Zeynep Dere -ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ UZMANI
Köşe Yazarı
Zeynep Dere -ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ UZMANI
 

ERGENLİĞİN DÖNEMSEL ZORLUKLARI

“Çocuklarınıza ikram ve ihsan ediniz, hoş muamelede bulunun. Onların edeplerini güzelleştirin, terbiyelerine dikkat ediniz. Çünkü onlar Allah’ın size hediyesidir.” Hz. Muhammed (S.A.V.) Çocuklar hepimizin kırmızıçizgisi. Saçlarının teline zarar gelse bizim canımız yanar, kıyametler kopar. Onları çok seviyoruz ve elimizden geldiği kadar koruyup kollayarak destek oluyoruz ve eğitimlerine çok önem veriyoruz. Her anne baba için bu böyledir. Peki, hal böyleyken çocuklar neden büyüdükçe anne babalardan uzaklaşıyor? Neden özellikle ergenlik döneminde ciddi çatışmalar yaşanıyor? Bu sorunun cevabını her ebeveyn kendisi bulacaktır. Özellikle aile içi ilişkileri gözden geçirerek ve erken çocukluk dönemi dediğimiz 0-6 yaş aralığında çocuklarla nasıl bağ kurulduğu, ona karşı nasıl davranıldığı cevabın kendisi olabilir. Şöyle ki, yapılan araştırmalar erken çocukluk dönemini sağlıklı geçiren bireylerin ergenlik döneminde daha az krizli olduğunu gösteriyor. Yani çocuklarının mayasına ne ekilmişse ergenlikle birlikte kendini gösteriyor. Ebeveynler olarak çocuklarımıza doğru rol model olmak çok kıymetli. Onlarla doğdukları andan itibaren doğru iletişim kurmak ve koşulsuz sevgi ebeveynliğin olmazsa olmazı tartışmasız. Bununla birlikte çocukların gelişim dönemlerini bilmek de çocuğunuzla ilgili beklenti ve kaygılarınızı karşılayabilmesi açısından çok önemli. Çocukların bu gelişim süreçlerini bilmek onları daha iyi anlamanın ilk adımıdır. Bu yazımda özellikle ergenlik dönemi dediğimiz hayatın en fırtınalı ve kaos dolu dönemlerini anlatmak istiyorum.  Her dönemin kendine has özellikleri, krizleri ve elbette güzellikleri var. Ancak belki de çocukların ve ebeveynlerin en çok zorlandığı, birçok değişimin ve gelişimin aynı anda yaşandığı 12-21 yaşlar arasındaki büyüme süreci olan “Ergenlik Dönemi.” Herkes ergenlik dönemi ile ilgili bilgi ve fikir sahibidir muhtemelen, bende dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. -Erken ergenlik dönemi (10-14 yaş): Nasıl görünüyorum? Bu dönemde çocuklar dış görünüşlerindeki değişimlere uyum sağlamaya çalışırken bir taraftan da estetik ve hoş görünme gayreti içerisindedir. Aileden yavaş yavaş bağımsızlaşıp arkadaş ve sosyal çevreye yönelmeler başlar. Cinsellik konularına ilgi ve merak artar, bireyselleşme başlar ve hayal dünyası genişler.   -Orta ergenlik dönemi (15-18 yaş): Ben kimim? Aileden ayrışarak arkadaş gruplarıyla bütünleşme, bedenine alışma ve bedenini kabullenme, duygu çeşitliliği, sosyal sorumluluklar ve idealler önem kazanır, cinsellikle ilgili merak ve denemeler olabilir.  -Geç ergenlik dönemi (18 yaş üstü): Ne olacağım? Artık büyüme ve cinsel gelişimi tamamlama gerçekleşmiştir. Sosyal ilişkiler yerini bireyselliğe bırakmıştır, kimlik gelişimi tamamlanmaya başlar ve ailenin düşünce ve değerleri tekrar önem kazanır ve kabul edilir. Yetişkinlerden fikir almak artık rahatsız etmez. Sevgili ebeveynler ergenlik çocuklar için kaçınılmaz bir süreç. O yaşa gelen her çocuk bu süreçleri benzer şekilde yaşıyor. Çocuklar kendi kimliklerini ararken elbette deneme yanılmalar olacak, hatalar olacak, yanlışlar