Aslıhan Toksoy
Köşe Yazarı
Aslıhan Toksoy
 

Evde Sürekli Açık Kalan Yayınlar, Kadın İzleyici, Mahremiyet Erozyonu ve “İbret mi, Örnek mi?” Sorusu

Gündüz kuşağı programları, Türkiye’de ev içi hayatın “arka plan sesi” olmaktan çıktı; geniş kitlelere aynı anda aynı suç tiplerini, aynı ilişki kırılmalarını ve aynı mahremiyet ihlallerini tekrar tekrar izleten bir düzene dönüştü. Uzmanlar ve sivil toplum temsilcileri, bu içeriklerin “ibretlik” olması gerekirken örnek alınabilir bir davranış kalıbına dönüşme riski taşıdığına dikkat çekiyor.     Bu İçerikler Neden Bu Kadar Etkili? Çünkü İzlenmiyor, Maruz Kalınıyor Gündüz kuşağını diğer televizyon yayınlarından ayıran temel fark, izlenme biçimidir. Bu yayınlar çoğu evde belirli bir saat açılıp kapanan programlar değildir. Günün akışına karışır; ev işi yapılırken, yemek hazırlanırken, çocuk oyalanırken, misafir gelirken arka planda açık kalır. Bu durum izleyiciyi aktif bir “izleme” sürecinden çok, uzun süreli bir maruziyet hâline sokar. Tekil olaylar değil, tekrar eden anlatılar zihne yerleşir. Bir defalık sarsıntılar değil, alışkanlık hâline gelen sahneler oluşur. Gündüz kuşağı içeriklerinin etkisi tam da bu süreklilikten beslenir. Kadın İzleyici Gerçeği: Merak Değil, Hayatta Kalma Refleksi Gündüz kuşağı programlarının ana izleyicisi çoğunlukla kadınlardır. Bu durum yalnızca evde geçirilen zamanla açıklanamaz. Kadın izleyiciler bu yayınları çoğu zaman meraktan değil, kendini koruma refleksiyle takip eder. Ekrana taşınan vakalar tanıdıktır: Aile içi şiddet, güven ihlali, ihmal, istismar, korunamayan çocuklar… Bu anlatılar, “başkasının hikâyesi” olmaktan çok, “benim de başıma gelebilir” duygusunu besler. Ancak aynı içeriklere sürekli maruz kalmak, özellikle ev içi yükün ortasında izleyen kadınlarda kaygı düzeyini artırabilir. Dünya daha tehlikeli, ilişkiler daha güvensiz, bağlar daha kırılgan algılanmaya başlar. Psikolojik Etkiler: Duyarsızlaşma, Tehdit Algısı ve Zihinsel Yorgunluk Psikoloji ve iletişim alanındaki çalışmalar, bireyin uzun süre belirli içeriklere maruz kalmasının algı ve tutumları değiştirdiğini ortaya koyar. Gündüz kuşağı programlarında sıkça yer alan şiddet, suç ve mahremiyet ihlali temaları da benzer bir etki üretir. İlk karşılaşıldığında sarsıcı olan olaylar, tekrar yoluyla sıradanlaşır. Bu durum empatiyi zayıflatır, duyarsızlaşmaya yol açar. Aynı zamanda izleyicide sürekli bir tehdit algısı oluşur; ev içi güven duygusu zedelenir. Özellikle yalnız izlenen yayınlar, kaygı ve huzursuzluk hissini derinleştirebilir. Uzun vadede bu süreç, bireysel olmaktan çıkarak toplumsal algıyı şekillendirir. Toplumsal Ahlak Erozyonu: Mahremiyetin Görünürlükle Aşınması Gündüz kuşağı yayınlarına yönelik eleştirilerin en yoğunlaştığı alan mahremiyet meselesidir. Mahremiyet yalnızca bireysel bir tercih değil; toplumun psikolojik ve ahlaki sigortasıdır. Özel alanın korunması, insanın kendini güvende hissetmesinin temel koşuludur. Ancak bu yayınlarda özel hayat çoğu zaman “hikâye” adına kamusallaştırılır. Aile içi ilişkiler, iddialar, çatışmalar ve kırılmalar detaylı biçimde sergilenir. Sürekli görünür hâle gelen bu anlatılar, zamanla utanç ve sınır duygusunu aşındırır. Mahremiyet ihlali bir istisna olmaktan çıkar, yayın dili hâline gelir. İbretlik Olması Gerekirken, Örnek Alınabilir mi? Gündüz kuşağı programlarında dikkat çeken bir başka nokta, ilişki