Zeynep Dere -ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ UZMANI
Köşe Yazarı
Zeynep Dere -ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ UZMANI
 

EBEVEYENLERİN GÖLGESİNDE BÜYÜYEN ÖZGÜRLÜK

Zamanın içinde çok değil bir kuşak öncesine kadar bilinen ebeveynlik modeli yerini, modern toplum anlayışında demokratik görünen ebeveynliğe bıraktı. Demokratik ebeveyn olmak çok istenilen ve olması gereken bir tutum kuşkusuz. Ancak demokratik olmak ile otoritesizlik, kuralsızlık ya da başka bir deyişle sözün ve tahtın tek sahibinin çocuk olması birbirine karıştırılan önemli bir durumdur. Demokratik bir yaklaşımda çocuk fikir sahibidir ve fikirleri önemlidir; ancak her zaman karar mercii değildir. Demokratiklik ve otoritesizlik arasında çok ince ama bir o kadar da güçlü bir çizgi olduğunu unutmayalım. Kuşkusuz ebeveynlerin çocuklarının her istediğini yapması, kararı ona bırakması sonsuz bir sevgi motivasyonundan kaynaklanıyor. Ancak en büyük sevgi çocuklara her zaman "evet" demek değil, bazen güvenli bir "hayır" kelimesinin arkasında dimdik durabilmektir. Çocuklar dünyaya gözlerini açtıkları andan itibaren bakıma, öğrenmeye ve sevgiye muhtaçtır. Ebeveynlerinin verdiği kadarını alıp, veremediğini veya eksik bıraktığını da başka şekilde telafi etme eğiliminde yaşamına devam eder. Çocuğun hayat gemisinde rotasını bulması için ebeveynlerin desteğine ihtiyacı vardır. Doğru rotayı da ancak ve ancak doğru koordinatlarla ebeveynleri gösterebilir. Şöyle bir düşündüğümüzde; her anlamda anne babanın yönlendirmesine ihtiyaç duyan minicik bir bedene her konuda karar verme imkanı sunmak, ona yapılacak en büyük kötülüklerin başında gelmektedir. Çünkü çocuklar bilişsel ve ruhsal olarak buna hazır değildir. Burada önemli olan çocuklara küçük yaşlardan itibaren sınırlı seçenekler (Sarı tişörtünü mü, yoksa mavi tişörtünü mü giymek istersin? gibi) sunarak karar verme becerilerinin gelişimini desteklemektir. Çocuklar fikirlerini sunmalı, bir görüşü veya fikri olmalı; ama kararı onlara bırakılan her durum yanlış rota çizen bir sürece dönüşebilir. Modernitenin ebeveynlere dayattığı, sosyal medyanın da etkisiyle çocukların isteklerine "hayır" demenin neredeyse suç sayıldığı günümüzde, gerçekten çocuk büyütmek çok zor. Ancak ebeveynlerin merhamet ve vicdani suçluluktan sıyrılıp çocukları için otoriteyi ele almaları elzemdir. Akşam yemeğinin menüsüne, gidilecek yerlere, alınacak eşyalara ve yetişkinlere ait olan karar verilecek her konuda çocuğa danışmak ebeveyn otoritesini zayıflattığı gibi, çocuklarda da rol karmaşası yaşanmasına neden olmaktadır. Gelişim psikolojisine göre 0-3 yaş, çocukların dış dünyadaki kaosu ve döngüyü anlamlandırması adına otorite figürünün rehberliğine en çok ihtiyaç duydukları “güvenli bağlanma” dönemidir. Çalışmalar 0-3 yaş aralığında toplumsal kuralların benimsenmeye başladığını göstermektedir. Çocuklar bu kuralları ebeveynlerini veya bakıcılarını gözlemleyerek, rol model alarak öğrenir ve içselleştirir. Bu süreçte ebeveynler çocukları iki önemli olguyla hayata hazırlar: Birincisi sevgi. Sevmek, kabullenme, koruyup kollama gibi olumlu duyguları barındırır. İkincisi ise eğitimdir. Çocuğa öğretilen her şey: bilgi, beceri, yasaklar, kurallar, inançlar, değerler, görgü kuralları ve bütün toplumsal kuralları kapsar. Anne babanın çocuğa karşı tutarlı, açıklayıcı ve rehberlik eden bir dil kullanması önemlidir. Tutarlı davranışlar sergilemek, olumlu pekiştireçler (yaptığı iyi davranışın ödüllendirilmesi), çocuklara kurallar ve sınırlar koymak, bu konuda net tutum sergilemek, empati ile yaklaşıp onları anlayabilmek ve doğru bir yönlendirme yapmak çok kıymetlidir. Ebeveynlik hayat gemisinde dümeni yönetme sanatıdır. Bir gemi yolculuğunda rotaya karar veren kaptandır. Yolcuların huzur ve mutluluğu önemlidir. Olası bir fırtınada rotayı yine kaptan çizer ki, yolculara sorarak ne yapacağına karar vermeye çalışırsa kaos ortamı oluşur, herkes kaygılanır ve geminin bilinmeyen sulara sürüklenmesi kaçınılmazdır. O nedenle çocuklara doğru bir yaklaşım ve doğru otoriteyle rehberlik etmek, onların kendilerini sizin yanınızda güvenli limanda hissetmesi ve sizin kararlarınıza saygı göstermesi açısından önemlidir. Çocukların her ihtiyacının özenle ve imkanlar ölçüsünde karşılanması gerekirken, her isteğinin yapılması elzem değildir. Bu ince ayrımı yapmak, ebeveynlerin çocukları karşısında suçluluk psikolojisine girmeden sağlıklı iletişim kurmasının ince noktasıdır. Sınırlar ve kurallar ile doğru bir otorite kurulduğunda, ebeveyn-çocuk çatışması yerini sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisine bırakacaktır. Evde hiyerarşiyi ve sınırları öğrenen çocuk; dış dünyada grup çalışmalarında, arkadaşlık ilişkilerinde ve çalışma hayatında uyumlu ve başarılı bir birey olacaktır. Bırakalım çocuklar en güzel yıllarının tadını ebeveynlerin gölgesinde güvenle yaşarken, yarınlara sağlam adımlarla koşsunlar. "Hayır" demek ve kural koymak, çocukların özgürlüğüne verilebilecek en kıymetli destektir. Kaptan koltuğunda sizin oturduğunuz, arkanızda oturan geleceğin kaptanlarına hayatın rotasını bulmayı öğrettiğiniz nice güzel zamanlarınız olsun.   HAFTANIN ÖNERİSİ: Sizin evde kaptan koltuğunda kim oturuyor? Çocuklarınıza demokratik bir ortam mı sunuyorsunuz, sınırsız özgürlük mü?  
Ekleme Tarihi: 12 Mayıs 2026 -Salı
Zeynep Dere -ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ UZMANI

