Bazı şehirler vardır; gidip görürsünüz, birkaç fotoğraf çekersiniz ve dönersiniz. Bazı şehirler ise insanın hafızasında yalnızca görüntüleriyle değil, insanlarıyla, sohbetleriyle, kokusuyla, lezzetleriyle ve ruhuyla yer eder.
Balıkesir benim için işte böyle bir şehir oldu.
Balıkesir Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti’nin, Balıkesir Valiliği ve Balıkesir Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirdiği “Kültür Yolunda Kültürler, Medya ve Yapay Zekâ Forumu”, 10 ülkeden ve Türkiye’nin 81 ilinden gazeteci, yazar, akademisyen ve medya temsilcisini aynı çatı altında buluşturdu.
Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, İngiltere, Brüksel, Almanya, KKTC ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen gazetecilerle aynı masada buluşmak; kültürün, medyanın ve yapay zekânın bugününü ve yarınını konuşmak gerçekten kıymetliydi.
Forum kapsamında gerçekleştirilen Gazeteciler Çalıştayı ise mesleğimizin geleceği açısından ayrıca anlamlıydı. Yapay zekânın hayatımızın her alanına hızla girdiği bir dönemde gazeteciliğin güvenilirlik, doğruluk, etik ve insan odaklı habercilik ilkelerini nasıl koruyacağı üzerine düşünmek hepimiz için önemli bir fırsat oldu.
Ancak Balıkesir bize yalnızca bir forum yaşatmadı.
Bize bir şehrin nasıl gönül kapısını açabileceğini gösterdi.
İki denizin arasında uzanan, tarih boyunca nice medeniyete ev sahipliği yapmış; Kuvâ-yi Milliye ruhunun, vatan sevgisinin ve Millî Mücadele’nin izlerini hâlâ taşıyan Balıkesir’de, şehrin tarihini yalnızca kitaplardan okumadık. O ruhu insanlarında, sokaklarında ve sohbetlerinde hissettik.
Bu güzel organizasyon vesilesiyle öncelikle Balıkesir Valimiz Sayın İsmail Ustaoğlu’na ve Balıkesir Valiliği’ne, şehrin kültürüne ve böyle anlamlı bir buluşmaya verdikleri destek için teşekkür ediyorum.
Balıkesir Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Yücel Oğurlu’ya da bu çalışmalara üniversite ve akademik destekleri için teşekkürlerimi sunuyorum.
Bu güzel buluşmanın mimarlarından biri olan Balıkesir Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Sayın Semra Aman Akyürek’e ise ayrı bir parantez açmak gerekiyor.
Semra Hanım yalnızca başarılı bir organizasyona imza atmadı; bizlere bir dostun, bir hemşehrinin, bir ev sahibinin samimiyetiyle yaklaştı.
Kıymetli eşi Kamil Akyürek’e, oğulları Can Akyürek’e, kızları Nursima Akyürek’e ve isimlerini burada tek tek sayamadığım, organizasyonun her aşamasında emeği bulunan tüm aile fertlerine ve çalışma arkadaşlarına gönülden teşekkür ediyorum.
Bizlerin rahat etmesi, kendimizi yabancı hissetmememiz ve Balıkesir’i en güzel şekilde tanımamız için gösterdikleri gayret gerçekten unutulmayacak.
Bazı ev sahiplikleri vardır, otel odasının kapısında kalır.
Bazı ev sahiplikleri ise insanın gönlüne dokunur.
Balıkesir’de biz bunu yaşadık.
Bu süreçte bizleri hiç yalnız bırakmayan, her anımızda yanımızda olan, samimiyetiyle kendimizi adeta kendi evimizde hissettiren Kuvâ-yi Milliye Gazetesi sahibi Sayın Gökhan Kula’ya özellikle teşekkür etmek istiyorum.
Gökhan Kula’nın ilgisi, sohbeti ve Balıkesir’i bize tanıtma gayreti, bu yolculuğun en güzel hatıralarından biri olarak hafızamızda kalacak.
Elbette teşekkür listemiz bununla sınırlı değil.
TİMBİR Genel Başkanı Sayın Süleyman Basa’ya, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Sayın Abdulkadir Çay’a, Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Edibe Sözen Çetintaş’a, forumda emeği ve katkısı bulunan tüm gazeteci, yazar, akademisyen ve medya temsilcilerine teşekkür ediyorum.
Çünkü bu buluşma sadece bir toplantı değildi.
Farklı şehirlerin ve ülkelerin aynı masada buluşmasıydı.
Kültürün geçmişten geleceğe nasıl taşınacağını, medyanın değişen dünyadaki rolünü ve yapay zekânın gazetecilik mesleğine getirdiği fırsatları ve sorumlulukları birlikte konuştuğumuz önemli bir buluşmaydı.
Fakat Balıkesir’den geriye benim için yalnızca konferans salonundaki konuşmalar kalmadı.
Yöresel tatlar kaldı.
Güzel sohbetler kaldı.
İnsanların sıcaklığı kaldı.
Şehrin havası, doğası ve tarih kokan sokakları kaldı.
Ve en önemlisi, Balıkesir insanının samimiyeti kaldı.
Kısa bir zaman diliminde bile olsa bu şehrin güzelliklerini yakından görme fırsatı bulduk. Ancak Balıkesir’i birkaç güne, birkaç gezi noktasına ya da birkaç satıra sığdırmak mümkün değil.
Eğer bugüne kadar Balıkesir’e gitmediyseniz, aslında çok şey kaçırmışsınız demektir.
İlk fırsatta gidin.
Gezin.
Görün.
İnsanlarıyla sohbet edin.
Yöresel lezzetlerini tadın.
Doğasını keşfedin.
Çünkü Balıkesir yalnızca gezilecek bir şehir değil; yaşanacak, hissedilecek bir şehir.
Oraya gittiğinizde yalnızca bir şehir görmeyeceksiniz.
Kadim bir kültürle karşılaşacaksınız.
Ve belki de benim gibi, dönüş yolunda yanınıza birkaç fotoğraf değil, bir şehrin bıraktığı güzel hatıraları alacaksınız.
Balıkesir’de bizlere gönül kapılarını açan herkese teşekkürler.
İyi ki geldik.
İyi ki tanıdık.
İyi ki bu güzel şehrin hikâyesine kısa da olsa misafir olduk.
10 ülke, 81 il…
Aynı fikirde buluştuk, aynı sofrada dost olduk.
Kültürü geleceğe, gazeteciliği güvene, yapay zekâyı doğru bilgiye taşımaya devam edeceğiz.
Ve Balıkesir’i artık yalnızca haritada bir şehir olarak değil, gönlümüzde güzel bir hatıra olarak taşıyacağız.