olacak. Ebeveyn olarak çocuklarla çatışmak yerine, sürekli kısıtlama ve yasaklar koymak yerine onlara doğru rehberlik ederek bu süreci en sağlıklı şekilde geçirmelerine destek olunabilir. Son zamanlarda özellikle ergenlik dönemindeki bazı gençlerle yaptığım görüşmeler ve onlara karşı yapılan çeşitli yanlış tutumlar bu yazımın ilham kaynağı oldu diyebilirim. Gençlerin hepsinin ortak bir derdi vardı yeterince anlaşılmamak. Anlattıklarının dinlenilmemesi ve her davranışlarının hata olarak algılanması. Davranışın sonucuna bakarak karar verilmesi ve gerçek nedeninin görülememesi. Çocuklar ergenliğin verdiği o deli akan kanın etkisiyle hata yapabilir ancak bir eğitimci veya anne-baba çocuğa, sen görürsün, diyerek ağır yaptırımlar uygulamanın derdine düşmemeli. Çocuğa ciddi cezalar ve ağır kısıtlamalar getirilebiliyor. Oysaki, çocuk eğitiminde ceza ve suçlama her zaman ters tepen olumsuz ve uzmanlar olarak onaylamadığımız tutumlardır. Sonucunda çocukların gizli saklı davranma eğilimleri artmaktadır. Çocukların içinde bulundukları gelişim dönemini bilmek ve ona göre gerekli tedbirleri almak en doğru sonuca götürecek olumlu bir tutumdur. Ergen çocuklara nasıl davranılmalı? -Öncelikle iyi bir dinleyici olunmalı, yargılamadan eleştirmeden dinleyip, çocuklara güven verilmeli. -Çocuklarla arkadaş-sırdaş olmak gibi bir davranışın içine girmemek önemli, o zaman rol karmaşası yaşanır ve otoriter boşluk oluşturarak sınır koymak ile ilgili sorunlar yaşanabilir. -Kuralları uygularken tutarlı ve kararlı tutum sergilenmeli. -Sürekli öğüt vermek yerine çocuğun fikirlerini de dinleyin ve fikirlerini önemsediğinizi çocuğunuza gösterin. -Çocukla “sen dili” ile konuşulduğunda (suçlayıcı) öfkelenip savunmaya geçecektir. “Ben dili” ile konuşmak önemli (Yaptığı davranışın sizde nasıl duygular ve hisler oluşturduğunu anlatmak.) -Çocuklar anne babalarını model alarak büyürler. O nedenle problem çözme davranışlarınızda çatışma ve fevrilik yerine sakin ve soğukkanlı olmak önemli. -Olumsuz davranışlar yerine olumlu davranışları görmeye gayret edilmeli. Çocuğun dengesini bozacak kadar abartılı olmayan övgü ve iltifatlar çok kıymetli. -Baş başa vakit geçirilebilir ve ona ara ara küçük notlar yazılarak başucuna, çantasına konulabilir, kendisini değerli hissetmesi sağlanabilir.   Çocuk yetiştirmek dünyanın en zor işi olmakla birlikte, doğru ve bilinçli yapılan ebeveynlik bu zorluğu hafifleten önemli bir durumdur. Doğru ve bilinçli ebeveynlik ile çocuklar, kurallı ve tutarlı bir ortamda, sevgi ve hoşgörü tohumlarıyla ve ben dilinin büyüsüyle, empati ve saygı çerçevesinde yetişirler ve ufak tefek çatışmalardan öteye çatışmalar yaşanmaz. Herkes gördüğü bildiği ebeveynlik rolünü taklit eder. Yarınlarımızı ne kadar sağlıklı ve bilinçli anne-babalara teslim etmek istiyorsak, bugün bu sorumluluk bilinciyle davranmak çok kıymetli. HAFTANIN ÖNERİSİ: Özellikle ergenlik dönemi çocuğu olan ebeveynler, çatışmalar en çok hangi konuda çıkıyor ve bu çatışmaları nasıl çözüyorsunuz?
Ekleme Tarihi: 14 Ocak 2026 -Çarşamba
Zeynep Dere -ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ UZMANI

ERGENLİĞİN DÖNEMSEL ZORLUKLARI

“Çocuklarınıza ikram ve ihsan ediniz, hoş muamelede bulunun. Onların edeplerini güzelleştirin, terbiyelerine dikkat ediniz. Çünkü onlar Allah’ın size hediyesidir.”