EBEVEYENLERİN GÖLGESİNDE BÜYÜYEN ÖZGÜRLÜK

Zamanın içinde çok değil bir kuşak öncesine kadar bilinen ebeveynlik modeli yerini, modern toplum anlayışında demokratik görünen ebeveynliğe bıraktı. Demokratik ebeveyn olmak çok istenilen ve olması gereken bir tutum kuşkusuz. Ancak demokratik olmak ile otoritesizlik, kuralsızlık ya da başka bir deyişle sözün ve tahtın tek sahibinin çocuk olması birbirine karıştırılan önemli bir durumdur. Demokratik bir yaklaşımda çocuk fikir sahibidir ve fikirleri önemlidir; ancak her zaman karar mercii değildir. Demokratiklik ve otoritesizlik arasında çok ince ama bir o kadar da güçlü bir çizgi olduğunu unutmayalım.

Kuşkusuz ebeveynlerin çocuklarının her istediğini yapması, kararı ona bırakması sonsuz bir sevgi motivasyonundan kaynaklanıyor. Ancak en büyük sevgi çocuklara her zaman "evet" demek değil, bazen güvenli bir "hayır" kelimesinin arkasında dimdik durabilmektir. Çocuklar dünyaya gözlerini açtıkları andan itibaren bakıma, öğrenmeye ve sevgiye muhtaçtır. Ebeveynlerinin verdiği kadarını alıp, veremediğini veya eksik bıraktığını da başka şekilde telafi etme eğiliminde yaşamına devam eder. Çocuğun hayat gemisinde rotasını bulması için ebeveynlerin desteğine ihtiyacı vardır. Doğru rotayı da ancak ve ancak doğru koordinatlarla ebeveynleri gösterebilir.

Şöyle bir düşündüğümüzde; her anlamda anne babanın yönlendirmesine ihtiyaç duyan minicik bir bedene her konuda karar verme imkanı sunmak, ona yapılacak en büyük kötülüklerin başında gelmektedir. Çünkü çocuklar bilişsel ve ruhsal olarak buna hazır değildir. Burada önemli olan çocuklara küçük yaşlardan itibaren sınırlı seçenekler (Sarı tişörtünü mü, yoksa mavi tişörtünü mü giymek istersin? gibi) sunarak karar verme becerilerinin gelişimini desteklemektir. Çocuklar fikirlerini sunmalı, bir görüşü veya fikri olmalı; ama kararı onlara bırakılan her durum yanlış rota çizen bir sürece dönüşebilir.

