İngiltere’de emlak yatırımı yapmayı planlayan birçok kişinin aklındaki ilk sorulardan biri şudur:
“Evi peşin mi almalıyım, yoksa mortgage kullanarak yatırım yapmak daha mı doğru?”
Bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Çünkü mortgage, doğru kullanıldığında yatırımcının en güçlü finansal araçlarından biri olabilir; yanlış planlandığında ise ciddi maliyetler doğurabilir.
Türkiye’de birçok kişi mortgage’ı yalnızca bir borç olarak görür. Oysa İngiltere’de profesyonel yatırımcılar, mortgage’ı sermayelerini daha verimli kullanabilmek için stratejik bir finansman aracı olarak değerlendirir.
Örneğin £600.000 değerindeki bir mülkü tamamen peşin satın almak yerine, uygun bir depozito ve doğru mortgage planıyla yatırım yapmak; kalan sermayeyi farklı fırsatlarda değerlendirme imkânı sağlayabilir. Böylece yatırımcı tek bir mülke bağlı kalmak yerine portföyünü büyütme şansı elde eder.
Ancak burada en önemli konu, sadece bankanın ne kadar kredi verdiği değildir.
Asıl önemli olan; alınacak mülkün uzun vadede kendi finansmanını ne ölçüde karşılayabildiğidir.
Bir yatırım değerlendirilirken yalnızca aylık mortgage ödemesine bakmak yeterli değildir.
Kira geliri…
Faiz oranları…
Service charge…
Sigorta ve bakım giderleri…
Vergi yükümlülükleri…
Boş kalma ihtimali…
Ve beklenmeyen masraflar birlikte hesaplanmalıdır.
Sağlıklı bir yatırımın temelinde güçlü bir nakit akışı (cash flow) bulunur.
Eğer kira geliri, mortgage ödemelerini ve diğer giderleri dengeli şekilde karşılayabiliyorsa yatırım çok daha sürdürülebilir hale gelir.
Son yıllarda İngiltere’de faiz oranlarının yükselmesi yatırımcıların kararlarını daha dikkatli vermesine neden oldu. Buna rağmen doğru lokasyonlarda kiralık konut talebinin güçlü kalması, birçok yatırımın değerini korumasını sağladı.
Ben yatırım danışmanlığı yaparken müşterilerime her zaman şu soruyu soruyorum:
“Bu mortgage size sadece bugün mü uygun, yoksa beş yıl sonra da aynı rahatlıkla yönetebileceğiniz bir yatırım olacak mı?”
Çünkü yatırım sadece bugünün şartlarına göre yapılmaz.
Faiz oranları değişebilir.
Geliriniz değişebilir.
Ekonomik koşullar değişebilir.
Bu nedenle yatırım planı, farklı senaryolara karşı da dayanıklı olmalıdır.
Mortgage ile yatırımın en önemli avantajlarından biri, sermayeyi daha verimli kullanabilmektir.
Doğru planlandığında yatırımcı, tek bir mülk yerine zaman içinde daha geniş bir portföy oluşturabilir.
Ancak bunun için doğru mortgage ürünü, doğru vade ve doğru ödeme planı seçilmelidir.
İngiltere’de sabit faizli (Fixed Rate), değişken faizli (Variable Rate), Tracker ve Interest Only gibi birçok farklı mortgage seçeneği bulunmaktadır. Her ürün her yatırımcı için uygun değildir.
Bu nedenle mortgage seçimi, en az satın alınacak mülk kadar önem taşır.
Yıllardır sahada edindiğim tecrübe bana şunu gösterdi:
Başarılı yatırımcılar en yüksek krediyi kullananlar değil; borcunu doğru yönetenlerdir.
Mortgage doğru planlandığında yatırımın büyümesini hızlandırabilir.
Yanlış planlandığında ise yatırımcının hareket alanını daraltabilir.
Bu yüzden yatırım yaparken yalnızca “Banka bana ne kadar kredi veriyor?” sorusunu değil;
“Bu yatırım bana uzun vadede finansal güven ve sürdürülebilir bir getiri sağlayacak mı?” sorusunu da sormak gerekir.
Çünkü emlakta başarı, yalnızca doğru mülkü seçmekle değil; o yatırımı doğru finansman modeliyle desteklemekle mümkündür.
Royal Way Property Investment ile geleceğinize güvenle yatırım yapın.