Zeynep Dere -ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ UZMANI
Köşe Yazarı
Zeynep Dere -ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ UZMANI
 

KUSURSUZ OLMAK MI, İYİ OLMAK MI? EBEVEYNLİĞİN EN YAMAN ÇELİŞKİSİ

En iyi ebeveynlik kusursuz olmak değildir. Son zamanlarda toplumda hızla yayılan ve çokça tartışılması gereken bir kavram ortaya çıktı. Özellikle de sosyal medyanın etkisiyle görünür olan bu kavram: “Kusursuz Ebeveynlik” denilen ebeveynlerin sürekli tutarlı, hatasız, duygusal durumları stabil, mutlu ebeveyn- mutlu çocuk beklentilerinin olduğu bir davranış örüntüsü. Sosyal medya aracılığıyla karşımıza çıkan ve ebeveynliği bir performansa dönüştüren aktiviteler, içerikler, oyunlar, duyguları düzenleme teknikleri, sabırlı olmak için öneriler… Her şeyin ölçütü, planı, programı var ve her şey gözler önünde yaşanıyor veya paylaşılıyor. Bilgiler derya deniz ama bu kadar bilgiye ve uyarana maruz kalmak ne kadar sağlıklı bakmak lazım. Ya da şunu sormak lazım: Çocukların ihtiyacı gerçekten bunlar mı? Çocuk yetiştirmek strateji veya teknik işimi? İyi ebeveyn olmak tüm bunları bilmek hiç hata yapmamak mı? Kusursuz ebeveyn olma arzusu genellikle geleceği kontrol edebilme düşüncesinden beslenen bir tutumdur. Bu tutum çocuklar için daha iyisi olsun, onlara güzel bir gelecek hazırlayalım, derken sahip olabilecekleri çoğu becerilerini avuçlarının arasından boşluğa bırakmak gibi bir durum. Casale ve ark.(2023)1 tarafından yapılan çalışmalar göstermiştir ki, çocukları tüm olumsuzluklardan korumak onların özerklik kapasitelerine negatif etki oluşturmaktadır. Yani çocuklara her şeyi hazır sunarak, duygularını önceden tahmin ederek onların yerine düşünerek, onlara dikensiz hayat yolları hazırlayarak yarınlarını garanti altına almak yerine onların kendi ayakları üzerinde durma potansiyelleri, dayanıklılıkları ve problem çözme becerileri baltalanmış oluyor. Çocuk büyütmek artık anne babaların nesilden nesile aktarılan ve rol model alınarak öğrenilen sezgisel bir davranış olmanın çok ötesinde. Ebeveynlik kavramı günümüzde dijital dünyadan nasibini alarak boyut değiştirmiş durumda. Her davranışın bir yöntemi, her yöntemin bir uzmanı, her uzmanın da sosyal medyada farklı bir anlatımı ve yaklaşımı var. En doğru yaklaşım… En güvenli bağlanma biçimi… En etkili iletişim yöntemi… Her köşe başında bir uzman, her davranışa bir teknik, her duyguya bir neden, her duruma bir çözüm üreten idealleştirilmiş eğitim modelleri ile beyinler kamaşıyor, bilgiler havada uçuşuyor. Ebeveynlerin işini kolaylaştırmak yerine daha kafa karıştıran bir hale dönüşüyor. Tüm bunlar ebeveynlerin omuzlarındaki yükü de kat be kat artırıyor. Kusursuzluk veya “Çocuk odaklı mükemmeliyetçilik” (Lin ve ark.2022)2 olarak geçen bu durum sanılanın aksine mükemmel çocuklar yetiştirmediği gibi ebeveynleri de tükenmişliğe doğru sürüklüyor. Yapılan çalışmalar bu mükemmeliyetçilik baskılarının çocuklarda anksiyete ve depresyonu tetikleyen önemli bir faktör olduğunu ortaya koymuştur. (Curran ve Hill.2022)3  Peki çözüm ne? Çözüm çok basit ve bilindik aslında. Öncelikle şunu kabul etmekle başlanmalı. Ebeveynler de insan. Duyguları, ihtiyaçları var haliyle hata yapma potansiyelleri de var. Ebeveynler olarak sürekli hatasız olmaya çalışmak aslında yapılabilecek en büyük hataların başında geliyor. Ebeveynler de hata yapabilir, yanlış anlayabilir, sabrı tükenebilir, geç kalabilir. Bunlar aile içinde küçük çatlaklardır ve doğru yaklaşımlarla onarılabilir. Hata yapan ve hatasından dolayı çocuğundan özür dileyen anne babalara karşı çocuk ‘Evet, arada kırgınlık kızgınlık olsa da ben evimde güvendeyim. Çatlaklar olsa da onarılabiliyor ve seviliyorum.’ çıkarımında bulunabilir. Böylece çocuğa da hayatın gerçekliğine dair doğru rol model olunur. Buna alan yazında yansıma (aynalama) deniyor. Bu da aileden yansıyanlar, çocuğun benliğini oluştururken, dayanıklılığın, empati kurabilmenin temelini atıyor. Dieleman ve bir grup meslektaşı (2020)4 yaptıkları çalışmalarla ebeveynin yansıtıcı işlev kapasitesinin, kendi hataları ve kusurlarıyla yüzleşme becerisinin mükemmelliyetçi olmanın yıkıcı etkilerini azalttığını göstermiştir. Mükemmel veya kusursuz ebeveynlik yerine yeterince iyi ebeveyn olabilmek dediğimiz bir kavram var ki çok önemli. Yani olabildiğinin en iyisi olmak. Bu konuda çalışmalar yapmış Psikanalist Donald Winnicott 1953’te “yeterince iyi ebeveyn” kavramını ortaya atmıştır. Çocuğunun ihtiyaçlarına karşı duyarlı, hata yapan ve bu hatalarından öğrenen, mükemmel olmaya çalışmak yerine samimi ve süreklilik içeren ebeveynlik anlayışıdır. Unutmayalım ki çocukların istediği süper kahraman ebeveynler değil, koşulsuz seven, hatalarını kabul eden ve sığınabileceği güvenli liman olan ebeveynlerdir. Bu yazı için araştırma yaparken ilgimi çeken bir içeriği de paylaşmak istedim. Günümüz ebeveynlerinden beklenen şey tam da böyle bir ebeveynlik sanırım. Gerçekçi olmayan bir ideal Şafak vakti kalkıp gece geç saatlere kadar çalışan bu kahraman, çocukları, programları, ev işlerini ve kariyerini bir arada yürütürken her gün sihirli bir şekilde fazladan saatler yaratıyor. Oyuncak ormanları ve çocuk eşyası dağları arasında yol alarak lezzetli ama sağlıklı atıştırmalıklar hazırlıyor, toz yığınlarını evcilleştiriyor ve inatçı lekeleri yok ediyor. Görünmez bir üçüncü kolu ve bitmek bilmeyen iş/yaşam dengesi arayışıyla, kirli bezlerin içinde elleri doluyken bile bir okul projesine yardım edebilir ve çok önemli bir iş görüşmesini cevaplayabilir. Kısmen öğretmen, kısmen doktor, kısmen şoför, kısmen patron… O tam bir Süper Anne.5  Ebeveynlik ne başkalarına kanıtlanacak bir durum ne de başkalarıyla kıyaslanacak bir tutumdur. Kendine has farklı dinamikleri olan tamamen sezgisel ve kişiye özel bir davranış şeklidir. Ebeveynlik bir vitrin sanatı değildir. Her çocuk farklıdır her aile dinamiği kendine özgüdür. Çocukları büyütürken lütfen bu detayı unutmayalım. Çocukların her biri parmak izi gibidir ve hepsi birbirinden farklıdır. Çocuğun ihtiyaçlarına göre davranmak ve destek olmak çok kıymetli. En önemlisi de çocukları koşulsuz ve karşılıksız çok sevmek, sadece sevmek. Unutmayalım ki kainatın en iyi merhemi sevgi,  her yarayı iyileştirecek kadar güçlüdür. Unutmayalım! Kusursuzluk değil gerçeklik ebeveynliğin baş tacıdır. HAFTANIN ÖNERİSİ: Hadi bir bakalım ebeveynlik modelimize: Siz hangi taraftasınız? Kusursuz mu? Yeterince iyi olan mı? 1Casale, S., Fioravanti, G., & Ghinassi, S. (2023). Personality and Individual Differences. 2Lin, G. X., Szczygieł, D., & Piotrowski, K. (2022). Personality and Individual Differences. 3Curran, T., & Hill, A. P. (2022). Psychological Bulletin. 4Dieleman, L. M., et al. (2020). Parenting. 5https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC2654842/#:~:text=iyi%20bir%20anne-,Dr.,ortaya%20atan%20bir%20%C3%A7ocuk%20doktoruydu.    (14/02/2026- 13.30)
Ekleme Tarihi: 16 Şubat 2026 -Pazartesi
Zeynep Dere -ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ UZMANI

KUSURSUZ OLMAK MI, İYİ OLMAK MI? EBEVEYNLİĞİN EN YAMAN ÇELİŞKİSİ

En iyi ebeveynlik kusursuz olmak değildir.