Hz. Muhammed (S.A.V.)

Çocuklar hepimizin kırmızıçizgisi. Saçlarının teline zarar gelse bizim canımız yanar, kıyametler kopar. Onları çok seviyoruz ve elimizden geldiği kadar koruyup kollayarak destek oluyoruz ve eğitimlerine çok önem veriyoruz. Her anne baba için bu böyledir. Peki, hal böyleyken çocuklar neden büyüdükçe anne babalardan uzaklaşıyor? Neden özellikle ergenlik döneminde ciddi çatışmalar yaşanıyor? Bu sorunun cevabını her ebeveyn kendisi bulacaktır. Özellikle aile içi ilişkileri gözden geçirerek ve erken çocukluk dönemi dediğimiz 0-6 yaş aralığında çocuklarla nasıl bağ kurulduğu, ona karşı nasıl davranıldığı cevabın kendisi olabilir.


Şöyle ki, yapılan araştırmalar erken çocukluk dönemini sağlıklı geçiren bireylerin ergenlik döneminde daha az krizli olduğunu gösteriyor. Yani çocuklarının mayasına ne ekilmişse ergenlikle birlikte kendini gösteriyor.


Ebeveynler olarak çocuklarımıza doğru rol model olmak çok kıymetli. Onlarla doğdukları andan itibaren doğru iletişim kurmak ve koşulsuz sevgi ebeveynliğin olmazsa olmazı tartışmasız.
Bununla birlikte çocukların gelişim dönemlerini bilmek de çocuğunuzla ilgili beklenti ve kaygılarınızı karşılayabilmesi açısından çok önemli. Çocukların bu gelişim süreçlerini bilmek onları daha iyi anlamanın ilk adımıdır. Bu yazımda özellikle ergenlik dönemi dediğimiz hayatın en fırtınalı ve kaos dolu dönemlerini anlatmak istiyorum. 
Her dönemin kendine has özellikleri, krizleri ve elbette güzellikleri var. Ancak belki de çocukların ve ebeveynlerin en çok zorlandığı, birçok değişimin ve gelişimin aynı anda yaşandığı 12-21 yaşlar arasındaki büyüme süreci olan “Ergenlik Dönemi.”


Herkes ergenlik dönemi ile ilgili bilgi ve fikir sahibidir muhtemelen, bende dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım.
-Erken ergenlik dönemi (10-14 yaş): Nasıl görünüyorum? Bu dönemde çocuklar dış görünüşlerindeki değişimlere uyum sağlamaya çalışırken bir taraftan da estetik ve hoş görünme gayreti içerisindedir. Aileden yavaş yavaş bağımsızlaşıp arkadaş ve sosyal çevreye yönelmeler başlar. Cinsellik konularına ilgi ve merak artar, bireyselleşme başlar ve hayal dünyası genişler. 

 -Orta ergenlik dönemi (15-18 yaş): Ben kimim? Aileden ayrışarak arkadaş gruplarıyla bütünleşme, bedenine alışma ve bedenini kabullenme, duygu çeşitliliği, sosyal sorumluluklar ve idealler önem kazanır, cinsellikle ilgili merak ve denemeler olabilir.

 -Geç ergenlik dönemi (18 yaş üstü): Ne olacağım? Artık büyüme ve cinsel gelişimi tamamlama gerçekleşmiştir. Sosyal ilişkiler yerini bireyselliğe bırakmıştır, kimlik gelişimi tamamlanmaya başlar ve ailenin düşünce ve değerleri tekrar önem kazanır ve kabul edilir. Yetişkinlerden fikir almak artık rahatsız etmez.

