görücü gelen kişi arasındaki yaş farkının fazla olmasından ziyade, bu kişi ahlaki açıdan iyi birine benzemiyordu. Davranışı şüpheliydi ve Devrim Muhafızları'nın, Besic’in ve İslam İnkılabının destekçisi olan Nahide'nin aksine, bu kişi Komala’nın destekçilerindendi. Bir süre sonra, Nahide'nin görücüsü devrim güçleri tarafından tutuklandı ve bir katil olarak idam edildi.
1981 yılının kış aylarının başlangıcıydı ve Nahide çok hastalandı ve tedavi için Senendec’in merkezindeki bir kliniğe gitti. Nahide kliniğe gideli birkaç saat olmuştu ama tekrar eve dönmedi. O günlerde Senendec’de güvenlik yoktu. Nahide eve gelmeyince ailenin en büyük kızı Nahide’yi bulmak için kliniğe doğru gitti ama saatlerce süren aramanın ardından kardeşini bulamadı. Sanki kardeşi kliniğe hiç uğramamıştı. O günlerde Nahide’nin babası Hürremşehr’de Baasçılarla savaşıyordu ve Nahide’nin annesi güçlü bir kadındı ve ailenin sorumluluğunu ve duygusal olarak yönetimini o idare ediyordu ve tek başına her yerde kızını aradı ve tüm bu aramaların sonucunda Nahide’yi tanıyan ve gören birkaç kişiden Nahide’nin etrafının sarıldığını ve zorla bir minibüse bindirilip götürüldüğünü duydu.
Nahide tutuklandıktan ve esir alındıktan sonra onu “Helvan” köyünde Komala’nın hapishanesine çevrilen bir okula hapsettiler ve işkence yaptılar ve daha sonra “Hemşir” köyüne götürdüler ve onu köy kooperatifinde hapsettiler.
Komala, 16 yaşındaki Nahide’ye ciddi şekilde işkence uyguladı. Onun tüm saçlarını kazıdı. El ve ayak tırnaklarını çekti. Nahide’nin tüm başı ve bedeni gördüğü işkencelerden dolayı morluk içindeydi. Komala Nahide’ye “Eğer İmam Humeyni’ye (r.a) hakaret edersen seni serbest bırakırız” dedi. Sonunda Kürdistanlı Sümeyye’yi (Nahide) gece vakti köyün etrafındaki bir araziye götürdüler ve kendi gözleri önünde onun için mezar kazıdılar ve Nahide’yi diri diri gömdüler. 16 yaşındaki Nahide diri diri gömüldü.
Nahide’nin şehadetinden bir gün sonra köy halkı arasında 16 yaşında genç bir kızın diri diri gömüldüğü haberleri dolaştı. Komala Örgütü işledikleri cinayeti örtbas etmek için başta Nahide’yi serbest bıraktıklarını açıkladılar ama halkın bakısı ve “Kürdistanlı Sümeyye” olarak tanınan “Nahide Fatihi Kurci’nin” kabrinin bulunmasıyla, “O casus olduğu için onu idam ettik” dediler.
Her yerde kızını arayan Nahide’nin annesi sonunda kızını “Hemşir” köyünde buldu. Köy halkı Nahide’nin annesine şehit edilen Nahide’nin diri diri gömüldüğü yeri gösterdi. Nahide'in annesi, Devrim Muhafızları kuvvetlerinden kızının kimliğinin belirlenmesi için kabrinin açılmasını istedi ve Nahide’nin kimliği belirlendikten sonra onun bedeni Tahran’daki Beheşt-i Zehra kabristanına defnedildi.
Nahide’nin kız kardeşi Şehla Fatihi şöyle anlatıyor: “Bize şöyle söylendi: Komala, Nahide'nin saçını kazıyıp gezdirmiş ve ona “İmam Humeyni'ye (r.a) hakaret edersen seni serbest bırakırız” demişler ama Nahide direnmiş ve onların bu isteğine karşı şehadeti hayatta kalmaya tercih etmiş.”