Son zamanlarda toplumda hızla yayılan ve çokça tartışılması gereken bir kavram ortaya çıktı. Özellikle de sosyal medyanın etkisiyle görünür olan bu kavram: “Kusursuz Ebeveynlik” denilen ebeveynlerin sürekli tutarlı, hatasız, duygusal durumları stabil, mutlu ebeveyn- mutlu çocuk beklentilerinin olduğu bir davranış örüntüsü. Sosyal medya aracılığıyla karşımıza çıkan ve ebeveynliği bir performansa dönüştüren aktiviteler, içerikler, oyunlar, duyguları düzenleme teknikleri, sabırlı olmak için öneriler… Her şeyin ölçütü, planı, programı var ve her şey gözler önünde yaşanıyor veya paylaşılıyor. Bilgiler derya deniz ama bu kadar bilgiye ve uyarana maruz kalmak ne kadar sağlıklı bakmak lazım. Ya da şunu sormak lazım: Çocukların ihtiyacı gerçekten bunlar mı? Çocuk yetiştirmek strateji veya teknik işimi? İyi ebeveyn olmak tüm bunları bilmek hiç hata yapmamak mı?
Kusursuz ebeveyn olma arzusu genellikle geleceği kontrol edebilme düşüncesinden beslenen bir tutumdur. Bu tutum çocuklar için daha iyisi olsun, onlara güzel bir gelecek hazırlayalım, derken sahip olabilecekleri çoğu becerilerini avuçlarının arasından boşluğa bırakmak gibi bir durum. Casale ve ark.(2023)1 tarafından yapılan çalışmalar göstermiştir ki, çocukları tüm olumsuzluklardan korumak onların özerklik kapasitelerine negatif etki oluşturmaktadır. Yani çocuklara her şeyi hazır sunarak, duygularını önceden tahmin ederek onların yerine düşünerek, onlara dikensiz hayat yolları hazırlayarak yarınlarını garanti altına almak yerine onların kendi ayakları üzerinde durma potansiyelleri, dayanıklılıkları ve problem çözme becerileri baltalanmış oluyor.


Çocuk büyütmek artık anne babaların nesilden nesile aktarılan ve rol model alınarak öğrenilen sezgisel bir davranış olmanın çok ötesinde. Ebeveynlik kavramı günümüzde dijital dünyadan nasibini alarak boyut değiştirmiş durumda.


Her davranışın bir yöntemi, her yöntemin bir uzmanı, her uzmanın da sosyal medyada farklı bir anlatımı ve yaklaşımı var. En doğru yaklaşım… En güvenli bağlanma biçimi… En etkili iletişim yöntemi… Her köşe başında bir uzman, her davranışa bir teknik, her duyguya bir neden, her duruma bir çözüm üreten idealleştirilmiş eğitim modelleri ile beyinler kamaşıyor, bilgiler havada uçuşuyor. Ebeveynlerin işini kolaylaştırmak yerine daha kafa karıştıran bir hale dönüşüyor. Tüm bunlar ebeveynlerin omuzlarındaki yükü de kat be kat artırıyor. Kusursuzluk veya “Çocuk odaklı mükemmeliyetçilik” (Lin ve ark.2022)2 olarak geçen bu durum sanılanın aksine mükemmel çocuklar yetiştirmediği gibi ebeveynleri de tükenmişliğe doğru sürüklüyor. Yapılan çalışmalar bu mükemmeliyetçilik baskılarının çocuklarda anksiyete ve depresyonu tetikleyen önemli bir faktör olduğunu ortaya koymuştur. (Curran ve Hill.2022)3 

Peki çözüm ne?