Sevgili ebeveynler ergenlik çocuklar için kaçınılmaz bir süreç. O yaşa gelen her çocuk bu süreçleri benzer şekilde yaşıyor. Çocuklar kendi kimliklerini ararken elbette deneme yanılmalar olacak, hatalar olacak, yanlışlar olacak. Ebeveyn olarak çocuklarla çatışmak yerine, sürekli kısıtlama ve yasaklar koymak yerine onlara doğru rehberlik ederek bu süreci en sağlıklı şekilde geçirmelerine destek olunabilir.

Son zamanlarda özellikle ergenlik dönemindeki bazı gençlerle yaptığım görüşmeler ve onlara karşı yapılan çeşitli yanlış tutumlar bu yazımın ilham kaynağı oldu diyebilirim. Gençlerin hepsinin ortak bir derdi vardı yeterince anlaşılmamak. Anlattıklarının dinlenilmemesi ve her davranışlarının hata olarak algılanması. Davranışın sonucuna bakarak karar verilmesi ve gerçek nedeninin görülememesi.

Çocuklar ergenliğin verdiği o deli akan kanın etkisiyle hata yapabilir ancak bir eğitimci veya anne-baba çocuğa, sen görürsün, diyerek ağır yaptırımlar uygulamanın derdine düşmemeli. Çocuğa ciddi cezalar ve ağır kısıtlamalar getirilebiliyor. Oysaki, çocuk eğitiminde ceza ve suçlama her zaman ters tepen olumsuz ve uzmanlar olarak onaylamadığımız tutumlardır. Sonucunda çocukların gizli saklı davranma eğilimleri artmaktadır. Çocukların içinde bulundukları gelişim dönemini bilmek ve ona göre gerekli tedbirleri almak en doğru sonuca götürecek olumlu bir tutumdur.


Ergen çocuklara nasıl davranılmalı?

-Öncelikle iyi bir dinleyici olunmalı, yargılamadan eleştirmeden dinleyip, çocuklara güven verilmeli.

-Çocuklarla arkadaş-sırdaş olmak gibi bir davranışın içine girmemek önemli, o zaman rol karmaşası yaşanır ve otoriter boşluk oluşturarak sınır koymak ile ilgili sorunlar yaşanabilir.

-Kuralları uygularken tutarlı ve kararlı tutum sergilenmeli.

-Sürekli öğüt vermek yerine çocuğun fikirlerini de dinleyin ve fikirlerini önemsediğinizi çocuğunuza gösterin.

-Çocukla “sen dili” ile konuşulduğunda (suçlayıcı) öfkelenip savunmaya geçecektir. “Ben dili” ile konuşmak önemli (Yaptığı davranışın sizde nasıl duygular ve hisler oluşturduğunu anlatmak.)

-Çocuklar anne babalarını model alarak büyürler. O nedenle problem çözme davranışlarınızda çatışma ve fevrilik yerine sakin ve soğukkanlı olmak önemli.

-Olumsuz davranışlar yerine olumlu davranışları görmeye gayret edilmeli. Çocuğun dengesini bozacak kadar abartılı olmayan övgü ve iltifatlar çok kıymetli.

-Baş başa vakit geçirilebilir ve ona ara ara küçük notlar yazılarak başucuna, çantasına konulabilir, kendisini değerli hissetmesi sağlanabilir.

 

Çocuk yetiştirmek dünyanın en zor işi olmakla birlikte, doğru ve bilinçli yapılan ebeveynlik bu zorluğu hafifleten önemli bir durumdur.
Doğru ve bilinçli ebeveynlik ile çocuklar, kurallı ve tutarlı bir ortamda, sevgi ve hoşgörü tohumlarıyla ve ben dilinin büyüsüyle, empati ve saygı çerçevesinde yetişirler ve ufak tefek çatışmalardan öteye çatışmalar yaşanmaz.


Herkes gördüğü bildiği ebeveynlik rolünü taklit eder. Yarınlarımızı ne kadar sağlıklı ve bilinçli anne-babalara teslim etmek istiyorsak, bugün bu sorumluluk bilinciyle davranmak çok kıymetli.

HAFTANIN ÖNERİSİ: Özellikle ergenlik dönemi çocuğu olan ebeveynler, çatışmalar en çok hangi konuda çıkıyor ve bu çatışmaları nasıl çözüyorsunuz?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve turkishpress.co.uk sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.