Evet, bir başka İranlı savaşçı daha düşmanların önünde durmuş ve aşağılanmayı reddetmiştir. İran İslam Cumhuriyeti'nin kutsal müdafaasında, İran tarihinde meydana gelen diğer savaşlardan farklı olarak, mertçe durmuş ve İran topraklarının bir karışını bile yabancılara vermemişlerdir. Bu konu kutsal savunmayı bu ülkenin tarihinde bir dönüm noktası yapmıştır.
Münafıkların işlediği vahşi cinayet: "Sümeyye Kürdistan’ın" saçını kazıdılar, tüm tırnaklarını çektiler ve sonra da diri diri gömdüler.
“Bize Komala’nın Nahide'in saçını kazıyıp gezdirdikleri ve ona serbest kalmak için İmam Humeyni'ye (r.a) hakaret etme şartı sunulduğu söylendi.”
Kutsal savunma (Difa-i Mukaddes) erkeklerin ve kadınların, yaşlıların ve gençlerin bulunduğu ve parıldadığı arenalardan biridir. Devrimin fidelerinin büyümesini durdurmak için İran’a dayatılan savaş, bu fidelerin büyümesini durduramadığı gibi, bu fidelerin gelişmesine neden olmuş ve bugün bu fideler büyüklüğünün ve uzunluğunun zirvesine ulaşmıştır.
İran’a dayatılan savaşın asil şehitlerinden biri de Komala münafıklarının elinde ve işkenceleri altında şehit olan Şehide Nahide Fatihi’dir (Kürdistanlı Sümeyye). Nahide'nin Kürdistanlı Sümeyye lakabını almasına neden olan onun gördüğü işkencelerdir. Çünkü o da tıpkı Hz. Sümeyye gibi işkence altında şehit olmuştur. Kürdistanlı Sümeyye’nin şehadet tarihi 22 Kasım 1982 olarak geçmektedir.
İran İslam İnkılabı zafere ulaştığında İran’ın batısı kaos ve kargaşa içindeydi. Sistemin önlerinde duramayacağını düşünen Komala ve Demokratlar gibi devrim karşıtı gruplar boy göstermeye başladı. Ülkenin batısı kalabalıklaştı. Marksist örgütler fazlasıyla faaliyet gösteriyordu ve ordunun ve Devrim Muhafızlarının Kürdistan'a girmesine bile izin vermiyorlardı.
Kürdistan'daki devrimci aktivistlerden biri olan Nahide Fatihi Karcu, Senendec’deki Devrim Muhafızlarıyla işbirliği yaptı ve Komala'nın birkaç üyesi üzerinde önemli rol oynadı. Bu tespitlerden sonra münafıkların ilk hedefi Nahide oldu ve ondan intikam almak için fırsat kolluyorlardı.
Kürdistanlı Sümeyye (Nahide) münafıklar tarafından nasıl şehit edildi?
Nahide Fatihi Karco (Kürdistanlı Sümeyye) 1965 yılı Temmuz ayında Senendec’de dindar bir ailede dünyaya geldi. Babası jandarmada çalışıyordu ve Sünni idi. Annesinin ismi de Seyyide Zeynep’ti ve Şii bir bayandı. Çok çalışkan biriydi ve ev hanımıydı. Çocuklarını Ehlibeyt (a.s) aşkıyla yetiştirmişti.
Nahide daha 15 yaşındayken ona görücü geldi. Nahide’nin kız kardeşi bu görücü olayı ile ilgili olarak şöyle anlatıyor: ‘Nahide ile görücü gelen kişi arasındaki yaş farkının fazla olmasından ziyade, bu kişi ahlaki açıdan iyi birine benzemiyordu. Davranışı şüpheliydi ve Devrim Muhafızları'nın, Besic’in ve İslam İnkılabının destekçisi olan Nahide'nin aksine, bu kişi Komala’nın destekçilerindendi. Bir süre sonra, Nahide'nin görücüsü devrim güçleri tarafından tutuklandı ve bir katil olarak idam edildi.