Çözüm çok basit ve bilindik aslında. Öncelikle şunu kabul etmekle başlanmalı. Ebeveynler de insan. Duyguları, ihtiyaçları var haliyle hata yapma potansiyelleri de var. Ebeveynler olarak sürekli hatasız olmaya çalışmak aslında yapılabilecek en büyük hataların başında geliyor. Ebeveynler de hata yapabilir, yanlış anlayabilir, sabrı tükenebilir, geç kalabilir. Bunlar aile içinde küçük çatlaklardır ve doğru yaklaşımlarla onarılabilir. Hata yapan ve hatasından dolayı çocuğundan özür dileyen anne babalara karşı çocuk ‘Evet, arada kırgınlık kızgınlık olsa da ben evimde güvendeyim. Çatlaklar olsa da onarılabiliyor ve seviliyorum.’ çıkarımında bulunabilir. Böylece çocuğa da hayatın gerçekliğine dair doğru rol model olunur. Buna alan yazında yansıma (aynalama) deniyor. Bu da aileden yansıyanlar, çocuğun benliğini oluştururken, dayanıklılığın, empati kurabilmenin temelini atıyor. Dieleman ve bir grup meslektaşı (2020)4 yaptıkları çalışmalarla ebeveynin yansıtıcı işlev kapasitesinin, kendi hataları ve kusurlarıyla yüzleşme becerisinin mükemmelliyetçi olmanın yıkıcı etkilerini azalttığını göstermiştir.
Mükemmel veya kusursuz ebeveynlik yerine yeterince iyi ebeveyn olabilmek dediğimiz bir kavram var ki çok önemli. Yani olabildiğinin en iyisi olmak. Bu konuda çalışmalar yapmış Psikanalist Donald Winnicott 1953’te “yeterince iyi ebeveyn” kavramını ortaya atmıştır. Çocuğunun ihtiyaçlarına karşı duyarlı, hata yapan ve bu hatalarından öğrenen, mükemmel olmaya çalışmak yerine samimi ve süreklilik içeren ebeveynlik anlayışıdır.


Unutmayalım ki çocukların istediği süper kahraman ebeveynler değil, koşulsuz seven, hatalarını kabul eden ve sığınabileceği güvenli liman olan ebeveynlerdir.
Bu yazı için araştırma yaparken ilgimi çeken bir içeriği de paylaşmak istedim. Günümüz ebeveynlerinden beklenen şey tam da böyle bir ebeveynlik sanırım.

Gerçekçi olmayan bir ideal

Şafak vakti kalkıp gece geç saatlere kadar çalışan bu kahraman, çocukları, programları, ev işlerini ve kariyerini bir arada yürütürken her gün sihirli bir şekilde fazladan saatler yaratıyor. Oyuncak ormanları ve çocuk eşyası dağları arasında yol alarak lezzetli ama sağlıklı atıştırmalıklar hazırlıyor, toz yığınlarını evcilleştiriyor ve inatçı lekeleri yok ediyor. Görünmez bir üçüncü kolu ve bitmek bilmeyen iş/yaşam dengesi arayışıyla, kirli bezlerin içinde elleri doluyken bile bir okul projesine yardım edebilir ve çok önemli bir iş görüşmesini cevaplayabilir. Kısmen öğretmen, kısmen doktor, kısmen şoför, kısmen patron… O tam bir Süper Anne.5 

Ebeveynlik ne başkalarına kanıtlanacak bir durum ne de başkalarıyla kıyaslanacak bir tutumdur. Kendine has farklı dinamikleri olan tamamen sezgisel ve kişiye özel bir davranış şeklidir. Ebeveynlik bir vitrin sanatı değildir. Her çocuk farklıdır her aile dinamiği kendine özgüdür. Çocukları büyütürken lütfen bu detayı unutmayalım. Çocukların her biri parmak izi gibidir ve hepsi birbirinden farklıdır. Çocuğun ihtiyaçlarına göre davranmak ve destek olmak çok kıymetli. En önemlisi de çocukları koşulsuz ve karşılıksız çok sevmek, sadece sevmek. Unutmayalım ki kainatın en iyi merhemi sevgi,  her yarayı iyileştirecek kadar güçlüdür.
Unutmayalım! Kusursuzluk değil gerçeklik ebeveynliğin baş tacıdır.

HAFTANIN ÖNERİSİ: Hadi bir bakalım ebeveynlik modelimize: Siz hangi taraftasınız? Kusursuz mu? Yeterince iyi olan mı?

1Casale, S., Fioravanti, G., & Ghinassi, S. (2023). Personality and Individual Differences.
2Lin, G. X., Szczygieł, D., & Piotrowski, K. (2022). Personality and Individual Differences.
3Curran, T., & Hill, A. P. (2022). Psychological Bulletin.
4Dieleman, L. M., et al. (2020). Parenting.
5https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC2654842/#:~:text=iyi%20bir%20anne-,Dr.,ortaya%20atan%20bir%20%C3%A7ocuk%20doktoruydu.   
(14/02/2026- 13.30)

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turkishpress.co.uk sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.