biçimlerinin sunuluş şeklidir. Bir bakıyorsunuz aynı hikâyede birden fazla ilişki olağan bir detay gibi aktarılıyor. Bir bakıyorsunuz “senden asla boşanamayacağım” gibi ifadeler, sağlıksız bağlanmanın sloganına dönüşüyor. Bu anlatılar çoğu zaman “ibretlik” olarak sunulsa da, tekrar ve gündelikleşme etkisiyle izleyicide farklı bir algı oluşabiliyor: “Demek ki bu da mümkün.” “Demek ki bu da yaşanıyor.” “Demek ki bu da normal.” İbret ile örnek arasındaki sınır tam da burada silikleşiyor. Bir içerik, niyeti ne olursa olsun; yeterince tekrarlandığında norm üretmeye başlar. Bilgi-Eğlence Tuzağı: İnfotainment Mantığı Bu programlar kendilerini çoğu zaman “bilgilendirici” olarak konumlandırır. Ancak eleştirilerin odağında, bilgilendirme iddiasının sık sık gerilim ve duygu sömürüsüyle yer değiştirmesi yer alır. Suç, travma ve mahremiyet; reyting mantığı içinde bir akış unsuru hâline gelir. İnsan hikâyeleri, bölüm temposuna ve dramatik yapıya hizmet eden birer malzemeye dönüşür. Bu durum, medyanın bilgilendirme sorumluluğu ile eğlence arasındaki dengeyi tartışmalı hâle getirir. Denetim ve Toplumsal Tepki Son dönemde sivil toplum kuruluşları ve aile platformları, gündüz kuşağı yayınlarının toplumsal etkilerine dikkat çekerek çeşitli girişimlerde bulunuyor. Bu tepkiler, yayınların tamamen kaldırılmasından ziyade; içerik denetiminin artırılması, etik sınırların netleştirilmesi ve çocukları koruyacak düzenlemelerin güçlendirilmesi yönünde yoğunlaşıyor. Bu durum, meselenin bireysel beğeni değil; toplum sağlığı meselesi olarak ele alındığını gösteriyor. Gündüz kuşağı programları bugün yalnızca bir televizyon içeriği değil; ev içi hayatın sürekli akan bir parçası. Süreklilik arttıkça, etki de artıyor. Ve tekrar, ibreti bile örneğe dönüştürebiliyor. Toplumun ihtiyacı; suçun, şiddetin ve mahremiyetin reyting unsuru hâline geldiği bir yayın düzeni değil. İnsanı koruyan, aileyi güçlendiren, çocukları görünmez kılan bir yayın ahlakı. Çünkü toplum sağlığı ve aile mahremiyeti, televizyon reytinglerinden daha değerlidir.   Kaynakça • Anadolu Ajansı – Büyük Aile Platformu, gündüz kuşağı programlarının olumsuz yayınlarına karşı harekete geçti https://www.aa.com.tr/tr/gundem/buyuk-aile-platformu-gunduz-kusagi-programlarinin-olumsuz-yayinlarina-karsi-harekete-gecti/3510923 • Yeni Şafak – Gündüz kuşağıyla mücadele başlatıldı https://www.yenisafak.com/hayat/gunduz-kusagiyla-mucadele-baslatildi-4685067 • Yeni Türkiye’m Gazetesi – Gündüz kuşağı programları Türk örf ve adetlerine aykırı, aile yapısına zarar veriyor https://mobil.yeniturkiyemgazetesi.com/haber/gunduz-kusagi-programlari-turk-orf-ve-adetlerine-aykiri-aile-yapisina-zarar-veriyor/2447/ • Academia.edu – Aşırı Duygu ve Şiddet Teşhirinin Zihinsel Etkileri: Türkiye Gündüz Kuşağı TV Programlarına Çok Disiplinli Bir Bakış https://www.academia.edu/144898854/A%C5%9F%C4%B1r%C4%B1_Duygu_ve_%C5%9Eiddet_Te%C5%9Fhirinin_Zihinsel_Etkileri_T%C3%BCrkiye_G%C3%BCnd%C3%BCz_Ku%C5%9Fa%C4%B1_TV_Programlar%C4%B1na_%C3%87ok_Disiplinli_Bir_Bak%C4%B1%C5%9F • Kapaklı Gazetesi – Gündüz kuşağı benzeri programlar mahremiyet algısını yok sayıyor https://www.kapakligazetesi.com.tr/esra-erolda-benzeri-programlar-mahremiyet-algisini-yok-sayiyor • RTÜK – Gündüz kuşağı programlarına ilişkin ilke ve kararlar https://www.rtuk.gov.tr                
Ekleme Tarihi: 12 Ocak 2026 -Pazartesi
Aslıhan Toksoy