Modernitenin ebeveynlere dayattığı, sosyal medyanın da etkisiyle çocukların isteklerine "hayır" demenin neredeyse suç sayıldığı günümüzde, gerçekten çocuk büyütmek çok zor. Ancak ebeveynlerin merhamet ve vicdani suçluluktan sıyrılıp çocukları için otoriteyi ele almaları elzemdir. Akşam yemeğinin menüsüne, gidilecek yerlere, alınacak eşyalara ve yetişkinlere ait olan karar verilecek her konuda çocuğa danışmak ebeveyn otoritesini zayıflattığı gibi, çocuklarda da rol karmaşası yaşanmasına neden olmaktadır.

Gelişim psikolojisine göre 0-3 yaş, çocukların dış dünyadaki kaosu ve döngüyü anlamlandırması adına otorite figürünün rehberliğine en çok ihtiyaç duydukları “güvenli bağlanma” dönemidir.

Çalışmalar 0-3 yaş aralığında toplumsal kuralların benimsenmeye başladığını göstermektedir. Çocuklar bu kuralları ebeveynlerini veya bakıcılarını gözlemleyerek, rol model alarak öğrenir ve içselleştirir. Bu süreçte ebeveynler çocukları iki önemli olguyla hayata hazırlar: Birincisi sevgi. Sevmek, kabullenme, koruyup kollama gibi olumlu duyguları barındırır. İkincisi ise eğitimdir. Çocuğa öğretilen her şey: bilgi, beceri, yasaklar, kurallar, inançlar, değerler, görgü kuralları ve bütün toplumsal kuralları kapsar. Anne babanın çocuğa karşı tutarlı, açıklayıcı ve rehberlik eden bir dil kullanması önemlidir. Tutarlı davranışlar sergilemek, olumlu pekiştireçler (yaptığı iyi davranışın ödüllendirilmesi), çocuklara kurallar ve sınırlar koymak, bu konuda net tutum sergilemek, empati ile yaklaşıp onları anlayabilmek ve doğru bir yönlendirme yapmak çok kıymetlidir.

Ebeveynlik hayat gemisinde dümeni yönetme sanatıdır. Bir gemi yolculuğunda rotaya karar veren kaptandır. Yolcuların huzur ve mutluluğu önemlidir. Olası bir fırtınada rotayı yine kaptan çizer ki, yolculara sorarak ne yapacağına karar vermeye çalışırsa kaos ortamı oluşur, herkes kaygılanır ve geminin bilinmeyen sulara sürüklenmesi kaçınılmazdır. O nedenle çocuklara doğru bir yaklaşım ve doğru otoriteyle rehberlik etmek, onların kendilerini sizin yanınızda güvenli limanda hissetmesi ve sizin kararlarınıza saygı göstermesi açısından önemlidir. Çocukların her ihtiyacının özenle ve imkanlar ölçüsünde karşılanması gerekirken, her isteğinin yapılması elzem değildir. Bu ince ayrımı yapmak, ebeveynlerin çocukları karşısında suçluluk psikolojisine girmeden sağlıklı iletişim kurmasının ince noktasıdır.

Sınırlar ve kurallar ile doğru bir otorite kurulduğunda, ebeveyn-çocuk çatışması yerini sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkisine bırakacaktır. Evde hiyerarşiyi ve sınırları öğrenen çocuk; dış dünyada grup çalışmalarında, arkadaşlık ilişkilerinde ve çalışma hayatında uyumlu ve başarılı bir birey olacaktır. Bırakalım çocuklar en güzel yıllarının tadını ebeveynlerin gölgesinde güvenle yaşarken, yarınlara sağlam adımlarla koşsunlar. "Hayır" demek ve kural koymak, çocukların özgürlüğüne verilebilecek en kıymetli destektir.

Kaptan koltuğunda sizin oturduğunuz, arkanızda oturan geleceğin kaptanlarına hayatın rotasını bulmayı öğrettiğiniz nice güzel zamanlarınız olsun.

 

HAFTANIN ÖNERİSİ: Sizin evde kaptan koltuğunda kim oturuyor? Çocuklarınıza demokratik bir ortam mı sunuyorsunuz, sınırsız özgürlük mü?

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turkishpress.co.uk sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Raci Hoca
(12.05.2026 18:10 - #292)
Krallarını doğuran ebeveynler, ömür boyu köle kalacaklardır. Kaleminize, yüreğinize sağlık Zeynep Hocam.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turkishpress.co.uk sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.