Cenin Mülteci Kampı: Yıkımın Ortasında Umut ve Direniş
Cenin Mülteci Kampı: Yıkımın Ortasında Umut ve Direniş
İsrail ordusunun Batı Şeria’daki operasyonları Cenin ve çevresindeki kamplarda büyük yıkıma yol açtı; 50 bin Filistinli yerinden edildi, yüzlerce ev yıkıldı, altyapı tahrip oldu. Aktivistler bunun kampın kimliğini silmeye yönelik olduğunu, Filistinlilerin ise geri dönüş hakkından vazgeçmeyeceğini vurguluyor.
İsrail ordusu, 21 Ocak 2025’ten bu yana Batı Şeria’nın kuzeyinde saldırılarını sürdürüyor. İsrail güçleri, Cenin Mülteci Kampı’nda başlattığı "operasyonu" daha sonra Nur Şems ve Tulkerim kamplarına da taşıdı.
Resmi verilere göre, üç kampa uygulanan kuşatma, altyapı, evler ve iş yerlerinde büyük yıkıma yol açtı; yaklaşık 50 bin Filistinli yerinden edildi.
Cenin Mülteci Kampı Hizmetler Komitesi üyesi aktivist Ebu Heyca, İsrail’in kampta 800’den fazla evi kısmen ya da tamamen yıktığını, bazı evleri ateşe verdiğini, altyapı ve kurumların tamamını tahrip ettiğini belirtti.
Yıkım ve yakma işlemlerinin günlük sürdüğünü, 17 binden fazla kişinin çok zor insani ve psikolojik koşullarda göçe zorlandığını ifade eden Ebu Heyca, İsrail ordusunun yıkılan evlerin enkazı üzerinde yeni yollar açtığını belirterek, bunun "kampın coğrafyasını tehlikeli biçimde değiştiren, yeniden şekillendirmeye ve özgün kimliğini silmeye yönelik bir adım" olduğunu vurguladı.
Zorunlu göçler ve toplumsal parçalanma
Ebu Heyca, özellikle kuzeydeki kamplarda yerlerinden edilen Filistinliler için göçün son derece ağır geçtiğini, ailelerin Cenin kenti ile çevre köy ve beldelere dağıldığını söyledi.
Yerinden edilenlerin evlerini ve işlerini kaybettiğini ifade eden Ebu Heyca, ailelerin darmadağın olduğunu, çok sayıda çocuğun düzenli eğitimden mahrum kaldığını aktardı.
Yerinden edilenler derin bir psikolojik yıkım yaşıyor
Yerinden edilenlerin derin bir travma yaşadığını belirten Ebu Heyca, "İnsanlar bugün hayalsiz, hedefsiz ve ufuksuz yaşıyor. Anılarını, tarihlerini ve kampla kurdukları bağlarını kaybettiler." dedi.
Ebu Heyca, kamp sakinlerinin yaşamlarının en küçük ayrıntılarını bile özlediğini, bu özlemin çocukların bilincinde dahi canlı olduğunu vurguladı.
Buna rağmen güçlü bir direniş ve geri dönüş inancı olduğuna dikkati çeken Ebu Heyca, Filistinlilerin Cenin Kampı’nı "1948’de işgal edilen topraklardaki şehir ve köylere dönüş yolunda geçici bir bekleme durağı" olarak gördüklerini dile getirdi.
"Tazminat ve alternatif yer gösterilmesini reddediyoruz"
Kampın coğrafyasının değiştirilmesine dair Ebu Heyca, evlerin yıkılıp geniş yollar açılmasının birçok ailenin evine geri dönmesini imkansız kılabileceği uyarısında bulundu.
Yıkılan evlere ilişkin şu ana kadar somut bir çözüm sunulmadığını belirten Ebu Heyca, şunları söyledi:
"İnsanlar ne tazminat ne de alternatif bir yer istiyor. Nihai karar, kampın herhangi bir noktasına geri dönmek. 2002’de yıkılan kamp, aylar sonra yeniden inşa edilmişti ancak İsrail bugün bunun tekrarlanmasını istemiyor."
Uluslararası baskının acilen artırılması çağrısında bulunan Ebu Heyca, geçici çözümler kapsamında dahi olsa kamp içinde çadırlar veya prefabrik konutlarla geri dönüşe izin verilmesi gerektiğini ifade etti.
Mülteciler ve UNRWA’nın hedef alınması
Ebu Heyca, yaşananların "güvenlik gerekçelerini" aşarak mülteci meselesinin özünü hedef aldığını belirtti.
Filistinli aktivist, Birleşmiş Milletler (BM), Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) hedef alınmasının, hizmetlerinin kısıtlanmasının ya da dondurulmasının, "mültecilik statüsünü ortadan kaldırma girişimi" olduğunu söyledi.
Kampların yalnızca yerleşim alanları değil siyasi ve tarihsel bir davanın simgesi olduğunu vurgulayan Ebu Heyca, UNRWA’nın rolünün silinmesini ya da yerine alternatifler getirilmesini reddettiklerini, Ajansın Filistin halkının Nekbe’sinin uluslararası tanığı olduğunu hatırlattı.
Ebu Heyca, Filistin halkının Cenin ve kuzey kamplarına dönüşten başlayarak 1948 topraklarına dönüş hakkından vazgeçmeyeceğini sözlerine ekledi.
Cenin Kampı başta olmak üzere Filistin mülteci kampları, 1948’de şehir ve köylerinden sürülen binlerce Filistinliye ev sahipliği yapmayı sürdürüyor ve Filistin toplumsal bilincinde geri dönüş hakkının temel sembollerinden biri olmayı koruyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.