Evde Sürekli Açık Kalan Yayınlar, Kadın İzleyici, Mahremiyet Erozyonu ve “İbret mi, Örnek mi?” Sorusu

Gündüz kuşağı programları, Türkiye’de ev içi hayatın “arka plan sesi” olmaktan çıktı; geniş kitlelere aynı anda aynı suç tiplerini, aynı ilişki kırılmalarını ve aynı mahremiyet ihlallerini tekrar tekrar izleten bir düzene dönüştü. Uzmanlar ve sivil toplum temsilcileri, bu içeriklerin “ibretlik” olması gerekirken örnek alınabilir bir davranış kalıbına dönüşme riski taşıdığına dikkat çekiyor.

 

 

Bu İçerikler Neden Bu Kadar Etkili? Çünkü İzlenmiyor, Maruz Kalınıyor

Gündüz kuşağını diğer televizyon yayınlarından ayıran temel fark, izlenme biçimidir. Bu yayınlar çoğu evde belirli bir saat açılıp kapanan programlar değildir. Günün akışına karışır; ev işi yapılırken, yemek hazırlanırken, çocuk oyalanırken, misafir gelirken arka planda açık kalır.

Bu durum izleyiciyi aktif bir “izleme” sürecinden çok, uzun süreli bir maruziyet hâline sokar. Tekil olaylar değil, tekrar eden anlatılar zihne yerleşir. Bir defalık sarsıntılar değil, alışkanlık hâline gelen sahneler oluşur. Gündüz kuşağı içeriklerinin etkisi tam da bu süreklilikten beslenir.

Kadın İzleyici Gerçeği: Merak Değil, Hayatta Kalma Refleksi

Gündüz kuşağı programlarının ana izleyicisi çoğunlukla kadınlardır. Bu durum yalnızca evde geçirilen zamanla açıklanamaz. Kadın izleyiciler bu yayınları çoğu zaman meraktan değil, kendini koruma refleksiyle takip eder.

Ekrana taşınan vakalar tanıdıktır:

Aile içi şiddet, güven ihlali, ihmal, istismar, korunamayan çocuklar…

Bu anlatılar, “başkasının hikâyesi” olmaktan çok, “benim de başıma gelebilir” duygusunu besler. Ancak aynı içeriklere sürekli maruz kalmak, özellikle ev içi yükün ortasında izleyen kadınlarda kaygı düzeyini artırabilir. Dünya daha tehlikeli, ilişkiler daha güvensiz, bağlar daha kırılgan algılanmaya başlar.

Psikolojik Etkiler: Duyarsızlaşma, Tehdit Algısı ve Zihinsel Yorgunluk

Psikoloji ve iletişim alanındaki çalışmalar, bireyin uzun süre belirli içeriklere maruz kalmasının algı ve tutumları değiştirdiğini ortaya koyar. Gündüz kuşağı programlarında sıkça yer alan şiddet, suç ve mahremiyet ihlali temaları da benzer bir etki üretir.

İlk karşılaşıldığında sarsıcı olan olaylar, tekrar yoluyla sıradanlaşır. Bu durum empatiyi zayıflatır, duyarsızlaşmaya yol açar. Aynı zamanda izleyicide sürekli bir tehdit algısı oluşur; ev içi güven duygusu zedelenir. Özellikle yalnız izlenen yayınlar, kaygı ve huzursuzluk hissini derinleştirebilir.

Uzun vadede bu süreç, bireysel olmaktan çıkarak toplumsal algıyı şekillendirir.

Toplumsal Ahlak Erozyonu: Mahremiyetin Görünürlükle Aşınması

Gündüz kuşağı yayınlarına yönelik eleştirilerin en yoğunlaştığı alan mahremiyet meselesidir. Mahremiyet yalnızca bireysel bir tercih değil; toplumun psikolojik ve ahlaki sigortasıdır. Özel alanın korunması, insanın kendini güvende hissetmesinin temel koşuludur.

Ancak bu yayınlarda özel hayat çoğu zaman “hikâye” adına kamusallaştırılır. Aile içi ilişkiler, iddialar, çatışmalar ve kırılmalar detaylı biçimde sergilenir. Sürekli görünür hâle gelen bu anlatılar, zamanla utanç ve sınır duygusunu aşındırır.

Mahremiyet ihlali bir istisna olmaktan çıkar, yayın dili hâline gelir.

İbretlik Olması Gerekirken, Örnek Alınabilir mi?

