Bilimin ve teknolojinin bu kadar ilerlediği bir dönemde her şeyin önümüze hazır olarak sunulduğunu düşününce, ebeveynliğin de bir o kadar zorlaştığını söylemek mümkün. Çocukları dijital ekranlardan korumak ve doğru bir ebeveynlik yapmak elbette zorunlu ama bir o kadar da zor bir süreç.
Ben ve benim yaşıma yakın olanlar hatırlar; bizler sokaklarda akranlarımızla oynayarak büyüdük. Kışın sobalı tek bir odada ders çalıştık, oturduk, uyuduk… Ama her zaman daha iyi bir hayat yaşamak için mücadele ettik. Bu hayat mücadelesinde elbette ebeveynlerimizin desteği ile yol aldık.
Kendi çocukluğumu düşününce bu kadar kısıtlı imkanlara rağmen ne kadar şanslı olduğumu hatırlayıp bir kez daha şükrediyorum. Bize bulduğu her fırsatta kitap okuyan babam, hiçbir zaman "Gidin kitap okuyun" demedi. Alırdı kitabı eline, toplardı bizi etrafına; o okurdu, biz dinlerdik. Annem masallar ve hikayeler anlatırdı; onun anlattığı hikayelerle öğrendik birçok şeyi. Ben de okuma yazmayı öğrendikten sonra bugüne kadar okuduğum kitapları toplasam, dünyanın çevresini defalarca dolanır sanırım.
Söylemek Yetmez, Yaşamak Gerek
Bugün ben de aynı şekilde kendi çocuklarımı kitap okuyarak, onlara hikayeler ve masallar anlatarak büyüttüm. Geldiğim noktada çocuklarıma kitap okumaları konusunda hiçbir uyarıda bulunmuyorum; çünkü onlar tıpkı benim gibi zaten okumayı seviyorlar.
Bu örneği neden anlattım? Bir gerçeğin canlı örneğini göstermek için. Sevgili ebeveynler, çocukların okumayı sevmesi için bebeklikten başlayarak onlara kitaplar okuyun, hikayeler ve masallar anlatın. Onlara okuma konusunda model olun. Bugün elinde telefonla çocuğuna kitap okumasını söylemek, inanın söylemden öteye gitmez. Önce ebeveyn çocuğa okumayı sevdirecek; okuyarak onun hayal dünyasını zenginleştirecek, merak uyandıracak. Çocuklar da bu merakın peşinden gidip okumaya başlayacak.
Küçük Bir Tavsiye: Şu anda tatil dönemindeyiz ve herkes evde. Günün en az yarım saatini ailece "okuma saati" yaparak işe başlayabilirsiniz.
Neden Kitap, Neden Rol Model Olmak?
Kendi hayatımda bizzat şahit olduğum bu sürecin altında aslında çok temel doğrular yatıyor:
* Söylemek Değil, Göstermek: Bir çocuğa elinizde telefon varken "Kitap oku" demek, sadece havada asılı kalan bir komuttan ibarettir. Çocuklar duyduklarını değil, gördüklerini yaparlar. Kitap okuyan bir anne/baba görmek, çocuğun zihninde okumayı "zorunlu bir ödev" olmaktan çıkarıp "hayatın doğal bir parçası" haline getirir.
* Bağ Kurma ve Güvenli Alan: Kışın sobalı odalarda, anne babanın sesinden dinlenen masallar sadece kelimelerden ibaret değildir. O anlar; çocuğun zihninde sıcaklık, güven, sevgi ve aidiyet duygusuyla eşleşir. Bugün kitap okumayı seven yetişkinler, aslında o çocukluktaki güvenli ve huzurlu alanı özler ve hep orada kalmak isterler.
* Merak ve Hayal Dünyası: Dijital ekranlar çocuklara her şeyi hazır, tüketilmiş ve görselliği sınırlandırılmış olarak sunar. Oysa bir masalı dinlemek veya okumak, çocuğun kendi zihninde devasa dünyalar inşa etmesini sağlar. Merak duygusunu kamçılar ki, bir insanı ömür boyu öğrenmeye iten en büyük güç de bu meraktır.
Kitap Seçimi ve Okuma Alışkanlığı Kazandıracak İpuçları
Çocuklarımızın kitaplarla barışık büyümesi ve bu süreçte birer birey olarak var olabilmesi için şu adımları hayatımıza dahil edebiliriz:
* Özgürlük ve Seçim Hakkı Tanıyın: Çocukların kendi istedikleri tarzda kitaplar okumalarına izin vermek gerekir. Kitap alışverişini birlikte yaparak çocuğunuzun kitap zevkini keşfetme fırsatı yakalarsınız. Kendi seçtiği kitabı okuyan çocuğun sorumluluk bilinci ve kitaba olan bağlılığı çok daha yüksek olur. Tabii bu sırada kendinize de kitap seçmeyi unutmadan!
* Yaşa Uygun ve Doğru Dili Seçin: Küçük yaştaki çocuklar için canlı renklerin kullanıldığı bol resimli kitaplar ile Türkçeyi doğru, arı ve duru bir anlatımla kullanan eserler seçmek önemlidir.
* Kütüphane Kültürü Oluşturun: Çocukları düzenli olarak kütüphaneye götürüp orada birlikte kitap okuma seansları yapabilirsiniz. Kütüphane ve kitapçı gezileri onlara birer birey olduklarını derinden hissettirir.
* Evde Okuma Köşeleri Oluşturun: Evde çocukların rahat edecekleri sessiz, aydınlık ve çekici bir okuma köşesi oluşturabilirsiniz. Küçük minderler kullanabilirsiniz. Evde ayrıca bir kitaplığınız da mutlaka olmalı.
Okumak; çocuklarda hayal gücünü zenginleştiren, öz güven gelişimini destekleyen, diksiyonu ve kelime hazinesini geliştiren çok önemli bir eylemdir. Çok okuyan çocuklar kendilerini daha rahat ifade ederken; olaylar arasında bağlantı kurma ve muhakeme yetenekleri de hızla gelişir.
Unutmayalım ki çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras, onlara sunduğumuz hazır teknolojiler değil, zihinlerine ektiğimiz merak tohumlarıdır. Bir çocuğun elinden tutup sayfaların arasında kaybolmak, ona sadece okumayı öğretmez; aynı zamanda hayatı anlamlandırma gücü verir. Bugün ekranları biraz olsun karartıp kitapların ışığını yakma zamanı. Çünkü onların geleceğini, bugün bizim onlarla birlikte açtığımız sayfalar şekillendirecek.
Çocuklarla birlikte geçirilen güzel anlar, onların geleceğine bazı davranışları mühürlemektir. Bugün mühürlediğiniz her davranış yarın çocuğun hayatına yön veren rehbere dönüşür. Ne görmek istiyorsanız o yönde bir davranışla model olmaya gayret ediniz efendim.
UZMAN TAVSİYESİ: Hadi sevgili ebeveynler, hemen bugün bir okuma köşesi oluşturulsun, yarım saat ailece “okuma saati” uygulamasına başlansın.