Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedefleri Hamburg'da yatırımcılara anlatıldı
Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedefleri Hamburg'da yatırımcılara anlatıldı
Türkiye'nin 2040 perspektifli yeni enerji mimarisi kapsamında yenilenebilir kapasitenin artırılması, şebeke altyapısının güçlendirilmesi ve deniz üstü rüzgar yatırımlarının hızlandırılması hedefleniyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan, Türkiye'de 120 gigavatlık yenilenebilir enerji kapasitenin sisteme alınabilmesi için iletim sistemi operatörünün en az 20 milyar dolarlık yatırıma ihtiyacı bulunduğunu bildirdi.
Demircan, WindEnergy Hamburg kapsamında düzenlenen Türkiye Wind Energy Investment-Roadshow (Türkiye Rüzgar Enerjisi Yatırımı) tanıtım toplantısındaki "2040 Yeni Enerji Mimarisi" başlıklı oturumda yaptığı konuşmada, söz konusu altyapı yatırımlarının trafo ve hat kapasitesinin artırılmasının yanı sıra şebeke esnekliğine yönelik teknolojileri de kapsayacağını söyledi.
Deniz üstü rüzgar enerjisine ilişkin çalışmaların da hızlandırıldığını aktaran Demircan, sektör temsilcileriyle yürütülen çalışmanın tamamlanma aşamasına geldiğini belirterek, "Eylem duyurusu hazırlanacak. İnşallah 2027'nin ilk çeyreğinde ilk deniz üstü rüzgar ihalesini gerçekleştireceğiz. Bunun yanında altyapı çalışmaları devam ediyor. Türkiye'de 120 gigavatlık yenilenebilir enerji kapasitenin sisteme alınabilmesi için iletim sistemi operatörünün en az 20 milyar dolarlık yatırıma ihtiyacı var." ifadelerini kullandı.
Deniz üstü rüzgarda ilk ihalenin ardından uygun sahalarda her yıl 1 gigavatlık kapasitenin ihaleye çıkarılmasının planlandığını kaydeden Demircan, ihale mekanizmasında yatırımcı risklerinin azaltılması ve sektör için yeni fiyatlama modellerinin oluşturulması üzerinde çalışıldığını bildirdi.
Rüzgar enerjisinde ihracat kapasitesi güçleniyor
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Kamu-Özel İş Birliği Dairesi Başkanı Ali Kamil Özmen de Türkiye'nin yenilenebilir enerji dönüşümüne yönelik yatırımlarını artırırken rüzgar enerjisinde üretim kapasitesini ve ihracat kabiliyetini de güçlendirdiğini belirtti.
Özmen, Türkiye'nin enerji kurulu gücünün 2026'nın ilk yarısı itibarıyla 126 gigavata ulaştığını, yenilenebilir enerji kapasitesinin ise yaklaşık 79 gigavat seviyesine yükseldiğini söyledi.
Türkiye'nin aynı zamanda temiz enerji teknolojilerinde bir üretim merkezi haline geldiğini anlatan Özmen, "Rüzgar enerjisinde Türkiye kule, kanat ve jeneratör üretiyor ve bunları 50'den fazla ülkeye ihraç ediyor. Türkiye, stratejik konumu ve nitelikli iş gücüyle ülkeyi uluslararası yatırımcılar açısından önemli bir üretim ve tedarik merkezi haline getirdi." ifadelerini kullandı.
Enerji sistemi 2040 perspektifiyle yeniden şekilleniyor
Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden de Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedeflerini büyütürken elektrik üretiminden şebeke altyapısına ve yeni tüketim alanlarına kadar enerji sisteminin tamamını 2040 perspektifiyle yeniden tasarladığını belirtti.
Erden, Türkiye'nin enerji dönüşümünün yalnızca yeni kapasite eklenmesiyle sınırlı olmadığını söyledi.
Türkiye'nin enerji sistemini yeniden tasarladığını dile getiren Erden, "Elektriğin konvansiyonel kaynaklardan yenilenebilir kaynaklara nasıl üretildiği, daha büyük bir şebeke altyapısıyla nasıl iletildiği ve veri merkezleri, deniz suyu arıtma tesisleri ile daha fazla sanayi ve ticari kullanım alanında nasıl tüketildiği yeniden şekilleniyor." diye konuştu.
Erden, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 2020'de yayımladığı Ulusal Enerji Planı'ndaki 2035 hedeflerinin 2024'te daha iddialı şekilde revize edildiğini ve bu hedeflerin 2035'te 120 gigavat güneş ve rüzgar kapasitesine ulaşmayı öngördüğünü anımsattı.
Bakanlığın son aylarda 2035 hedeflerini 2040 perspektifiyle yeniden tanımlamak üzere çalıştığını aktaran Erden, "Rüzgar ve güneş enerjisindeki hedefimiz önümüzdeki yıllarda 120 gigavatın da üzerine çıkacak. Enerjide daha büyük hedefler, yatırımcılar ve finansörler başta olmak üzere sektörün tüm paydaşları için ölçekli fırsatlar yaratacak." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye rüzgarda güçlü tedarik zinciri oluşturdu
Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) Üst Yöneticisi (CEO) Ben Backwell de Türkiye'nin Avrupa'da rüzgar enerjisinde önemli bir bölgesel aktör haline geldiğini ve güçlü bir yerli tedarik zinciri oluşturduğunu belirterek, "Türkiye artık güçlü ve gelişmiş bir ekipman tedarik zincirine sahip. Bence bu çok önemli bir başarı." dedi.
Türkiye'de yıllık en az 2 gigavatlık yeni rüzgar kapasitesi kurulumunun sektörü canlı tutacak yeterli bir pazar sunduğunu ifade eden Backwell, bu seviyenin yatırımcılar ve tedarik zinciri açısından da cazip olduğunu söyledi.
Denizüstü rüzgarın yeni fırsatlar yaratacağını belirten Backwell, "Hükümetin ve TÜREB'in hedefinin bunun çok daha üzerine çıkmak olduğunu biliyorum ancak mevcut seviye bile yatırım ve tedarik zinciri için önemli ölçüde cazip." diye konuştu.
Backwell, "Türkiye hem coğrafi hem de enerji açısından kendisini stratejik bir konuma yerleştirdi." değerlendirmesinde bulundu.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.