Gündüz kuşağı programlarında dikkat çeken bir başka nokta, ilişki biçimlerinin sunuluş şeklidir. Bir bakıyorsunuz aynı hikâyede birden fazla ilişki olağan bir detay gibi aktarılıyor. Bir bakıyorsunuz “senden asla boşanamayacağım” gibi ifadeler, sağlıksız bağlanmanın sloganına dönüşüyor.

Bu anlatılar çoğu zaman “ibretlik” olarak sunulsa da, tekrar ve gündelikleşme etkisiyle izleyicide farklı bir algı oluşabiliyor:

“Demek ki bu da mümkün.”

“Demek ki bu da yaşanıyor.”

“Demek ki bu da normal.”

İbret ile örnek arasındaki sınır tam da burada silikleşiyor. Bir içerik, niyeti ne olursa olsun; yeterince tekrarlandığında norm üretmeye başlar.

Bilgi-Eğlence Tuzağı: İnfotainment Mantığı

Bu programlar kendilerini çoğu zaman “bilgilendirici” olarak konumlandırır. Ancak eleştirilerin odağında, bilgilendirme iddiasının sık sık gerilim ve duygu sömürüsüyle yer değiştirmesi yer alır.

Suç, travma ve mahremiyet; reyting mantığı içinde bir akış unsuru hâline gelir. İnsan hikâyeleri, bölüm temposuna ve dramatik yapıya hizmet eden birer malzemeye dönüşür. Bu durum, medyanın bilgilendirme sorumluluğu ile eğlence arasındaki dengeyi tartışmalı hâle getirir.

Denetim ve Toplumsal Tepki

Son dönemde sivil toplum kuruluşları ve aile platformları, gündüz kuşağı yayınlarının toplumsal etkilerine dikkat çekerek çeşitli girişimlerde bulunuyor. Bu tepkiler, yayınların tamamen kaldırılmasından ziyade; içerik denetiminin artırılması, etik sınırların netleştirilmesi ve çocukları koruyacak düzenlemelerin güçlendirilmesi yönünde yoğunlaşıyor.

Bu durum, meselenin bireysel beğeni değil; toplum sağlığı meselesi olarak ele alındığını gösteriyor.

Gündüz kuşağı programları bugün yalnızca bir televizyon içeriği değil; ev içi hayatın sürekli akan bir parçası. Süreklilik arttıkça, etki de artıyor. Ve tekrar, ibreti bile örneğe dönüştürebiliyor.

Toplumun ihtiyacı; suçun, şiddetin ve mahremiyetin reyting unsuru hâline geldiği bir yayın düzeni değil.

İnsanı koruyan, aileyi güçlendiren, çocukları görünmez kılan bir yayın ahlakı.

Çünkü toplum sağlığı ve aile mahremiyeti, televizyon reytinglerinden daha değerlidir.

 

Kaynakça

• Anadolu Ajansı – Büyük Aile Platformu, gündüz kuşağı programlarının olumsuz yayınlarına karşı harekete geçti

https://www.aa.com.tr/tr/gundem/buyuk-aile-platformu-gunduz-kusagi-programlarinin-olumsuz-yayinlarina-karsi-harekete-gecti/3510923

• Yeni Şafak – Gündüz kuşağıyla mücadele başlatıldı

https://www.yenisafak.com/hayat/gunduz-kusagiyla-mucadele-baslatildi-4685067

• Yeni Türkiye’m Gazetesi – Gündüz kuşağı programları Türk örf ve adetlerine aykırı, aile yapısına zarar veriyor

https://mobil.yeniturkiyemgazetesi.com/haber/gunduz-kusagi-programlari-turk-orf-ve-adetlerine-aykiri-aile-yapisina-zarar-veriyor/2447/

• Academia.edu – Aşırı Duygu ve Şiddet Teşhirinin Zihinsel Etkileri: Türkiye Gündüz Kuşağı TV Programlarına Çok Disiplinli Bir Bakış

https://www.academia.edu/144898854/A%C5%9F%C4%B1r%C4%B1_Duygu_ve_%C5%9Eiddet_Te%C5%9Fhirinin_Zihinsel_Etkileri_T%C3%BCrkiye_G%C3%BCnd%C3%BCz_Ku%C5%9Fa%C4%B1_TV_Programlar%C4%B1na_%C3%87ok_Disiplinli_Bir_Bak%C4%B1%C5%9F

• Kapaklı Gazetesi – Gündüz kuşağı benzeri programlar mahremiyet algısını yok sayıyor

https://www.kapakligazetesi.com.tr/esra-erolda-benzeri-programlar-mahremiyet-algisini-yok-sayiyor

• RTÜK – Gündüz kuşağı programlarına ilişkin ilke ve kararlar

https://www.rtuk.gov.tr

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turkishpress.co.uk sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.