1981 yılının kış aylarının başlangıcıydı ve Nahide çok hastalandı ve tedavi için Senendec’in merkezindeki bir kliniğe gitti. Nahide kliniğe gideli birkaç saat olmuştu ama tekrar eve dönmedi. O günlerde Senendec’de güvenlik yoktu. Nahide eve gelmeyince ailenin en büyük kızı Nahide’yi bulmak için kliniğe doğru gitti ama saatlerce süren aramanın ardından kardeşini bulamadı. Sanki kardeşi kliniğe hiç uğramamıştı. O günlerde Nahide’nin babası Hürremşehr’de Baasçılarla savaşıyordu ve Nahide’nin annesi güçlü bir kadındı ve ailenin sorumluluğunu ve duygusal olarak yönetimini o idare ediyordu ve tek başına her yerde kızını aradı ve tüm bu aramaların sonucunda Nahide’yi tanıyan ve gören birkaç kişiden Nahide’nin etrafının sarıldığını ve zorla bir minibüse bindirilip götürüldüğünü duydu.
Nahide tutuklandıktan ve esir alındıktan sonra onu “Helvan” köyünde Komala’nın hapishanesine çevrilen bir okula hapsettiler ve işkence yaptılar ve daha sonra “Hemşir” köyüne götürdüler ve onu köy kooperatifinde hapsettiler.
Komala, 16 yaşındaki Nahide’ye ciddi şekilde işkence uyguladı. Onun tüm saçlarını kazıdı. El ve ayak tırnaklarını çekti. Nahide’nin tüm başı ve bedeni gördüğü işkencelerden dolayı morluk içindeydi. Komala Nahide’ye “Eğer İmam Humeyni’ye (r.a) hakaret edersen seni serbest bırakırız” dedi. Sonunda Kürdistanlı Sümeyye’yi (Nahide) gece vakti köyün etrafındaki bir araziye götürdüler ve kendi gözleri önünde onun için mezar kazıdılar ve Nahide’yi diri diri gömdüler. 16 yaşındaki Nahide diri diri gömüldü.
Nahide’nin şehadetinden bir gün sonra köy halkı arasında 16 yaşında genç bir kızın diri diri gömüldüğü haberleri dolaştı. Komala Örgütü işledikleri cinayeti örtbas etmek için başta Nahide’yi serbest bıraktıklarını açıkladılar ama halkın bakısı ve “Kürdistanlı Sümeyye” olarak tanınan “Nahide Fatihi Kurci’nin” kabrinin bulunmasıyla, “O casus olduğu için onu idam ettik” dediler.
Her yerde kızını arayan Nahide’nin annesi sonunda kızını “Hemşir” köyünde buldu. Köy halkı Nahide’nin annesine şehit edilen Nahide’nin diri diri gömüldüğü yeri gösterdi. Nahide'in annesi, Devrim Muhafızları kuvvetlerinden kızının kimliğinin belirlenmesi için kabrinin açılmasını istedi ve Nahide’nin kimliği belirlendikten sonra onun bedeni Tahran’daki Beheşt-i Zehra kabristanına defnedildi.
Nahide’nin kız kardeşi Şehla Fatihi şöyle anlatıyor: “Bize şöyle söylendi: Komala, Nahide'nin saçını kazıyıp gezdirmiş ve ona “İmam Humeyni'ye (r.a) hakaret edersen seni serbest bırakırız” demişler ama Nahide direnmiş ve onların bu isteğine karşı şehadeti hayatta kalmaya tercih etmiş.”
Evet, bir başka İranlı savaşçı daha düşmanların önünde durmuş ve aşağılanmayı reddetmiştir. İran İslam Cumhuriyeti'nin kutsal müdafaasında, İran tarihinde meydana gelen diğer savaşlardan farklı olarak, mertçe durmuş ve İran topraklarının bir karışını bile yabancılara vermemişlerdir. Bu konu kutsal savunmayı bu ülkenin tarihinde bir dönüm noktası yapmıştır.
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.